Arama Motor:
'Her Şey' Hakkında Her Şey
HAKKÂRİ, Anadolu’nun güneydoğu köşesinde, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en engebeli yöresinde yer alan il. Türkiye-İran-Irak sınırları birbirine burada bağlanır. Doğuda İran, güneyde Irak, batıda Şırnak ve kuzeyde Van illeri ile sınırlanır. Yüzey Biçimleri: Türkiye’nin en engebeli ve ortalama yükseltisi en fazla olan kesiminde yer alır. İlin yükseltilerini Dış Doğu Torosların uzantısı olan Hakkâri Dağları oluşturur. Doğuya doğru giderek yükselen bu dağların, kuzeye ve güneye dağılan kütleleri, Habur Suyu, Büyük Zap Suyu ve Botan Çayı’nın derin koyaklarıyla yarılarak, yamaçları duvar biçiminde dik ve sarp bir görünüm alır. Yörenin en yüksek kütlelerinden biri olan Buzul (Cilo) Dağı (4.116 metre) ve Uludoruk’tur (Reşko Tepesi, 4.134 metre). Diğer başlıca dağları; İspiriz Dağı (3.668 metre), Mor Dağ (3.807 metre), Sümbül Dağı (3.607 metre), Altın Dağ (3.358 metre) ve Kara Dağ’dır (3.752 metre). Öte yandan il topraklarının yaklaşık % 10’unu Nordüz, Mirgezer ve Faraşin platolarıyla Gevar Ovası ve Yüksekova gibi düzlükler kaplar. Yüksek tepelerin üzerinde birkaç küçük buzul ve krater gölü bulunur. İklim ve Bitki Örtüsü: Yörelere göre değişmekle birlikte ilin yüksek kesimlerinde Doğu Anadolu karasal iklimi egemendir. Vadi tabanları ve alçak kesimlerde ise, Akdeniz ikliminin etkileri nedeniyle yıllık sıcaklık ortalaması Doğu Anadolu’nun birçok il merkezinden daha yüksektir. İlde genellikle kışlar sert ve bol karlı, vadi tabanları ise nispeten ılıktır. Yağışlar kış aylarında artış gösterir. Bitki örtüsü bakımından yoksuldur. Dağların sürekli kar altında kalan kesimleri, bitki örtüsünün sınırını oluşturur. Ağaççıklar, funda ve çalılar dağların yamaçlarında ve vadi eteklerinde yoğunlaşır ve yer yer yamaçların yüksek kesimlerine dek sokulur. Buzul Dağı’nın Büyük Zap vadisine bakan yamaçlarında, Şemdinli ve Çukurca yörelerinde ardıç ve söğüt koruları ve sık meşe ormanları yer alır. Dağların 3.000 metreden yüksek kesimlerinde bitki örtüsü ortadan kalkar, ancak kayaların arasında tek tük cılız bitkiler göze çarpar. Ekonomi: Kaynakları yetersiz olan Hakkâri’de tarım en önemli gelir kaynağıdır. İl topraklarının ancak yüzde biri ekilebilir. Çok dar olan vadi tabanlarındaki topraklarda ve taraçalarda tarım yapılır. Zap Vadisi’nin sınırlı tarım alanlarında buğday ve arpa ekilir; elma ve dut yetiştirilir. Kırsal kesimin en önemli gelir kaynağı hayvancılıktır (koyun ve kıl keçisi). Kent merkezinde oto onarım ve bakım atölyeleri, marangozhaneler bulunur. Halı ve kilim dokumacılığı yaygındır. Tüketilen malların hemen tümü başka illerden gelir. 1968’de kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınan Hakkâri, Türkiye’nin en az gelişmiş ilidir. Yükseklik, sert iklim koşulları, ekonomik gelişmeyi büyük ölçüde engeller. Turistik Yerler: Hakkâri ve yöresi: Meydan Medresesi, Hakkâri Kalesi (Kale Parkı), Nasturîlerden kalma kilise yıkıntıları, Gevaruk Vadisi’nde kaya resimleri (Neolitik Çağda yapılmış Fransa ve İspanya’daki duvar resimlerine çok benzer). Yüksekova ve yöresi: İlçenin batısında Urartulardan kalma Muşaşir kenti kalıntıları. HAKKÂRİ (30) Hakkâri ilinin merkezi olan kent. Nüfusu 77.532 (2000). Eskiden Çölemerik adını taşıyan kent, Büyük Zap Irmağı’nın bir kolu olan Katramas Çayı üzerinde kuruludur. Karayoluyla Ankara’ya 1.416 km, Van’a 203 km uzaklıktadır. Tarih: Bölge ve il, adını 24 oymaklı Akara (Akarı, Hakâri) boyundan almıştır. Araplar buraya Hakâriyüzyıle (Hakkâriyüzyıle), burada oturanlara da Hakkâriler dediler. Bölge 1054’te Selçuklu yönetimine girdi; bu tarihten, ilk kez Osmanlı egemenliğini tanıdığı 1534’e kadar Araplar, İlhanlılar, Karakoyunlular, Moğollar, Akkoyunlular gibi çok çeşitli ulus ve devletin egemenliğinde yaşadı. Dağlık, sarp bir bölge olan Hakkâri’de tarih boyunca kent kurulamamış, küçük kaleleri kışlak olarak kullanan oymak beyleri komşu devletlere bağımlı kalarak 1847’ye kadar beyliklerini sürdürmüşlerdir. Bu tarihten sonra da yörede karışıklıklar sürmüş, özellikle Rusların kışkırtmalarıyla birçok isyanlar çıkmış, yöre halkı talan ve kırımlarla büyük zarara uğramıştır. 1926’da Musul ile birlikte Hakkâri’nin beş ilçesi de sınır dışında kalarak üç ilçeli bugünkü il kuruldu. Bir ara Van’a bağlandıktan sonra 1936’da yeniden il oldu. Daha sonra ilçe sayısı beşe çıkarıldı. 1990’da ise Siirt’in Şırnak ilçesinin il yapılmasıyla Hakkâri’nin Beytüşşebap ve Uludere ilçeleri Şırnak’a bağlanınca ilçe sayısı merkez ilçe dışında üçe indi. Yüksek, çok engebeli, ağır kış koşulları içinde bulunan il toprakları, ülkenin kalabalık bölge ve merkezlerine çok uzakta kalır ve Doğu Anadolu’nun yüzyıllar boyunca en ihmal edilmiş köşesidir. Koşullar, cumhuriyetin ilk yıllarına göre hissedilir derecede değişmiş ve iyileşmiş olmasına karşın, özellikle ticaret ve ulaşım olanakları bugün de iyi durumda değildir. Hakkâri’yi Başkale üzerinden Van’a bağlayan karayolu kışın düzenli bir ulaşıma olanak vermez. Bu yol, Bağışlı’da Yüksekova ve İran sınırından gelen başka bir yol ile birleşir. İl merkezini, doğu yönünde uzanarak Beytüşşebap ve Şırnak ili üzerinden Cizre’ye bağlayan bir başka yol daha vardır. Güzel Sanatlar: Hakkâri’ye egemen tepe üzerinde Hakkâri Kalesi’nde (Kale Parkı) su sarnıçları ve arklar bulunur. Meydan Medrese 1700’de yapılmış, daha sonraki yıllarda onarım görmüştür. HAKKÂRİ Yüzölçümü : 7.179 km2 Nüfusu : 236.581 (2000) İlçe sayısı : 4 İl trafik kodu : 30 HAKKÂRİ’NİN İLÇELERİ İlçe İlçe Nüfusu Merkez 77.532 Çukurca 11.080 Şemdinli 45.930 Yüksekova 102.039 Toplam (2000): 236.581
HAKKÂRİ, Anadolu’nun güneydoğu köşesinde, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en engebeli yöresinde yer alan il. Türkiye-İran-Irak sınırları birbirine burada bağlanır. Doğuda İran, güneyde Irak, batıda Şırnak ve kuzeyde Van illeri ile sınırlanır. Yüzey Biçimleri: Türkiye’nin en engebeli ve ortalama yükseltisi en fazla olan kesiminde yer alır. İlin yükseltilerini Dış Doğu Torosların uzantısı olan Hakkâri Dağları oluşturur. Doğuya doğru giderek yükselen bu dağların, kuzeye ve güneye dağılan kütleleri, Habur Suyu, Büyük Zap Suyu ve Botan Çayı’nın derin koyaklarıyla yarılarak, yamaçları duvar biçiminde dik ve sarp bir görünüm alır. Yörenin en yüksek kütlelerinden biri olan Buzul (Cilo) Dağı (4.116 metre) ve Uludoruk’tur (Reşko Tepesi, 4.134 metre). Diğer başlıca dağları; İspiriz Dağı (3.668 metre), Mor Dağ (3.807 metre), Sümbül Dağı (3.607 metre), Altın Dağ (3.358 metre) ve Kara Dağ’dır (3.752 metre). Öte yandan il topraklarının yaklaşık % 10’unu Nordüz, Mirgezer ve Faraşin platolarıyla Gevar Ovası ve Yüksekova gibi düzlükler kaplar. Yüksek tepelerin üzerinde birkaç küçük buzul ve krater gölü bulunur. İklim ve Bitki Örtüsü: Yörelere göre değişmekle birlikte ilin yüksek kesimlerinde Doğu Anadolu karasal iklimi egemendir. Vadi tabanları ve alçak kesimlerde ise, Akdeniz ikliminin etkileri nedeniyle yıllık sıcaklık ortalaması Doğu Anadolu’nun birçok il merkezinden daha yüksektir. İlde genellikle kışlar sert ve bol karlı, vadi tabanları ise nispeten ılıktır. Yağışlar kış aylarında artış gösterir. Bitki örtüsü bakımından yoksuldur. Dağların sürekli kar altında kalan kesimleri, bitki örtüsünün sınırını oluşturur. Ağaççıklar, funda ve çalılar dağların yamaçlarında ve vadi eteklerinde yoğunlaşır ve yer yer yamaçların yüksek kesimlerine dek sokulur. Buzul Dağı’nın Büyük Zap vadisine bakan yamaçlarında, Şemdinli ve Çukurca yörelerinde ardıç ve söğüt koruları ve sık meşe ormanları yer alır. Dağların 3.000 metreden yüksek kesimlerinde bitki örtüsü ortadan kalkar, ancak kayaların arasında tek tük cılız bitkiler göze çarpar. Ekonomi: Kaynakları yetersiz olan Hakkâri’de tarım en önemli gelir kaynağıdır. İl topraklarının ancak yüzde biri ekilebilir. Çok dar olan vadi tabanlarındaki topraklarda ve taraçalarda tarım yapılır. Zap Vadisi’nin sınırlı tarım alanlarında buğday ve arpa ekilir; elma ve dut yetiştirilir. Kırsal kesimin en önemli gelir kaynağı hayvancılıktır (koyun ve kıl keçisi). Kent merkezinde oto onarım ve bakım atölyeleri, marangozhaneler bulunur. Halı ve kilim dokumacılığı yaygındır. Tüketilen malların hemen tümü başka illerden gelir. 1968’de kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınan Hakkâri, Türkiye’nin en az gelişmiş ilidir. Yükseklik, sert iklim koşulları, ekonomik gelişmeyi büyük ölçüde engeller. Turistik Yerler: Hakkâri ve yöresi: Meydan Medresesi, Hakkâri Kalesi (Kale Parkı), Nasturîlerden kalma kilise yıkıntıları, Gevaruk Vadisi’nde kaya resimleri (Neolitik Çağda yapılmış Fransa ve İspanya’daki duvar resimlerine çok benzer). Yüksekova ve yöresi: İlçenin batısında Urartulardan kalma Muşaşir kenti kalıntıları.
HAKKÂRİ (30)
Hakkâri ilinin merkezi olan kent. Nüfusu 77.532 (2000). Eskiden Çölemerik adını taşıyan kent, Büyük Zap Irmağı’nın bir kolu olan Katramas Çayı üzerinde kuruludur. Karayoluyla Ankara’ya 1.416 km, Van’a 203 km uzaklıktadır. Tarih: Bölge ve il, adını 24 oymaklı Akara (Akarı, Hakâri) boyundan almıştır. Araplar buraya Hakâriyüzyıle (Hakkâriyüzyıle), burada oturanlara da Hakkâriler dediler. Bölge 1054’te Selçuklu yönetimine girdi; bu tarihten, ilk kez Osmanlı egemenliğini tanıdığı 1534’e kadar Araplar, İlhanlılar, Karakoyunlular, Moğollar, Akkoyunlular gibi çok çeşitli ulus ve devletin egemenliğinde yaşadı. Dağlık, sarp bir bölge olan Hakkâri’de tarih boyunca kent kurulamamış, küçük kaleleri kışlak olarak kullanan oymak beyleri komşu devletlere bağımlı kalarak 1847’ye kadar beyliklerini sürdürmüşlerdir. Bu tarihten sonra da yörede karışıklıklar sürmüş, özellikle Rusların kışkırtmalarıyla birçok isyanlar çıkmış, yöre halkı talan ve kırımlarla büyük zarara uğramıştır. 1926’da Musul ile birlikte Hakkâri’nin beş ilçesi de sınır dışında kalarak üç ilçeli bugünkü il kuruldu. Bir ara Van’a bağlandıktan sonra 1936’da yeniden il oldu. Daha sonra ilçe sayısı beşe çıkarıldı. 1990’da ise Siirt’in Şırnak ilçesinin il yapılmasıyla Hakkâri’nin Beytüşşebap ve Uludere ilçeleri Şırnak’a bağlanınca ilçe sayısı merkez ilçe dışında üçe indi. Yüksek, çok engebeli, ağır kış koşulları içinde bulunan il toprakları, ülkenin kalabalık bölge ve merkezlerine çok uzakta kalır ve Doğu Anadolu’nun yüzyıllar boyunca en ihmal edilmiş köşesidir. Koşullar, cumhuriyetin ilk yıllarına göre hissedilir derecede değişmiş ve iyileşmiş olmasına karşın, özellikle ticaret ve ulaşım olanakları bugün de iyi durumda değildir. Hakkâri’yi Başkale üzerinden Van’a bağlayan karayolu kışın düzenli bir ulaşıma olanak vermez. Bu yol, Bağışlı’da Yüksekova ve İran sınırından gelen başka bir yol ile birleşir. İl merkezini, doğu yönünde uzanarak Beytüşşebap ve Şırnak ili üzerinden Cizre’ye bağlayan bir başka yol daha vardır. Güzel Sanatlar: Hakkâri’ye egemen tepe üzerinde Hakkâri Kalesi’nde (Kale Parkı) su sarnıçları ve arklar bulunur. Meydan Medrese 1700’de yapılmış, daha sonraki yıllarda onarım görmüştür.
HAKKÂRİ
Yüzölçümü : 7.179 km2
Nüfusu : 236.581 (2000)
İlçe sayısı : 4
İl trafik kodu : 30
HAKKÂRİ’NİN İLÇELERİ
İlçe İlçe Nüfusu
Merkez 77.532
Çukurca 11.080
Şemdinli 45.930
Yüksekova 102.039
Toplam (2000): 236.581
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.