|

İZMİR SUİKASTI, Haziran 1926’da
Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya karşı İzmir’de düzenlenen suikast girişimi.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılmasından sonra, partideki eski
İttihatçılar, siyasî yoldan ulaşamadıkları amaçlarını silahla elde etmek istediklerinden
Mustafa Kemal Paşa’yı öldürmekle, rejime istedikleri şekli verebileceklerini
düşünerek bir eylem planı hazırladılar ve bunu Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın
İzmir’i ziyareti sırasında gerçekleştirmeye karar verdiler. Bu sırada 7 Haziran
1926’da bir yurt gezisine çıkan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın gezi programında
İzmir de bulunuyordu. 14 Haziran 1926’da Balıkesir’e gelen Gazi Mustafa Kemal
Paşa, buradan İzmir’e geçmeyi planlıyordu. Ancak, gezi programındaki bir günlük
gecikme sebebiyle Gazi, belirlenen tarihte İzmir’e gelemedi. Suikastçılardan
motorcu Giritli Şevki, durumdan şüphelenip 17 Haziran 1926’da durumu
yetkililere ihbar etti. Giritli Şevki’nin açıklamalarına göre, eski
milletvekillerinden Ziya Hurşid, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Çopur Hilmi ve Sarı
Efe Edip, İzmir’de buluşarak, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın öldürülmesini
kararlaştırmışlardı. Hazırladıkları plana göre Ziya Hurşid, Gazi Mustafa Kemal
Paşa’nın, Kemeraltı Caddesi’nden geçişi sırasında yanındaki bombaları
otomobiline atacak, etrafa da birkaç kurşun sıktıktan sonra, çıkan
karışıklıktan yararlanıp Çopur Hilmi’nin getireceği otomobille Karşıyaka’ya
geçecek, buradan da Giritli Şevki’nin motoruyla Sakız Adası’na kaçacaktı.
Giritli Şevki’nin ihbarı üzerine Ziya Hurşid, Kemeraltı Caddesi’nde kaldığı
otelde, bombalar ve tabancalarla yakalandı. Birinci TBMM’ye Rize milletvekili
olarak seçilen ve eskiden beri Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın muhalifleri arasında
yer alan Ziya Hurşid’in açıklamaları sonrası suikastın ardında bir örgütün
varlığı ortaya çıkarıldı. Eski İttihatçılardan Kara Kemal ve Şükrü Bey gibi muhaliflerin
adının karıştığı olayda Ziya Hurşid’in, bazı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
milletvekillerinin de olayla ilgileri olduğunu açıklaması üzerine Ali Çetinkaya
başkanlığındaki İstiklâl Mahkemesi üyeleri İzmir’e geldi. Mahkemenin kararı
üzerine Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yöneticileri tutuklandı. 27 Haziranda
başlayan dava, 13 Temmuz 1926’da sonuçlandı. İzmit milletvekili Şükrü Bey, Kara
Kemal, Saruhan milletvekili Halis Turgut, Erzurum milletvekili Rüştü Paşa, eski
Rize milletvekili Ziya Hurşid, eski Trabzon milletvekili Hafız Mehmed, eski
teğmen Çopur Hilmi, Sarı Efe Edip, Lâz İsmail, Gürcü Yusuf, veteriner Albay
Rasim idama mahkûm edildi. Kâzım (Karabekir), Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele),
Cafer Tayyar (Eğilmez), Mersinli Cemal Paşalar ve eski Erzurum milletvekili
Necati ile bazı sanıklar ise beraat etti. Maliye eski bakanı Cavit Bey, eski
İzmir valisi Rahmi, Ardahan milletvekili Hilmi, Erzincan milletvekili İhsan,
Sivas eski milletvekili Selahaddin ile İstanbul milletvekilleri Rauf (Orbay) ve
Adnan (Adıvar) Beylerin Ankara’da yargılanmalarına karar verildi. Yargılama
sonucu Cavit Bey, Dr.Nâzım, Ardahan milletvekili Hilmi ve Nail Beyler idam
edildi. Eski İzmir valisi Rahmi Bey ile gıyabında yargılanan Rauf (Orbay) ve
Adnan (Adıvar) Beyler on yıl kalebentlik cezasına çarptırıldı. Gazi Mustafa
Kemal Paşa’ya yapılmak istenen bu haince davranış, büyük yankı uyandırdı.
Yurdun her köşesinden çekilen binlerce telgrafta olay kınanarak Gazi Mustafa
Kemal Paşa’ya halkın sevgi ve bağlılığı dile getirildi. Gazi, halkın bu içten
sevgisi karşısında yayımladığı bildiride, Türk milletine ve cumhuriyete olan
inancını, “... Alçak girişimin, benim kişiliğimden çok, kutsal Cumhuriyetimize
ve onun dayandığı yüksek ilkelere yönelik bulunduğuna şüphe yoktur. ... Benim
nâçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti
ilelebet payidar kalacaktır...” sözleriyle ifade etti.
|
|