Arama Motor:
'Her Şey' Hakkında Her Şey
İNÖNÜ SAVAŞI (İKİNCİ), Yunanlıların, I. İnönü Savaşı’nda uğradıkları yenilginin ezikliğinden kurtulmak, İtilaf Devletleri’nin güvenine layık olduklarını göstermek, Türk ordusunun güçlenmesine fırsat vermemek ve Eskişehir ile Kütahya’yı ele geçirip Ankara üzerine yürümek amacıyla yeniden başlattıkları savaş (27 Mart-1 Nisan 1921). Savaşa yol açan Yunan taarruzu, TBMM Hükûmeti ile Sovyet Rusya arasındaki dostluk ve yardımlaşma antlaşmasının imzalandığı sırada, Londra Konferansı’na katılan İtilaf Devletlerince kararlaştırıldı. Ulusal Kurtuluş güçleri, beklenen bu taarruza karşı önlemlerini aldılar. İnönü mevzileri güçlendirildikten sonra Güney Cephesi’nden bir bölüm takviye güç ve Merkez Ordusu’na bağlı Kafkas Tümeni, İnönü mevzilerine getirildi. Ayrıca Kocaeli’deki askerî birlikler İnönü’ye taşındı. Yunan ordusu 18 Mart günü iki grup hâlinde Eskişehir ve Afyon’a doğru ileri harekâta başladı. Uşak grubu, 24 Mart’ta Dumlupınar mevzilerini ele geçirip 27 Mart’ta Afyon’a girdi. Eskişehir-Afyon hattını ele geçirmek isteyen Yunan ordusu böylece hedefine ulaşmış oldu. Bursa grubu ise 26 Mart’ta İnönü mevzilerine ulaştı. 27 Mart’ta başlayan savaş, beş gün sürdü. Bu savaşın TBMM Hükûmetince en önemli özelliği, Yunan taarruzunun zaman zaman karşı taarruzlarla kırılması ve İnönü savunma hattının terk edilmemesidir. Savaşın en kritik anında (30 Mart) Meclis Muhafız Taburu da cephede yerini alınca 31 Mart günü Türk ordusunun, Yunan kuvvetlerinin sağ kanadına yaptığı karşı taarruz, savaşın sonucunu belirledi. 1 Nisan’da Yunan ordusu Bursa’ya doğru geri çekilirken takip harekâtı başladı ve savaş, TBMM askerî güçlerinin zaferiyle sonuçlandı. Bu başarıdan sonra, Batı Cephesi’ndeki askerî gücün önemli bir bölümü güneye yöneltildi ve 6 Nisan’da Afyon işgalden kurtarıldı. 8-11 Nisan’da Aslıhanlar ve Dumlupınar’da yoğun çarpışmalar oldu. Yunan ordusu, ancak Dumlupınar mevzilerinde tutunabildi. Bu savaşta sağlanan başarı, birçok olumlu gelişmeyi de beraberinde getirdi. 1 Haziran 1921’de İtalyanlar herhangi bir çatışma olmaksızın Anadolu’yu terk etmeye başladı. 9 Haziran’da Fransızlar, Franklin-Bouillon’u görüşmelerde bulunmak üzere, gayrıresmî olarak Ankara’ya gönderdi ve 21 Haziran’da Fransızlar Zonguldak’ı boşalttı. Öte yandan bu başarı, ülke içinde de Kurtuluş Savaşı’na ve TBMM Hükûmeti’ne olan güveni artırdı.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.