CANLILAR, yeryüzünde yaklaşık iki milyar
yıldan beri yaşamakta olan varlıkların tümü. İlk canlıların sularda görüldüğü,
bugün kesin olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte ilk canlı maddenin
nasıl meydana geldiği üzerinde tartışmalar sürmektedir. Kimileri ilk canlı
maddenin kendiliğinden ortaya çıktığını ileri sürmüşlerdir. Yeni araştırmalar
ışığında bugün, bu görüş geçerliliğini yitirmiş bulunmaktadır. Günümüzde yaygın
olarak benimsenen bir görüşe göre, ilk canlı maddenin oluşumu, oldukça uzun bir
zaman almıştır. Bugün artık var olmayan, yeryüzünün ilk dönemlerindeki ortam
koşulları içinde, ilkin kimi basit organik moleküller oluşmuş, daha sonra
bunlar, dış ortamın çeşitli etkileri altında daha büyük organik molekülleri
oluşturmuşlardır. Bu ilk canlı maddelerin oluşumunda o dönemde dünyada yoğun
olarak bulunan ultraviyole ışınları, yüksek enerji taşıyan bileşikler önemli
roller oynamışlardır. Daha sonra bu basit yapılı organik moleküllerden, canlı
maddenin temelini oluşturan dezoksiribonükleik asit (DNA) molekülleri meydana
gelmiştir. DNA molekülleri kendi benzerini üretme yeteneğindedirler. Böylece
yeryüzünde ilk olarak hayatın başladığını söyleyebiliriz. İlk organizmalar da bu
DNA moleküllerinin birleşmesinden oluşmuş ve hemen hemen kesin olan bir görüşe
göre çevrelerindeki organik moleküllerle beslenerek gelişmişlerdir. Yine de,
bugün yaşamın devamı için gerekli olan cansız maddeden organik besin yapma
yeteneği, ilk canlıların ortaya çıkışından 1 milyar yıl kadar sonra
görülmüştür. Bunlar klorofil pigmentleridir ve bunları taşıyan organizmaları da
bitkilerin ilk ataları olarak kabul etmek gerekir. Canlılar âlemi uzun yıllar
bitkiler ve hayvanlar âlemi olmak üzere ikiye ayrılarak sınıflandırılmıştır.
Son zamanlarda ise canlılar “Protistler” (Protista), “Bitkiler” ve “Hayvanlar”
olmak üzere üç âleme ayrılmaktadır. Protistler, genellikle bir hücreli
canlılardır. Bununla birlikte birden fazla hücreden meydana gelmiş organizmaları
kapsayan kimi filumlar da Protista âlemine alınmıştır. Bunun nedeni, bu
organizmaların çok hücreli değil, hücre topluluklarından ya da çok hücreli
çekirdekli hücrelerden oluşmuş kabul edilmeleridir. Virüsler, bakteriler,
algler, cıvık mantarlar, bir hücreli hayvanlar, Protista âlemindendir. Bitkiler
âlemine esmer ve kırmızı algler, mantarlar, likenler, kara yosunları,
eğreltiler, tohumlu bitkiler girer. Hayvanlar âlemindeyse, süngerler,
selentereler ve bütün gelişmiş hayvanları kapsayan (omurgalılar, eklem bacaklılar
gibi) sölomlular bulunur.
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Yeryüzünde çok çeşitli
canlı ve cansız varlık bulunur. Masa, taş, su, hava vb. cansız varlıklardan;
hayvanlar, bitkiler, insanlar ve tek hücreliler, canlı varlıklardandır.
Yeryüzündeki tüm
canlı varlıklarda gözlenen ortak özellikler şunlardır:
·
Beslenme
·
Solunum yapma
·
Hareket etme
·
Boşaltım
·
Çoğalma
·
Uyarılara tepki verme
·
Doğma, ölme
·
Hücre veya hücrelerden oluşma
·
Metabolizma faaliyetleri yapma
Verilen
özelliklerden hiçbiri cansız varlıklarda bulunmaz.
BESLENME: Canlıların; enerji üretmek, büyümek, gelişmek, metabolik faaliyetleri
sürdürebilmek için beslenmeleri gerekir. Besin maddelerinden protein,
karbonhidrat, yağ ve vitaminler organik; su ve mineraller ise inorganiktir. Tüm
canlılar su ve mineralleri doğadan hazır alırlar. Organik maddeleri ise bazı
canlılar hazır alırken bazıları kendi üretir. İnorganik maddeleri kullanarak
organik maddeleri üreten canlılara ototrof (üretici), besinlerini başka canlılardan
elde eden canlılara ise heterotrof (tüketici) canlılar denir.
SOLUNUM: Canlıların, besin maddelerini yakarak enerji üretmelerine solunum
denir. Solunum, tüm canlılar tarafından aralıksız olarak yapılır. Solunumla
üretilen, enerji deposu molekül ATP’dir. ATP’deki enerji tüm yaşamsal olaylarda
kullanılır. Solunum sırasında oksijen kullanan canlılara aerob, kullanmayan
canlılara ise anaerob denir.
Bazı canlılar
hem oksijenli hem oksijensiz solunum yaparlar.
HAREKET: Canlıların yer, yön veya durum değiştirmelerine hareket denir.
Hayvanlar ve bazı tek hücreli canlılar yer değiştirme hareketi yapabilecek
hareket organlarına sahiptir. Bitkiler ise yer değiştiremez; fakat ışığa
yönelme, böcek kapma, yapraklarını açma-kapama gibi durum değiştirme hareketi
yaparlar.
BOŞALTIM: Hücredeki metabolik faaliyetler sonucu oluşan atık maddelerin dış
ortama atılmasına boşaltım denir. Solunumla oluşturulan CO2, besinlerin
parçalanmasıyla oluşturulan amonyak, üre, ürik asit; vücuttaki su ve tuzun
fazlası, boşaltımla canlıdan uzaklaştırılır.
ÇOĞALMA: Canlıların, kendilerine benzer canlıları meydana getirmelerine çoğalma
(üreme) denir.
Üreme, bireysel
hayatın değil, türün devamı için gereklidir.
Üremeyen canlı, yaşamını
sürdürür fakat bir türün tüm bireyleri üremezse o türün nesli tükenir.
Bazı canlıların
tek başına yeni canlıları oluşturmalarına eşeysiz üreme denir. Bu tip üremede
çeşitlilik sağlanmaz. Gelişmiş yapılı canlıların çoğu, iki ata bireyden yeni
bireylerin oluşması şeklindeki eşeyli üremeyle çoğalırlar. Bu tip üremede çeşitlilik
sağlanır.
UYARILARA TEPKİ
VERME: Canlıların ses, ışık, rüzgâr, koku, besin vb.
ortam şartlarına tepki göstermesine irkilme denir. İrkilme sayesinde canlı
kendini korur, avını veya eşini bulur, beslenir. Bu uyartıların canlı tarafından
tanınması, gelişmiş canlılarda sinir sistemi ve duyu organları ile sağlanırken,
tek hücrelilerde hücre zarındaki alıcı proteinlerle sağlanır.
DOĞMA-ÖLME: Her canlı doğar, gelişir ve ölür. Tek hücreli canlılar bölünerek yeni
canlıyı oluştururken, çok hücreli canlılar eşeyli veya eşeysiz üreme sonucu doğar
(oluşur), hücre bölünmeleri ile büyür ve gelişir.
METABOLİZMA
FAALİYETLERİ YAPMA: Canlılarda meydana gelen solunum,
beslenme, sindirim, hücre sayısının artması, boşaltım gibi olayların tümüne
metabolik faaliyet denir. Tüm metabolik faaliyetlerin gerçekleşmesinde enzimler
görev alır. Enzim, protein yapılı organik bileşiktir. Yüksek sıcaklık, asitler
ve bazı kimyasal maddeler enzimlerin yapısını bozarak canlı yaşamını tehlikeye
sokarlar. Canlıdaki yapım olaylarına anabolizma veya özümleme, yıkım olaylarına
katabolizma veya yadımlama denir. Genel olarak yapım olaylarında küçük
moleküllerden büyük moleküller sentezlenirken, yıkım olaylarında büyük
moleküller parçalanır. Fotosentez, büyüme, enzim, protein sentezi gibi olaylar
özümleme; solunum, sindirim gibi olaylar yadımlamadır.
Metabolizma hızı
yaş, boy, kilo, cinsiyet, hava ve vücut sıcaklığına; tiroksin ve adrenalin
hormonlarının miktarına göre değişir. İnsanda; yaş, boy ve kilo arttığında
metabolizma yavaşlar. Hava soğuduğunda, tiroksin ve adrenalin hormonlarının
miktarı arttığında, vücut sıcaklığı yükseldiğinde metabolizma hızlanır.