Suya yaşam
veren çizgiler
Yemyeşil bir doğanın içinde
konumlanan Acarkent villasının ıslak hacimleri, ana yaşama mekanları kadar
özenle ve mimar Seval Savaş’ın yaşam felsefesini yansıtacak şekilde
kurgulanmış.

İç mimar Seval Savaş’ın Acarkent’teki 4,5 katlı villası, altı banyo ve iki
mutfaktan oluşan ıslak hacimleriyle kalabalık bir aile evi olarak tasarlanmış.
Savaş’ın kendi yaşam tarzını ve felsefesini yansıtan tüm mekanların birbiri
içine akacak biçimde kurgulanmış olması, Savaş Evi’nin en belirleyici özelliği.
Ev, farklı katlarda konumlanan banyo ve mutfaklardan oluşan ıslak hacimleriyle,
suyun yaşamsallığını mekandan mekana taşıyor. Ankara H.Ü. Güzel Sanatlar
Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nü dereceyle bitiren Savaş, bir
televizyonda stüdyo tretmanları konusunda çalıştıktan sonra, İstanbul’da villa
ve konut sektöründe faaliyet gösteren bir firmada görev almış. Ürün ve mekan
tasarımının yanı sıra, Türkiye’yi yurt dışında tanıtan büyük ölçekli fuar standı
projelerinde görev alan Savaş, bir çok yeni markanın lansman ve tanıtım
kampanyalarındaki mekanların tasarımında görev almış ve TV kanalları için
program dekorları tasarlamış. 2000 yılında Krema’yı kuran Savaş, konut, villa,
mağaza, ofis projelerinin yanı sıra, alanında öncü, banyo ve mutfak firmalarının
fuar standı proje ve uygulamalarını gerçekleştirmiş. Bundan sonraki hedefi, tüm
fonksiyon birimleriyle entegre olarak komple çözüm sunan, farklılığıyla öne çıkan
bir banyo markası oluşturmak…
Acarkent'teki evinizin
ıslak hacimlerinin tasarımında nasıl bir yaklaşım izlediniz? Malzeme, doku ve
renk seçiminde hangi tercihler öne çıktı?
Banyo evin arka tarafına tıkıştırılarak,
güç bela dekore edilmiş bir kişisel hijyen alanı değil, bir tasarım ifadesi
olarak dekorasyonun merkez unsuru, çok fonksiyonlu bir yaşam alanı ve aynı
zamanda birçok insanın kendini şımartma mabedi olarak seçtiği son mekan. Küçük
alanda karmaşa yaratmadan, en az eşya ile en çok derinlik yakalamayı hedefleyen
minimalist yaklaşımın banyolarımda hayat bulması temel hedefim. Ahşap ise iyi
bir tamamlayıcı unsur. Renkler ve dokular birbiriyle yarışmıyor. Corian gibi,
her şekle girerek, klişelerden arınabilmeyi mümkün kılan malzeme seçimi, banyo
tasarımlarımda öne çıkıyor.
“Tasarımcı ya da
mimarın hedefi, hazır çözümlerin tekrarından kaçınarak, içinde bulunduğu
fiziksel koşulları en iyi şekilde analiz edip, özgün bir çözüm üretmek olmalı.”

Villanın giriş katında yer alan misafir banyosu, sıradışı bir çizgiye sahip.
Dere çakıllarıyla donatılmış cam lavabo, Cafebean tonunda Corian malzemeden
tezgah üzerinde konumlandırılmış. Mobilya, Zebrano kaplama.
Banyolar, evlerin yaşam
alanlarına dönüşmeleriyle giderek artan bir önem kazanıyor. Siz bu trendi
tasarımlarınıza nasıl yansıtıyorsunuz?
Sağlık ve suyla temizlik arasındaki
ilişkinin ötesinde, kendimiz ve bedenimizin önemi konusundaki farkındalığımız
gelişti. Fiziksel ve zihinsel temizliğin bir bütün olduğunu fark ettik. Önceden
evin gizli kapaklı mekanlarından biri olan banyo, artık başlı başına bir yaşam
alanı haline gelmiş durumda ve banyoda geçirilen vakit giderek artıyor. Şehir
yaşamında stres ve hızla yarışan 21.yüzyıl insanı, evindeki banyoyu özel terapi
merkezine dönüştürüyor. Dolayısıyla banyoların içine mekanın elverdiği ölçüde
dinlenme köşeleri yerleştiriliyor. Uzakdoğu’da banyo bir zihinsel arınma mekanı,
bizim geçmişimizde ise sosyal bir mekan. Ve günümüzde de bazı durumlarda
banyonun yatak odasıyla geçişkenliğinden keyif alıyoruz. Nitekim, fiziksel
temizliğin yanında günlük yaşamın stresinden de arındığımız mekanlar haline
geldi banyolar…
Mutfak, nasıl bir tırmanış
gösteriyor günümüz evlerinde? Geçmişte, evden bağımsız olarak kurgulanan
mutfak, artık evle bütünleşmiş durumda, hatta evin çekirdeği olmaya aday. Bu
noktada geleceğin mutfağıyla ilgili öngörüleriniz nelerdir?
Günümüzde mutfak, neredeyse hayatın
en önemli mekanı. Akıllı tasarım uygulamalarıyla, ailenin buluşma noktası
halinde gelmiş durumda. Sadece yemek pişirilen alan olmaktan çıkarak, keyifle
vakit geçirilen, yaşam ve iletişim merkezi haline gelen bir mekan. Ergonomiden
işlevselliğe, psikolojik ihtiyaçlardan alışkanlıklara kadar her faktörün göz
önüne alınarak çözümlendiği bir mutfak yaşamın kalitesini de artıracaktır.
Mutfağın boyutu ve fiziksel koşulları ne olursa olsun, planlamada temel hedef;
maksimum verim olmalı. Hazır çözümlerin tekrarından kaçınarak, içinde bulunduğu
fiziksel koşulları en iyi şekilde analiz edip, özgün bir çözüm üretmek olmalı
tasarımcı ya da mimarın hedefi. Işığın verimli kullanımı, mutfak donanımının ve
cihazların uyumlu organizasyonu, herhangi bir suni makyaj çabası ve fazlalıktan
kaçınarak, parça-bütün ilişkisine rağbet etmek önemli… Bana göre geleceğin
mutfağı, zaman ve mekandan maksimum düzeyde tasarruf edilen, bir elemandan
birden çok fonksiyonun üretildiği ya da birden çok fonksiyonun bir elemana
yüklendiği, tasarıma esneklik getiren, kavramlar üzerine şekillenecek, yani
küçük mekanda büyük işlevsellik hedefleyen bir mekan olmalı. Çağdaş tasarımları
yönlendiren fikirlerin ütopyalardan doğduğu tezini kabul edersek, geleceğin
mutfağında tasarımla teknolojinin daha da üst düzeyde harmanlanacağını söylemek
mümkün. Yani akıllı mutfaklar hiç de, düşündüğümüzden daha uzak değil…

Dere çakıllı lavaboda, kurgulanan konsepte uygun olarak şelale akışlı
Toscquattrau batarya tercih edilmiş.
Corian
kaplı klozetin tasarımında yat tuvaletlerinden esinlenilmiş.

Su damlacıklarının ardından beliren rengarenk çakıllar, mekanı kullanana farklı
bir deneyim vaat ediyor.

Giriş katındaki mutfakta fırçalanmış doğal meşe rengi parlak lake dolaplar,
Ernestomeda imzalı. Fonksiyon alanları Savaş tarafından tasarlanmış.

Mutfağın paslanmaz çelik ada ünitesinden görünüş. Tezgah malzemesi olarak
Corian tercih edilmiş. Buzdolabı Kuppersbusch, ankastreler Siemens, eviye
Reginox, batarya ise Blanco imzalı.

Mutfağın ada ünitesinden bir detay…

Mutfak dolabının çekmece ünitesinden bir detay.

Mutfağın ankastre fırın ve mikrodalga fırının gömüldüğü boy dolapları
bölümünden görünüş.

Bir diğer çekmece detayı…

Şeffaf sürgü kapaklı boy dolapları, görsel süreklilik ve pratik kullanıma katkıda
bulunuyor.

Mekanla bütünlük oluşturması için zeminde parkenin tercih edildiği mutfakta
tezgah ve lavabo Corian malzemeden üretilmiş; tasarımları ise yine Savaş’a ait.
Gösterişli batarya, Blanco’nun Master Duo modeli.
Bahçe katındaki mutfak,
2006 yılında kurguladığı yaşam alanı-çevre ilişkisi ile, Gaggenau firması tarafından
en iyi mutfak seçilmiş. Tasarım Seval Savaş imzası taşıyor.

Alüminyum çerçeveli, parlak beyaz lake kapakların yenilikçi bir çizgi
oluşturduğu mutfakta mobilyalar ve davlumbaz, Ernestomeda’dan temin edilmiş.

Villanın dördüncü katında yer alan misafir banyosundaki mobilyalar, su kontrası
üzerine karamel renginde bambu kaplama. İtalyan seramik ve karolar Fantasia
Seramik’ten temin edilmiş. Corian lavabo, Hare tarafından üretilmiş.

Banyonun tüm ahşap işçiliği Savaş’ın kendi atölyesinde kendi ustaları tarafından
gerçekleştirilmiş. Cam raflar, Gedik Cam imzalı.

Bataryalar, Zazzeri’nin Z point serisinden seçilmiş. Savaş imzalı duş kabini,
Crea tarafından üretilmiş.

Mekanlar arası geçişkenlik, dekorasyonda belirleyici öğelerden biri olarak öne
çıkıyor.

Savaş Evi’nin dördüncü katında yer alan ebeveyn banyosunda dolaplar, akrilik
polisaj boyalı parlak lake. Klozet Toprak Seramik koleksiyonuna ait Plazma
modeli.

Lavabo ve duş kabini Savaş tarafından tasarlanmış, Dupont Corian tarafından
üretilmiş. Su kontrası üzerine pelesenk kaplama.
Yatak odasında konumlanan
jakuzi, Artemis koleksiyonuna ait Demeter modeli. Batarya; Hansgrohe’nin Axor
modeli.

Manzaraya karşı jakuzi keyfi