Arama Motor:
'Her Şey' Hakkında Her Şey
GÖKSU DERESİ, İstanbul’da Boğaz’ın Anadolu yakasında, Anadoluhisarı ile Küçüksu Deresi arasındaki düzlük alan. Adını hisarın yanından denize dökülen Göksu deresinden alır. Osmanlılar öncesine ilişkin kesin bilgiler yoktur. Osmanlılar döneminde bir gezinti ve eğlence yeri olarak önem kazandı. Göksu ile Küçüksu arasındaki ulu ağaçlarla kaplı geniş düzlük ve sandalla gezintiye elverişli Göksu deresi bölgeyi İstanbul’un en gözde gezi ve dinlence yeri durumuna getirdi. Buralarda bazı kasr’lar ile kentin düzeniyle görevli bostancı ocağı ve bir camiden başka yerleşme yoktu. Göksu kıyısında deniz yoluyla getirilen buğdayı öğüten mirî değirmenler vardı. Göksu deresinin getirdiği çamur, seramik, çanak-çömlek yapmaya yaradığı için, çevrede testicilik ilerledi. Göksu testileri suyu sızdırıp serin tutmakla ve dayanıklılığıyla ün kazandı. Türk edebiyatında da önemli yer tutan Göksu; başlangıçta şiir ve şarkılarda, sonraları ise roman ve öykülerde yer aldı. Göksu’da bugün de ayakta kalan başlıca eserler: 1751’de ahşap, 1856’da ise bugünkü görüümüyle Abdülmecit tarafından yaptırılan Göksu Kasrı (Küçüksu Kasrı), bugün müze olarak ziyarete açıktır. Göksu Çeşmesi, Göksu kasrının karşısında, III.Selim tarafından annesi Mihrişah Sultan için yaptırıldı (1806).
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.