08 Ocak 2009 Perşembe
Bu sitede şu an itibariyle 52.890 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

 

İSRAİL, Orta Doğu’da, Doğu Akdeniz kıyısında devlet. Kuzeyde Lübnan, kuzeydoğuda Suriye, doğuda Ürdün, güneybatıda Mısır’la sınırlanır ve batıda Akdeniz’e açılır. 1949 mütareke sınırlarına göre, uzun fakat dar, şerit şeklinde bir araziye sahiptir. Kuzeyde Galile’den güneyde Akabe Körfezi kıyısına kadar 426 km’lik uzunluğa sahip olduğu hâlde, genişliği en çok 112, Tel-Aviv kuzeyinde ise sadece 19 km’dir. Akdeniz’de 188, Lut Gölü’nde 56, Akabe Körfezi’nde ise 10 km’lik kıyısı vardır. Başkenti Kudüs, diplomatik merkezi ise Tel-Aviv’dir. Nüfusu 100.000’i aşan başlıca kentleri Tel-Aviv, Yafa, Hayfa, Ramat-Gan, Bat-Yam, Holon, Petah-Tikva, Ber-Şeva’dır. Resmî dil İbranice, en çok konuşulan yabancı diller Fransızca, İngilizce ve Arapçadır. Yahudiler, çok eski tarihi olan uluslardan biridir. MÖ 2000 yıllarına doğru bugünkü Filistin’e geldiler, yüzyıllar boyunca kabileler hâlinde yaşadıktan sonra, MÖ 11. yüzyılda bir krallık kurdular. Davut döneminde Kudüs’ü merkez yaptılar ve en parlak dönemlerini Süleyman zamanında yaşadılar. Daha sonra ikiye bölündüler. Ülkeleri Asur ve Babil tarafından istila edildi; kitle hâlinde Babil’e sürüldüler. Filistin, bütün İlk ve Orta Çağ boyunca çeşitli devletlerin eline geçti. 1517-1917 arasında, 400 yıl Osmanlı Devleti yönetiminde; 1917’den İsrail’in kurulduğu 1948 yılına kadar İngiliz mandasında kaldı. Bu uzun süre içinde, Yahudilerin tamamına yakını vatanlarını terk ederek dünyanın hemen her yanına dağıldılar. Yahudiler arasında eski vatanlarında yeniden bir devlet kurmak ve burada toplanmak fikri 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıktı. Bazı ülkelerde görülen Yahudi aleyhtarlığı (antisemitizm), bu fikrin doğması ve gelişip güçlenmesinde rol oynadı. “Siyonizm” denilen bu hareketin öncüsü, Budapeşteli bir gazeteci olan Theodore Herzl’dir. Haim Weizmann ve siyonizme malî yönden yardım edenlerden Baron Edmond Rosteschild’in girişimleri sonunda, İngiltere Hükûmeti, 1917’de “Balfour Deklarasyonu”nu ilan etti. Bu deklarasyon, İsrail Devleti’nin kurulmasında önemli bir adım oldu. 1870’ten itibaren çeşitli ülkelerden Filistin’e Yahudi göçleri başladı. Yahudi Millî Bankası ve Yahudi Millî Fonu gibi malî kuruluşlar bu hareketin giderlerini ödüyordu. Almanya’da Hitler rejimiyle başlayan Yahudi düşmanlığı bu göçleri artırdı, dünya kamuoyunda da Yahudi sorununa karşı, giderek artan bir ilgi uyandırdı. Siyonizm, Arap dünyasında karşı bir harekete yol açtı; onlar da örgütlendiler. 1940’ta İngiltere, Filistin’e Yahudi göçünü durdurdu. Fakat gerçekte bu göç gizli olarak sürdü. Filistin’de Araplar ile Yahudiler arasında zaman zaman meydana gelen kanlı çarpışmalar, İngiltere’nin ve Birleşmiş Milletlerin müdahalesi, bir çözüm bulmak ümidiyle girişilen diplomatik gayretler, II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya politikasını en çok meşgul eden siyasî konular oldu. Sonuçta 1948’de, İngilizlerin Filistin’den çekilmesi üzerine, Mayıs 1948’de David Ben Gurion, Tel-Aviv’de Yahudi Devleti’nin kurulduğunu resmen ilan etti. Bu olay, başta Mısır olmak üzere Arap devletleri ile İsrail arasında bir savaşa yol açtı. Bu savaş, Birleşmiş Milletler’in müdahalesiyle kısa sürdü ve İsrail, 1949’da komşu Arap devletleriyle ateşkes antlaşması imzaladı. Bu nedenle İsrail ile komşu Arap devletleri arasındaki sınır, bugün de bir ateşkes sınırı olarak kalmakta, üstelik zaman zaman yeni çarpışmalar meydana gelmektedir. Yahudi dinsel köktencilerin tartışmalı alanlarda yerleşimlerini genişletmeyi sürdürmeleriyle birlikte çatışmalar daha da yoğunlaştı. Mısır’la 1979’da bir barış antlaşması imzalanmasından sonra ve özellikle Başbakan Yitshak Rabin’in, 1995’te aşırılıkçı bir Yahudi tarafından öldürülmesine dek Ürdün’e ve Filistinlilere karşı bir yatıştırma politikası izlediği dönemde, barış sürece oldukça ilerleme sağladı ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması uluslararası camianın benimsediği bir hedef hâline geldi. Ne var ki, güvenlik arayışı içindeki İsrail’in çok sert politikasının yanı sıra Arap fanatiklerin sürdürdüğü eylemler, barış süreci için ciddi tehditler oluşturuyor. Bunların en önemli ikisi, 1967’de İsrail’in 6 gün gibi kısa bir süre içinde komşularına ait geniş toprakları işgal etmesi (en genişi Ürdün’ün batısı ile Sina Yarımadası) ve 1982’de Filistin Kurtuluş Örgütü’ne karşı Lübnan’da, özellikle Beyrut’ta girişilen savaştır. Bu toprakların geleceği, bugün de çözümü güç bir sorun niteliğini korumaktadır. 1961’de İsrail Devleti’nin nüfusu 2.170.000 idi. Bunun 1.932.000’ini Yahudiler oluşturuyordu (yalnız 1949-1959 yılları arasında 74 ülkeden 950.000 Yahudi, göçmen olarak İsrail’e gelmiş ve yerleşmişti). Bugün ise genel nüfusun %81,7’sini Yahudiler, %14,2’sini Müslümanlar, %2,3’ünü Hristiyanlar, %1,8’ini Dürziler oluşturur. Dünyanın her yanından gelen, yaşama seviyeleri, görgü ve yetenekleri, dilleri birbirinden farklı insanları (örneğin Yemen Yahudilerine karşılık, Avusturya, Polonya ve ABD’den gelenler) yerleştirmek ve bir arada yoğurmak gibi gerçekten güç bir iş başarıldı. Nüfusun %80 kadarı kentlerde yaşar (yalnızca %23’ü Tel-Aviv, Yafa, Hayfa ve Kudüs’te), geri kalanı da köylerde ya da örneği yalnız İsrail’de görülen bir sistem olan, kibutz denilen kırsal yerleşim bölgelerinde yaşar. Tarım topraklarının %90’ı devlete, Millî Yahudi Fonu’na aittir. Büyük kısmında çöl koşulları egemen olan ülkede, tarım, birçok zorluklarla karşı karşıyadır. 1962’de ekili arazinin genişliği 40.000 hektardı; bunun yarısına yakın kısmı sulanıyordu. Yaygın sulama sistemi sayesinde toprakların beşte biri tarıma elverişli duruma getirilmiştir. Bugün yumurta, et, kümes hayvanları, sebze ve meyve gereksiniminin tamamını karşılamaktan başka ihracat da yapmaktadır. İhraç edilen tarımsal ürünlerin başında turunçgiller gelir; İsrail, dünyanın en büyük portakal ve greyfurt üreticilerindendir. Fakat İsrail ekonomisi, genelde endüstriye dayanır. Besin maddeleri konservesi, elektrik araçları, her çeşit makine, işlenmiş elmas, kimyasal madde, dokuma, plastik eşya, çimento, ulaşım araçları, savaş malzemeleri yapımı, başlıca endüstri kollarıdır ve imalatın bir bölümü ihraç edilir. Maden kaynaklarının çoğu Necef Bölgesi’nde toplanır. Başlıcaları potas, brom, magnezyum, tuz, fosfat, bakır ve petroldür.

İSRAİL

Resmî adı                :  İsrail Devleti

Yüzölçümü             :  20.770 km2

Nüfus                     :  6.685.000 (2005)

Başkent                  :  Kudüs

Resmî dil                 :  İbranice, Arapça

Din                         :  % 82 Musevi, % 14 Müslüman, % 2 Dürzi, % 2 Hristiyan

Para birimi               :  Şekel

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2009 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


33695 - unknown - 38.103.63.57