Ürünün
sunumu kalitesi kadar önemli

Erkan Topaloğlu Ege Pazarlama A.Ş. Pazarlama Müdürü
Konsept pazarlama ve satış anlayışı
Avrupa’da yaklaşık 10 yıldır uygulanmakta. Türkiye’de de gelişmeye devam edeceğini
düşündüğüm bu yaklaşımı Ege Pazarlama olarak beş yıldır sürdürüyoruz.
Yönetim olarak çok kararlı bir şekilde yola çıktık ve
zaman içerisinde yetkili satıcılarımıza konsept ürünler sunabiliyor olmanın satışlara
olumlu yansımasını net bir şekilde gözlemledik.

Konsept pazarlama ve satış yöntemi EgeMARK markası altında
toplandı. Markanın doğuş sürecinden bahseder misiniz?
Konsept pazarlama ve satış yönetimi ürünlerimizin
kullanıcıları ve yetkili satıcılarımızın talepleri doğrultusunda şekillendi.
Konsept satış yönteminden önce kullanıcılar her ürünü tek tek ediniyordu.
Armatürü aldığında o günün modasına uygun ya da var olan herhangi bir armatürü
alıyordu fakat bu armatür, tüketicinin seçtiği diğer seramik ya da banyo dolabı
gibi ürünlerle uyumlu olmayabiliyordu. İnsanlar gördüler ki birbirlerinden
bağımsız olarak aldıkları ürünler; beğenerek ve severek almalarına rağmen,
banyolarında bir araya geldiğinde hoş bir kombinasyon ortaya çıkmayabiliyor. Bu
durum karşısında, zaman içerisinde birbiri ile ilintili ürünler tasarlanmaya
başlandı. Örnek gösterecek olursak akrilik küvet, duş teknesi, buna bağlı kabin
sistemi, takiben kompakt sistemler ya da banyo mobilyaları ile lavabolar bu
duruma verilebilecek örnek ürünlerdendir.
Bir araya getirme işlevini profesyonellerin yapıyor olması
da önemli, öyle değil mi?
Kesinlikle. Kullanıcılar her konuda uzman olmak zorunda
değil. Dolayısıyla tercih ettiği ürünlerde böyle bir uzman görüşü son derece
faydalı olabiliyor. Ayrıca tüketiciler bu detaylarda kaybolmak, zaman harcamak,
para harcamak, emek harcamak zorunda olmamalı. Bunların hepsini bir araya
topladığımızda tüketicinin talepleri doğrultusunda bir konsept ileri sürmek
gerekiyor. Bu durumda da, hem yeni trendlerin takibi anlamında hem de teknik
anlamda uzman bir ekibin yani profesyonellerin hizmeti en doğru çözüm. Bu
ihtiyaçlardan hareketle yola çıkıldı ve firmalar konsept çalışmalarla
kullanıcılarına hizmet vermeye başladılar. Bu iş oldukça zor ve karmaşık bir
iş. Ürünün uluslararası belirlenmiş normlara uyması gerekiyor. Hem belirli
üretim safhalarının hem de tamamlanmış ürünün ulusal ve uluslararası normlara
uygunluğunun kontrol edilmesi, estetik, şık ve günümüz modasına uygun olması
gerekiyor. Ülke olarak porselen, seramik, yer ve duvar karolarında dünya
çapında son derece başarılı bir noktadayız. Avrupa’da, İspanya ve İtalya’dan
sonra seramikte üçüncü, seramik sağlık gereçlerinde ise birinci ülkeyiz.
İhracatta dünya beşincisiyiz. Biz, Ege Seramik olarak her yıl dünya genelinde
10-12 fuara katılıyor, ayrıca onlarca fuarı da ziyaret ediyoruz. Doğal olarak güncel
trendleri çok yakından takip ediyoruz. Söz konusu bu uluslararası tecrübemizi
diğer ıslak mekan ürünlerine nasıl aktarabileceğimizi düşündük ve bu noktada
EgeMARK doğdu.
Satıştaki durum nedir?
Ürünü, tasarımından itibaren tüm aşamalarında bir bütünün
parçası şeklinde düşünüyoruz. Uygun armatür hangisidir, armatür ile banyo
mobilyası nasıl uyum sağlar gibi soruları soruyoruz kendimize. Seçenek yoksa
bunu nasıl geliştirebiliriz, böyle bir ürünü portföyümüze nasıl alabiliriz,
bunun üzerinde çalışıyoruz. Tüm bu çalışmalar neticesinde oluşturduğumuz ürün
portföyü birbirini tamamlar ve müşterilerin tüm ıslak mekan ihtiyaçlarını
karşılar nitelikte oluyor. Bunun yarattığı müşteri memnuniyeti ve dolayasıyla
satışlara olumlu yansıması son derece mutluluk verici oluyor.
Bayilik sistemine etkisi ne oldu?
Yetkili satıcılar müşteri taleplerine yanıt verebilmek
adına, satışını yapmakta oldukları temel markanın portföyünde bulunmayan
ürünleri başka tedarikçilerden sağlama yoluna gidiyorlardı. Her ürün grubu için
farklı bir tedarikçi ile çalışmak, ayrı ayrı satın alma sözleşmesi yapmak
durumunda kalan yetkili satıcılar açısından bu durum hiç de pratik değildi.
Bir diğer problemse her bir tedarikçinin kalite ve hizmet
anlayışının birbirinden çok farklı olmasıdır. Bu sorunları bertaraf etmek
anlamında yetkili satıcılarımızdan da bize gelen talep ıslak mekanda kullanılan
farklı ürünlerin bir konsept dahilinde satışa sunulmasıydı.
Satışları olumlu etkiledi o zaman…
Evet, kesinlikle haklısınız. Hem EgeMARK ürünlerinde hem de
Ege Seramik ürünlerindeki satışlarımızda çok ciddi artışlar oldu. Projenin
fikir olarak doğduğu ilk günden bugüne projeyi yöneten kişi olarak fizibilite
çalışmalarını çok net hatırlıyorum. Yönetim olarak çok kararlı bir şekilde yola
çıktık ve zaman içerisinde yetkili satıcılarımıza konsept ürünler sunabiliyor
olmanın satışlara olumlu yansımasını net bir şekilde gözlemledik.
Konsept satış anlayışı ne kadarlık bir süreci kapsıyor?
Konsept satış anlayışını yaklaşık 5 yıldır sürdürüyoruz.
Avrupa’da bu uygulama yaklaşık 10 yıldır var. Kanımca Türkiye’de de gelişerek
ilerlemeye devam edecek. Ege Pazarlama olarak doğru iş ortakları ile çalışmaya
özen göstererek çok doğru bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Aynı zamanda bu
bitmeyen bir süreç. Çıtamızı çok yükseklere koyuyor, sürekli yeni projeler
üretiyoruz.
EgeMARK’ın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Konsept çalışmalarımız gelişerek devam edecek. Son
dönemlerde konsept ürünlerimiz toplu iş projelerinde de tercih edilir bir
noktaya geldi. Bu satışlar, projelerin genel satınalma kriterlerine göre
yapılıyor. Çok daha farklı çalışma prensipleri içeren bu çalışmalarda ciddi
tecrübeler kazandığımızı söyleyebilirim.
Günümüzde bir ürünü üretmek yetmiyor, hatta kaliteli bir
ürün üretmek de yetmiyor. En az onlar kadar önemli olan, ürünü doğru
sunabilmek. Ürünün sunumunda bir takım hizmetleri en doğru şekliyle verebiliyor
olmak gerekir. Ürünü doğru sergilemek, tüketiciyi ürün hakkında doğru
bilgilendirmek gibi. EgeMARK markasıyla pazarlamasını gerçekleştirdiğimiz tüm ürünlerin
tasarımından, üretilip kullanıcısıyla buluşduğu son noktaya kadar
müşterilerimize anahtar teslim hizmetler sunmaya çalışıyoruz ve hem ürün
portföyümüzü hem de hizmet kalitemizi her geçen gün daha üst seviyelere
taşıyoruz.

Konsept pazarlama yönetimi ürünlerimizin kullanıcıları ve
yetkili satıcılarımızın talepleri doğrultusunda şekillendi.
Bu yaklaşımdan önce kullanıcılar her ürünü tek tek
ediniyordu.
