23 Mayıs 2012 Çarşamba
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

BUĞRA, TARIK, (2 Eylül 1918 Akşehir - 26 Şubat 1994 İstanbul), yazar. Ortaöğrenimini Konya Lisesi’nde tamamladı (1936). Bir süre İstanbul Tıp, Hukuk ve Edebiyat fakültelerinde öğrenim gördü; yükseköğrenimini yarım bırakarak Akşehir’de gazeteciliğe başladı; Nasrettin Hoca gazetesini çıkardı (1947). İstanbul’a yerleşerek Milliyet (1952-1956), Yeni İstanbul (1969) ve Tercüman gazetelerinde fıkra yazarlığı yaptı. “Oğlumuz” adlı öyküsüyle Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği öykü yarışmasında ikincilik ödülünü (1948) kazandı. Öykülerinde, çok çeşitli ortamlarda ele aldığı kişilerin iç dünyalarını başarıyla yansıttı. “Siyah Kehribar” (1955) adlı yapıtıyla romana geçti. “Küçük Ağa” (1964) ve “Küçük Ağa Ankara’da” (1966) gibi romanlarında Kurtuluş Savaşı’nı değişik bir tarih anlayışıyla yorumladı. “Gençliğim Eyvah” (1979), “Yağmur Beklerken” (1981) adlı romanlarında, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki siyasal gelişmeleri ve çok partili demokrasiye geçişi irdeledi. Öykü ve romanlarının yanı sıra çeşitli tiyatro yapıtları kaleme aldı. “İbiş’in Rüyası”, “Osmancık”, “Küçük Ağa” adlı yapıtları TV dizisi hâline getirildi. Başlıca yapıtları: “Oğlumuz” (öyküler, 1949), “Yarın Diye Bir Şey Yoktur” (öyküler, 1952), “İki Uyku Arasında” (öyküler, 1954), “Siyah Kehribar” (roman, 1955), “Gençlik Türküsü” (fıkralar, 1964), “Gagaringrad” (gezi notları, 1962), “Küçük Ağa” (roman, 1964), “Küçük Ağa Ankara’da” (roman, 1966), “İbiş’in Rüyası” (roman, 1970, TRT 1970 Roman Başarı Ödülü), “Firavun İmanı” (roman, 1976, Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı, 1978), “Dönemeçte” (roman, 1978), “Gençliğim Eyvah” (roman, 1979), “Düşman Kazanmak Sanatı” (edebiyat yazıları, 1979), “Akümülatörlü Radyo” (oyun, 1980), “Osmancık” (roman, 1983), “Dünyanın En Pis Sokağı” (1989), “Yalnızlar” (1994).

TARIK BUĞRA’NIN ESERLERİ

 

İBİŞİN RÜYASI

Tarık Buğra’nın romanı (1970). Romanda, ünlü tiyatro sanatçısı Naşit Özcan’ın (1898-1943) yaşamı ele alınır. Tiyatro tutkusuyla genç yaşta paşa babasının evini terk eden Naşit, kısa sürede sivrilip kendi topluluğunu kurar ve yarattığı İbiş tipiyle büyük başarı kazanır. Evlilikte bulamadığı aşkı, tiyatrosundaki bir oyuncuda (Hatice takma adıyla Semra Seha) araması ise acıyla sonuçlanır. Biyografik roman türünün başarılı örneklerinden sayılan yapıt, 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda başarı ödülü kazandı. 1972’de yazarı tarafından oyunlaştırılarak Devlet Tiyatroları’nda sahnelendi. Ayrıca Yönetmen Sırrı Gültekin tarafından televizyona uyarlandı (1979).

 

KÜÇÜK AĞA

Tarık Buğra’nın, Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu halkının durumunu yansıtmaya çalıştığı romanı (1964). Romanın özeti şöyledir: “1918’de on yedi yaşında İstanbul’da Fatih medresesinde talebe bulunan, vaazlarında sesinin etkisi ve sağlam kişiliğiyle tanınan Mehmet Reşit Efendi, 1919’da “Padişaha bağlılığın tahkimi, sarsılan imanın takviyesi için” Dahiliye Nezareti tarafından Akşehir’e gönderilir; orada “İstanbullu Hoca” diye tanınır. Kasabanın güzel kızı Emine ile evlenir. Akşehir, Yunanlıların Anadolu içerlerine ilerlediği haberiyle tedirgindir. Beklenen bir cuma namazından sonra İstanbullu Hoca, kalabalık bir cemaat karşısında, gene Hilâfet’ten, Padişah’tan yana konuşur. Doktor Haydar Bey’in önderlik ettiği Kuvâ-yi Milliyecilere karşı, uzun bir süre, tek başına bir kuvvet olarak, halkın İstanbul’a bağlı kalmasını sağlar. Adana, Antep ve Maraş’tan sonra Konya da tamamen Kuvâ-yi Milliye’ye katıldığı halde, geniş bir bölgede birkaç yer, çıbanbaşı olarak da Akşehir, bu milletçe birleşme dışında kalır. Kuvâ-yi Milliye’nin gelişmesine engel olan İstanbullu Hoca için Ankara’dan vur emri çıkınca, Hoca, doğum yapmak üzere olan karısını emin ellere bırakarak kaçar, Yakasaray Köyü’ndeki Çıkarsaraylı çetesine sığınır. Sarıklı, latalı, sakallı İstanbullu Hoca; yün kuşaklı, saltalı, beli fişekli Küçük Ağa olmuştur. Çetecilerin yanında bir ay kalır, bir oğlu doğduğunu öğrenir, yeni kişiliğine alışır; iyi binici, keskin nişancı, yiğit olur. Akşehir’deki Kuvâ-yi Milliyeciler, Hoca’nın yerini öğrenir, baskın yaparlarsa da Hoca (Küçük Ağa), yanına beş-on kişi alarak bir hafta kadar kayıplara karışır. Küçük Ağa, şimdi, kırk-elli atlıyla Çerkez Ethem’in ortanca kardeşi Tevfik Bey’in çetesinde, bir müfrezenin başındadır. Akşehir’dekiler Hoca’yı yakalama işini bu defa, I.Dünya Savaşı’nda sağ kolunu kaybetmiş eski asker Çolak Salih’e verirler. Zahmetli bir yolculuktan sonra Çolak Salih, Hoca’yı bulur. Çolak’ın Kuvâ-yi Milliye’den yana konuşmaları, Hoca’da nice zamandır değişmeler gösteren vatan-millet ve cihat anlayışlarının bir keskinliğe ulaşmasını sağlar. O andan itibaren Çolak Salih, Hoca’nın desteğidir. Hoca, Salih’le ve en yakın adamlarıyla birlikte Kuvâ-yi Milliye’yi, kurtuluş hareketlerini baltalamaya kalkan kişi ve toplulukları saf dışı etmeye koyulur. Roman, Küçük Ağa’nın böyle bir çarpışmada sağ kolundan yaralanmasıyla sona erer.”

Kaynak : Mürşit Balabanlılar, Türk Romanında Kurtuluş Savaşı, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul 2003, s.257.

 

KÜÇÜK AĞA ANKARA’DA

Tarık Buğra’nın “Küçük Ağa” adlı romanının devamı niteliğindeki ikinci eseri (1966). “Bir çarpışmada sağ kolundan yaralanan Küçük Ağa’nın, daha sonraki faaliyetlerinin işlendiği romanın kahramanı Hoca’nın vurularak öldüğü zannıyla karısı Emine, yaşlı bir adamla evlendirilir. Çolak Salih, bu üzücü haberi Küçük Ağa’ya iletmek istemediğinden Akşehir’de kayıplara karışır. Küçük Ağa, Çerkez Ethem’i yakından tanımış, ihanetlerini öğrenmiştir. Düzce’de hazırlanan Kütahya’ya baskın teşebbüsünü önleyip Kuvâ-yi Milliye birliklerini kurtarır. Çerkez Ethem kaçıp Yunan ordusuna sığınmak zorunda kalır. Gösterdiği yararlıklar üzerine Küçük Ağa, Mustafa Kemal Paşa tarafından Ankara’ya çağrılır. Küçük Ağa, bir süre Ankara’da kalır. Fevzi Paşa’nın maiyetiyle birlikte Akşehir’e gittiğinde, karısının başkasıyla evlendiğini öğrenir. Karısı ağır hastadır. Görüşemediği karısının ölümü üzerine Ankara’ya döner.”

Kaynak : Seyit Kemal Karaalioğlu, Özetli-Örnekli Türk Romanları, İnkılâp Kitabevi, İstanbul 1989, s.300.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


26587 - unknown - 38.107.179.238