Nişantaşı’nda
SOFA konforu
Dünyada sayıları giderek artan HIP otel
tarzının Türkiye’deki temsilcilerinden biri olan The Sofa Hotel, konuklarını
yepyeni ve farklı bir yaşam tarzını deneyimlemeye davet ediyor.

Yaklaşık bir yıldan beri İstanbul Nişantaşı’nda konuklarını
ağırlayan The Sofa, mimar Sinan Kafadar imzası taşıyor. Farklılığını
hissettiren çizgisi ve kişiye özel hizmetleri ile konuklarına farklı deneyimler
sunan bir mekan…
Yapı Metex Design tarafından teslim alındığında neredeyse
dış kabuk halindeymiş. Öncelikle kat planları, işletme ile birlikte verilen
kararlar doğrultusunda yatak katlarında oda bölüntüleri oluşturulmuş. Otelin iç
mekanlarında tasarımın çıkış noktasını Nişantaşı’nın eski dokusu oluşturmuş.
Geniş alanda banyo keyfi Banyonun diğer mekanlarla olan
ilişkisi, ıslak hacmin “ana yaşama mekanının bir parçası olarak hissedilmesi”
amaçlanarak kurgulanmış.
Bunun sonucu olarak klasikten oldukça farklı bir tasarım
çizgisi izlenmiş. Banyonun girişi, oda koridoru yerine odanın içinden geçişli
olarak tasarlanmış.
Banyolarda küvet ve duş bölümünün beraber yer aldığı, “ıslak
hacim” (wet area) adı verilen bir bölüm oluşturulmuş. Küvete duş bölümünden
geçilerek giriliyor. Duşun girişi ise banyonun derinliğini bozmamak için
tamamen şeffaf cam olarak tasarlanmış.
Banyo bu kadar açık olarak tasarlandığı için, klozet kısmı
ayrı olarak ve mahremiyeti sağlamak için etrafı opak camla çevrelenmiş.
Banyolarda tercih edilen vitrifiye Duravit, bataryalar Vitra, banyo
aksesuarları Sonia ve Gedy markalarından seçilmiş. Küvet ise Kaldewei marka...
Odalarda ve ferahlık duygusu vermek için açık renkler
kullanılmış. Kırmızı ise dinamik bir tezat yaratması amacıyla tercih edilmiş.
Giriş kapısı, banyo-oda arası bölücü panel, gardrop panelleri, TV-çalışma
masası, yatak başı, komodinler, sofa, lavabo dolabı, bavulluk, ayna gibi bütün
hareketli ve sabit mobilyalar Metex Design tarafından tasarlanmış. Ahşap
imalatlar As Mobilya tarafından gerçekleştirilmiş. Sofa imalatı ise Kolsan’a
ait. Aydınlatmalar yurt dışından ithal edilmiş olup, Carpyen imzası taşıyor.
Oda yer döşemesi, yine eski Nişantaşı evlerini anımsatmak amacı ile meşe parke
olarak seçilmiş.
Sıradışı ve elit…
Otele adım atar atmaz modern Türk sanatçılarının birbirinden
değerli eserleri ile karşılaşıyorsunuz. Giriş holünü lobinin bulunduğu birinci
kata bağlayan misafir karşılama duvarında ve her katın fuayesinde, heykel
sanatçısı Osman Dinç’in otel için özel olarak çalıştığı Oppidumlar (kale
şehirler) yer alıyor.
Mevcut bina çerçevesi sebebiyle sahip olduğu dar ve uzun
formuyla otel girişi, sokağın devamındaki bir pasaj olarak algılanıyor. Bu
doğrultuda dış cephede kullanılan Pietra Serena mermeri ve dış boya rengini
aynen zemin katta devam ettirilmiş. Resepsiyon ise ikinci katta yer alıyor.
Asansör kuyusunu hissettirmek için asansör giriş kapılarının
etrafı şeffaf cam olarak tasarlanmış. Asansör kabininin içi ise camlı. Asansör
kuyusundaki arka duvarda Seçkin Pirim tarafından tasarlanan aydınlatmalı sanat
eseri bulunuyor. Otel içi yönlendirmeler de aynı şekilde Seçkin Pirim
tarafından tasarlanıp imal edilmiş.
Toplam 82 adet odadan oluşan otelin 12 odası özel süit
olarak tasarlanmış. Standart odalarda da odanın planından kaynaklanan
farklılıklar dışında konsept bütünlüğü sürdürülmüş.
Birbiri içine akan mekanlar Otel lobisinde klasik otel
lobilerinden farklı olarak, lobi, kitapçı, restoran, cafe-bar aynı mekanda
bulunuyor. Mekanlar birbirlerini tamamlayarak ve birbirlerinin içinden geçerek
tek bir mono mekan oluşturulmuş durumda. Böylece daha sıcak ve daha bütün bir
mekan oluşturulmuş. Kullanılan sıcak renkler, doğal ahşaplar ve aydınlatma
senaryosu ile bir evin rahatlığını yaşatmak amaçlanmış.
On yedisi süit olmak üzere toplam 82 odanın bulunduğu otelde
bütün odalar, konukların günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla en yeni
teknolojik olanaklarla donatılmış. Her odada LCD ekrandan televizyon, DVD ya da
VCD izlemek ve interaktif TV sistemi aracılığı ile internete bağlanmak mümkün.
Otelde pek çok işletmeci bir arada bulunuyor. Girişte yer
alan çiçekçi Ceremony, lobide kütüphane olarak yer alan kitapçı Patika, Mustafa
Toner imzalı Tuus Restaurant, Taylife ve Cafe Sofa bunlardan. Otelin işletmesi
sadece odalardan ve toplantı katından sorumlu. Diğer alanlar farklı
işletmeciler tarafından işletiliyor.

Odalarda banyo-yaşam mekanı arası bölücü panel, gardrop
panelleri, TV-çalışma masası, yatak başı, komodinler, sofa, lavabo dolabı,
bavulluk, ayna gibi bütün hareketli ve sabit mobilyalar Metex Design tarafından
tasarlanmış.

Nişantaşı’ndaki tarihi binalardan birinde insanların
kendilerini daha evinde gibi hissedeceği bir ortam yaratılmış Sofa’da. Gerek
süit odalar, gerekse ortak kullanılan mekanlar, maksimum konforu hedefleyerek
tasarlanmış.

Banyolarda eski Nişantaşı evlerindeki gibi beyaz ve siyah
mermer tercih edilmiş. Küvetin olduğu duvar ve havlu rafları için özel olarak
tasarlanan nişte cam mozaik kullanılmış. Armatürler Hansgrohe, lavabolar ise
Duravit imzası taşıyor. Sarkıt aydınlatma elemanı Metex Design tarafından
tasarlanmış.

Banyoda farklı fonksiyonlar şık bir cam panelle
bölümlenmiş. Lavabo ve küvet bölümlerini birbirinden ayıran cam bölme Artemis
imzası taşıyor.

Cam mozaik kaplamalı niş, havlu ve bornozlar için düşünülmüş.

Mermer tezgahtan şık bir detay…

Klozet Duravit, gömme rezervuar Vitra imzalı. Küvetlerde
yine Hansgrohe duş armatürleri tercih edilmiş. Rahatlatıcı yağmur duşu ise
banyoda geçirilen saatleri tam bir keyfe dönüştürüyor..

Süitin yaşama alanından bir görünüş. Oda yer döşemesi,
eski Nişantaşı evlerini anımsatmak amacı ile meşe parke olarak düşünülmüş.

Süitin mutfak bölümünden görünüş…

Asansör çevresi tasarımında da çıkış noktası Nişantaşı
apartmanlarındaki eski asansörler olmuş. Asansör giriş kapılarının etrafı şeffaf
cam olarak tasarlanmış. Girişte ve asansör önlerinde yer alan kırmızı şapkalı
aydınlatmalar Fil Design tarafından ithal edilmiş.

Otel genelinde ve lobide kullanılan sıcak renkler, doğal
ahşaplar ve aydınlatma senaryosu ile otel misafirlerine bir evin rahatlığını yaşatmak
amaçlanmış.

Merdivenlerde Bursa Füme, Light Emprador ve Dark Emprador
mermerleri kullanılarak oluşturulan mermer mozaik kullanılmış.

Otel lobisinde klasik otel lobilerinden farklı olarak,
lobi, kitapçı, restaurant, cafe-bar aynı mekanda bulunuyor. Mekanlar
birbirlerini tamamlayarak ve birbirlerinin içinden geçerek tek bir mono mekan
oluşturulmuş durumda.Böylece daha sıcak ve daha bütün bir mekan ortaya çıkmış.

Lobi ve Cafe’deki sabit ahşap imalatların bir kısmı As
Mobilya, bir kısmı ise Neo Design tarafından yapılmış. Hareketli mobilyalar(koltuk,sandalye,masa
vb.) ise, Metex Design tarafından tasarlanmış olup, imalatları Kolsan’a ait.

Otelde pek çok işletmeci bir arada bulunuyor. Lobide
kütüphane olarak yer alan kitapçı Patika bunlardan.

Resepsiyon önü ve bar üzeri aydınlatma elemanlarının
imalatları Demiralp ve Somtaş firmaları tarafından gerçekleştirilmiş. Bar
üzerinde ve bazı mobilyaların üzerinde Bianco Carrera isimli beyaz İtalyan
mermeri kullanılmış.

Lobi tuvaletlerinden bir görünüş.

Çanak lavabodan detay…

Taylan Kümeli tarafından işletilen Taylife zeminin altındaki
katta konumlanıyor. Merkez, kapalı havuzu, saunası, buhar hamamı ve gym
bölümüyle hizmet veriyor.

Taylife’ın soyunma odalarındaki duş bölümlerinden görünüş.
Duvarlarda cam mozaik, zeminde Önalanlar tarafından ithal edilen İspanyol
seramikler tercih edilmiş.

Soyunma bölümünden bir görünüş. Taylife'da duvar kağıtları
ve aydınlatma elemanları Ünitem tarafından ithal edilmiş.