VİTRİFİYEDE
ARCH FARKI

RocaKale’nin banyolarda yaşam tarzınızı
biçimlendirebileceğiniz yeni konsepti Can Yalman tasarımı. Yuvarlak ve yalın
hatlara sahip Arch vitrifiye takımında 3 farklı lavabo seçeneği bulunuyor.

60 cm
ve 80 cm’lik lavabolar yarım ayak ve tam ayak alternatifleri ile kombine
edilebiliyor. 60 cm lavabo mekana bağlı olarak tezgah üstünde de kullanılabiliyor.
52 cm’lik monoblok lavabo hem farklılık arayan hem de sınırlı mekanlarda yer
kazanmak isteyen kullanıcılara hitab ediyor.
RocaKale’nin yeni serisi Can Yalman imzası taşıyor. Arch
vitrifiye takımı ile RocaKale, banyolarda yaşam tarzınızı
biçimlendirebileceğiniz bir konsept yaratmış. Mimaride sıkça kullanılan yay
formu, serinin tüm parçalarında kendini gösteriyor. Yuvarlak ve yalın hatlara
sahip Arch vitrifiye takımında 3 farklı lavabo seçeneği bulunuyor. 60 cm ve 80 cm’lik lavabolar yarım ayak ve tam ayak alternatifleri ile kombine edilebiliyor. 60 cm lavabo mekana bağlı olarak tezgah üstünde de kullanılabiliyor. 52 cm’lik monoblok lavabo hem
farklılık arayan hem de sınırlı mekanlarda yer kazanmak isteyen kullanıcıların
beğenisine hitap ediyor. Arch lavabolarla birlikte sunulan göz alıcı krom
havluluklar yine lavabo ve klozetlerde olduğu gibi yay formunda karşımıza
çıkıyor. İsteğe bağlı olarak seriye dahil edilebilen krom havluluk çözümleri, 60 cm ve 80 cm’lik lavabolara monte edilerek kullanılabiliyor. Arch serisi, duvara sıfır klozet ve
asma klozet alternatifleri ile de öne çıkıyor. Arch asma klozeti benzeri
ürünlerden ayıran başlıca özellik, montaj bölümünün tamamen gizli olması ve
böylelikle montaj sonrası hiçbir elemanının dışarıdan görünmemesi. Serinin
diğer ürünleri bide ve asma bide, lavabo ve klozetlerle bir araya gelerek Arch
vitrifiye takımını tamamlıyor. Arch’ bir de tasarımcısından dinledik.
RocaKale için tasarladığınız yeni seriden bahseder
misiniz?
Bu yeni serinin mottosu ne oldu?
Arch serisi kendi tarzını yaratan, heybetli, mimari ile uyum
içinde bulunan bir konsept olarak oluştu. Bu seri genel olarak klasik mimari bir
yaklaşımın ve hatların oluşturduğu son derece oturaklı ve ihtişamlı detaylar
barındıran bir tasarım oldu. Bu seriyi eşer bir tarzın içine oturtmak
gerekirse, retro, Bauhaus, geometric yalınlık olabilirdi.
Tasarım dünyasında önümüzdeki senelerin konseptlerinin
feminenite ağırlıklı olacağından bahsediliyor? Siz ne düşünüyorsunuz? Savaşlar,
hüzün çağı maskülanite yerini gerçekten feminen değerlere mi bırakıyor?
Feminenitenin en güçlü olduğu dönemi yaşıyoruz. Tabi ki
tasarımda bu oluşumlardan çok etkilenmekte. Önümüzdeki yıllarda romantizmin
trendlerde önde olacağı bir dönem olacak ama bunun yanında son derece şehirli,
karanlık, parlak birazda doğallığın içinde olduğu bir dönemde olacak. Açıkçası
trendlerde artık her şeyden bulabiliriz. Tüketici kişiselleşebilmek istiyor,
kendi hayatını yansıtabilen, tarzını ortaya koyan ürünü arıyor. Globalleşen ve
devamlı büyüyen bir pazarda çok geniş tüketici nişleri mevcut.
Arch’ta da feminen çizgiler mi hakim?
Arch serisi de kendine çok zarif, sofistike bir anlayışta,
sanata ve estetiğe önem veren, banyonun ve suyun değerini bilen bir tüketici
hedefliyor. Bu kişi feminen zevklere sahip olabilir, ama tasarımları bu şekilde
sınırlamak istemem.
Arch’ın yaratım süreci nasıldı? Hangi kaynaklar sizin yol
gösterici oldu?
Arch serisi her zaman olduğu gibi yaşamın izlerinden ve
doğadan ortaya çıkan bir seri diyebiliriz. Arch serisinde aslında birazda
klasik mermer işçiliği, kurnalar ve çeşmelerin izlerini de bulmak mümkün.
Üretim ve çevre sorumluluğu sizin için ne ifade ediyor?
Tasarımlarınızı yaparken bu konu ne kadar ön planda?
Çevre ve özellikle doğadan aldığım ilham benim için son
derece önemli. Tasarım her zaman kendi içinde sanayi ve çevre ikilemini
barındırmıştır, bu yüzden yapılan ürünlerin kalitesini ve üretim aşamalarının her
noktasındaki etkilerini sorgular, ürünün tüm yaşamı boyunca oluşabilecek
etkisini azaltmaya çalışırım. Mümkün olduğunca zamansız, uzun yıllar
kullanılabilecek ve değerini koruyacak ürünler tasarlamaya çalışıyorum.
Türkiye’de tasarımın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’de tasarım son derece hızlı gelişiyor. Son beş
senedeki atılım çok pozitif ve gelecek nesil tasarımcıları gördükçe de
ümitleniyorum.
Yeni projeler var mı? Biraz bahseder misiniz?
Yeni projelerde RocaKale için yaptığımız bir vitrifiye
konsepti; Çanakkale Seramik için yeni bir seramik serisi; Numarine ve Amerikan
bir firma için yatlar. Hisar için mutfak ürünleri ve Kahve Dünyası için çeşitli
ürünler ve çikolatalar tasarlıyoruz.
Önümüzdeki yıllarda romantizmin trendlerde önde olacağı bir
dönem olacak ama bunun yanında son derece şehirli, karanlık,
parlak biraz da doğallığın içinde olduğu bir dönemde olacak.