22 Mayıs 2012 Salı
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

‘Devlet inşaat piyasasındaki karmaşayı bir düzene koymalı’

Cem Su Armatürleri Satış Müdürü Reşat Albayrak;

 

Türkiye inşaat piyasasında bir süredir çok farklı hareketlenmeler yaşıyoruz. Bu anlamda gelen taleplerin tamamını karşılamakla birlikte bu işin çok da sağlıklı yürütüldüğü kanaatinde değilim. Bu ülkede bu sektörün rayına oturması için ciddi çalışmalar yapılması lazım. Burada da tepedeki aktör devlettir. 

 

 

Cem Su Armatürleri’nin kuruluş aşamasından bahsedebilir misiniz?

Cem Su Armatürleri 1971 yılından itibaren armatür sektörüne hizmet vermeye başladı. Kuruluşunun ilk yıllarında üretime cek vana kısmı ile başladı ve bu sektör üzerine yoğunlaştı. Daha sonra yapılan yatırımlarla su sayaçları imalatı ağırlık kazanmaya başladı. Su sayaçlarında da şu an Türkiye’de faaliyet gösteren Avrupa Birliği normlarına göre üretim yapabilen belirli bir üretim kapasitesi ve kalitesine erişmiş 3 firmadan bir tanesi. Ürünlerimiz CE sertifikalı ve AT belgeli. Cem Su Armatürleri armatür üretmek amacı ile kurulan bir firma olmakla birlikte günümüz koşullarında adını sıklıkla su sayacı ile duyurmuştur. Ama aslında üretim kapasitesi itibarı ile olsun, Ar-Ge çalışmaları ile olsun, müşteri grupları ile alakalı olsun 36 yıllık geçmişi olan bir firma. Cem Su Armatürleri sayaç olarak belli bir yere gelmiş ve misyonunu tamamlamıştır. Bugün itibarı ile sayaç için artık yapacak bir şey kalmadı.  Teknolojik olarak tüm gelişmesini tamamladığını söyleyebilirim. 2006’yı bir geçiş olarak kabul ettik. Kendi öz işimiz olan armatürde 2007’yi bir atılım yılı olarak kabul ediyoruz. Bayi kavramının dışına çıkmak istiyoruz, bayilerimizi iş ortağımız olarak görüyoruz.

 

2001 krizi ile ekonomide yaşanan daralmadan inşaat piyasası da olumsuz etkilendi. Mortgage söylentisi, düşük faizli kredi ve devlet projeleri ile piyasa hareketlendi. Ve sonuç olarak kaba inşaatlar bitti ve içerideki detaylarla geldi sıra, bu da sizin piyasanızda hareketlilik yaşatacak bir gelişme. Bu sürekliliği nasıl görüyorsunuz ve devamlılığı konusunda neler söyleyeceksiniz?

İnşaat piyasasında faaliyet gösteren firmaların durum ve pozisyonlarını, pazarın taleplerini değerlendirdiğimizde zor koşullar oluştuğunu, artık büyük olmanın cazibiyeti olmadığını, bir de nihai tüketiciye en kısa yoldan varışın firmalara bir getirisi olduğu kanaati uyandı. Şu anda Türkiye inşaat piyasasında çok farklı hareketlenmeler yaşıyoruz. Bu anlamda gelen taleplerin tamamını karşılamakla birlikte bu işin çok da sağlıklı yürütüldüğü kanaatinde değiliz. Zira işler oluyor ama, getirisine baktığımız zaman biz üreticiler olarak, bu işi yapanlar açısından değil ama muhatap olduğumuz insanlar tarafından (Toki Projeleri) pek düzgün yürüdüğünü düşünmüyorum.

 

Peki orada aksayan nedir?

Aksayan en önemli unsur tahsilat. Yani sonuçta imal etmek bir bedel ve bu bedelin karşısında insanların getiri gibi bir beklentisi var. Bunu da açıkçası düzenli olarak pek alamıyoruz. Bu mortgage söylentisi ve devamı esnasında bu aylar itibarı ile de pek bir getirisi yok. Firmamız adına konuşacak olursak sekiz ayrı kategoride ürünümüz var ama tüm bu projelerde bize gelen taleplerde en düşük segmentteki ürün en yüksek dairede kullanılıyor. Bu beklentinin nihai tüketicinin talebi olmaktan ziyade işi yapan firmaların tercihi diye değerlendiriyorum. Aslında böyle de olmaması gerekir. Bu segmentlerin oluşturulmasındaki ana esas kar edebilmek. Merdiven altı imalatçılar ve ithalatçılar haksız rekabeti de beraberinde getiriyor. Özetlemek gerekirse bu süreçte iş hacmi arttı, fakat dönen para miktarı aynı oranda artmadı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen önümüzdeki dönemde hareketin aşağı yönde bir hareket olacağına inanmıyoruz. Bunun için herkesin yapması gereken bir şeyler var. İş sadece biz üreticilerin sorumluluğunu yerine getirmesi ile bitmiyor. Bu ülkede bu sektörün rayına oturması için ciddi çalışmalar yapılması lazım. Burada tepedeki aktör devlettir. Bu işi bir düzene koyması lazım. Açıkçası şu pozisyonda herkes günü kurtarmak için bir takım çalışmalar içinde, kendi çabası, kendi sermayesi ile bir yön almaya çalışıyor. Tabi var olan bir talep var ama bu talebi karşılayıp karşılamamak konusunda firmaların ciddi tereddütleri var. İnsanlar çok temkinli hareket ediyorlar. Açıkçası ekonominin bu kadar gelişmesi ile beraber devletin bu sektör üzerine yaptığı eksik çalışmalar sebebiyle bu hareketliliğin tam manası ile verimi alınamıyor.

 

2007 ürün gamında öne çıkacak olan ürün hangisi olacak ve yenilikler?

Şu andaki görünümü itibarı ile perakende sektörü en alt seviyelerde seyretmekte. Bütün üreticilerin hedefledikleri satış şekli toplu satışlar. Aslında bütün bunların yanında bizim ulaşmamız gereken nokta hizmet sektörü. 2001 yılından itibaren insanların ulaşmak istediği nokta bu olmalıydı diye düşünüyorum. Bizimle beraber diğerlerinin de hizmet sektörünü bir tarafa bırakıp yanlış bir strateji izledikleri kanaatine vardık. 2007 yılındaki çalışmalarımız da tamamıyla bu yönde olacak. Bizim için önemli olan bir başka konu da şu anda ürün gamımızda bulunan tüm ürünlerin verimli hale getirilip nihai tüketicilere bir seçenek olarak sunulması. 2005 yılında Unicera’da standımızı ziyaret eden nihai tüketiciler önümüzdeki yıl görecekler ki 2005 ile 2007 arasında çok büyük fark var. Onların pazar payı yönlerindeki çalışmalarını biz tamamıyla destekliyoruz. Rekabet tabiî ki olacaktır. Tabi bunu seviyeli ve kaliteli biçimde yapmak gerekir.

 

Merdiven altı üretimin piyasaya olumsuz etkisini önleyebilmek için ne tür önlemler alınmalı bu konuda sizin çözüm önerileriniz neler?

Bizim üreticiler olarak yapmamız gereken şeyler tabiî ki vardır, örgütlenmemiz gerekiyor. Çünkü global bir ekonomi yaşıyoruz. Bu konuda bizlerden önce hareket etmesi gereken bir devlet unsuru var. Devlet bu ülkede kimin ne yaptığını çok iyi biliyor. Tabi bunu bir süreç olarak değerlendiriyor. Haksız rekabeti yaratan unsurlardan biri merdiven altı imalat iken diğeri de ithalat. İthalat olması gerekenden fazla artış gösterdi. Biz açıkçası kaliteyi bu ülkede yakalayalım, iş hacmini burada arttıralım amacı ile hareket ediyoruz. İthalatçılar da iş hacmine katkıda bulunuyor ama bunun seviyeli yapıldığına inanmıyorum. Mortgage’ın yaratacağı iş hacmini konuşuyoruz, tartışıyoruz. Bu kapasiteye ulaşacak firma sayısı Türkiye’de çok fazla değil. Şu an piyasada yaşanan kargaşa kadar değil en azından. Bu potansiyeli karşılayacak yegane firmalardan bir tanesi Cem Su Armatürleri. İsim olarak çok fazla saymakla birlikte o güce ulaşacak firma sayısının da çok az olduğunu düşünüyorum. Bunun çoğalmasını istiyoruz ama aynı zamanda da etik değerlerden taviz verilmesin diyoruz. 

 

Eklemek istedikleriniz….

Cem Su Armatürleri ilk günkü yani 1971 yılındaki bakış açısının dışına çıkıp bugünlere geldi. Rakip olarak nitelendirdiğimiz kişi ve kurumların da bu düşünce ve doğrultu içersinde girişimlerini bu süreç içersinde büyüyerek bir değer katarak oluşturmasını talep ediyoruz. Zira biz bütün bu serzenişlerimizin yanında ülke ekonomisine kattığımız değerden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ve bu memnuniyetimizi de daha üst segmentlere çıkarmak için çalışıyoruz. Rakiplerimizin de bu düşünce ile hareket ederek sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederek değil de ülke ekonomisine değer katarak gelmelerini diliyoruz. Rahat hareket edebilmemiz için de devletin yanımızda olmasını istiyoruz. Bu konuda çok ciddi çalışmaların bir an önce başlatmasını özellikle ithalat konusunda seviyeli bir şekilde ticaret yapılmasını bekliyoruz. Biz rekabetten kaçmıyoruz. İstediğimiz bu işin seviyeli yapılması. Rekabeti eşit koşullar altında yapmak istiyoruz.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


66603 - unknown - 38.107.179.237