Standart
ürünle para kazanma devri geçti
Çanakcılar
Şirketler Grubu Yön. Kur. Üyesi Hakan Çanakçı

Pazarlama argümanlarını doğru kullanarak,
gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı pazarlarda var olma ve değerinde ürün satma
önceliklerinin damgasını vurduğu dönemleri yaşıyoruz. Bu süreç, doğru beslenmiş
ve pazarlama karmalarını reel dengelerine oturtmuş firmaların değerlenmesiyle
devam edecek.

Seramik sektörü büyüme, gelişme ve değişme süreçlerini halen
sürdürmekte. Bu sürecin uzun yıllar boyunca devam edeceğinin bilincindeyiz.
Dünya ve Avrupa ölçeklerindeki, üretim ve satış potansiyelli bakış açılarında,
ülke konumumuzun giderek artacak olan öneminin farkındayız. Sektördeki bu
büyümenin ülke ekonomimize katkısı olan birçok sektörden çok daha fazla olacağından
hiç şüphemiz yok. Yeter ki adını iyi koyabilelim bu katkı ölçeğinin.
Ancak yurdumuzdaki birçok üretici kuruluşun gelişmiş
ülkelere göre yaşadığı en büyük handikaplarından olan, enerji maliyetlerinin
yüksekliği, ulaşım altyapılarımızın elverişsizliği, dış satımda ucuz hammadde
politikamızın rekabete olumsuz yansımaları, tasarım ve Ar-Ge yatırımlarına
yeterince önem verilmemesi, finansal kaynakların kullanım maliyetinin halen
yurtdışı rakip gelişmiş ülkelerdekinin çok üstünde olması, sektörün önündeki önemli
engeller olmayı sürdürüyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, “gelişim süreçleri
devam edemez” saplantısına kapılmadan çalışmalarımızı ve mücadelemizi
sürdürmeliyiz.
Ayrıca son kriz süresince ve sonrasında yaşanmaya devam eden
mevcut kur politikasından, özellikle ihracat yoğun çalışan sektörümüzün doğru
etkilenebildiğini söylemek mümkün değil. Bu politikanın, “sektörel katkı
ölçekleri” de göz önüne alınarak, farklı açılımlı bakış açılarını ülke olarak
hayatımıza adapte edebilmeliyiz.
Yurtiçi pazar boyutunda, sadece ve sadece “fiyat”
parametreli pazarlama savaşlarının sürdüğünü ve yoğun rekabet koşullarının
devam ettiğini biliyoruz. Mortgage sisteminin uzun vadeli öngörülerinde,
sektörde ciddi açılımların olması kuvvetle muhtemeldir. Ancak, üretim parametrelerinin
pazarlama parametrelerine dönüşüm sürecinde yaşanan “fiyat” bazında rekabetin,
üretim ve pazarlama şirketlerini daha farklı çalışmalar içine sokması
beklenmelidir. Bu bağlamda, istenen koşulların oluşması için gerekli süreç
uzayabilir. Tüketici bilincinin gelişmesiyle marka yatırımlarına endeksli
süreçler yaşanarak, daha fazla gündemde olanın daha çok satıp, daha çok
kazanacağı gelişmeleri izlemek mümkün olacaktır gelecek zamanlarda.
Bilgiyi ekonomik değere dönüştürmek
Sektörün gelişme sürecinin biteceğine inanmıyoruz. Çünkü,
ülke olarak üretim ve bir nebze de olsa doğru pazarlama argümanlarını elde
ettiğimiz muhakkaktır. Sürecin bundan sonraki devamında teknoloji ve bilgi
birikiminin önemi ve bu unsurların pazarlanabilir olması büyük önem kazanacaktır.
Yani teknoloji üreten, bilgi üreten ve know-how üretebilen ve bunu ekonomik
değerlere dönüştüren bir ülke konumuna ulaşabilmeliyiz.
Artık standart ürünle para kazanma devrinin geçtiğini ve
pazarlama argümanlarını doğru kullanarak, gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışı
pazarlarda varolma ve değerinde ürün satma gerekliliklerinin fazlaca yaşandığı
dönemleri yaşıyoruz. Bu dönem, doğru beslenmiş ve pazarlama karmalarını reel
dengelerine oturtmuş firmaların değerlenmesiyle sürecektir.
Ancak, ülke ekonomisine, artan pozitif değerlikli
katkılarına olan sektörel karakteristiklerin, her bir sektör için çok doğru bir
şekilde belirlenmesi ve olası sektörlerin farklı açılımlarla desteklenmesinin
ülkemiz açısından gerekliliği anlaşılmalıdır. Ülkeye katma değeri yüksek olan
bir sektörle, ülkemize katma değeri az olan farklı bir sektörün aynı gözlükle
değerlendirilmesinin doğru olmadığına inanıyoruz.