Yarı
yaşama-yarı keyif mekanı: İşte günümüzün banyo furyası!
Geçmişte sadece bir fiziksel
ihtiyaç mekanı olan banyolar, bugün pek çok duygusal ve psikolojik ihtiyacımıza
çare bulan sığınaklarımız haline geldi. Mimari akımlar ve tasarım estetiği ise
banyolarımızda fonksiyonellik ve teknolojiyle kıyasıya yarışta.

Yeliz OLCAY Yüksek Mimar
Yatak odamızın da ötesinde
günlük yaşantımız sırasında tamamen kendimizle baş başa kaldığımız yegane
mekandır, belki de banyomuz. Günlük yaşamın sıkıntı ve stresinden, yorgunluk ve
yükünden arınmak için bu “tercihli yalnızlık” nerdeyse bu mekanı kişisel terapi
alanımıza dönüştürüyor. Hiç tartışmasız olarak banyolarımız değişti ve dönüştü.
Fonksiyonel ve teknik taraflarına duygusal ve estetik faktörler eklendi. Hal
böyle olunca da, tasarım trendleri banyoları kasıp kavurdu; yeni bakışlar, yeni
arayışlar, yeni malzemeler, yeni renkler ve yeni lezzetler sunuldu.

Banyoda konfor seviyenizi yükseltecek her detay sizin lüksünüz olabilir.
Banyo tasarımında yeni
trendler, estetiği ve fonksiyonelliği tek bir potada eritmeye çalışırken rahatı
ve lüksü ön plana çıkardı. Lüks olan her zaman pahalı olmak zorunda değildir.
Elzem olmayan, ancak varlığıyla sizin hoşnutluk ve konfor seviyenizi
yükseltecek her detay sizin lüksünüz olabilir. Ve unutmamak gerekir ki,
herkesin biraz lükse ihtiyacı vardır; özellikle de böylesi bir terapi mekanında...
O halde banyolardaki yeni tasarım trendlerine göz atarak ipuçlarından
yararlanmak, özellikle banyolarını yenilemeyi düşünenler için oldukça faydalı
olabilir.
Kişisel Terapi Mekanımız
Günlük yorgunluktan arınmak için “sığındığımız”
banyo mekanlarında rahat ve konfor ön plana çıkınca, banyolar da metrekare
olarak oldukça büyüdü. Artık yeni yapılan evlerde banyo mekanları için ayrılan
hacim, oransal olarak küçük bir yaşama mekanını andırmakta. Evlerindeki mevcut
banyoyu yenilemeyi düşünen pek çokları da duvarları kaldırıp mekanları birleştirerek
banyolarını büyütme yoluna gidiyor. Metrekare kullanımı açısından banyoların
kendi içinde de separatörler veya çeşitli mimari geçişlerle yarı özel ve özel
mekanlar olarak bölümlendiğini görmek mümkün. Buhar, jakuzi ve sauna keyfi de
artık evlere taşındığından, bunlar için ayrılan farklı alanlar da banyolar
içindeki yerlerini alabiliyor. Mekanın müsait olduğu durumlarda artık hem küvet
ve jakuzi keyfi, hem de duş olanağını ayrı ayrı sunan tasarımlar sözkonusu.
Teknoloji harikası yeni duş sistemleri ve ankastre çözümler ise kesinlikle
denemeye değer.

Malzemeler ve Renkler
Keyif ve konfordan söz ederken
malzeme seçimi, renk ve dekorasyona hiç şüphesiz değinilmeli. Duygusallığın ön
planda olduğu bu mekanda, aidiyet hissini kuvvetlendiren yumuşak ve doğal
malzemeler ile ahşap oldukça yaygın kullanılmakta. Cam, krom ve çelik türü
malzemelerin kullanımı ise ahşabın sıcaklığını ve doğallığını vurgulayan karşıt
dokular olarak öne çıkıyor. Çeşitli malzemelerin
birlikte kullanımı günümüzde oldukça yaygın. Bu malzemelerin birbirleriyle
olan ilişki ve kontrastları ise oldukça farklı tatlar yaratabiliyor.

Buhar, jakuzi ve sauna keyfi de artık evlere taşındığından, bunlar için ayrılan
farklı alanlar da banyolar içindeki yerlerini alabiliyor.
Banyolarda renk trendleri ise
yine beyazın hakimiyetinde. Bununla beraber temizlik ve saflığın, rahat ve
huzurun sembolü olan beyaz artık banyolarda yalnız değil. Zira beyazı
tamamlayan canlı renkler ve ona karşı koyan siyahlar, antrasitler de oldukça
yaygın. Renk kullanımı çok kritiktir, zira mekanın ruh halini renk belirler.
Renk faktörü bir mekanı büyük veya küçük, canlı veya ölü, neşeli veya üzgün
gösterebilir. Bu yüzden dikkat etmekte fayda var; monoton renklerin fazlaca
kullanımı sıkıcı ve durağan tasarımlara yol açabilirken, canlı renklerin
fazlaca ve bir arada kullanımı ise yorucu ve boğucu sonuçlar doğurabilir. Bu
noktada mümkün ise bir iç mimar desteği almak yardımcı olabilir.
Minimal, Modüler ve
Teknolojik
Huzur ve mahremiyet hissinin domine
ettiği bu yeni büyük banyolar çoğunlukla yalın ve minimalist trend ile şekilleniyor.Tasarımda
otel banyolarından feyz almaya başlayan kişisel banyolarımızda çok fonksiyonel
olmasa da sadece estetik duruşu sebebiyle çanak lavaboların kullanımı oldukça
yaygınlaştı. Bunların bir dolap ile kombin edildiği uygulamalarda çoğunlukla
sade ve net çizgiler görülüyor. Banyo mobilyaları ise artık oldukça önem
kazandı, zira dolap ve çekmecenin yanı sıra modül çeşitliliği ve tasarım
alternatifleri şaşırtacak derecede çoğaldı.Teknolojiden de payını alan
banyolarda şimdi çeşitli müzik, bilgisayar, sinema ve TV sistemleri görmek
mümkün. Geçmişte duştan çıktığımızda titreyerek ayağımızı bastığımız serin
zemin döşemesi şimdi isteğimize göre ısınıyor.

Renk kullanımı çok kritiktir, zira mekanın ruh halini belirler.
Yeliz Olcay kimdir?
1980 yılında İzmir’de doğdu. Yeditepe
Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden yüksek onur derecesiyle bölüm birincisi
olarak mezun olan Olcay, İTÜ’de yüksek lisansını tamamladı. İTÜ’de halen
doktora çalışması devam eden mimar, Elginkan Grubu’na bağlı Elmor şirketinde
Mimari Hizmetler Uzmanı olarak görev yapmakta.