22 Mayıs 2012 Salı
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Yalın, net ve çizgi-dışı…
Birbirinin içine akan mekanların şeffaf bir kurguyla örüldüğü Zekeriyaköy evi, açık mutfak konseptinin merkeze alındığı bir planlamayla oluşmuş. Yaşam alanlarının farklı akslarda buluştuğu mutfağın dekorasyonunu oluşturan renkler, dokular ve  özellikle masklar, diğer mekanlara simgesel göndermelerde bulunmaktan geri kalmıyor.


Giriş ve mutfak kotundan iki basamakla ayrılan ana yaşama mekanı, oturma ve yemek yeme bölümlerinden oluşuyor.


Zekeriyaköy evinin giriş cephesi…


Beyazın ağırlıklı olarak tercih edildiği evin iç mekanları, şeffaf geçişler ve kot farklarıyla bölümlenmiş. Böylece hedeflenen görsel süreklilik sağlanmış.

Erken bir bahar sabahında konuk olduğumuz Zekeriyaköy evi, kapısından içeri adım attığımız anda “farklı” olmanın farkındalığını özümsemiş duruşuyla karşılıyor bizi. Dingin ruh halinin, önünüze çıkaracak sürprizleri saklayamadığı evin, mütevazı bir giriş holü var. Kemerli bir geçişle, evin en davetkar, fakat bir o kadar da benmerkezci (!) mekanına adım atıyoruz: Mutfak. Tüm yaşam alanları oraya ulaşıyor, her şey onun etrafında dönüyor ve her şey adına o karar veriyor. Mutfağın evin dekorasyonunda bu kadar belirleyici bir rol almasının, mimarının tasarım yaklaşımını nasıl etkilediği, yönlendirdiğini merak ediyoruz. Fırat Sengelli, salon ve mutfak arasında kalan duvarı ortadan kaldırarak aralarında mantıklı bir kot farkı olan iki birleşik mekan elde ettiklerini, açık mutfak fikrini daha iyi kullanabilmek için masklardan hazırlanmış bir görsel hazırlayarak tezgahın sırt yüzeyine yerleştirdiklerini ve mor ışıklarla tüm beyazlarını göstermek istediklerini belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle akşamları, eve girenlerin dikkatini ilk olarak mutfak tezgahının üzerindeki mask ifadeleri çekiyor. Franke’nin siyah eviyesini de bu görüntüyü bozmamak için tercih ettik.”  “Ben buradayım, ben varım!” diyen bir söylemi var mutfağın. Gerek üst katlarla ve girişle bağlantıyı sağlayan giriş holünden, gerek salondan, gerekse arka bahçeden ulaşılabilirliği mümkün kılan kurgusunun yanı sıra, grafik ve simgesel etkileriyle dev mask figürleri, mutfağın bu söylemini güçlü kılan unsurlar olarak öne çıkıyor.

 1
1- Kemerli bir geçişle, evin en davetkar, fakat bir o kadar da benmerkezci (!) mekanına adım atılıyor: Mutfak. Tüm yaşam alanları oraya ulaşıyor ve her şey onun etrafında dönüyor.
2- “Ben buradayım, ben varım!” diyen bir söylemi var mutfağın. Grafik ve simgesel etkileriyle dev mask figürleri, mutfağın bu söylemini güçlü kılan unsurlar olarak öne çıkıyor.

Fırat Sengelli, dekorasyonda izlediği çizgi ile ilgili sorumuzu şöyle yanıtlıyor: “Ev sahibinin de genç olması, berrak ve yalın bir yol izlememi sağladı. Beyaz ve yalın çizgilerle evin her yanına hakim olmaya çalışırken, öne çıkarmak istediğim her noktayı siyah ve grilerle yarıştırmayı planladım. Evin genelinde saf bir ortam oluştuktan sonra aksesuarlar kendini göstermek için fırsat kollamaya başladı.” Mobilyaları, özellikle ahşaplarda istedikleri renk ve desenleri bir araya getirebilmek için kendilerinin tasarlayarak ürettiğini belirten Sengelli, sözlerine şöyle devam ediyor: “Cila ile meşe ağacının saturasyonunu azaltarak beyazlar ile aykırı kalmamasını sağladık. Siemens’in metalik buzdolabı ve mutfak eşyaları da doğru matlık oranıyla salonla bütünleşti.” Ya üst katlardaki mekanlar ve mutfak dışındaki ıslak hacimler? Evin beyazda ve açık renkli ahşaplarda sürdürdüğü rahatlığın üst katlarda kişisel tercihlere döndüğünü ifade eden Sengelli’ye göre, banyolardaki siyah hakimiyeti buna iyi bir örnek:  “Hare Tasarım ile çalıştığımız özel hazırlanmış lavabolar ve HansGrohe’nin Philip Starck tasarımlı armatürleri bu etkiyi öne çıkarıyor. Buradaki aydınlatmaları da evin bütününde olduğu gibi Yenigün Aydınlatma’dan seçtik. Ebeveyn odasında kontrastı sağlamak ve duvardan doğru yansımaları almak için kumaş kullanmayı tercih ettik.”

Masklar ön planda    
Evin genelinde aksesuarların ve özellikle maskların hakimiyeti dikkatimizi çekiyor. Mimar Sengelli, bunun tamamen müşteri öncelik ve zevklerinin değerlendirilmesine ilişkin bir seçim olduğunu belirtiyor: “Aksesuarlara önem vermemin sebebi, Dilek Hanım’ın bir aksesuar tutkunu olması ve özellikle yurt dışı gezilerinden dönüşte, son derece zevkli objelerle evine dönüyor olmasıydı. Özellikle İtalya’dan aldığı maskların mutlaka beyaz üzerinde adeta sergileniyorcasına yaşamasını tercih ettim bu sebeple...
Evin en üst katındaki çocuk odasının diğer mekanlardan oldukça farklı bir duruşu var. Bu odanın mobilyaları Kerimcan Görgüler imzası taşıyor. Duvarlardaki çalışmalar ise, Fırat Sengelli ve Ali Murat Tepe’nin ortak yaratımlarının ürünü: “Mehmet’in hız ve motosiklet tutkusu, Ali (Murat Tepe) ile odanın duvarlarını bir sokağa dönüştürme fırsatı verdi bize. Siyah rengi seven  Mehmet odanın bir sokak yarışının ortasında olmasını istiyordu. Sanırım ona istediğini verebildik.”

 1
1- Çatıdaki genç odasının banyosu da, odanın çizgisine uyum sağlayacak kadar modern bir tarza sahip.
2- “Mehmet’in hız ve motosiklet tutkusu, Ali (Murat Tepe) ile odanın duvarlarını bir sokağa dönüştürme fırsatı verdi bize.”

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70772 - unknown - 38.107.179.238