Arama Motor:
'Her Şey' Hakkında Her Şey
ÇİÇEK HASTALIĞI, deride çukurlaşmış yara izleri bırakarak iyileşen, bulaşıcı, infeksiyöz hastalık. Etkeni olan çiçek virüsünün iki tipi vardır. Variola major ve variola minor adı verilen bu iki tip hastalık birbirine çok benzer, ancak ilkinde ölüm oranı daha fazladır. Hasta kimselerin burun ve boğaz akıntılarında, deri kabarcıklarında, hastalığın iyileşmesiyle dökülen yara kabuklarında, idrar ve dışkısında hastalık etkeni olan virüs bulunur. Hastalık, bu kaynakların herhangi birinden yayılır ve bağışıklığı olmayan kimselere kolayca ve hızla bulaşır. Eskiden geniş kitlelere yayılırken aşılanma ve hijyenik şartların iyileşmesiyle olay sayısı azalmış, hatta hastalık yok edilmiş sayılır. Hastalığın kuluçka süresi 8-12 gündür. Baş ağrısı, titreme, sırt, kol ve bacaklarda ağrı, yüksek ateş, çocuklarda bunlara ek olarak kasılmalar ve kusmalarla başlar. Bu arada 3-4 gün içinde yüzde ve bileklerde küçük kırmızımsı sivilceler görülür. Sivilceler hızla kol, bacak ve vücuda yayılır. Bunlar 1-2 günde kabarır ve 7-8 günden itibaren kuruyarak kabuklaşmaya başlarlar. Ağız-boğaz mukozalarında, konjoktivalarda, kulakta bile bulunurlar. Yüz ve göz kapakları şişer. 3-4 hafta sonra kabuklar düşerek yerine çiçeği hatırlatan çukurlaşmış nedbeler bırakırlar. Çiçek bozuğu denen durum bu şekilde meydana gelir. Çiçeğin bronkopnömoni, konjuktivit, menenjit gibi komplikasyonları vardır. Ayrıca orta kulakta ve gözde sekeller bırakır. Çok bulaşıcı hastalıklardan biri olarak bilinen çiçek hastalığında, hastanın çevreyle temasının kesilmesi ve karantinaya alınması esastır. Sadece hastalık döneminde değil, uzun iyileşme döneminde de virüs yayılabilir. Hastanın elbise, yatak çarşafları, mendilleri veya kullandığı eşyalarla mikrop taşınır. Çiçek hastalığı geçiren kimseyle temas edenler, eğer daha önce çiçek hastalığı geçirmediyse veya beş yıl öncesine kadar çiçek aşısı olmadıysa aşılanmalıdır. Hastalığın kuluçka döneminde yapılırsa hastalığı önler veya hafif geçmesini sağlar. Çiçek hastalığı geçiren bir kimse hayat boyu bağışıklık kazanır. Çiçek aşısını Edward Jenner’in 1796’da bulduğu söylenirse de Lady Mary Montagu’nun 1716 yılında İstanbul’da bulunduğu sırada İngiltere’ye yazdığı mektuplardan, o tarihlerde ineklerden elde edilen çiçek aşısının Türkler tarafından başarıyla kullanıldığını öğreniyoruz. Çiçek aşısının sağladığı bağışıklıklar geçicidir ve 5-7 yıllık aralarla tekrarlanması gerekir. İlk aşı 3 ay-1 yaş arasında, tekrarı 7-11 yaş arasında yapılmalıdır. Hastalığın salgın olduğu bir bölgeye yolculuk yapılacaksa aşılanmak gerekir.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.