08 Ocak 2009 Perşembe
Bu sitede şu an itibariyle 52.890 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

ÇİN, Uzak Asya’da devlet. Kuzeyden Moğolistan ve Rusya; doğudan Kuzey Kore; güneyden Vietnam, Laos, Myanmar (Birmanya), Bhutan, Nepal ve Hindistan; batıdan Pakistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan’la çevrilidir. Yüzey Biçimleri: Ülkenin büyüklüğüne paralel olarak çok çeşitli yüzey özellikleri gözlenir: Dünyanın doruğu Everest (Nepal sınırında, 8.848 metre) ve dünyanın en derin ikinci çukuru Turfan (Sinkiang’da; 283 metre), ülke sınırları içindedir. Doğuda alüvyonlu geniş ovalar, kuzeybatıda çöller, batıda geniş ve yüksek yaylalar, güney ve güneybatıda sarp dağlar çok farklı yüzey biçimleri sergiler. Ülkenin % 15’ini ırmak havzaları, % 30’unu yaylalar ve % 40’ını alçak tepelerden en yüksek doruklara dek dağlar ve sıradağlar oluşturur. En geniş düzlükler ve az engebeli arazi, doğu kıyılarında olup kuzeyde Yinkow’dan, güneyde Ningpo’ya dek uzanır. Huangho ovası, Yangçe deltası ile Hunan, Kiangsi, Orta Hopey, Yunnan çukurları belli başlı alçak düzlüklerdir. Shansi ve Shensi’deki Fen ve Wei vadileri, kuzeybatı Sıçuan’daki Şentu vadisi, Orta Yunnan’daki Kummin çukuru, güney Kwangtung’daki Cernton deltası, batı Shensi’nin Hanchung çukuru ve Swatow Ovası dahil güney ve doğu kıyılarının birçok küçük ve dağınık delta ovaları, alçak arazilerdir. Başlıca yaylalar (ortalama yükseklik 4.000 metre); Kuinhais, Tibet, Ksinyang ve Gansu’dur. Orta çöküntü havzalarının (yükseklik 1.000-2.000 metre arası) belli başlıları Yunggar, Tarım, Şişvan havzaları, İç Moğolistan platoları, Yunnah, Guiz ve Hou havzalarıdır. Akarsular ve Göller: Çin’deki akarsuların hemen hepsi batıdaki yüksek arazilerden kaynaklanıp doğuya doğru akar. Ülkenin en uzun ırmağı Yangçe-Kiang (Gökırmak, 5.500 km), güneybatıdaki Çinghai’nin karlı tepelerinden doğar ve doğuda Büyük Okyanus’a dökülür. Huang-ho (Sarıırmak), Kuzey Çin’in birinci ve ülkenin ikinci büyük ırmağı (uzunluğu 4.500 km) olup Yangçe-Kiang gibi Çinghai eyaletinden doğar ve Büyük Okyanus’a dökülür. Şi-Kiang ise Güney Çin’in en uzun ırmağıdır; birçok kolu, Çin’in en önemli sulama ve su yolu sistemini oluşturur. İklim: Ülkenin çok geniş bir alana yayılması ve büyük yükseklik farklılıklarının bulunması nedeniyle iklimi çok değişik özellikler gösterir. Kuzey Çin ile Güney Çin arasında kış sıcaklıkları çok farklıdır. Örneğin, kuzeyde Harbin’de ortalama kış sıcaklığı -28.3°C, güneydeki adalarda ise ortalama 20.6°C’tır. Öte yandan yaz sıcaklıkları bütün Çin’de az çok benzerlik gösterir. Yukarıda anılan iki bölgedeki ortalama yaz sıcaklıkları, temmuz ayında 21 ve 28.5°C’tır. Yıllık yağış miktarı güneydoğudan kuzeybatıya doğru azalır. Ortalama yağış miktarı güneydoğu kıyılarında 2.160 - 2.540 mm, kuzeybatının birçok iç bölgelerinde 127 mm dolayındadır. Genellikle Güney Çin’in çoğu yerinde yağış miktarı ortalama 1.780-2.030 mm, Orta Çin’de (Yangçe çukuru) 1.020-1.520 mm, Kuzey Çin’de ve Huang-ho havzasında 510-760 mm, Kuzey Çin’in birçok yerinde 380-430 mm’dir. Geniş Sinkiang ve bitişiğindeki Kansu bölgelerinde yıllık yağış ortalama, 250 mm’yi geçmez. Bitki Örtüsü ve Hayvanlar: Çin’de 32.000 yüksek bitki (2 bini yenebilir) ve 2.800 ağaç türü vardır. Genel olarak Çin, bitki örtüsü bakımından beş büyük bölgeye ayrılır: Mançurya dahil Kuzey Çin’de geniş yapraklı ılıman iklim ağaçları ve fundalıklar yaygındır. Bu bölgede meşe, dişbudak, akçaağaç, huş, kayın, söğüt ve ceviz; yüksek dağlarda çam, karaçam, ladin ve köknar yetişir. Ovalardaki ekili arazide hünnap ve kestane bahçelerine rastlanır. Yassı boynuzlu çin geyiği, ayı, kutup tilkisi, büyük boynuzlu yaban koyunu ve kar tavşanı, Kuzey Çin ormanlarının başlıca yabanıl hayvan türleridir. Ayrıca kuzeydoğu eyaletlerinde samur, su samuru, zerdeva, as ve tilki gibi kürk hayvanları da bulunur. İç Moğolistan ve Sinkiang gibi kuzey ve kuzeybatının kuru bölgelerinde çöl bitkileri yaygındır. Orta Çin, özellikle sıcak ve yarı tropikal bitki örtüsüne sahiptir; köknar, dişbudak, aylandız bu bitkilerin başlıcalarıdır. Bölgenin güneyinde kâfur, kestane, meşe, güney köknarı ve selvi ağaçları çok yetişir. Bölgenin tipik yaban hayvanları olan pandalar, Yangçe vadisinin kuzeyinde yaşar. Güney Çin’de görkemli yarı tropikal ve tropikal bitkiler yaygındır. Kızıl çam, meşe, kestane, palmiye ve bambu ağaçları bunların en önemlileridir. Bölgede yetişen Hint inciri ağacı, Çinlilerce kutsal sayılır. Kanal ve deltalar çevresinde mangrovlara sık rastlanır. Turunçgiller bölgede önemli yer tutar. Bölgenin güney ve güneybatısında eğreltiotu, tropikal sarmaşıklar, palmiye ve tropikal ısırganlar bol bulunur. Bölge ağaçları genellikle yaprağını bütün yıl dökmeyen cinstendir. Ayrıca maun, abanoz gibi sert ağaçlar yetişir. Ormanlarda maymun, fil, kaplan, leopar gibi hayvanlar ve yaban tavusu gibi tropikal bölge kuşları çoktur. Batı Çin’in yükseklerinde, arazinin çok değişik topografik yapısı ve büyük yükseklik farkı nedeniyle çok değişik bitki örtüsüne rastlanır. Alçak ve orta yükseklikteki topraklarda yapraklarını döken ağaçlar (özellikle söğüt, karaağaç, ardıç, kavak) ve kozalaklılar (özellikle köknar ve karaçam) yaygındır. Daha yüksek yerlerde ayıtabanı, düğünçiçekleri, hezaren, çayır otları gibi bitkiler yetişir. Ekonomi: 1949’dan sonra gerçekleştirdiği devrimle, kıtlık ve açlıktan, dayanışmacı bir yoksulluk sürecine girmeyi başaran Çin’de, Mao rejiminin gerçekleştirdiği toprak reformunun (toprakların yeniden paylaşımı ve tarımda en yetkin örgütlenme biçimi olan “halk komünleri” temelinde kolektifleştirilmesi) öncelikli hedefi, ülkenin gıda kaynakları yönünden kendi kendine yetmesiydi. İnce tekniklere dayanan eski bir tarım geleneği sayesinde, Çin ovaları uçsuz bucaksız birer bahçe görünümündedir. Çin’in dünyanın birinci üreticisi olduğu temel tahıl ürünü olan pirinç, uygun sulama yöntemleri sayesinde, doğuda olduğu gibi güney bölgelerinde de yetişir. Kuzeyde ve Mançurya’daki kurak ovalarda buğday, darı, kocadarı tarımı yapılır; ikincil tahıl ürünlerinin oran olarak yarısını mısır meydana getirir. Sonuçta, temel tarım ürünlerinde kendi kendine yetme hedefine büyük ölçüde ulaşılmıştır. 1985’te, Çin Halk Cumhuriyeti, tarihinde ilk kez dünya pazarına tahıl ihraç etmiştir. Yağlı tohumlar (soya, yerfıstığı), şekerpancarı ve özellikle de Çin’in 1982’den beri dünyada birinci üretici konumuna geldiği ve Çin dokuma sanayiinin temelini oluşturan pamuk gibi sanayi bitkilerinin tarımı, önemli boyutlardadır. Tropikal iklime sahip Güney Çin’de şekerkamışı ve çay tarımı, meyvecilik ve dut yetiştiriciliği yapılır. Ülkedeki sığır ve koyun sayısı, her tür için yaklaşık 100 milyon, domuz sayısı 364 milyondur. Kümes hayvanları (Pekin ördeği) ve balıkçılık önemlidir. Devrim sonrası, su baskınları ve erozyonla mücadele için büyük ırmakların (Huanghe, Yangzijiang) çığırlarının düzenlenmesi, elektrik üretimi ve sulama, pilot çiftliklerin kurulacağı alanlar açma gibi kapsamlı bir kitle bayındırlık seferberliği başlatıldı. Sanayide önce beş yıllık, daha sonra onar yıllık planlar yapılarak Çin’i, bir sömürge gelişimi sürecinden koparmaya çalışmak, yöneticilerin öncelikli hedefi oldu. Aşırı sanayileşmenin (1950-1957) başarısızlığa uğraması ve ardından “Büyük Atılım”ın (1958-1959) doğurduğu düş kırıklığı ve Büyük Proletarya Kültür Devrimi öğretisinin (1966’dan itibaren) iflasından sonra sanayi politikası, 1979’dan bu yana, ekonominin gençleşmesi politikası kapsamı içinde, tüketim ürünleri sanayiinin de kendine bir yer edindiği, yerli yerine oturduğu gelişmeye doğru yöneldi. Kültür Devrimi’nin noktalanmasından sonra sanayideki ivme, petrol üretiminde (Batı bölgesi, Sarı Deniz ve özellikle de Kuzeydoğu Çin’de Daking’teki yataklar sayesinde) olağanüstü bir artış, ufak çaptaki yerel fabrikalarda (çimento, sunî gübre, araç ve gereç) gerek sayı gerek kapasite açısından hızlı bir büyüme, bütünüyle Çin’e özgü büyük birimlerin kurulması yanında, kapitalist ülkelerden birçok “anahtar teslimi” fabrikanın satın alınması ve kömür üretiminde olağanüstü bir artışla (Çin bu alanda dünyada ilk sıradadır) kendini gösterdi. Mançurya’da Pekin ve Şanghay bölgelerindeki demir-çelik merkezlerinde üretilen çeliğin miktar ve kalitesi arttı. 1985’te, ülkede ham maden ürünlerinin (altın, demir dışı metaller) işlenip değerlendirilmesi konusunda kapsamlı bir program başlatıldı. Petrol üretimindeki artış, petrol ürünleri arıtımı ve kimya sanayiinin gelişmesine olanak verdi; petrol boru hatları sayısı büyük ölçüde arttı. Makine sanayii (iş ve tarım makineleri) güçlü bir iç taleple karşı karşıya kaldı. Rejimin arka plana ittiği tüketim maddeleri üretimi son derece etkin bir imalat sanayii tarafından üstlenildi. Ülkenin kuzeyi ve doğusu doğal kaynaklar ve (zengin yer altı ve enerji kaynakları) tarihî eserler (sömürge döneminde Ruslar, Japonlar ve Batılılar tarafından bölgenin değerlendirilmesi) bakımından zengindir. Bugünkü yönetim, yeni bölgelere donanım sağlamaya, sanayileşmedeki öncü cepheyi ülkenin batısı ve güneyine kaydırmaya çalışmaktadır. Bütün bunlara karşılık ulaşım, 1949’dan bu yana demiryollarının uzunluğu ve suyollarının ulaşıma elverişli bölümleri ikiye, karayolları ona katlanmış olsa da yeterli değildir. İktisadî gelişme 1972’den önce belirli bir dengeye (bu dönemde ithalat peşin ödemeyle yapılmakta ve ihracat gelirleriyle karşılanmaktaydı) ulaşmış olan dış ticaretteki yapıları değiştirmiştir. Ticaret açığının kapatılması amacıyla, 1986-1990 beş yıllık planında, ihracata dönük sanayiye ağırlık verilmiştir. Ekonomide 1979’da başlayan yeni yönlendirme; “dört koldan modernleşme” (bilim ve tekniğe, ulusal savunmaya, tarıma ve sanayie öncelik), toprağın kullanımının özelleştirilip (buna karşılık toprak gene kolektif mülkiyet olarak kaldı) temel tarımsal gıda ürünleri için bir serbest pazar oluşturulması sonrası, beş yıldan kısa bir süre içinde tarım gelirleri ikiye katlandı. Ancak çok sayıda köylü, kırsal bölge sanayiinin gelişmesinden yararlanıp sanayi sektöründe iş bulunca ekonomide ciddî dengesizlikler (et ve özellikle domuz eti üretiminde düşüş) ortaya çıktı. Sosyalist ilkelerden kopma, sanayide, tarımda olduğundan daha fazla kendini gösterdi; “serbest bölgeler” kuruldu; 4.000 yabancı kuruluş, Çin firmalarıyla ortaklık kurarak ülkeye yerleşti. Ancak, 1984-1985’teki ekonomik patlamayı, endişe verici bir hareketlenme ve hızla yükselen enflasyon izledi. 1989 “Pekin Baharı” hareketinin şiddet yoluyla bastırılmasının ardından devlet, kamu sektörünü eski dinamizmine kavuşturmayı denedi. Bir çifte fiyat sisteminin yerleşmesine ve eyaletlerin ekonomilerini büyük ölçüde kendilerinin yönetmesine olanak veren liberalleşme, yolsuzlukların artması ve genelleşmesinin yanı sıra iç bölgelerle kıyı bölgeleri arasındaki rekabetin keskinleşmesine yol açarken, merkezî iktidarın etkisini büyük ölçüde sınırladı; 1949 öncesinde olduğu gibi, yabancı yatırımların büyük bölümünün yoğunlaştığı kıyı eyaletlerinin (Guangdong, Fujian) ekonomik büyümesini dizginlemek için yerel koruyucu mekanizmalar yeniden gündeme geldi. Tarih: Çin topraklarında ilk yerleşim, MÖ 4000 yıllarında gerçekleşti. MÖ 1523-1028 yılları arasında Sarı Irmak yakınlarında hüküm süren Şang Hanedanı ile birlikte Çin’in gerçek tarihi başladı. Daha sonra hüküm süren Çou Hanedanı (MÖ 1027-256), savaşçı özellikleriyle tanındı. Bu tarihten sonra yöresel savaşlar dönemi yaşandı. Bu dönem, Çin Hanedanı’nın (MÖ 221-207) Çin’in birliğini sağlamasıyla son buldu. Bu dönemde kuzeyde Büyük Çin Seddi yapıldı. Han Hanedanı (MÖ 202-MS 220) zamanında ise Çin, güneyde Vietnam’a, batıda Orta Asya’ya dek genişledi. İki yüzyıl boyunca, sanat ve bilim alanında önemli ilerlemeler oldu. Ordu içindeki isyanlar ve barbar kavimlerin istilaları sonucu yaşanan düzensizlik ve karmaşa, Tang Hanedanı’nın (MS 618-906) başa geçmesine dek sürdü. Bu dönemde ticaret gelişti, sanat, kültür ve bilimde atılımlar yapıldı. Sung Hanedanı (960-1279) döneminde de süren gelişim, Moğol ordularının saldırıları ve Çin’in Moğol İmparatorluğu’na katılmasıyla son buldu. Kısa bir süre sonra, Moğol İmparatorluğu parçalandı ve Ming Hanedanı (1368-1644) Moğolları Asya’ya sürdü. Daha sonra, kuzeyden gelen barbar kavimlerin istilasına uğrayan imparatorluk, son hanedan olan Çing Hanedanı’nın (1644-1911) işbaşına gelmesiyle yeniden toparlandı. 19. yüzyılın ortalarında, Avrupa devletlerinin emperyalist politikası, Çin’i de etkiledi. Çin; İngiltere, Rusya ve Japonya ile girdiği savaşlarda yenilgiler aldı ve Çing Hanedanı’na karşı gelişen milliyetçi ayaklanmalar sonucu imparatorluk yıkıldı (1911). 1912’de cumhuriyet ilan edildi. Sun Yatsen ve Yuan Şika’nın başkanlık yaptıkları dönemlerde, feodal beylerle mücadeleler sürdü. Sun Yatsen, 1921’de kurulan Komünist Partisi ile ittifak yaptı. 1928’de, komünist güçlerin de desteğiyle iktidara gelen Çan Kayşek önderliğindeki Guomingdang, feodal güçlere karşı kesin bir zafer kazandı. Çan Kayşek zaferin hemen ardından kendisini destekleyen komünist güçlere karşı bir katliama girişti. Bu olayın sonucu Çin Komünist Partisi (ÇKP) ve Guomingdang arasındaki ittifak bozuldu, komünist güçler dağlara çekildiler. Japon işgaline (1937) kadar iki taraf arasında çeşitli çatışmalar oldu. 1934’te, Çan Kayşek’in orduları Mao’nun birliklerini Güney Çin’de kıstırdıysa da Mao’nun birlikleri, ünlü “Uzun Yürüyüş” ile kurtulmayı ve merkez illerden geçerek kuzeye ulaşmayı başardı. 1937’deki Japon işgali sırasında, iki taraf yeniden bir ittifak yaptı. II. Dünya Savaşı sırasında da, Çan Kayşek ve komünist güçler birlikte savaştılar. Savaştan sonra denetimi ele geçiren komünistler, milliyetçileri Tayvan’a (Formoza) püskürttüler (1949). Bu tarihten sonra, Mao Zedung, Liu Şaoşi ve Çu Enlay’ın liderliğinde komünist bir hükûmet başa geçti. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edildi. Toprak ve fabrika mülkiyeti komünal biçimde yeniden düzenlendi, ülkenin koşullarında büyük ilerlemeler sağlandı. “İleriye Büyük Atılım” (1958), “Yoğun Kolektivizasyon” ve “Kültür Devrimi” (1967) hareketlerine girişildi. 1950’lerin sonlarında, Çin Halk Cumhuriyeti ve SSCB arasında patlak veren anlaşmazlıklardan sonra, iki büyük devlet arasındaki uçurum daha da derinleşti. Birbirlerini “baş düşman” ilan eden iki güçten SSCB, Çarlık Rusyası döneminde yapılan antlaşmaların yeniden gözden geçirilmesini istedi. Çin Halk Cumhuriyeti, Asya, Afrika, Güney Amerika ve özellikle de Vietnam’daki komünist hareketleri destekledi. 1971’de Birleşmiş Milletler’e üye olan Çin Halk Cumhuriyeti, bu tarihten sonra Batı ile ilişkilerini geliştirdi. Richard Nixon, Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaret eden ilk Amerikan devlet başkanı oldu (1972). Mao Zedung’un 1976’da ölümü üzerine, yerine Hua Guofeng geçti. 1979 Şubat ve Mart aylarında, Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam arasında sınır anlaşmazlığı yüzünden çatışmalar çıktı. Vietnam topraklarına giren Çin Halk Cumhuriyeti güçleri, daha sonra geri çekildi. Kasım 1980’de Mao’nun karısı Çiang Çing, eski başbakan yardımcısı Çang Çungşiao, Wang Hungwen ve Yao Wenyuan (Dörtlü Çete) hakkında, “Kültür Devrimi sırasında parti ve devletin üst yönetimini ele geçirmek için yıkıcı eylemlerde bulunmak, devleti ele geçirmek için bir darbe ve Mao’nun öldürülmesini planlamak” suçlarından dava açıldı. Çiang Çing ve Çang Çungşiao, suçlamaları reddettiler ve iki yıl tehirli ölüm cezasına çarptırıldılar. Diğer sanıklara ise 16-18 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. 1981 Nisan ayında tüm gazetelerde başmakale olarak yayımlanan bir yazıda, Mao’nun ağır politik hatalar yapmış olduğu, buna rağmen tezlerinin parti için bağlayıcılığını koruduğu, çünkü bunlardan sapmanın Çin’deki sosyalist sistemi değiştireceği öne sürüldü. Aynı yıl, Hua Guofeng, ÇKP Merkez Komitesi’nin oybirliğiyle parti başkanlığından alındı; yerine, Kültür Devrimi’ni ülke için bir felaket olarak niteleyen eski ÇKP Genel Sekreteri Hu Yaobang getirildi. Askerî komisyon başkanlığına Deng Siaoping, başbakanlığa da Zao Ziyang seçildi. İktidarın “en güçlü adamı” olarak nitelenen Deng Siaoping, Mao dönemiyle Kültür Devrimi’nden miras kalan her şeye karşı bir kampanya yürüttü. 1982’de, Mao’nun adı hem yeni Çin anayasasından hem de ulusal marştan silindi. 1983’te Li Siennien, cumhurbaşkanlığına getirildi. Komünist Parti içinde tasfiye hareketine gidildi. Mao’nun “sürekli devrim”i yerine “ekonomide sosyalist modernleşme”ye önem verilmeye başlandı. Dışa açılma politikası sonucu halk ve özellikle gençler batı kültüründen etkilenmeye ve daha fazla demokrasi için gösteriler yapmaya başladılar. 1987 yılı başlarında öğrenci hareketleri yoğunluk kazandı. Komünist Parti Genel Sekreteri Hu Yaobang istifa etti. Yerine başbakan Zao Ziyang geldi ve başbakanlığın yanı sıra genel sekreterlik görevini de üstlendi (1987). Nisan 1989’da öğrencilerin demokrasi ve özgürlük istekleri doğrultusunda başlattıkları gösteriler bütün ülkeye yayılmaya başladı. Mayıs ayında uzun yıllardan beri ilk kez SSCB ile görüşmelerin başlamasından hemen önce Pekin’in Tienanmen Meydanı’nda 3500 öğrenci, demokrasi için açlık grevine başladı. Bu eylem Komünist Parti yöneticileri arasında büyük bir huzursuzluk yarattı. 16 Mayıs 1989’da SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov’un yaptığı resmî ziyaret, Moskova ile Pekin arasında 30 yıllık küskünlüğe son verirken öğrenciler, işçi ve aydın, demokrasi ve özgürlük için gösteriler yaptılar. Gösteriler yaygınlaşarak bir milyondan fazla insanın katıldığı dev bir kitle gösterisine dönüştü. Bunun üzerine ordunun olaylara müdahale etmesi kararlaştırıldı. Pekin’de sıkıyönetim ilan edildi. Tienanmen Meydanı’nda eylemlerini sürdüren öğrencilerin üzerine ateş açıldı; çıkan olaylarda 1000’den fazla insan öldü. Haziran 1989’da ayaklanmalar kanlı bir biçimde bastırıldı ve göstericiler tutuklandı. Ayaklanmacılar arasından tutuklananlardan 30’dan fazlası idam edildi. Partinin başına Zhao Ziyang’ın yerine Jiang Zemin geçti. Pekin’deki sıkıyönetim ancak Ocak 1990’da kaldırıldı.

ÇİN

Resmî adı                :  Çin Halk Cumhuriyeti

Yüzölçümü             :  9.572.900 km2

Nüfus                     :  1.322.000.000 (2005)

Başkent                  :  Pekin

Resmî dil                 :  Çince

Din                         :  % 59,3 geleneksel halk dinleri (yerel tanrılara bağlılık, atalara tapınma, Konfüçyüsçülük, Taoculuk, evrene tapınma, ruhlara tapınma vb); % 20 örgütlü yerel dinler; % 12 ateist; % 6 Budist; % 2,4 Müslüman; % 0,2 Hristiyan; % 0,1 diğer.

Para birimi               :  Renminbi Yuan (CNY)

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2009 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


28350 - unknown - 38.103.63.57