Sağlıklı
beslenme
Kötü beslenme alışkanlıklarının genç yaşlarda terk
edilmesi, yaşlılık dönemindeki sağlıklı yaşamın önünü açacak en önemli
etkendir. Taze meyve-sebze tüketimi, sigara ve alkolden uzak bir yaşam, düzenli
egzersiz, tuzu-şekeri azaltmak sağlıklı beslenmenin ilk şartlarındandır.
Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün
değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle
bebekler ve yaşlılar beslenme yetersizliğine karşı çok duyarlıdırlar, yetersiz
ve dengesiz beslendiklerinde sağlıkları hızla bozulur. Uluslararası Beslenme
Konferansı’nın (1992) önerilerinden biri de her ülkenin, beslenme yönünden
hassas toplum kesimleri başta olmak üzere, bireylerinin beslenmeleri bakımından
iyi durumda olmalarının teminidir.
Yaşlı insanlar beslenme yetersizliğine karşı özellikle
duyarlıdırlar.
Bu kişilerde görülen hastalıkların önemli bir kısmı iyi
beslenememekten kaynaklanır. İşin bir başka yönü de ilerleyen yaşlarda görülen
bazı hastalıkların daha genç yaşlardaki kötü beslenme alışkanlıklarının bir
neticesi olmasıdır.
Aşırı yağ tüketen kişilerde kolon, pankreas ve prostat
kanserlerine daha sık rastlanır. Yine aşırı yağ ve karbonhidrat tüketimiyle
beraber sebze ve meyvelerin az tüketilmesi damar sertliği, şeker hastalığı,
hipertansiyon ve kalp hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlar.
Sağlıklı bir yaşlılık dönemi geçirebilmemiz için hem gençlik
dönemimizde hem de yaşlılık dönemimizde iyi ve dengeli beslenmeliyiz.
Aşağıda yaşlılık döneminde dikkat etmeniz gereken bazı beslenme
önerileri sıralanmıştır:
• Çeşitli besin kaynaklarının hepsinden yararlanın:
Türkiye çok çeşitli besin kaynaklarına sahip ülkelerden
biridir. Sağlıklı yaşam için gerekli her türlü sebze, meyve ve tahıl grupları
ülkemiz topraklarında yetişmektedir. Protein kaynakları da bol ve çeşitlidir.
Her birey gibi yaşlılar da bunların hepsinden dengeli bir şekilde
yararlanmalıdırlar. Her gün aşağıdaki besin gruplarının hepsinden yararlanın:
-Ekmek, pirinç, tahıllar, makarna
-Sebzeler
-Meyveler
-Süt, yoğurt ve peynir
-Et, balık, kümes hayvanları, yumurta
• Aktif olun, düzenli egzersiz yapın:
Günde en az 30 dakika egzersiz yapmanın yararları çok
fazladır. Sabahları yapılacak 15 dakikalık bir yürüyüş ve öğleden sonra bahçede
hafifçe çalışarak geçirilecek diğer bir 15 dakika sizi daha sağlıklı ve mutlu
kılacaktır. Hatta günde üç kere olmak kaydıyla 10 dakikalık kısa yürüyüşler
bile yeterlidir.
• Bir günde en az 3 öğün yemek yiyin:
Günde en az üç öğün yemek yemek daha dengeli ve bol çeşitli
besin tüketmenize olanak sağlayacaktır. Kahvaltının çok önemli olduğunu
unutmayınız. Güne enerji ile başlamak iyi bir kahvaltı ile mümkündür. Karnınız
aç olmasa bile öğünleri atlamayınız ve hiç olmazsa hafif bir şeyler yiyiniz.
• Gıdalarınıza özen gösterin, doğru saklayın:
İyi hazırlanmamış ve doğru saklanmamış gıdalar besin
zehirlenmesine yol açabilir. Yaşlılarda besin zehirlenmesi su ve tuz kaybına
neden olarak son derece kötü sonuçlar doğurabilir. Gıdanın taze olduğundan emin
değilseniz onu tüketmeyiniz.
• Taze sebze ve meyveleri bol tüketin:
Taze sebze ve meyve yemenin faydaları sınırsızdır. Böyle
alışkanlıklar edinmenin yaşı yoktur. Daha önce sebze ve meyve yeme
alışkanlığınız yoksa bile şimdi başlayınız. Vitamin ve mineralleri bu
besinlerden alacaksınız. Sindirim sağlığınız için gerekli olan lif bu gıdalarda
bol miktarda mevcuttur. Taze sebze ve meyvenin mideye dokunduğu görüşü
YANLIŞTIR. Bu görüşe inanmayınız.
• Ekmek ve tahıl ürünlerini bol tüketin:
Bu gıda grubunu fırsat buldukça tüketiniz. Bu grup, nişasta
ve liften zengindir. Uygun enerji almanın en güzel yolunu sağlarlar.
• Doymuş yağ içeren maddelerden uzak durun:
Aslında yağların tamamının fazla yenmesi zararlıdır. Doymuş
yağ içeren margarinler, kuyruk yağı ve tereyağı gibi yağlar ise özellikle
sakıncalıdır. Bu gruptan mümkün olduğu ölçüde uzak durulmasında yarar vardır.
• Yeterli miktarda su için ve sıvı alın:
Bedensel işlevlerin sürdürülebilmesi için suya ihtiyacımız
vardır. Su ihtiyacının yaşlılıkta azaldığı inancı YANLIŞTIR. Sağlıklı bir yaşam
sürdürebilmek için bol su ve sıvı alınız.
• Alkolden uzak durun:
• Tuz ve tuzlu maddeleri az tüketin:
Aşırı tuz alımı sağlığınız açısından zararlıdır. Sofra
tuzunun yanında her türlü tuzlu gıdayı alırken dikkat ediniz. Sucuk, salam,
bazı peynir türleri, salça, sodalı içecekler ve karbonatın fazla miktarlarda
tuz içerdiğini unutmayınız.
• Kalsiyumca zengin beslenin:
Kemiklerimizin kuvvetli kalması için kalsiyum gereklidir.
Kemiklerden kalsiyum kaybı kemik erimesine (osteoporoz) yol açar. Bu durum
kemiklerin kolay kırılmasına neden olabilir. En iyi kalsiyum kaynakları süt ve
süt ürünleridir. Bunları bolca tüketiniz.
• Rafine şekerden kaçının. Şeker ve tatlıları az
miktarlarda tüketiniz:
Şeker ihtiyacınızı meyvelerden karşılayınız. Ağız tadı için
az miktarlarda tatlı gıdalar yenebilir, ancak bu gıdalar ile karın doyurmak
zararlıdır.
Hareket edebilmek, insanoğlunun hayatta kalabilmesi için en
önemli özelliklerinden biridir. Yiyecek bulmak, tehlikelerden uzaklaşabilmek,
vücudumuzu korumak ve güçlendirmek gibi birçok gereksinimimizi kollarımızı,
bacaklarımızı hareket ettirerek ve yürüyerek karşılamaktayız.
