08 Ocak 2009 Perşembe
Bu sitede şu an itibariyle 52.890 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

GÜNEY CEPHESİ, Kurtuluş Savaşı sırasında Adana, Kilis, Antep, Maraş ve Urfa yörelerini işgal eden Fransızlara karşı oluşturulan cephe. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası Adana, Antep, Maraş ve Urfa’yı işgal eden İngilizler, bölgedeki Türk yönetimine pek karışmamaları, halkın kutsal değerlerine ve onuruna dokunacak hareketlerde bulunmamaları nedeniyle silahlı bir direnişle karşılaşmadılar. Fakat bir süre sonra bu bölgeyi bıraktıkları Fransızlar, işgale başlarken beraberlerinde Ermenileri de getirdiler. Bunların bir kısmı Fransız üniforması giymiş askerler, bir kısmı askerî birliğe ya da örgüte bağlı siviller, geri kalanı da çetelerden oluşuyordu. Fransızların, beraberinde getirdiği Ermenilerle birlikte öldürme ve yağmaya girişmeleri üzerine Türkler, millî teşkilâtlar kurmaya ve kendilerini savunma önlemleri almaya başladılar. Güney Cephesi’nde bulunan Türk kuvvetlerinin merkezi Diyarbakır’da bulunuyordu. Bu kuvvetler 13.Kolordu’ya bağlıydılar. Kolordunun 548 subay, 4255 er, 36 ağır makineli tüfek, 27 top mevcudu bulunuyordu. Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra başlayan işgallere karşı ilk direniş Güney Cephesi’nde başladı. İskenderun’a asker çıkaran Fransızlar, 18 Aralık 1918’de Dörtyol’u işgal etmiş; ertesi gün Karaköse Köyü’ne girmek istemişlerse de köylülerin direnişleriyle karşılaşmışlardı. 30 Ekim 1919’da da Maraş’ı işgal eden Fransızlar, Ermenilerle iş birliği yapıp halka karşı acımasız ve aşağılayıcı saldırılara başladılar. 31 Ekim 1919 günü, Maraş’ta hamamdan çıkan bir kadının peçesini yırtan Ermeniler, iki kişiyi silahla yaraladılar. Bunun üzerine dükkânından çıkan Uzunoluk Camisi İmamı Sütçü İmam, silahıyla ateş ederek Ermenilerden birini öldürdü. Bu olay, işgal kuvvetlerinin baskıyı daha da artırmasına neden olmakla birlikte Maraş’ta direnişin de sembolü oldu. 26 Kasım 1919’da Maraş Kalesi’ndeki Türk bayrağının indirilerek yerine Fransız bayrağının çekilmesi Maraşlı yurtseverleri harekete geçirdi. Direnişi örgütlemek ve Sivas’taki Heyet-i Temsiliye ile ilişki kurmak üzere bir kurul oluşturuldu. Bu çalışmaların ardından 29 Kasım 1919’da örgütlenen Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin başına Aslan Bey geçti. Kurtoğlu Salim Bey ve Kılıç Ali Bey yönetimindeki Maraş Kuvâ-yi Milliyesi silahlı direniş hazırlıklarına başladı. Maraş’ta 21 Ocak 1920’de başlayan çatışmalar sonucu Fransızlar, 11 Şubat 1920 gecesi kenti boşaltmak zorunda kaldılar. Daha sonra Maraş’a “Kahraman” unvanı verildi ve adı Kahramanmaraş oldu. Bu arada Maraş’takine benzer bir olay da Urfa’da yaşandı. Fransızlar, 29 Ekim 1919’da Urfa’ya girdiklerinde yanlarında yine Ermeniler bulunuyordu. Urfa Jandarma Komutanlığına atanan Ali Saip (Ursavaş) Bey, Mustafa Kemal Paşa’dan aldığı emirle Urfa’da millî bir teşkilât kurdu. Direniş konusunda aşiretlerin de desteğini alan Ali Saip Bey, 8/9 Şubat 1920 gecesi Urfa’yı kuşatarak kenti terk etmeleri için Fransızlara 24 saat süre verdi. Fransız komutanın kenti terk etmeyi reddetmesi üzerine Kuvâ-yi Milliye güçleri, 9 Şubat 1920 günü Urfa’ya girdi ve Urfa cezaevini de boşaltarak tutukluların direnişe katılmasını sağladı. İki ay süren çatışmalar sonrası Fransızlar, 11 Nisan 1920’de Urfa’dan çekildiler. Gösterdiği bu büyük kahramanlığın sonucu olarak Urfa’ya sonradan “Şanlı” unvanı verilerek adı Şanlıurfa oldu. İngilizlerin çekilmesinden sonra 5 Kasım 1919’da Antep’e giren Fransızlar, burada da Ermenilerle birlikte saldırılara başladılar. Bu saldırılar Anteplileri örgütlenmeye ve direnmeye zorladı. Halkın direnişe geçmesi üzerine Fransızlar, yeni kuvvetler getirdiler. Bu sırada Antep direnişinin lideri Şahin Bey’di. Gerçek adı Said olan bu kahraman teğmenin şehit olmasından sonra Mustafa Kemal Paşa, bu mücadeleyi yönetmek için Kılıç Ali Bey’i Antep’e gönderdi. Kılıç Ali Bey’den sonra Antep Kuvâ-yi Milliye Kuvvetleri Komutanlığına getirilen Aslan Bey, on ay dokuz gün düşmana karşı kahramanca savaştıysa da 9 Şubat 1921’de açlık ve cephanesizlik sonucu teslim oldu. Yerel direnişin sürdüğü sırada TBMM, 6 Şubat 1921’de çıkardığı bir yasa ile Antep’e “Gazi” unvanını verdi. Daha sonra tüm yöre halkının katıldığı Antep Savunması’yla 1921’de işgalden kurtuldu. Bu arada Fransızların en uzun süre kaldıkları yerlerden biri de Adana yöresiydi. 17 Aralık 1918’de Adana’nın işgal edilmesinden sonra, 21 Ocak 1919’da Mersin, Tarsus ve Osmaniye’de 3300 kişilik bir Adana Cephesi oluşturuldu. Bu cephede Kemal Bey (General Kemal Doğan), Kilikya Kuvâ-yi Milliye komutanı olarak direnişe önderlik etti. Kasım 1919’da Adana Cephesi, Zamantı Irmağı sınır olmak üzere doğu ve batı olarak ikiye bölündü. Yüzbaşı Osman Nuri (Tufan) Doğu Kilikya, Yüzbaşı Ali Ratip (Sinan Tekelioğlu sanıyla) Batı Kilikya birliklerinin yönetimini üstlendiler. Adana Cephesi’nde Kuvâ-yi Milliye güçleriyle Fransız işgal kuvvetleri arasında uzun süren çatışmalar yaşandı. Güney Cephesi’ndeki çatışmalar Sakarya Zaferi’nden sonra Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması’yla sona erdi (20 Ekim 1921).

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2009 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


31696 - unknown - 38.103.63.57