23 Mayıs 2012 Çarşamba
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İlk yardım

 

Zehirlenmelerin tedavisinde zaman faktörü en önemli rolü üstlenir. Zehirlenmenin tanısı ne kadar çabuk konur ve tedaviye ne kadar erken başlanırsa, başarı şansı o kadar yüksektir.

Ancak klinik bulgulara göre tanı koymak çok defa zordur. İlk belirtiler birbirine benzerlik gösterir. Hastada aniden başlayan bulantı, kusma ve bitkinlik öncelikle zehirlenmeyi akla getirmelidir. Tanı koymada hastanın muayene bulguları yanında olayın iyice soruşturulmasının büyük önemi vardır. Hasta ve yakınlarından, hastanın aldığı gıdalar, içtiği ilaçlar, evde başka amaçlarla ilaç bulunup bulunmadığı ve bunlarda bir eksilme olup olmadığı, şüpheli bir durumla karşılaşıp karşılaşmadıkları, evde zehirli olabilecek maddelerin bulunup bulunmadığı, hastanın bulunduğu yer, alınan gıdaların türü ve kaynakları iyice sorulup bazı ipuçları yakalanmaya çalışılmalıdır. Hastanın bulunduğu yerde boş ilaç kutusu ve ambalajları bulunmuş ise bunların getirtilerek içerikleri araştırılır. Hastanın son zamanlarda bazı sorunları olup olmadığı da sorulmalıdır.

Hasta daha önce kusmuş ise kusmuğunda ilaç artıklarına rastlanıp rastlanmadığı ve varsa tarifleri araştırılır. Bazı zehirler geç etki gösterdiklerinden soruşturma daha önceki günleri de kapsamalıdır. Hastanın mesleği ve çalışma şartları meslek zehirlenmelerinin aydınlatılmasında yararlı olur.

Hastanın sağlık kuruluşuna nakledilinceye ya da hekim gelinceye kadar geçen süre içinde bazı ilk yardım uygulamaları gerekebilir.

 

Zehirlenme vakalarında, tanı koymadan önce muayene bulgularının yanısıra olayın iyice soruşturulmasının büyük önemi vardır.

 

Zehirlenmelerde ilk yapılacak şey hekime haber verilmesi, hastanın hastaneye naklinin sağlanmasıdır.

Hastanın bilinç düzeyi kontrol edilir.

Solunum kontrol edilir, solunum yoksa veya çok yetersizse, hastada morarma varsa ağız-ağıza yapay solunumla hasta havalandırılır.

Nabız kontrol edilir, kalp durması saptanırsa kalp masajı yapılır.

Zehirlenme nedeni araştırılır.

Zehirin vücuda giriş yeri araştırılır.

Varsa boş ilaç kutuları hekime gösterilmek üzere saklanır.

Zehirlenmeye neden olan madde vücuda ve giysilere bulaşmışsa, elbiseler çıkartılır, hasta temizlenir.

Zehirlenme solunum yolu ile oluşmuşsa hasta derhal açık havaya çıkartılır, odanın havalandırılması sağlanır. Odada zehirli gaz bulunduğundan hasta yakınlarının dikkatli olmaları ve kendilerini korumaları gerekir.

Şüpheli yiyecek artıkları veya kusmuk, dışkı gibi maddeler varsa ilerde analiz yapılmak üzere muhafaza edilir.

 

Bilinç kaybı olan hastalarda genellikle kaslarda gevşeme olduğundan çenenin pozisyonu ve dilin geriye sarkması ile hava yollarını tıkaması söz konusu olabilir.

Uygun pozisyon verilerek ve başın arkaya doğru itilip enseden hafifçe kaldırma veya alt çenenin öne doğru çekilmesiyle hava yollarının açık kalması sağlanabilir.

Hastada kusmalar varsa kusmuğun solunum yollarına kaçmasına meydan verilmemelidir. Hasta başı aşağıda kalacak duruma getirilirse nefes borusuna mide içeriğinin kaçması önlenebilir.

Hastanın yatırılarak tam istirahati temin edilir.

Hasta korosiv madde almış ise kusturma yapılmamalıdır.


Sağlık kurumlarında yapılacak tedaviler

Hastanın muayenesi sırasında zehirlenmenin nedenini aydınlatabilmek amacıyla hasta veya yakınlarından bilgi edinilmelidir.

Süratli bir muayene ile hastanın hayati fonksiyonları (kalp, dolaşım, solunum, merkez sinir sistemi) kontrol edilmelidir. Hastada derhal bir damar yolu açılır. Solunumu durmuş veya yetersiz olan hastalarda suni solunum desteği ve oksijen verilerek havalandırma sağlanır. Tansiyon düşüklüğünde sıvı verilmesi ve tıbbi ilaçlarla normal sınırlara yükseltilir. Kasılmalar varsa buna karşı önlemler alınır.

Hayati fonksiyonların kontrol altına alınması çabalarının yanısıra zehirin vücuda yayılmasını önleyici tedbirlere baş vurulur. Bunların başında kusturma ve mide yıkama gelir. Bilinci açık hastalarda ağız boşluğunun arka bölgesine bir kaşık veya parmakla dokunmak kusma refleksini uyandırır. Kusmuk dikkatle incelenerek ilaç artıkları olup olmadığı araştırılır.

Korosiv maddelerle ve petrol ürünleri ile zehirlenmelerde kusturma yapılması sakıncalıdır.

Kusturma işlemi bazı ilaçlar kullanılarakta yapılabilmekte fakat bu yönteme seyrek baş vurulmaktadır. Bilinci kapalı hastalarda kusturma sakıncalıdır.

Mide yıkanması ağız yoluyla alınan ve henüz midede bulunan kana karışmamış zehirli maddelerin uzaklaştırılmasında en etkili yöntemdir. Özellikle madde alımından kısa bir süre sonra müdahale edilen hastalarda etkenin büyük ölçüde atılımı sağlanabilir. Alımın üzerinden 2-4 saatlik bir süre geçmişse mide yıkama fazla etkin olmaz.

Bu süre içinde zehirli madde büyük ölçüde kana karışmış veya mideyi terk ederek bağırsaklara geçmiştir. Ancak zehirli maddelerin birçoğu mide hareketlerini yavaşlatarak ve mide çıkışında spazma neden olarak mide boşalmasını geciktirirler. Bu nedenle aradan geçen süreye bakılmaksızın mide yıkaması uygulanmalıdır. Mide yıkanması yemek borusundan mideye geçirilen kalın çaplı bir lastik boru yardımı ile gerçekleştirilir. En basit şekliyle borunun dışta kalan ucundan bir huni yardımı ile su verilir. Boru hastanın başından daha alt seviyeye indirilerek boşalma sağlanır. Bu işlem gelen sıvı berraklaşıncaya kadar tekrarlanır. Bilinci kapalı hastalarda mide yıkaması sırasında mide içeriğinin hava yoluna kaçma riski vardır. Bu hastalarda önce hava yoluna bir solunum tüpü yerleştirilerek solunum güven altına alındıktan sonra mide yıkama işlemi başlatılır. Son yıkamadan sonra aktif kömür midede bırakılır.

Aktif kömür birçok maddeyi bağlayarak etkisiz hale getirir ve bağırsaklardan atılmasını sağlar. Mideden bağırsaklara geçmiş olan zehirli maddelerin emilmeden atılmasını hızlandırmak amacı ile müshiller verilerek bağırsakların boşalması sağlanır. İdrar miktarını arttırılması da yarar sağlayabilir.

 

Tansiyon düşüklüğünde hastaya sıvı verilmeli ve tansiyon, tıbbi ilaçlarla normal sınırlara yükseltilmelidir.

 

Ağır hastalarda kana karışmış zehirin elimine edilmesi için diyaliz yöntemine başvurulur. Ancak her zehirin diyalizle vücuttan alınması söz konusu değildir. Ayrıca kana uzun süre önce karışarak vücutta zararlı etklerini göstermiş vakalarda fazla yarar sağlanmaz.

 

Botulism, yılan ve akrep zehirlenmelerinde zehire karşı hazırlanmış serumlar kullanılır.

Hasta geldiğinde kan, idrar ve mide içerikleri alınarak toksikolojik analiz için laboratuvara gönderilir. Hastada vücut ısısı düşükse battaniyeler ile sarılarak ve sıcak uygulanarak yükseltilmeye çalışılır.

Laboratuvar tetkikleri ile kan tahlilleri sonucuna göre gerekli tedaviler yapılır. Kan şeker düzeyinin düşük veya yüksek olduğu durumlarda gerekli müdahale ile normal sınırlara çekilir. Su kaybı ve kan elektrolitlerinde kayıplar varsa telafi edilir.

Bazı vakalarda kan verilmesi gerekebilir.

Hastada bulgulara yönelik tedaviye de zaman kaybetmeden başlanır.

 

Zehirlenme vakaları bulgular hafifte olsa gözlem altında tutulmalıdır. Bazı zehirlerin etkilerinin geç ortaya çıktığı unutulmamalıdır.

 

Zehirin cinsi belirlenebilmiş ise spesifik tedavi uygulanır. Antidot zehirli maddelerin etkisini yok eden ilaçlara verilen isimdir. Her zehirin antidotu yoktur. Zehirin cinsi saptanmış ve antidotu varsa uygulanır. Bazı ilaçlar ise zehirin vücutta yaratmış olduğu bozuklukları tedavi edici niteliktedir.

Zehirlenme vakalarında zehirin cinsi biliniyorsa, ülkemizde de bazı yerlerde bulunan Zehir Danışma Merkezleri aranarak zehir hakkında bilgi alınabilmektedir.

Zehirlenme vakaları bulgular hafifte olsa gözlem altında tutulmalıdır. Bazı zehirlerin etkilerinin geç ortaya çıktığı unutulmamalıdır.

Özellikle nedeni bilinmeyen zehirlenmelerde hasta mutlaka hastaneye yatırılmalıdır.

Ağır zehirlenmelerin tedavisi yoğun bakım sevislerinde yürütülmelidir. Bu şekilde hastanın cihazlar yardımı ile daha yakından izlenmesi, oluşabilecek değişimlerin süratle farkına varılarak giderilmesi mümkün olur.

Bazı zehirlenmelerin tedavileri uzun sürebilir ve kalıcı bozukluklarla iyileşme sağlanabilir.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


9242 - unknown - 38.107.179.237