08 Ocak 2009 Perşembe
Bu sitede şu an itibariyle 52.890 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

 

İSTANBUL, Marmara Bölgesi’nde, İstanbul Boğazı’nın iki yanında yer alan il. Kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi arasında kalır; doğuda Kocaeli, batıda Tekirdağ illeriyle sınırlanır; kuzeybatıda Kırklareli ile de kısa bir sınırı vardır. Yüzey Biçimleri: Ana karakterini, Marmara Havzası’nın Doğu Marmara bölümünde yer alan iki ana peneplen (yarıova) arasına sıkışmış, Boğaz, Haliç ve akarsularla parçalanan bir platolar topluluğu oluşturur. Topraklarının temeli, birinci zaman yaşlı kayaçlardan oluşur. Daha sonraki jeolojik zamanlarda, ilin engebeli topografyası değişerek bugünkü düz alanlar, yumuşak ve alçak sırtlar, yuvarlak tepeler görünümünü aldı. Yüzölçümünün %9,5’unu kaplayan dağlar, Trakya’da Istranca Dağlarının, Anadolu’da Kocaeli Sıradağlarının alçak uzantılarıdır. Karadeniz’e paralel olarak İstanbul’a sokulan Istranca Dağları, Tekirdağ-İstanbul sınırında ancak 259 metre yüksekliğe ulaşır. Yalıköy’den sonra küçük tepecikler durumunda sürer ve Terkos Gölü’nün batısında 114 metreye dik iner. Öte yandan Boğaziçi ve Haliç vadilerinin II. ve III. zamanlarda aşınmaya uğraması sonucu Boğaz’ın her iki yakasında yer yer yükselmeler oldu. Anadolu yakası Trakya’dan daha yüksek olmasına karşın Karadeniz’den Marmara’ya dek ilin kentsel yerleşim alanı içinde ve özellikle Haliç çevresinde yer alan sırt ve tepeler İstanbul’a ilginç bir görüntü kazandırdı. İstanbul’a 7 tepeli kent denilmesine yol açan bu tepelerin ilki Marmara Denizi ile Haliç arasında uzanan yarımadanın en uç noktası olan Sarayburnu Tepesi’dir. Üzerinde Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultan Ahmet Cami ve Gülhane Parkı’nın yer aldığı Sarayburnu Tepesi’ni, Nuruosmaniye Tepesi izler; bu sırtın üzerinde ise Nuruosmaniye Camisi, Çemberlitaş, Sultan Ahmet Türbesi yer alırken tepenin denize dek inen vadisinde Valide Sultan Cami, Mısır Çarşısı ve Sirkeci Garı sıralanır. Bu iki sırtın arasında ise üzerinde İstanbul Üniversitesi’nin bulunduğu Beyazıt Tepesi, Beyazıt Tepesi’nin hemen batısında Fatih Tepesi yer alır. Bu iki sırtın Haliç tarafında ise Sultan Selim Tepesi ve Tekfur Sarayı’nın bulunduğu tepeler sıralanır. Davutpaşa Tepesi ise Aksaray’ın batısında kalır. İlin Anadolu yakasındaki yükseltileri kıyıya yakın ve Trakya’ya oranla daha diktir. 438 metre yükseltili Kayış Dağı’nı 261 metre yükseltili Büyük Çamlıca ve daha az yükseltili Küçük Çamlıca tepeleri yer alır. Bunların dışında Ömerli ve Şile çevresinde de tek tek tepelere rastlanır. Başlıcaları Alemdağ (442 metre) ve Gürgentepe’dir. Trakya ve Kocaeli yarıovaları arasında dağılan platolar, kuzey ve güneyden denizle sınırlıdır. Boğazın batısında kalan platolar doğusundakilere oranla daha dalgalıdır. Çatalca Yarımadası’nın kuzeybatısından Kilyos’a dek uzanan Karadeniz kıyı şeridinin hemen gerisinden başlayan akarsularla yarılı bu düzlük, güneye doğru yükseltisini yitirerek girintili çıkıntılı bir kıyı kuşağıyla Marmara Denizi’nde son bulur. Platonun doğu ucu ise dik yamaçlarla boğaza ulaşır. Platonun il yerleşim merkezindeki bölümlerinden biri Haliç ile Boğaziçi arasında, üzerinde Beyoğlu semtinin bulunduğu bölümdür. Eski İstanbul kentinin kurulduğu bölüm ise İstanbul platosu diye adlandırılır. Bu düzlük Sarayburnu’ndan başlayarak iki yöne doğru genişleyerek yayılır. Ayasofya, Beyazıt ve Edirnekapı, platonun en yüksek kesimleridir. Marmara kıyıları girintili çıkıntılı olmakla birlikte Kumkapı’dan Yenikapı’ya doğru düzleşir. Boğaz’ın doğusunda Kocaeli yarımadası üzerindeki düzlükler daha engebeli ve dalgalıdır. Örneğin, Üsküdar’ın üzerinde yer aldığı plato, aşınma oluklarıyla birkaç bölüme ayrılır. Ancak plato Ömerli ve Şile’ye doğru gidildikçe yükseltisini yitirerek Karadeniz’e ulaşır. İstanbul’un akarsuları fazla uzun olmadıkları gibi, debileri de yüksek değildir. Başlıcaları: Küçük Çekmece Gölü’ne dökülen; Sazlı Dere, Nakkaş Deresi. Büyük Çekmece Gölü’ne dökülen; Sarısu, Çakıl Deresi. Terkos Gölü’ne dökülen; Istıranca Deresi. Haliç’e dökülen; Alibeyköy Deresi, Kâğıthane Deresi. Karadeniz’e dökülen; Göksu, Hiciz Deresi ve ilin içme suyunu sağlayan ve üzerinde Ömerli Baraj Gölü’nün yer aldığı Riva Deresi’dir. Bunların dışında Tuzla’dan denize dökülen Tavşantepe ve Taşlar dereleri, Pendik’ten denize dökülen Büyük Dere, Moda koyuna dökülen Kurbağalı Dere’nin yanısıra Karakulak, Göksu ve Küçüksu Deresi ile Büyük Dere, İstinye, Sarıyer Dereleri sayılabilir. İstanbul il sınırları içinde Büyük ve Küçük Çekmece, Terkos’un yanısıra Ömerli ve Alibeyköy baraj göllerinden başka göl yoktur. İklim ve Bitki Örtüsü: İstanbul iklimini, belirgin bir iklim tipinin kalıplarına sokmak olanaksızdır. En genel çizgileriyle Akdeniz iklimi ile Karadeniz bölgesi iklimi arasında geçiş niteliği taşımakla birlikte zaman zaman karasal iklim özellikleri gözlenir. Bu iklim yapısı, farklı yönlerden gelerek İstanbul’u etkisi altına alan hava kütlelerine bağlanır. İstanbul’da genel olarak Akdeniz bitki örtüsü egemendir. Orman ve fundalıklar geniş alanlar kaplar. Karadeniz kıyı bölgesinde kışın yaprağını döken ağaçlar ve makiler kuzeybatıya doğru Akdeniz iklim etkilerinin azalmasına koşut olarak kaybolur. Kent çevresinde, Kermes meşesi, katran ardıcı, üvez, muşmula, kocayemiş, sandal, akçakesme, funda, böğürtlen, kızılcık, sarmaşık, defne ve benzeri makiler, boğazın her iki yakasında oldukça yaygındır. İlin Akdeniz bitki örtüsü dışındaki alanları, meşe türlerinin çoğunlukta olduğu ormanlarla kaplıdır. Trakya’da meşeden sonra en yaygın tür kayındır. İlin kuzeyinde meşe, kayın, dişbudak ve kestane ormanları geniş yayılma alanları bulur. İstanbul’un Anadolu kesiminde, Trakya’da olduğu gibi meşe ve kayın çoğunluktadır. Bunların yanında gürgen, çınar, kestane, ıhlamur, karaağaç görülür. Ekonomi: İstanbul, ekonomik açıdan Türkiye’nin en gelişmiş ilidir. İl merkezi eşsiz coğrafî konumu, tarihsel birikimi, artık başkent olmamasına karşın gelişmesine büyük olanaklar sağladı. Türkiye’de tüm imalat sanayiinin sağladığı değerin üçte biri, devlete ödenen gelir vergilerinin yarıya yakını İstanbul ve çevresinden gelir. İstanbul en büyük ithal limanı, ülkedeki denizyollarının kavşağıdır. Sermayenin, büyük holdinglerin, bankaların, şirketlerin, sağlık tesislerinin pek çoğu İstanbul’da toplanmıştır. Farklı dönemlerden tarihî eserleri, sarayları, müzeleri, doğal güzellikleri, modern konaklama tesisleriyle ülkenin en çok ziyaretçi çeken turizm merkezidir. Ülke nüfusunun onda birinden fazlası İstanbul’da yaşar. İl nüfusunun üçte birinden fazlası sanayide çalışır. Madenî eşya, elektrikli makine, cam, porselen, çimento ve taşıt aracı üretimi yanında kimya, dokumacılık, hazır giyim, deri ve gıda sanayileri de gelişmiştir. Sanayi sitelerinde birçok küçük sanayi kuruluşu faaliyet gösterir. İlk Çağdan bu yana şehrin temel ekonomik faaliyet dalı olan ticaret, günümüzde de canlılığını korumaktadır. Türkiye’nin önemli toptancı şirketlerinin yarısına yakını İstanbul’da bulunur. Tarım, il ekonomisinde önemli bir yer tutmaz, ama İstanbul en büyük tarımsal ürün tüketicisidir. Turistik Yerler: İstanbul’da Bizans döneminden Ayasofya (523-537), Aya İrini (6. yüzyıl), Galata Kulesi (1348), Binbirdirek Sarnıcı (4. yüzyıl) ve Yerebatan Sarayı (6. yüzyıl), Bozdoğan Kemeri (4. yüzyıl), Hagios Theodoros Kilisesi (Mollagüranî Camii, 10. yüzyıl), Hora Manastır Kilisesi (Kariye Camii, 14. yüzyıl mozaikleriyle ünlü), Konstantin Lips Manastır Kilisesi (Fenarîisa Camii, 10. ve 14. yüzyıllarda yapılmış iki kilise), Miraleion Kilisesi (Bodrum Camii, 10. yüzyıl), Pantepoptes Manastır Kilisesi (Eski İmaret Camii, 11. yüzyıl), Pantokrator Manastır Kilisesi (Zeyrek Kilise Camii, 12. yüzyıl), Sergios ve Bakhos Kilisesi (Küçük Ayasofya Camii, 6. yüzyıl), Studios Manastır Kilisesi (İmrahor Camii, 5. yüzyıl), İstanbul Surları, (5. yüzyılda ilk bölümü yapıldı), Tekfur Sarayı (12. yüzyıl), Theotokos Pammakaristos Manastır Kilisesi (Fethiye Camii, 12. yüzyıl, mozaikleriyle ünlü); Osmanlı döneminden Fatih Camii (1463-1470), Eyüp Sultan Camii (1458-1459), Beyazıt Camii (16. yüzyıl), Mihrimah Sultan Camii (1548), Süleymaniye Camii (Mimar Sinan yapısı, 1550-1559), Mihrimah Sultan Camii (Mimar Sinan yapısı, 16. yüzyıl ikinci yarısı), Rüstem Paşa Camii (Mimar Sinan yapısı, 1562), Sokollu Mehmed Paşa Camii (Mimar Sinan yapısı, Kadırga semtinde, 1571-1572), Şemsi Paşa Camii (Mimar Sinan yapısı, 1580-1581), Kılıçali Paşa Camii (Mimar Sinan yapısı, 1580-1581), AtikValide Camii (Mimar Sinan yapısı, 1583), Yeni Cami (1597-1663), Sultanahmet Camii (1609-1617), Nuruosmaniye Camii (1741-1755), Laleli Camii (1759-1763), Nusretiye Camii (1823-1826), Dolmabahçe Camii (1852-1854), Ortaköy Camii (1854), Topkapı Sarayı, Aynalıkavak Kasrı, Dolmabahçe Sarayı (bugün müze, 1855), Küçüksu Kasrı (1856), Beylerbeyi Sarayı (bugün müze, 1865), Çırağan Sarayı (bugün otel, 1871), Yıldız Sarayı (19. yüzyılda yapılan çeşitli köşk ve kasırlar bütünü), Kapalıçarşı; müzeler: Arkeoloji Müzesi, Ayasofya Müzesi, Kariye Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Hisarlar Müzesi (Rumeli, Anadolu hisarları ve Yedikule), İstanbul Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Askerî Müze, Deniz Müzesi, Mozaik Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Atatürk Müzesi, Halı Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi; parklar ve mesire yerleri: Belgrad Ormanı, Büyük Çamlıca Tepesi, Gülhane Parkı, Hıdiv Kasrı, Yıldız Parkı, Emirgân Parkı. Atatürk Havalimanı.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2009 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


33700 - unknown - 38.103.63.57