|
IRK, aynı
kalıtsal karakterleri taşıyan, aynı soydan gelme bireyler topluluğu. Hem
bitkiler hem hayvanlar hem de insanlar için kullanılır. Bir başka açıdan ırk,
aralarında karakter ayrılığı ne kadar büyük olursa olsun, birbiriyle
eşleştiğinde doğurgan (kısır olmayan) bireyler verebilen, aynı türe bağlı
gruplar olarak da tanımlanabilir. Irk oluşumu, daha çok çevre koşullarının
etkisiyle ortaya çıkmıştır. Belli bir yörede bulunan bir türe ait bireyler,
yeni döller verirken, mutasyon yoluyla yeni birtakım özellikler kazanabilirler.
Bu özellikler kuşkusuz o bölgenin sınırları içinde kalacak, böylece aynı türün
farklı coğrafi yörelerde bulunan bireyleri, birbirinden az çok farklı görünüm
ve nitelikler kazanacaklardır. Günümüzde bu doğal ırk oluşumu yöntemine, bitki
ve hayvanlar için bir de yapay ırk oluşumu eklenmiş bulunmaktadır. Hayvanların
evcilleştirilmeleri ve bitkilerin tarım için yetiştirilmesi, türlerin ıslahı ve
yeni verimli ırklar elde edilmesi çalışmalarını da birlikte getirmiştir. Doğal
ırk oluşumu insanlar için de geçerlidir. Çeşitli bilim adamlarının, insanları
ırklara ayırırken birbirinden az çok farklı verileri esas almalarına karşın,
geleneksel olarak insanlar, deri ve saç rengi, burun ve kafatası yapısı, yüz
görünümü ve boy durumu göz önüne alınarak başlıca üç ırka ayrılır. Beyaz ırk ve
alt ırkları dünya nüfusunun yarıdan fazlasını oluşturur. Özellikleri,
derilerinin açık renkli (beyazdan hafif esmere kadar), saçlarının düz ya da hafif
dalgalı, dudaklarının ince, burunlarının dar ve çıkıntılı olmasıdır. Bu ırkın
alt ırkları Kuzeyliler (uzun boylu), Orta Avrupalılar (Alp tipi de denir),
Akdenizliler (orta boylu, koyu saçlı) ve Doğu Avrupalılardır (kısa boylu,
yuvarlak başlı, tıknaz gövdeli). Sarı ırk ise dünya nüfusunun % 40’ını
oluşturur. Çinliler, Japonlar, Moğollar, Eskimolar, Kızılderililer sarı
ırktandır. Kara ırkın sayısı dünya nüfusunun % 10’u kadardır. Derileri çok koyu
renkli, saçları kıvırcık, dudakları kalındır. Zenciler bu ırkın en tipik
örneğidir. Uygarlık tarihi boyunca süren göçler ve istilalar, bugün yeryüzünde
hemen hemen saf ırk bırakmamış gibidir. Özellikle çağdaş yaşam bu karışımı
büsbütün artırmıştır.
|
|