|
İLHAN, ATTİLÂ, (1925 Menemen -
10 Ekim 2005), şair, yazar. İzmir Atatürk Lisesi’nde okurken Ceza Yasası’nın
141. maddesine aykırı eylemde bulunma savıyla tutuklandığı için okuldan ihraç
edildi (1941). Danıştay’da açılan dava sonunda yeniden öğrenim hakkını
kazanarak (1944) Işık Lisesi’ne girdi. Bir süre Hukuk Fakültesi’nde okudu
(1946-1949). Askerliğinden önce ve sonra üç kez gittiği (1949), (1951-1952),
(1962-1965) Paris’te altı yıl yaşadı. Uzun süre Ali Kaptanoğlu takma adıyla
senaryo yazarlığı yaptı. Demokrat İzmir gazetesi genel yayın müdürüyken bu
gazetenin başyazılarını yazdı. Bir süre Bilgi Yayınevi’nde danışman olarak
çalıştı (1973-1979). Dünya gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. İlk deneylerini
Yeni Edebiyat (ilk şiiri 1941), İstanbul (Nevin Yıldız takma adıyla), Yücel
(Beteroğlu takma adıyla), Gün dergilerinde (1944-1946) yayımlanan İlhan, CHP
Şiir Yarışması’nda ikincilik kazanınca (1946) yeni edebiyatın ünlü kalemleri
arasına girdi. Daha sonra Genç Nesil, Adım Adım, Fikirler, Varlık, Aile (1946-1948),
Yirminci Asır, Seçilmiş Hikâyeler, Kaynak, Ufuklar, Mavi, Yeditepe, Dost,
Yelken, Ataç, Yön, Cumhuriyet, Varlık, Milliyet-Sanat dergi ve gazetelerinde
yayımladığı şiir ve eleştiri yazılarıyla dönemin aralıksız yazan edebiyat
adamlarından biri oldu. 1946-1950 yıllarında, Nâzım Hikmet estetiğine yakın
dize kuruluşları içinde halk şiiri kaynaklarından yararlanarak yeni bileşimler
kurdu. Şiirlerinde toplumcu gerçekçi bir anlayışla yerel ve evrensel sorunları,
kent insanının duyarlığını, bunalımlarını, yaşamın çeşitli görünümlerini
yansıttı. Özellikle “Sisler Bulvarı”ndan (1954) sonra kendisinden önce
edebiyatımızda rastlanmayan konulara açıldı. “Zengin imgeler”, “taşkın
duyarlıklar”, “egzotik tasvirler” ile “şiirden lirizmi kovan Garip akımına
karşı”, Türk şiir tarihinde kendine özgü bir çizgi keserek birçok şairi
peşinden sürükledi. Yakın tarihimizin gelişim çizgisini izlediği romanlarında,
çağdaşlaşma sürecine özgü sorunları yaşayan okumuş kişileri tipleştirmeye ve
Türkiye’nin 1908-1960 arasındaki siyasî ve toplumsal görünümünü “üç boyutlu”
roman anlayışıyla vermeye çalıştı. Deneme-eleştiri türündeki eserlerinde
Atatürkçülüğe dayanan bir toplumsal gerçekçilik’i savundu. Yapıtları: “Duvar”
(şiirler, 1948), “Sokaktaki Adam” (1953), “Sisler Bulvarı” (şiirler, 1954),
“Yağmur Kaçağı” (şiirler, 1955), “Zenciler Birbirine Benzemez” (roman, 1957),
“Abbas Yolcu” (gezi notları, 1959), “Ben Sana Mecburum” (şiirler, 1960), “Belâ
Çiçeği” (şiirler, 1962), “Kurtlar Sofrası” (roman, 1963-1964), “Yasak Sevişmek”
(şiirler, 1968), “Hangi Sol” (inceleme, 1971), “Hangi Batı” (anılar, 1972),
“Bıçağın Ucu” (roman, 1973), “Tutuklunun Günlüğü” (şiirler, 1973), “Sırtlan
Payı” (roman, 1974), “Faşizmin Ayak Sesleri” (yazılar, 1975), “Hangi Seks”
(yazılar, 1976), “Yaraya Tuz Basmak” (roman, 1978), “Hangi Sağ” (yazılar,
1980), “Fena Hâlde Leman” (roman, 1980), “Hangi Atatürk” (1981), “Gerçekçilik
Savaşı” (eleştiriler, 1981), “Dersaadette Sabah Ezanları” (roman, 1981),
“Batının Deli Gömleği” (yazılar, 1982), “Elde Var Hüzün” (şiirler, 1982),
“İkinci Yeni Savaşı” (1983), “Haco Hanım Vay” (roman, 1984), “Sağım Solum Sobe”
(1985), “Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler” (1985), “Ulusal Kültür Savaşı”
(1986), “Korkunun Krallığı” (şiir, 1987), “O Karanlıkta Biz” (şiir, 1987),
“Sosyalizm Asıl Şimdi” (deneme, 1991), “Aydınlar Savaşı” (deneme, 1991), “Hangi
Edebiyat” (deneme, 1993), Allah’ın Süngüleri (roman, 2003), Yengecin Kıskacı
(öykü, 2003), Hangi Laiklik (1995), Hangi Küreselleşme (1997), Sultan Galiyef-Avrasya’da
Dolaşan Hayalet (2000), Dönek Bereketi Cumhuriyet Söyleşileri – Nisan-Eylül
1998 (2002), Açtırma Kutuyu! (2004).
ATTİLÂ İLHAN’IN ESERİ
ALLAH’IN SÜNGÜLERİ
Attilâ
İlhan’ın Kurtuluş Savaşı’nı konu alan romanı (2002). “Aynanın İçindekiler” dizisinin
yayımlanmış son romanı olan Allah’ın Süngüleri’nin konusu özetle şöyle: “Roman
tam anlamıyla bir Kurtuluş Savaşı romanıdır. Olay örgüsü ve kişi kadrosu, bütünüyle
gerçektir. Okur, başta Mustafa Kemal olmak üzere yakın tarihimizin birçok ünlü
kişisini bir roman figürü olarak izleyebilmektedir. Bunlar arasında Halide Edip
Adıvar, İsmet İnönü, Çerkez Ethem gibi kişileri saymak olanaklıdır. Romanda
olay örgüsü gerçek belgeler eşliğinde 1920 yılının ilkbaharında başlamaktadır.
Sırasıyla önce İstanbul’dan işgal manzaraları ve buna tepki olarak düzenlenen
mitingler aktarılır. Ardından İngilizlerin organize ettiği, İstanbul hükûmeti
lehine isyanlar başlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması, sözü edilen
isyanların bastırılması, Kuvâ-yi Milliye hareketinin filizlenip serpilmesinin önemli
bir ayağı olarak olay örgüsünün ilk bölümüne damgasını vurmaktadır. Allahın Süngüleri,
meclisin ilk dönemlerinde Rusya ile olan ilişkileri de ağırlıklı olarak
irdeleyen bir roman olma niteliği taşımaktadır. Romanın en can alıcı noktalarından
biri ise, kuşkusuz Çerkez Ethem sorunudur. Roman, bu sorunu ayrıntılı olarak
ele almakta ve bu yönüyle çok tartışmalara yol açacak görünmektedir. Çerkez
Ethem’in Kuvâ-yi Millîye adına kazandığı başarılar ve daha sonra Yunan saflarına
katılması ve bozguna uğratılması, romanda işlenen önemli konular arasındadır.
Roman, Atatürk’ün özel hayatıyla ilgili karanlıkta kalmış bazı noktaları aydınlığa
kavuşturması açısından önemli bir işlev üstlenmektedir.”
Kaynak
: Mürşit Balabanlılar, Türk Romanında Kurtuluş Savaşı, Türkiye İş Bankası Yayınları,
İstanbul 2003, s.272.
|
|