Polonez’den
barbekü motivasyonu
İngilizler havadan, Türkler yemekten konuşurlarmış.
Amerikalının biri “Türkler bütün motivasyonu yemekten alıyor” diyor. Nasıl öyle
olmasın? Yemekler bu kadar güzel olduktan sonra!

Bir süredir sürekli yurt dışından arkadaşlarımız gelip
gidiyor. Biz de İstanbul’u gezdirirken farkında olmadan şöyle cümleler
kuruyormuşuz; “Hadi Kanlıca’ya gidip yoğurt yiyelim, Gülhane parkında çay
içelim, Boğaz’da balık yiyelim, Tophane’de nargile tüttürelim” Sonunda
Amerikalı arkadaşlarımızdan biri dayanamayıp şöyle dedi; “Siz bütün
motivasyonunuzu yemekten alıyorsunuz. Yemek yemek ya da bir şey içmek için
gitmediğiniz bir yer var mı? Düşündük de yok. Peki haksız mıyız? Türkiye’de
yemekler bu kadar lezzetliyken, memleketin her bir yanında mangallar yakılır,
barbeküler yapılırken yemeği düşünmemek mümkün mü?
Benim de durumum genel eğilimden farklı sayılmaz. Ben de
yatar kalkar yemek düşünürüm. Son dönemlerde de Polonez’in şarküteri ürünlerini
ve Muratbey peynirlerini saplantı haline getirmiş durumdayım.
Polonez Barbekü’de bir öğle sonrası
Polonezköy’deki bir yaz pikniğinde pişen Polonez sucukları
gözümün önünden gitmezken Caddebostan’da “Polonez Barbekü” adında bir yerin
işletildiğini duydum. Körün istediği bir göz Allah vermiş iki tane. Hemen
halkla ilişkileri ile bağlantı kurup, mekan tanıtımı için randevu aldım. Bir de
halkla ilişkilerini yürüten firmada çalışanlar eski arkadaşlarım çıkmasın mı?
Çekim saatini özellikle öğleden sonra en boş olacakları
saatlere aldık ki hem çekimi rahat yapalım, hem de sohbet etme imkanı bulalım.
Garsonlar gayet nazik bir şekilde mönüyü uzatıyor. Mönü bile iştah açıcı,
yemeğin içine konulacak şeylerin isimleri ve fotoğraflarla bezenmiş. İştahımız
öyle kabarıyor ki ne yiyeceğimizi şaşırıp ortaya karışık bir şeyler söylüyoruz.
Restoranın kapasitesi 300 kişilikmiş. Haftanın her günü açıkmış ama İşletme
Müdürü Galip Bey (Kaşkaya) hafta sonları ve akşamları çok yoğun olduklarını
söylüyor.
Müşterileri de daha çok Bağdat Caddesi'ne gelenler veya
Anadolu yakasında oturanlar. “Ancak Avrupa yakasından da müdavimlerimiz çok”
diye eklemeden geçmiyor.
Dekorasyon, restoran ilk açıldığında Efes Pilsen tarafından
yapılmış. Daha sonra Polonez de bazı değişiklikler yapmış. Rahat ve ferah bir
ortam olmasına özellikle özen gösterilmiş. Galip Bey vale parking hizmetleri
olduğunu da sözlerine ekliyor. “İki elemanımız vale parkingde görev yapıyor. 30
araca kadar park sorunumuz yok.”
Ortalama hesap kişi başı 30 YTL civarında. Tabii bu rakam 20
ile 50 YTL arasında değişiklik gösterebiliyor. Polonez Barbekü bazen kapılarını
özel organizasyonlara da açıyor. Ancak hafta sonları çok yoğun olduğu için bu
tarz organizasyonlar genellikle hafta içi yapılıyor.
Dünya mutfağının seçme lezzetler
Polonez Barbekü çok zengin bir mönüye sahip. Galip Bey;
“Mönümüz için dünya mutfağı diyebiliriz. Herkes kendisine uygun bir şeyle
bulabilir burada. Misafirlerimizin isteğine göre mönü dışında da yemek
yapabiliyoruz. Bir diğer hizmetimiz de şu; hafta sonları lig maçları
yayınlıyoruz” diyor.
Restoranda her ay iki spesiyal belirleniyor. Örneğin temmuz
ayının spesiyali Steak Aleksander ve Rokfor Soslu Antrikot'tu. Tatlı olarak da
cheese cake, tiramisu, brownie ve dondurma var.
Etler Trakya Et (Polonez) güvencesinde. Adından da
anlaşılacağı gibi burası Polonez firmasına ait. Sebzeler ve meyveler ise günlük
olarak halden geliyor. Eh, bize de sadece bu lezzetleri mideye indirmek
düşüyor.