Çevre
kirlenmesinde zehirli maddeler
Çevre kirlenmesi sadece insanlarda sağlığı tehdit etmekle
kalmaz, ekolojik dengeyi değiştirerek doğanın dengesinin bozulmasıyla olumsuz
sonuçlara da yol açar. Çevreye yayılan toksik maddeler bazen toplu
zehirlenmelere neden olabilir.
Teknolojinin gelişmesi ile endüstride kullanılan maddelerin
de sayıları artmış ve büyük miktarlarda kullanımları ortaya çıkmıştır.
Özellikle sanayinin yoğun olduğu yerleşim alanlarında endüstriyel atıkların
çevreye bulaşması canlılar için zararlı etkilere yol açmakta ve sağlık için
tehdit oluşturmaktadır.
Diğer taraftan tarım alanında da daha fazla ürün
alınabilmesi için tarım zararlılarına karşı daha fazla mücadele verilmekte ve
daha fazla kimyasal madde kulanılması gerekmektedir. Ayrıca günlük hayatımızda
da daha fazla sentetik madde kullanılmaktadır. Tüm bu faktörlerin etkisi ile
çevre sorunları ortaya çıkmakta ve çevre kirliliği giderek artmaktadır.
Çevre kirliğinin oluşmasını engellemek için çeşitli önlemler
alınmakta, belirli kullanım kuralları oluşturulmakta ve yasal tedbirler
alınmaktadır. Nükleer teknolojinin gelişmesi ile ortaya çıkan potansiyel
tehlikeler de sorunun ayrı bir boyutudur.
Su kirlenmesi
İçme suyuna zehirli maddelerin karışması toplu
zehirlenmelere neden olabilir.
Bu zehirler daha çok zararlı sanayi atıklarının içme
sularına karışması ile oluşur. Özellikle düzgün içme suyu şebekesi bulunmayan
kesimlerde tehlike arz eder. İçme suyunun kirlenmesi sadece sanayi atıkları ile
olmaz. İnsan ve hayvan atıklarının suya karışması ile de oluşabilir.
Kullanılmış suların ve lağım sularının içme suyuna karışması ciddi hastalıklara
neden olur. Bunlar daha çok enfeksiyon şeklinde karşımıza çıkar. Kanalizasyon
kaçakları, kırsal kesimde lağım sularının ve hayvan barınaklarından sızan suların
kuyulara karışması bu suların içilmesiyle hastalıklara neden olur. Şüpheli
suların içme ve kullanılmaları zorunluluğu varsa, bunların ilaçlarla
mikroplardan arıtılması veya kaynatılarak içilmesi önerilir. Tarımsal alanlarda
kullanılan suya zehirli endüstiyel atıkların karışması bitkilere ve hayvanlara
da zararlı etkiler gösterir. Deniz suyunun atıklarla kirlenmesinde de çeşitli
zararlı etkilerin görülmesi söz konusudur.

Hava kirlenmesi
Günümüzde yerleşim yerlerinde yakıtlardan veya sanayide
fabrikalardan atmosfere karışan gazlar hava kirlenmesine yol açmaktadır.
Zararlı gazlar arasında kükürt dioksit, nitrik oksitler,
azot oksitler, hidrojen sülfür, bazı hidrokarbonlar sayılabilir. Ayrıca havaya
karışan duman ve küçük partiküllerin rolü bulunmaktadır.
Hava kirlenmesinin önlenmesi amacı ile standartlar
belirlenmiştir. Sanayi kuruluşlarında bacalara uygun filtreler takılması ile
zararlı atıkların havaya karışması önleyici tedbirler şart koşulmuştur.
Hava kirlenmesinin yoğun görüldüğü yerlerde solunum
hastalıklarının arttığı bilinmektedir.
Hava kirlenmesi çevrede bitkiler üzerine olumsuz etkilerini
gösterir. Spray şeklinde kullanılan başta deodoranlar ve kozmetiklerin
içerdikleri maddelerin atmosferde ozon tabakasını tahrip ettiği hemen herkesçe
bilinmektedir. Ozon tabakasının delinmesi dünya ikliminde zamanla büyük
değişikliklere yol açacak insanlık için büyük sorunlar doğuracaktır. Çernobil
olayında olduğu gibi nükleer santrallerde kazalar sonucu oluşacak radyoaktif
kaçaklar geniş toplum kesimlerinde etkilerini gösterirler. Son derece sıkı bir
şekilde güvenlik önlemlerinin alınması hayati önem taşır. Tıpta kullanılan
radyoaktif maddelerin de çok iyi muhaza edilmeleri ve atıkların uygun şekilde
imha edilmeleri gerekir.