'Her Şey' Hakkında Her Şey
BAKÛ DOĞU HALKLARI KURULTAYI, III.Komünist Enternasyonal (Komintern) tarafından Doğu’daki sömürge ve yarı sömürge konumundaki ülkeleri emperyalist güçlere karşı harekete geçirmek amacıyla 31 Ağustos-7 Eylül 1920 arasında Bakû’de toplanan kongre. 1920’de Bolşevikler, Batı’da umdukları büyük devrimin pek de yakın olmadığına inanmaya başlamışlardı. Bu ortamda Doğu halklarına doğru yönelen Sovyetler Birliği, onlarla Batı’ya karşı bir ittifak kurmaya çalışıyor ve Batılı emperyalist güçlerin egemenliği altındaki Doğulu halkları bu güçlere karşı ayaklandırmayı düşünüyordu. Bu nedenle Bakû’de, çoğunluğu sömürge rejimi altındaki Doğu ülkelerinden gelen komünist partilerin temsilcilerinin katıldığı bir kurultay düzenlendi. Kurultaya çoğu Kafkasya, Orta Asya, İran ve Türkiye’den olmak üzere toplam 1891 delege katıldı. Kurultayda daha çok, “Doğu halklarının ulusal kurtuluş mücadeleleri, beklenen dünya devrimi açısından nasıl değerlendirilecek?”, “Komintern bu konuda nasıl bir strateji izleyecek?” gibi iki ana konu üzerinde duruldu. Kurultay’da ayrıca komünist nitelikli olmayan -bu sırada Anadolu’daki kurtuluş mücadelesi dahil- ulusal kurtuluş hareketlerine karşı nasıl bir tutum takınılacağı da tartışıldı. Aralarında Mustafa Suphi, Ethem Nejat gibi isimlerin bulunduğu Türkiye’den 235 delegenin katıldığı kurultayda TBMM’yi Tali Bey (Öngören) temsil etti. Fas, Tunus, Cezayir ve Trablusgarp devrimcilerinin temsilcisi olarak Enver Paşa’nın bildirisinin okunduğu ve tüm ulusal devrim hareketlerine destek veren Kurultay, Türk Kurtuluş Savaşı’nın da desteklenmesi doğrultusunda karar aldı.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.