22 Mayıs 2012 Salı
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

VİTRİFİYEDE ARCH FARKI

 

RocaKale’nin banyolarda yaşam tarzınızı biçimlendirebileceğiniz yeni konsepti Can Yalman tasarımı. Yuvarlak ve yalın hatlara sahip Arch vitrifiye takımında 3 farklı lavabo seçeneği bulunuyor.

 

 

60 cm ve 80 cm’lik lavabolar yarım ayak ve tam ayak alternatifleri ile kombine edilebiliyor. 60 cm lavabo mekana bağlı olarak tezgah üstünde de kullanılabiliyor. 52 cm’lik monoblok lavabo hem farklılık arayan hem de sınırlı mekanlarda yer kazanmak isteyen kullanıcılara hitab ediyor.

 

RocaKale’nin yeni serisi Can Yalman imzası taşıyor. Arch vitrifiye takımı ile RocaKale, banyolarda yaşam tarzınızı biçimlendirebileceğiniz bir konsept yaratmış. Mimaride sıkça kullanılan yay formu, serinin tüm parçalarında kendini gösteriyor. Yuvarlak ve yalın hatlara sahip Arch vitrifiye takımında 3 farklı lavabo seçeneği bulunuyor. 60 cm ve 80 cm’lik lavabolar yarım ayak ve tam ayak alternatifleri ile kombine edilebiliyor. 60 cm lavabo mekana bağlı olarak tezgah üstünde de kullanılabiliyor. 52 cm’lik monoblok lavabo hem farklılık arayan hem de sınırlı mekanlarda yer kazanmak isteyen kullanıcıların beğenisine hitap ediyor. Arch lavabolarla birlikte sunulan göz alıcı krom havluluklar yine lavabo ve klozetlerde olduğu gibi yay formunda karşımıza çıkıyor. İsteğe bağlı olarak seriye dahil edilebilen krom havluluk çözümleri, 60 cm ve 80 cm’lik lavabolara monte edilerek kullanılabiliyor.  Arch serisi, duvara sıfır klozet ve asma klozet alternatifleri ile de öne çıkıyor. Arch asma klozeti benzeri ürünlerden ayıran başlıca özellik, montaj bölümünün tamamen gizli olması ve böylelikle montaj sonrası hiçbir elemanının dışarıdan görünmemesi. Serinin diğer ürünleri bide ve asma bide, lavabo ve klozetlerle bir araya gelerek Arch vitrifiye takımını tamamlıyor. Arch’ bir de tasarımcısından dinledik.

RocaKale için tasarladığınız yeni seriden bahseder misiniz?

Bu yeni serinin mottosu ne oldu?

Arch serisi kendi tarzını yaratan, heybetli, mimari ile uyum içinde bulunan bir konsept olarak oluştu. Bu seri genel olarak klasik mimari bir yaklaşımın ve hatların oluşturduğu son derece  oturaklı ve ihtişamlı detaylar barındıran bir tasarım oldu. Bu seriyi eşer bir tarzın içine oturtmak gerekirse, retro, Bauhaus, geometric yalınlık olabilirdi.

Tasarım dünyasında önümüzdeki senelerin konseptlerinin feminenite ağırlıklı olacağından bahsediliyor? Siz ne düşünüyorsunuz? Savaşlar, hüzün çağı maskülanite yerini gerçekten feminen değerlere mi bırakıyor?

Feminenitenin en güçlü olduğu dönemi yaşıyoruz. Tabi ki tasarımda bu oluşumlardan çok etkilenmekte. Önümüzdeki yıllarda romantizmin trendlerde önde olacağı bir dönem olacak ama bunun yanında son derece şehirli, karanlık, parlak birazda doğallığın içinde olduğu bir dönemde olacak. Açıkçası trendlerde artık her şeyden bulabiliriz. Tüketici kişiselleşebilmek istiyor, kendi hayatını yansıtabilen, tarzını ortaya koyan ürünü arıyor. Globalleşen ve devamlı büyüyen bir pazarda çok geniş tüketici nişleri mevcut.

Arch’ta da feminen çizgiler mi hakim?

Arch serisi de kendine çok zarif, sofistike bir anlayışta, sanata ve estetiğe önem veren, banyonun ve suyun değerini bilen bir tüketici hedefliyor. Bu kişi feminen zevklere sahip olabilir, ama tasarımları bu şekilde sınırlamak istemem.

Arch’ın yaratım süreci nasıldı? Hangi kaynaklar sizin yol gösterici oldu?

Arch serisi her zaman olduğu gibi yaşamın izlerinden ve doğadan ortaya çıkan bir seri diyebiliriz. Arch serisinde aslında birazda klasik mermer işçiliği, kurnalar ve çeşmelerin izlerini de bulmak mümkün.

Üretim ve çevre sorumluluğu sizin için ne ifade ediyor? Tasarımlarınızı yaparken bu konu ne kadar ön planda?

Çevre ve özellikle doğadan aldığım ilham benim için son derece önemli. Tasarım her zaman kendi içinde sanayi ve çevre ikilemini barındırmıştır, bu yüzden yapılan ürünlerin kalitesini ve üretim aşamalarının her noktasındaki etkilerini sorgular, ürünün tüm yaşamı boyunca oluşabilecek etkisini azaltmaya çalışırım. Mümkün olduğunca zamansız, uzun yıllar kullanılabilecek ve değerini koruyacak ürünler tasarlamaya çalışıyorum.

Türkiye’de tasarımın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Türkiye’de tasarım son derece hızlı gelişiyor. Son beş senedeki atılım çok pozitif ve gelecek nesil tasarımcıları gördükçe de ümitleniyorum.

Yeni projeler var mı? Biraz bahseder misiniz?     

Yeni projelerde RocaKale için yaptığımız bir vitrifiye konsepti; Çanakkale Seramik için yeni bir seramik serisi; Numarine ve  Amerikan bir firma için yatlar. Hisar için mutfak ürünleri ve Kahve Dünyası için çeşitli ürünler ve çikolatalar tasarlıyoruz.

 

Önümüzdeki yıllarda romantizmin trendlerde önde olacağı bir dönem olacak ama bunun yanında son derece şehirli, karanlık,

parlak biraz da doğallığın içinde olduğu bir dönemde olacak.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67065 - unknown - 38.107.179.237