IŞIK, göz
retinasına düştüğünde görme duyumuna yol açan elektromanyetik ışınım. Işık,
elektromanyetik tayfta 400 ile 700 nanometre arasındaki dar bir bölgeyi
oluşturur. Işık terimi tayfın görünür bölgesinin dışında kalan dalga boyları
için de kullanılır. Görünür ışığınkinden daha büyük enerjiye sahip olanlar
morötesi, daha az enerjiye sahip olanlar da kızıl ötesi ışık olarak
adlandırılır. Beyaz ışık, görünür tayfın bir karışımıdır. Kendileri ışık
saçmayan cisimler, yansıttıkları ışıkla görünürler. Hiç ışık yansıtmayan
cisimler siyah görünür. Işığın yapısı fizikçiler arasında uzun yıllar tartışma
konusu olmuştur. Huygens, dalga kuramını getirirken, Newton, ışığın
parçacıklardan oluştuğunu düşünmekteydi. Young, girişim deneyleriyle dalga
varsayımını öne çıkardı. Fresnel, buna matematiksel bir temel kazandırdı. 20.
yüzyıl başlarında Planck ve Einstein’ın kara cisim ışınımı ve foto elektrik
olayı açıklamalarıyla ışığın yapısı yeniden tartışma gündemine geldi. Bu kez
ışığın kuvanta (foton) hâlinde enerji taşıdığı öne sürüldü. Günümüzde
fizikçiler ışığı, hem dalga (optik olaylar), hem de kuvanta (kara cisim
ışınımı, fotoelektrik yayınım gibi olaylar) yaklaşımıyla ele alırlar.
Yeryüzünde güneş ışığı başlıca enerji kaynağını oluşturur. Fotosentez başta
olmak üzere, birçok kimyasal tepkime ışıkla gerçekleşir. Fotosel kullanılarak
ışık, elektriğe dönüştürülebilir. Aydınlatmaya yönelik ışık, fotometrinin
konusunu oluşturur.