|

ÇİN, Uzak Asya’da devlet. Kuzeyden Moğolistan ve Rusya; doğudan Kuzey Kore;
güneyden Vietnam, Laos, Myanmar (Birmanya), Bhutan, Nepal ve Hindistan; batıdan
Pakistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan’la çevrilidir. Yüzey
Biçimleri: Ülkenin büyüklüğüne paralel olarak çok çeşitli yüzey
özellikleri gözlenir: Dünyanın doruğu Everest (Nepal sınırında, 8.848 metre) ve dünyanın en derin ikinci çukuru Turfan (Sinkiang’da; 283 metre), ülke sınırları içindedir. Doğuda alüvyonlu geniş ovalar, kuzeybatıda çöller, batıda geniş
ve yüksek yaylalar, güney ve güneybatıda sarp dağlar çok farklı yüzey biçimleri
sergiler. Ülkenin % 15’ini ırmak havzaları, % 30’unu yaylalar ve % 40’ını alçak
tepelerden en yüksek doruklara dek dağlar ve sıradağlar oluşturur. En geniş
düzlükler ve az engebeli arazi, doğu kıyılarında olup kuzeyde Yinkow’dan,
güneyde Ningpo’ya dek uzanır. Huangho ovası, Yangçe deltası ile Hunan, Kiangsi,
Orta Hopey, Yunnan çukurları belli başlı alçak düzlüklerdir. Shansi ve
Shensi’deki Fen ve Wei vadileri, kuzeybatı Sıçuan’daki Şentu vadisi, Orta
Yunnan’daki Kummin çukuru, güney Kwangtung’daki Cernton deltası, batı
Shensi’nin Hanchung çukuru ve Swatow Ovası dahil güney ve doğu kıyılarının
birçok küçük ve dağınık delta ovaları, alçak arazilerdir. Başlıca yaylalar
(ortalama yükseklik 4.000 metre); Kuinhais, Tibet, Ksinyang ve Gansu’dur. Orta
çöküntü havzalarının (yükseklik 1.000-2.000 metre arası) belli başlıları Yunggar, Tarım, Şişvan havzaları, İç Moğolistan platoları, Yunnah,
Guiz ve Hou havzalarıdır. Akarsular ve Göller: Çin’deki
akarsuların hemen hepsi batıdaki yüksek arazilerden kaynaklanıp doğuya doğru
akar. Ülkenin en uzun ırmağı Yangçe-Kiang (Gökırmak, 5.500 km), güneybatıdaki Çinghai’nin karlı tepelerinden doğar ve doğuda Büyük Okyanus’a dökülür.
Huang-ho (Sarıırmak), Kuzey Çin’in birinci ve ülkenin ikinci büyük ırmağı
(uzunluğu 4.500 km) olup Yangçe-Kiang gibi Çinghai eyaletinden doğar ve Büyük
Okyanus’a dökülür. Şi-Kiang ise Güney Çin’in en uzun ırmağıdır; birçok kolu,
Çin’in en önemli sulama ve su yolu sistemini oluşturur. İklim:
Ülkenin çok geniş bir alana yayılması ve büyük yükseklik farklılıklarının
bulunması nedeniyle iklimi çok değişik özellikler gösterir. Kuzey Çin ile Güney
Çin arasında kış sıcaklıkları çok farklıdır. Örneğin, kuzeyde Harbin’de
ortalama kış sıcaklığı -28.3°C, güneydeki adalarda ise ortalama 20.6°C’tır. Öte
yandan yaz sıcaklıkları bütün Çin’de az çok benzerlik gösterir. Yukarıda anılan
iki bölgedeki ortalama yaz sıcaklıkları, temmuz ayında 21 ve 28.5°C’tır. Yıllık
yağış miktarı güneydoğudan kuzeybatıya doğru azalır. Ortalama yağış miktarı
güneydoğu kıyılarında 2.160 - 2.540 mm, kuzeybatının birçok iç bölgelerinde 127 mm dolayındadır. Genellikle Güney Çin’in çoğu yerinde yağış miktarı ortalama 1.780-2.030 mm, Orta Çin’de (Yangçe çukuru) 1.020-1.520 mm, Kuzey Çin’de ve Huang-ho havzasında 510-760 mm, Kuzey Çin’in birçok yerinde 380-430 mm’dir. Geniş Sinkiang ve bitişiğindeki Kansu
bölgelerinde yıllık yağış ortalama, 250 mm’yi geçmez. Bitki Örtüsü ve
Hayvanlar: Çin’de 32.000 yüksek bitki (2 bini yenebilir) ve 2.800 ağaç
türü vardır. Genel olarak Çin, bitki örtüsü bakımından beş büyük bölgeye
ayrılır: Mançurya dahil Kuzey Çin’de geniş yapraklı ılıman iklim ağaçları ve
fundalıklar yaygındır. Bu bölgede meşe, dişbudak, akçaağaç, huş, kayın, söğüt
ve ceviz; yüksek dağlarda çam, karaçam, ladin ve köknar yetişir. Ovalardaki
ekili arazide hünnap ve kestane bahçelerine rastlanır. Yassı boynuzlu çin
geyiği, ayı, kutup tilkisi, büyük boynuzlu yaban koyunu ve kar tavşanı, Kuzey
Çin ormanlarının başlıca yabanıl hayvan türleridir. Ayrıca kuzeydoğu
eyaletlerinde samur, su samuru, zerdeva, as ve tilki gibi kürk hayvanları da
bulunur. İç Moğolistan ve Sinkiang gibi kuzey ve kuzeybatının kuru bölgelerinde
çöl bitkileri yaygındır. Orta Çin, özellikle sıcak ve yarı tropikal bitki
örtüsüne sahiptir; köknar, dişbudak, aylandız bu bitkilerin başlıcalarıdır.
Bölgenin güneyinde kâfur, kestane, meşe, güney köknarı ve selvi ağaçları çok
yetişir. Bölgenin tipik yaban hayvanları olan pandalar, Yangçe vadisinin
kuzeyinde yaşar. Güney Çin’de görkemli yarı tropikal ve tropikal bitkiler
yaygındır. Kızıl çam, meşe, kestane, palmiye ve bambu ağaçları bunların en
önemlileridir. Bölgede yetişen Hint inciri ağacı, Çinlilerce kutsal sayılır.
Kanal ve deltalar çevresinde mangrovlara sık rastlanır. Turunçgiller bölgede
önemli yer tutar. Bölgenin güney ve güneybatısında eğreltiotu, tropikal
sarmaşıklar, palmiye ve tropikal ısırganlar bol bulunur. Bölge ağaçları
genellikle yaprağını bütün yıl dökmeyen cinstendir. Ayrıca maun, abanoz gibi
sert ağaçlar yetişir. Ormanlarda maymun, fil, kaplan, leopar gibi hayvanlar ve
yaban tavusu gibi tropikal bölge kuşları çoktur. Batı Çin’in yükseklerinde,
arazinin çok değişik topografik yapısı ve büyük yükseklik farkı nedeniyle çok
değişik bitki örtüsüne rastlanır. Alçak ve orta yükseklikteki topraklarda
yapraklarını döken ağaçlar (özellikle söğüt, karaağaç, ardıç, kavak) ve
kozalaklılar (özellikle köknar ve karaçam) yaygındır. Daha yüksek yerlerde
ayıtabanı, düğünçiçekleri, hezaren, çayır otları gibi bitkiler yetişir. Ekonomi:
1949’dan sonra gerçekleştirdiği devrimle, kıtlık ve açlıktan, dayanışmacı bir
yoksulluk sürecine girmeyi başaran Çin’de, Mao rejiminin gerçekleştirdiği
toprak reformunun (toprakların yeniden paylaşımı ve tarımda en yetkin
örgütlenme biçimi olan “halk komünleri” temelinde kolektifleştirilmesi)
öncelikli hedefi, ülkenin gıda kaynakları yönünden kendi kendine yetmesiydi.
İnce tekniklere dayanan eski bir tarım geleneği sayesinde, Çin ovaları uçsuz
bucaksız birer bahçe görünümündedir. Çin’in dünyanın birinci üreticisi olduğu
temel tahıl ürünü olan pirinç, uygun sulama yöntemleri sayesinde, doğuda olduğu
gibi güney bölgelerinde de yetişir. Kuzeyde ve Mançurya’daki kurak ovalarda
buğday, darı, kocadarı tarımı yapılır; ikincil tahıl ürünlerinin oran olarak
yarısını mısır meydana getirir. Sonuçta, temel tarım ürünlerinde kendi kendine
yetme hedefine büyük ölçüde ulaşılmıştır. 1985’te, Çin Halk Cumhuriyeti,
tarihinde ilk kez dünya pazarına tahıl ihraç etmiştir. Yağlı tohumlar (soya, yerfıstığı),
şekerpancarı ve özellikle de Çin’in 1982’den beri dünyada birinci üretici
konumuna geldiği ve Çin dokuma sanayiinin temelini oluşturan pamuk gibi sanayi
bitkilerinin tarımı, önemli boyutlardadır. Tropikal iklime sahip Güney Çin’de
şekerkamışı ve çay tarımı, meyvecilik ve dut yetiştiriciliği yapılır. Ülkedeki
sığır ve koyun sayısı, her tür için yaklaşık 100 milyon, domuz sayısı 364
milyondur. Kümes hayvanları (Pekin ördeği) ve balıkçılık önemlidir. Devrim
sonrası, su baskınları ve erozyonla mücadele için büyük ırmakların (Huanghe,
Yangzijiang) çığırlarının düzenlenmesi, elektrik üretimi ve sulama, pilot
çiftliklerin kurulacağı alanlar açma gibi kapsamlı bir kitle bayındırlık
seferberliği başlatıldı. Sanayide önce beş yıllık, daha sonra onar yıllık
planlar yapılarak Çin’i, bir sömürge gelişimi sürecinden koparmaya çalışmak,
yöneticilerin öncelikli hedefi oldu. Aşırı sanayileşmenin (1950-1957)
başarısızlığa uğraması ve ardından “Büyük Atılım”ın (1958-1959) doğurduğu düş
kırıklığı ve Büyük Proletarya Kültür Devrimi öğretisinin (1966’dan itibaren)
iflasından sonra sanayi politikası, 1979’dan bu yana, ekonominin gençleşmesi
politikası kapsamı içinde, tüketim ürünleri sanayiinin de kendine bir yer
edindiği, yerli yerine oturduğu gelişmeye doğru yöneldi. Kültür Devrimi’nin
noktalanmasından sonra sanayideki ivme, petrol üretiminde (Batı bölgesi, Sarı
Deniz ve özellikle de Kuzeydoğu Çin’de Daking’teki yataklar sayesinde)
olağanüstü bir artış, ufak çaptaki yerel fabrikalarda (çimento, sunî gübre,
araç ve gereç) gerek sayı gerek kapasite açısından hızlı bir büyüme, bütünüyle
Çin’e özgü büyük birimlerin kurulması yanında, kapitalist ülkelerden birçok
“anahtar teslimi” fabrikanın satın alınması ve kömür üretiminde olağanüstü bir
artışla (Çin bu alanda dünyada ilk sıradadır) kendini gösterdi. Mançurya’da
Pekin ve Şanghay bölgelerindeki demir-çelik merkezlerinde üretilen çeliğin
miktar ve kalitesi arttı. 1985’te, ülkede ham maden ürünlerinin (altın, demir
dışı metaller) işlenip değerlendirilmesi konusunda kapsamlı bir program
başlatıldı. Petrol üretimindeki artış, petrol ürünleri arıtımı ve kimya
sanayiinin gelişmesine olanak verdi; petrol boru hatları sayısı büyük ölçüde
arttı. Makine sanayii (iş ve tarım makineleri) güçlü bir iç taleple karşı
karşıya kaldı. Rejimin arka plana ittiği tüketim maddeleri üretimi son derece
etkin bir imalat sanayii tarafından üstlenildi. Ülkenin kuzeyi ve doğusu doğal
kaynaklar ve (zengin yer altı ve enerji kaynakları) tarihî eserler (sömürge
döneminde Ruslar, Japonlar ve Batılılar tarafından bölgenin değerlendirilmesi)
bakımından zengindir. Bugünkü yönetim, yeni bölgelere donanım sağlamaya,
sanayileşmedeki öncü cepheyi ülkenin batısı ve güneyine kaydırmaya
çalışmaktadır. Bütün bunlara karşılık ulaşım, 1949’dan bu yana demiryollarının
uzunluğu ve suyollarının ulaşıma elverişli bölümleri ikiye, karayolları ona
katlanmış olsa da yeterli değildir. İktisadî gelişme 1972’den önce belirli bir
dengeye (bu dönemde ithalat peşin ödemeyle yapılmakta ve ihracat gelirleriyle
karşılanmaktaydı) ulaşmış olan dış ticaretteki yapıları değiştirmiştir. Ticaret
açığının kapatılması amacıyla, 1986-1990 beş yıllık planında, ihracata dönük
sanayiye ağırlık verilmiştir. Ekonomide 1979’da başlayan yeni yönlendirme;
“dört koldan modernleşme” (bilim ve tekniğe, ulusal savunmaya, tarıma ve
sanayie öncelik), toprağın kullanımının özelleştirilip (buna karşılık toprak
gene kolektif mülkiyet olarak kaldı) temel tarımsal gıda ürünleri için bir
serbest pazar oluşturulması sonrası, beş yıldan kısa bir süre içinde tarım
gelirleri ikiye katlandı. Ancak çok sayıda köylü, kırsal bölge sanayiinin
gelişmesinden yararlanıp sanayi sektöründe iş bulunca ekonomide ciddî dengesizlikler
(et ve özellikle domuz eti üretiminde düşüş) ortaya çıktı. Sosyalist ilkelerden
kopma, sanayide, tarımda olduğundan daha fazla kendini gösterdi; “serbest
bölgeler” kuruldu; 4.000 yabancı kuruluş, Çin firmalarıyla ortaklık kurarak
ülkeye yerleşti. Ancak, 1984-1985’teki ekonomik patlamayı, endişe verici bir
hareketlenme ve hızla yükselen enflasyon izledi. 1989 “Pekin Baharı”
hareketinin şiddet yoluyla bastırılmasının ardından devlet, kamu sektörünü eski
dinamizmine kavuşturmayı denedi. Bir çifte fiyat sisteminin yerleşmesine ve
eyaletlerin ekonomilerini büyük ölçüde kendilerinin yönetmesine olanak veren
liberalleşme, yolsuzlukların artması ve genelleşmesinin yanı sıra iç bölgelerle
kıyı bölgeleri arasındaki rekabetin keskinleşmesine yol açarken, merkezî
iktidarın etkisini büyük ölçüde sınırladı; 1949 öncesinde olduğu gibi, yabancı
yatırımların büyük bölümünün yoğunlaştığı kıyı eyaletlerinin (Guangdong,
Fujian) ekonomik büyümesini dizginlemek için yerel koruyucu mekanizmalar
yeniden gündeme geldi. Tarih: Çin topraklarında ilk yerleşim, MÖ
4000 yıllarında gerçekleşti. MÖ 1523-1028 yılları arasında Sarı Irmak
yakınlarında hüküm süren Şang Hanedanı ile birlikte Çin’in gerçek tarihi
başladı. Daha sonra hüküm süren Çou Hanedanı (MÖ 1027-256), savaşçı özellikleriyle
tanındı. Bu tarihten sonra yöresel savaşlar dönemi yaşandı. Bu dönem, Çin
Hanedanı’nın (MÖ 221-207) Çin’in birliğini sağlamasıyla son buldu. Bu dönemde
kuzeyde Büyük Çin Seddi yapıldı. Han Hanedanı (MÖ 202-MS 220) zamanında ise
Çin, güneyde Vietnam’a, batıda Orta Asya’ya dek genişledi. İki yüzyıl boyunca,
sanat ve bilim alanında önemli ilerlemeler oldu. Ordu içindeki isyanlar ve
barbar kavimlerin istilaları sonucu yaşanan düzensizlik ve karmaşa, Tang
Hanedanı’nın (MS 618-906) başa geçmesine dek sürdü. Bu dönemde ticaret gelişti,
sanat, kültür ve bilimde atılımlar yapıldı. Sung Hanedanı (960-1279) döneminde
de süren gelişim, Moğol ordularının saldırıları ve Çin’in Moğol
İmparatorluğu’na katılmasıyla son buldu. Kısa bir süre sonra, Moğol İmparatorluğu
parçalandı ve Ming Hanedanı (1368-1644) Moğolları Asya’ya sürdü. Daha sonra,
kuzeyden gelen barbar kavimlerin istilasına uğrayan imparatorluk, son hanedan
olan Çing Hanedanı’nın (1644-1911) işbaşına gelmesiyle yeniden toparlandı. 19.
yüzyılın ortalarında, Avrupa devletlerinin emperyalist politikası, Çin’i de
etkiledi. Çin; İngiltere, Rusya ve Japonya ile girdiği savaşlarda yenilgiler
aldı ve Çing Hanedanı’na karşı gelişen milliyetçi ayaklanmalar sonucu
imparatorluk yıkıldı (1911). 1912’de cumhuriyet ilan edildi. Sun Yatsen ve Yuan
Şika’nın başkanlık yaptıkları dönemlerde, feodal beylerle mücadeleler sürdü.
Sun Yatsen, 1921’de kurulan Komünist Partisi ile ittifak yaptı. 1928’de,
komünist güçlerin de desteğiyle iktidara gelen Çan Kayşek önderliğindeki Guomingdang,
feodal güçlere karşı kesin bir zafer kazandı. Çan Kayşek zaferin hemen ardından
kendisini destekleyen komünist güçlere karşı bir katliama girişti. Bu olayın
sonucu Çin Komünist Partisi (ÇKP) ve Guomingdang arasındaki ittifak bozuldu,
komünist güçler dağlara çekildiler. Japon işgaline (1937) kadar iki taraf
arasında çeşitli çatışmalar oldu. 1934’te, Çan Kayşek’in orduları Mao’nun
birliklerini Güney Çin’de kıstırdıysa da Mao’nun birlikleri, ünlü “Uzun
Yürüyüş” ile kurtulmayı ve merkez illerden geçerek kuzeye ulaşmayı başardı.
1937’deki Japon işgali sırasında, iki taraf yeniden bir ittifak yaptı. II.
Dünya Savaşı sırasında da, Çan Kayşek ve komünist güçler birlikte savaştılar.
Savaştan sonra denetimi ele geçiren komünistler, milliyetçileri Tayvan’a (Formoza)
püskürttüler (1949). Bu tarihten sonra, Mao Zedung, Liu Şaoşi ve Çu Enlay’ın
liderliğinde komünist bir hükûmet başa geçti. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu
ilan edildi. Toprak ve fabrika mülkiyeti komünal biçimde yeniden düzenlendi,
ülkenin koşullarında büyük ilerlemeler sağlandı. “İleriye Büyük Atılım” (1958),
“Yoğun Kolektivizasyon” ve “Kültür Devrimi” (1967) hareketlerine girişildi.
1950’lerin sonlarında, Çin Halk Cumhuriyeti ve SSCB arasında patlak veren
anlaşmazlıklardan sonra, iki büyük devlet arasındaki uçurum daha da derinleşti.
Birbirlerini “baş düşman” ilan eden iki güçten SSCB, Çarlık Rusyası döneminde
yapılan antlaşmaların yeniden gözden geçirilmesini istedi. Çin Halk
Cumhuriyeti, Asya, Afrika, Güney Amerika ve özellikle de Vietnam’daki komünist
hareketleri destekledi. 1971’de Birleşmiş Milletler’e üye olan Çin Halk
Cumhuriyeti, bu tarihten sonra Batı ile ilişkilerini geliştirdi. Richard Nixon,
Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaret eden ilk Amerikan devlet başkanı oldu (1972).
Mao Zedung’un 1976’da ölümü üzerine, yerine Hua Guofeng geçti. 1979 Şubat ve
Mart aylarında, Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam arasında sınır anlaşmazlığı
yüzünden çatışmalar çıktı. Vietnam topraklarına giren Çin Halk Cumhuriyeti
güçleri, daha sonra geri çekildi. Kasım 1980’de Mao’nun karısı Çiang Çing, eski
başbakan yardımcısı Çang Çungşiao, Wang Hungwen ve Yao Wenyuan (Dörtlü Çete)
hakkında, “Kültür Devrimi sırasında parti ve devletin üst yönetimini ele
geçirmek için yıkıcı eylemlerde bulunmak, devleti ele geçirmek için bir darbe
ve Mao’nun öldürülmesini planlamak” suçlarından dava açıldı. Çiang Çing ve Çang
Çungşiao, suçlamaları reddettiler ve iki yıl tehirli ölüm cezasına
çarptırıldılar. Diğer sanıklara ise 16-18 yıl arasında değişen hapis cezaları
verildi. 1981 Nisan ayında tüm gazetelerde başmakale olarak yayımlanan bir
yazıda, Mao’nun ağır politik hatalar yapmış olduğu, buna rağmen tezlerinin
parti için bağlayıcılığını koruduğu, çünkü bunlardan sapmanın Çin’deki
sosyalist sistemi değiştireceği öne sürüldü. Aynı yıl, Hua Guofeng, ÇKP Merkez
Komitesi’nin oybirliğiyle parti başkanlığından alındı; yerine, Kültür
Devrimi’ni ülke için bir felaket olarak niteleyen eski ÇKP Genel Sekreteri Hu
Yaobang getirildi. Askerî komisyon başkanlığına Deng Siaoping, başbakanlığa da
Zao Ziyang seçildi. İktidarın “en güçlü adamı” olarak nitelenen Deng Siaoping,
Mao dönemiyle Kültür Devrimi’nden miras kalan her şeye karşı bir kampanya
yürüttü. 1982’de, Mao’nun adı hem yeni Çin anayasasından hem de ulusal marştan
silindi. 1983’te Li Siennien, cumhurbaşkanlığına getirildi. Komünist Parti
içinde tasfiye hareketine gidildi. Mao’nun “sürekli devrim”i yerine “ekonomide
sosyalist modernleşme”ye önem verilmeye başlandı. Dışa açılma politikası sonucu
halk ve özellikle gençler batı kültüründen etkilenmeye ve daha fazla demokrasi
için gösteriler yapmaya başladılar. 1987 yılı başlarında öğrenci hareketleri
yoğunluk kazandı. Komünist Parti Genel Sekreteri Hu Yaobang istifa etti. Yerine
başbakan Zao Ziyang geldi ve başbakanlığın yanı sıra genel sekreterlik görevini
de üstlendi (1987). Nisan 1989’da öğrencilerin demokrasi ve özgürlük istekleri
doğrultusunda başlattıkları gösteriler bütün ülkeye yayılmaya başladı. Mayıs
ayında uzun yıllardan beri ilk kez SSCB ile görüşmelerin başlamasından hemen
önce Pekin’in Tienanmen Meydanı’nda 3500 öğrenci, demokrasi için açlık grevine
başladı. Bu eylem Komünist Parti yöneticileri arasında büyük bir huzursuzluk
yarattı. 16 Mayıs 1989’da SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov’un yaptığı resmî
ziyaret, Moskova ile Pekin arasında 30 yıllık küskünlüğe son verirken
öğrenciler, işçi ve aydın, demokrasi ve özgürlük için gösteriler yaptılar.
Gösteriler yaygınlaşarak bir milyondan fazla insanın katıldığı dev bir kitle
gösterisine dönüştü. Bunun üzerine ordunun olaylara müdahale etmesi
kararlaştırıldı. Pekin’de sıkıyönetim ilan edildi. Tienanmen Meydanı’nda
eylemlerini sürdüren öğrencilerin üzerine ateş açıldı; çıkan olaylarda 1000’den
fazla insan öldü. Haziran 1989’da ayaklanmalar kanlı bir biçimde bastırıldı ve
göstericiler tutuklandı. Ayaklanmacılar arasından tutuklananlardan 30’dan
fazlası idam edildi. Partinin başına Zhao Ziyang’ın yerine Jiang Zemin geçti.
Pekin’deki sıkıyönetim ancak Ocak 1990’da kaldırıldı.

ÇİN
Resmî adı : Çin
Halk Cumhuriyeti
Yüzölçümü : 9.572.900
km2
Nüfus : 1.322.000.000
(2005)
Başkent : Pekin
Resmî dil : Çince
Din : %
59,3 geleneksel halk dinleri (yerel tanrılara bağlılık, atalara tapınma,
Konfüçyüsçülük, Taoculuk, evrene tapınma, ruhlara tapınma vb); % 20 örgütlü
yerel dinler; % 12 ateist; % 6 Budist; % 2,4 Müslüman; % 0,2 Hristiyan; % 0,1
diğer.
Para birimi : Renminbi
Yuan (CNY)

|
|