Suma
fabrikasından butik otele…
İstanbul’un Asya yakasında,
Çengelköy semtinde denize sıfır konumlanan Sumahan, Nedret-Mark Butler çifti
tarafından, orijini 1875’e dayanan bir sanayi yapısından dönüştürülen çok özel
bir tesis…

Boğaz manzaralı, büyük bir şömine, kütüphane ve farklı tasarım oturma
gruplarının yer aldığı “lounge” bölümü, otele adımınızı atar atmaz sizi kendine
çeken sıcak bir mekan. “Suyun üzerindeki” Sumahan’ı ilk kez burada
hissediyorsunuz…

Çengelköy’de boğazın kıyısında bulunan, 19.yy sonlarında Osmanlı sanayi
mimarlığının son devir örneklerinden olan tarihi sanayi yapısından butik otele
dönüştürme projesi, tarihi dokuyu korumanın başarılı bir örneği olarak öne
çıkıyor.

Sumahan’ın Mark Butler tasarımı olan küçük teknesiyle, otelden Kuruçeşme ve
Kabataş iskelelerine geçmek mümkün. Kişiye özel hareket eden bir tekne bu ve
Sumahan misafirlerine fiyatın içinde sunulan bir servis.
Sumahan, Çengelköy’de
mütevazi levhasıyla, muhtemelen önünden geçseniz de fark edemeyebileceğiniz bir
mekan. Bunda yapının mevcut dokuyla kaynaşacak biçimde orijinalliğinin korunmuş
olması da bir etken. “Sumahan On The Water”, ilk başta Deep Purple’ın “Smoke On
The Water” isimli şarkısını hatırlatıyor. Ancak otelin içine girip herhangi bir
ortak mekan ya da odalardan birine adımınızı attığınızda anlıyorsunuz neden
“suyun üzerindeki” Sumahan olduğunu…Bu slogan ile otel, konuklarına Boğaz’a nazır,
unutamayacağınız bir İstanbul deneyimi yaşatıyor… Otelin ismi için isim alma aşamasında
Ankara’dan gelen bir evrakta burası için suma fabrikası yazıldığı görülüyor.
Otelin sahipleri mimar Nedret-Mark Butler çifti. Otelin olduğu bina Nedret
Ercan Butler’a ailesinden kalmış. Önceleri ambar, kireç ve taş ocakları,
vejetalin yağı, briket kömür ve Suma fabrikası gibi farklı işlevlerde kullanılan
yapı, 1930’larda Ercan ailesine geçmiş. Minnesota Üniversitesi ve Massachusette
Institute of Technology’de lisans ve yüksek lisans eğitimini eşi Mark Butler’la
birlikte tamamlayan Nedret Hanım, bitirme tezi olarak bu yapıyı bir otel olarak
tasarlamış.

Dekorasyonda ağırlıklı olarak yerli malzemeler kullanılmış, ancak burada
bulunmayan bazı malzemeler ithal edilmiş.
Özel tasarımların bir çoğu özellikle aydınlatma elemanları- Butler çiftinin
oğulları olan mimar Yasha Butler’a ait.

Tüm ahşap işleri Butler çiftinin oğlu mimar Yasha Butler özel tasarımı olup,
imalatı Genç Mobilya ve Acer Mobilya tarafından gerçekleştirilmiş.

“Family Loft” olarak adlandırılan suitin asma katından bahçe katına bakış.
Sumahan, sahip olduğu
tarihçesi, konumu, tasarımı, hizmet anlayışı ve servisi ile alışılagelmiş otel
kavramının dışında. Sumahan’ın birbirinden farklı 20 suit odasının hepsi göz alıcı
bir deniz manzarasına sahip. Süitlerin tek ve iki katlı seçenekleri var. İki
katlı süitlerde bahçe+deniz çıkışları bulunmakta. Boydan boya mermer kaplı Türk
hamam stilinde tasarlanan banyolarının kurna ve küvet seçenekleri mevcut. İki
katlı suitlerde ikinci WC mevcut. Tüm odalarda, doğal, lavanta kokulu özel
ürünler (sabun, şampuan, saç kremi) hamam tasları içinde yer almakta. Sumahan,
muhteşem konumu ile yanı başındaki denizin sürekli değişen mavi-yeşil tonlarını
içine katarak çoğalan özel bir mekan. Suyun olağanüstü dinginliğini Sumahan’ın
mimarisinden servisine her yerde hissetmek mümkün. Dünya turizminde konaklama, eğlence,
dinlenme ve gezintinin tarihi yapı ve çevreyle yakından bağlantılı olması sıklıkla
rastlanan bir durumdur. Özellikle eski sanayi yapılarının bu yönde değerlendirilmeleri
tercih edilen çözümlerden birini oluşturur.

Boydan boya mermer kaplı Türk hamamı stilinde tasarlanan banyoların kurnalı ve
küvetli seçenekleri mevcut. İki katlı suitlerde ikinci WC de mevcut. Sabunlar
el yapımı Katre; lavanta kokulu şampuan, banyo köpüğü ise Yeditepe
Üniversitesi’nde üretilmiş. Diğer buklet malzemeleri Sistem’den.

Küvetli banyo, modern yaşam tarzını geleneksel çizgiyle buluşturan bir
ambiyansa sahip. Özel aydınlatmanın bu tarza katkısını es geçmek mümkün değil.

Bahçe katındaki koridor, tuğla taşlı kaplamasıyla çok özel bir görünümde.
Odaların isimlerine gelince, üst kattakiler Anadolu, alt kattakiler ise Avrupa
yakasındaki birbirinden güzel, özelliğini kaybetmemiş semtlerin ismini taşıyor.
19.yy Osmanlı sanayi
mimarisinin son örneklerinden biri olan yapı, sanayi ruhu korunarak restore
edilmiş ve modern bir otele dönüştürülmüş. Bu anlamda bir ilk olan Sumahan,
tarihi fabrikadan otele dönüştürülen çok özel bir proje. Mimarisi ve inşası,
aynı zamanda sahibi olan Mimar Nedret ve Mark Butler tarafından gerçekleştirilen
binanın, işlevsel ve mimari karekteristik özellikleri tarihe ve mimariye saygı
ile korunup yaşatılmış. Oda numaraları yerine kapıları üzerinde Kanlıca,
Vaniköy, Kandilli gibi İstanbul’un Boğaz semtlerinin adlarının bulunduğu odaların
dekorasyonu birbirinden farklı olarak tasarlanmış. İki katlı loft suitlerde
kendine özel boğaza açılan bahçesi, bütün odalarda odun şöminesi, boydan boya
mermer kaplı banyoların kurna ve küvet opsiyonları bulunmakta.

Bünyesinde, ana restoran
olarak hizmet veren ödüllü Kordon Balık Restoran’ı, kahvaltı salonu, Waterfront
Terrace Restaurant’ı, büyük şömineli kütüphanesi, Türk hamamı, spor salonu,
masaj odası yer alıyor. Özel tasarlanmış teknesi ile Kabataş ve Kuruçeşme uğraklı
deniz yolu servisi, konuklarına özel Boğaz turları gibi farklı hizmetleri de
beraberinde sunan Sumahan, Istanbul’un derin kültürüyle arasında bağ oluşturarak
farklılık sunan çok özel bir adres.
Sumahan, samimi ve sıcak ortamında sunduğu servis ile misafirlerine gerçek bir
tatil ve dinlenme imkanı veriyor.

19. yüzyıl sonlarına tarihlenen yapı, 1930’lu yıllarda Nedret Hanım’ın dedesi
Tevfik Cenani tarafından satın alınmış.

Güneşli günlerde yemyeşil çimlerin üzerinde, otelin spesiyalitesi olan meyve
kokteyllerinin tadına bakmak, otel konuklarının önde gelen keyiflerinden biri.
Bir dede yadigarı
Çengelköy’de boğazın kıyısında bulunan, 19.yy sonlarında Osmanlı sanayi mimarlığının
son devir örneklerinden olan bu tarihi bina kompleks olarak inşa edilmiş. Bu
kompleks, ambar, kireç ve taş ocakları, vejetalin yağı, briket kömür ve suma
fabrikası gibi bir çok çeşitli işlev için kullanılmış. Belgelere dayanan ilk
tarihi 1875 olan binaların eski tapu kayıtlarında II.Sultan Mahmut (1808-1839),
I.Sultan Abdülmecit (1839-1861) ve Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıflarından
geldikleri görülmekte. 1930’larda da Nedret Hanım’ın dedesi Tevfik Cenani tarafından
satın alınmış. O yıllarda, incirden yapılan ispirto üretiminin Tekel’e
geçmesiyle birlikte fabrika işlemez hale gelmiş ve uzun yıllar değişik kişiler
tarafından değişik amaçlarla kullanılmış, yıkımlar ve bozuk yapılanmalar olmuş.
Nitekim, binaların bir kısmının, restorasyonu ve güçlendirmeleri yapılabilmiş.
Ancak bozulmuş ve yıkılmış yapıların yeniden restitüsyon ve inşası gerekli olmuş.
Binanın içerisindeki duvarların bir bölümü, tarihi orijinal duvarlar olarak karşımıza
çıkıyor. Dekorasyonda ağırlıklı olarak yerli malzemeler kullanılmış, ancak
burada bulunmayan bazı malzemeler ithal edilmiş. Özel tasarımların bir çoğu
-özellikle aydınlatma
elemanları- Butler çiftinin oğulları olan mimar Yasha Butler’a ait.
