|

ERZURUM, Doğu Anadolu Bölgesi’nde il. Kuzeyde Artvin ve Rize,
doğuda Kars ve Ağrı, güneyde Muş ve Bingöl, batıda Bayburt ve Erzincan
illeriyle sınırlanır. Yüzey Biçimleri: İl toprakları genelde
dağlıktır. Dağlar doğu-batı yönünde uzanır. Rize Dağları, Kuzey Anadolu
Dağlarının iç sıraları ve Karasu-Aras Dağları ile sınırları içinde birbirlerine
oldukça yaklaştıktan sonra, doğu ve batı yönlerinde bir yelpaze gibi açılır.
Rize sınırını çizen Rize Dağlarının dorukları Kaçkar (3.937 metre) ve Verçenik (3.711 metre) tepeleridir. İl sınırları içinde kalan Kuzey Anadolu
Dağlarının iç sıraları, Kop Dağları ile başlar. Coşan Dağları (2.936 metre), Kop Tepesi (2.980 metre), Cecan Dağı (2.900 metre), Kop Dağlarının başlangıç kesimindeki önemli doruklarıdır. Doğuya doğru uzanan Kop Dağları, İspir-Tortum arasını
bütünüyle doldurur; genellikle 2.200 metreyi aşar ve Erzurum Ovası’nın
kuzeyinde birdenbire yükselir (Akbaba Dağı, 3.065 m; Gavur Dağları üzerinde Dumlu Dağı 3.200 metre ve Mescit Dağı 3.239 metre). Dumlu Dağı’ndan doğuya uzanıldığında Güvercin Dağı ve Kargapazarı Dağlarına (3.288 metre) varılır. Munzur ve Mercan Dağlarını Ağrı’ya dek uzatan Karasu-Aras Dağları; batıdan
doğuya doğru Dumanlı, Palandöken ve Sakaltutan (3.070 metre) Dağlarını oluşturur. İl topraklarının % 4’ünü oluşturan ovalık alanların başında Erzurum
Ovası, Pasinler Ovası ve Hunus Ovası gelir. Tekman Yaylası, iç sıradağlar
üzerindeki irili ufaklı yaylaların dışında en büyük yayladır. Karasu, Çoruh
Irmağı, Oltu Çayı, Tortum Çayı, Aras Irmağı ve Hınıs Çayı, ilin başlıca
akarsularıdır. Göl bakımından pek zengin olmayan Erzurum ilinin en önemli gölü
Tortum Gölü’dür. İklim, Bitki Örtüsü ve Yaban Hayat: Sert bir
karasal iklimin olduğu Erzurum, Türkiye’nin sıcaklık ortalaması en düşük
illerinden biridir. En sıcak aylar temmuz ve ağustostur. Yağışların büyük
bölümü ilkbahar aylarında gerçekleşir. Yılın yaklaşık 154 günü donlu geçer.
İklimin genel yapısı, bitki örtüsü üzerinde de olumsuz etki yapar. İl
topraklarının büyük bölümü bozkırla kaplıdır. İlin kuzeydoğusunda, dar bir
alanda sarıçam ve meşe ormanları bulunur. Sürekli otlatmadan ötürü çayır ve
meralar çok yoksul durumdadır. Su boylarında düğün çiçeği ve baklagil türleri
görülür. Ekonomi: İl topraklarının yaklaşık yüzde 9’unda tarım
yapılır. Uzun ve şiddetli kış nedeniyle az miktarda belli ürünler
yetiştirilebilir. Ticarî ürünler şekerpancarı ve patatestir. Şiddetli kış
şartlarının büyük ölçüde zorlaştırmasına karşın hayvancılık, kırsal kesimin
önemli bir gelir kaynağıdır. İlin yeraltı zenginlikleri sınırlıdır. Linyit ve
kayatuzu çıkarılır. Sanayi fazla gelişmemiştir. Ancak önemli bir ticaret yolu
üzerinde bulunması, her dönemde bir ticaret ve konaklama merkezi olmasını
sağlar. Günümüzde öncelikle canlı hayvan ticareti, ilin gelirinde önemli bir
yer tutar. Erzurum’da her yıl açılan Doğu Fuarı’nda bölgenin tarımsal ve ticarî
malları sergilenir. Osmanlı döneminde dericilik, kürkçülük, dokumacılık,
halıcılık önemli sanayi dallarıydı. Sanayi 1950’den sonra devletin
yatırımlarıyla gelişti. Et kombinası (1953), şeker (1956), yem (1959), süt
fabrikası kuruldu. 1968’de Erzurum kalkınmada öncelikli iller kapsamına alındı.
1981’de Sümerbank Yünlü Sanayi Tesisi açıldı. Özel sektör daha çok deri ve gıda
sanayii alanında yatırım yaptı. Şehirde daha çok madenî eşya alanında üretim
yapan atölyelerle marangoz imalathanelerinin yer aldığı bir Küçük Sanayi Sitesi
bulunur. Oltu ilçesinde çıkarılan, Erzurum Kehribarı da denilen Oltu taşı,
işlenerek sigara ağızlığı, tesbih, ziynet eşyası yapımında kullanılır. Turistik
Yerler: Erzurum Kalesi: Romalılar devrinde yapılmıştır. Osmanlı Devleti
zamanında ve o döneme kadar bölgeye hâkim olan devletler tarafından birçok kez
onarılmıştır. Kaynaklarda üç kat surla çevrili olduğu bildirilen kalede 110
burç ve kule bulunuyordu. İç ve dış kuleler yıkılmıştır. Hınıs Kalesi: Hınıs
ilçesinin Bahçe mahallesinde kayalar üzerine yapılmıştır. Yapım tarihi kesin
belli olmamakla birlikte İlhanlılar döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.
Kanunî Sultan Süleyman döneminde onarılan kalenin büyük kısmı yıkık
vaziyettedir. İspir Kalesi: İspir ilçesinin kuzeybatısında, Çoruh Nehri
kıyısındadır. Yapım tarihi belli değildir. Saltuklu, Selçuklu ve Osmanlılar
devrinde tamir edilmiştir. Kalenin dış surları yıkılmış olup, iç kale surları
ve burçları sağlamdır. Oltu Kalesi: Oltu Çayı kıyısında, sarp bir tepe üzerinde
yapılmıştır. Yapım tarihi belli değildir. İç kale sağlam olup, güneyinde büyük
ve görkemli bir burcu vardır. Diğer kısımları yıkılmıştır. Hasankale (Pasinler
Kalesi): Hasanbaba Dağı eteğinde, Pasinler ilçesinin doğusundaki kayalıklar
üzerindedir. Bazı kaynaklarda İlhanlılardan Emir Hacı Togay’ın oğlu Hasan
tarafından yaptırıldığı belirtilir. Yıkık vaziyettedir. İç kalenin güney ve
batı bölümleri sağlamdır. Avnik (Soğuksu) Kalesi: Pasinler’in Güzelhisar (Avnik)
Köyü’nün kuzeyindedir. Selçuklu ve Saltuklu mimarisinin hâkim olduğu kale üç
surla çevrilidir. Tortum Kalesi: Tortum ilçesinden 14 km uzaklıkta Kale Köyü’ndedir. Yapım tarihi belli değildir. Kuzey bölümündeki duvar ve burçlar
sağlamdır. Çifte Minareli Medrese: Erzurum’un sembolü olan Selçuklu Sultanı
I.Alâeddin Keykubat’ın kızı Hüdavent Hatun tarafından 1253’te yaptırılmış olup
Anadolu’nun en büyük sanat şaheserlerinden biridir. Oldukça büyük kümbeti ve 26 metre yüksekliğindeki çift minaresi renk renk çinilerle süslü olan eserin, 37 odası ve camisi
vardır. IV.Murad döneminde onarım görmüş olup günümüzde müze olarak
kullanılmaktadır. Medresenin bazı yazı ve parçaları sökülerek Leningrad
Müzesi’ne götürülmüştür. Yakutiye Medresesi: 1310’da İlhanlı Sultanı Olcayto
döneminde yaptırılmış olup taş kapısının işlemeleri çok değerlidir. Ahmediye
Medresesi: Süslemesiz, sade bir yapıdır. İlhanlılar döneminde 1314’te
yapılmıştır. Erzincankapı mevkiinde ve Murad Paşa Camii yakınındadır. Harabe
hâlindedir. Ahmed bin Ali bin Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Şeyhler
Medresesi: Osmanlı dönemi medresesi olup 1760’da inşa edilmiştir. Bir avlu
etrafına toplanmış tek katlı hücrelerden ibarettir. Kadıoğlu Medresesi: İspir
ilçesi Çarşı Camii yakınlarındadır. 1726’da Erzurum Müftüsü Kâdızâde Mehmed
Efendi tarafından yaptırılmıştır. Avlu çevresinde on ders odası vardır. Ulu
Cami: Saltukoğullarından Ebü’l-Feth Muhammed tarafından 1179’da yaptırılmıştır.
Gördüğü onarımlar nedeniyle ilk şeklini kaybetmiştir. Erzurum’un en eski ve en
büyük camisidir. Atabey veya Atabek Camii de denir. Doğu ve kuzeyinde ayrı
üslûp ve yapıda üç kapısı vardır. Lala Paşa Camii: Yakutiye Medresesi’nin
doğusundadır. 1562’de Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa tarafından
yaptırılmıştır. Beyaz taştan yapılan minare, kırmızı taş bileziklerle süslüdür.
Minare boyu kısadır. İç süslemesi, renk, yapı ve ünlü çinileriyle, klasik
Osmanlı mimarisinin önemli eserlerindendir. Murad Paşa Camii: 1573’te, Sadrazam
Kuyucu Murad Paşa tarafından yaptırılmıştır. Ahşap minber ve kapıları Osmanlı
ağaç işlemeciliğinin en güzel örneklerindendir. Kurşunlu Külliyesi: Cami ve
medreseden meydana gelen külliye, 1701’de Şeyhülislâm Erzurumlu Feyzulah Efendi
tarafından yaptırılmıştır. Minaresi sekiz sıradan meydana gelmiş ve kırmızı
taştan yapılmış halkalarla süslüdür. Cami kapısının ağaç işçiliği çok
değerlidir. Medrese on iki odalı olup, klasik Osmanlı medreseleri planındadır.
Kale Mescidi: İç kalededir. Saltuklular devrinde yaptırılmıştır. Kümbet
biçimiyle değişik bir mimari tarzı vardır. Esad Paşa Camii: 1835’te Erzurum
Valisi Esad Muhlis Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1852’de Sultan Abdülmecid
tarafından yaptırılan onarımda, İstanbul Nuruosmaniye Camii’ne benzetilmeye
çalışılmıştır. Erzurum camileri içinde en yüksek kubbeli olanıdır. Gürcü Kapısı
(Ali Ağa ) Camii: 17. yüzyıl başlarında Yeniçeri Ağası Kürkçü Ali Ağa
tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Kare planlı ve tek kubbelidir.
Cennetzâde Camii: 1786’da Erzurumlu İsmail Efendi tarafından yaptırılmıştır.
Emir Saltuk (Melik Gazi) Kümbeti: Çifte Minareli Medrese’nin güneyinde bulunan
üç kümbetten en büyüğüdür. 12. yüzyıl sonlarında yapılmış Anadolu’nun en eski
kümbetlerindendir. İçinde Saltukoğullarından Emir Saltuk’un mezarı bulunur.
Karanlık Kümbet: 1308’de yapılmıştır. Derviş Ağa Camii’nin karşısındadır. Emir
Sadreddin Tübey tarafından yaptırılmıştır. Gümüşlü Kümbet: Kare kaideli ve
sekizgen gövdelidir. Kıble istikametinde küçük bir mihrabı vardır. Gıyaseddin
Gazi için yapılmıştır. 13. yüzyıl eserlerindendir. Cimcime Sultan Kümbeti: Ulu
Cami’nin kuzeyindedir. 14. yüzyıl başlarında inşa edilmiştir. Rabia Hâtun
Kümbeti: Kayseri’deki Döner Kümbet’e benzemektedir. 14. yüzyıl başlarında
yapılmıştır. Sadece yarım bir duvarı kalmıştır. Taşhan (Rüstem Paşa)
Kervansarayı: 1514-1561 tarihleri arasında Sadrazam Rüstem Paşa tarafından
yaptırılmıştır. Fevziye Mahallesindedir. Oltu taşı İmalatçıları Çarşısı olarak
kullanmaktadır. Boyahane Hamamı: Boyahane Camii’nin yanındadır. 1567’de Hacı
Emin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yıkılan yapı daha sonra onarılmıştır.
Şeyhler Hamamı: Şeyhler Mahallesinde olup, Şeyhler Camii’ne vakıf olarak 13.
yüzyılda Habib Efendi tarafından yaptırılmıştır. Erzurum çeşmeleri: İl
merkezinde elliden fazla çeşme olup, en meşhurları Cennet Çeşmesi, Şâfiler
Çeşmesi (1556), Kale Çeşmesi (1681), İsmail Ağa Çeşmesi (1734), Akpınar Çeşmesi
(1745), Yazıcıoğlu Çeşmesi (1748) ve Dörtgüllü Çeşmesidir (1775). Erzurum
Tophanesi: IV.Murad tarafından yaptırılmıştır. Erzurum’da dökülen Balyemez
toplarını 4000 camız çekerek Revan’a getirmiş ve İran’a karşı zafer kazanılmıştır.
Erzurum’da dökülen toplar, dünya silah tarihine geçmiştir. Saat Kulesi (Tepsi
Minare): Şehrin en yüksek noktası olan İçkale’dedir. 12. yüzyılda
Saltukoğulları tarafından gözetleme kulesi olarak yapılmıştır. Üst kısmındaki
tahta külah 19. yüzyıl ilâvesidir. Kale mescidi harabe hâldedir. Anadolu’nun
bilinen en eski Selçuklu minaresidir. Tabyalar: 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında
Erzurum’u savunmak maksadıyla yapılmıştır. Aziziye Tabyasında büyük bir anıt
bulunmaktadır. Kahraman Erzurum kadınlarını temsil eden Nene Hatun’un kabri
buradadır. Aziziye Tabyası, Osmanlı Padişahı Abdülaziz’in emriyle Topdağı’nda
Erzurum Valisi Müşir Fosfor Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Aziziye’den
başka Mecidiye, Ağzıaçık ve Sivişli, Ahali, Dolangez, Büyük Hüyük, Küçük Hüyük,
B. Kiremetli, K. Kiremitli ve Uzun Ahmed tabyaları vardır. Şehitlik: Sultan
Abdülmecid döneminde yapılmış olup, 93 Harbi, I.Dünya Savaşı, İstiklâl Savaşı
ve sonrası bazı şehitlerin mezarları buradadır. Mesire Yerleri: Hasankale: İl
merkezine 39 km uzaklıktadır. Şifalı su kaynakları ve yeşillikleriyle ünlüdür.
Boğaz: Erzurum’a 7 km uzaklıkta Palandöken Dağlarının Siğreli Tepesi ile Eğerli
Dağı arasında kalan bol sulu, ağaçlıklı şirin bir yerdir. Türbe: İl merkezine 3 km uzaklıkta, Abdurrahman Gazi’nin türbesinin bulunduğu bu yer, şifalı sularıyla meşhur bir ziyaret
ve dinlenme yeridir. Manzarası ve havası çok güzeldir. Tortum Çağlayanı ve
Gölü: Türkiye’nin en yüksek çağlayanıdır. 50 metre yüksekliğindeki çağlayan ve gölün manzarası çok güzeldir. Palandöken Telesiyej Hattı ve
Kayak Tesisleri: Erzurum’a 6 km uzaklıkta ve 2.250-3.176 metre irtifada bulunan bu tesislerde senenin 7 ayı kayak yapılabilir. Saatte 300 kişilik taşıma
kapasitesi olan telesiyej hattında üç ana istasyon vardır. Kaplıcaları: Şifalı
su bakımından zengin olan Erzurum’da bu kaynaklardan yeteri kadar
faydalanılamamaktadır. Pasinler Kaplıcası: Pasinler ilçesi yakınındadır. Maden
suyu niteliğindeki suyu şişelenmektedir. Kaplıcada terminal tesisler vardır.
Ilıca Kaplıcası: Ilıca ilçesindedir. Kaplıcanın yanında konaklama tesisleri
vardır. Akdağ Kaplıcası: Merkez ilçeye 28 km uzaklıkta, Erzurum-Artvin karayolu üzerindedir.
ERZURUM
(25)
Doğu
Anadolu Bölgesi’nde, aynı adlı ilin merkezi olan kent. Nüfusu 389.619 (2000).
Palandöken Dağlarının eteklerinde kurulan Erzurum, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en
kalabalık kentidir. Karadeniz ve Akdeniz bölgeleriyle Orta Anadolu’dan Kafkasya
ve İran’a giden yolların kavşağındaki kent, tarih boyunca önemli bir ticarî ve
askerî merkez olmuştur. Tarih: Doğa koşullarının ve coğrafî konumunun elverişliliği
yanında, önemli uygarlık merkezlerine yakınlığı, Erzurum’un Anadolu’daki en
eski yerleşim merkezlerinden biri olmasını sağlar. Bulunan bazı taş araçlar
yöredeki yerleşimin geçmişini paleolitik döneme değin götürür. MÖ 9. yüzyılda
Urartular bölgeye egemen oldular. Kimmer ve İskitlerin zaman zaman saldırısına
uğrayan yöre, MÖ 6. yüzyıl başlarında Medlerin eline geçti. Medleri Persler
izledi ve MÖ 4. yüzyıl ortalarında Erzurum, İskender İmparatorluğu’na katıldı. MÖ
2. yüzyıl sonlarında yöreyi ele geçiren Partlar, MÖ 1. yüzyılda yerlerini
Romalılara bıraktılar. Romalıların yerini alan Bizanslılar kente Theodosiopolis
adını verdi. Kent birkaç kez Araplar ile Bizanslılar arasında el değiştirdikten
sonra Bizans’ın elinde kaldı (949). Kentin kesin olarak Türklerin egemenliğine
geçmesi, Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra oldu. Yöre, dirlik olarak Saltuk’un
dedesi Ebu’l Kasım’a verildi. 13. yüzyıl başında Erzurum’daki Saltuklu
egemenliği, yerini Selçuklu egemenliğine bıraktı. 13. yüzyıl ortalarında
Erzurum, İlhanlıların yönetimine geçti. İlhanlı Devleti’nin yıkılışından sonra
yöre, uzun sürecek bir karışıklık dönemine girdi. Çeşitli beylikler arasındaki
mücadelerle geçen bu dönem, ancak Osmanlı Devleti’nin yöreye egemen olmasıyla
sona erdi (1514). Yüzyıllarca Türklerin yurdu olan Erzurum, I. Dünya Savaşı’nda
Rus ordularının hedefi oldu. Sarıkamış yenilgisinden sonra Ruslar, Erzurum’a
girdiler (16 Şubat 1916). Ancak Brest-Litovsk Antlaşması’ndan sonra Türk
orduları kenti, Ermeni kuvvetlerini sürerek geri aldı (Mart 1917). Güzel
Sanatlar: Erzurum’da Saltuklu, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinden kalan
birçok yapı bulunur. Erzurum Kalesi 5. yüzyılda Bizanslılar tarafından
yaptırılmış, daha sonra Araplar, Saltuklular, İlhanlılar ve Osmanlılar
tarafından onarılmıştır. Bir zamanlar 110 burcu bulunan dış kale bugün tümüyle
yıkılmıştır. Sağlam olan dikdörtgen biçimindeki iç kalenin avlusunda tonozlu
bir hamam, koğuş ve depolar bulunur. Kalenin mescidi Saltuklular döneminde yapılmıştır.
İç kalenin güneybatısındaki Tepsi Minare (Saat Kulesi) de Saltuklulardan
kalmadır. Kuleye saat 19. yüzyılda eklenmiştir. 1179’da yapılan Erzurum
Ulucamii de Saltuklu yapısıdır; ancak onarımlar sonucu özgün biçimini
yitirmiştir. Hatuniye Medresesi diye de bilinen Çifteminareli Medrese
(13.yüzyıl) Anadolu Türk mimarlığının şaheserleri arasında sayılır. Yakutiye
Medresesi (1310-1311) dört eyvanlı, kapalı avlulu medreselerin önde gelen
örneklerinden biridir. Ahmediye Medresesi (1324) yer yer yıkılmıştır. Emir
Saltuk Kümbeti (12. yüzyıl sonu), Karanlık Kümbet (1308), Gümüşlü Kümbet (14.
yüzyıl başı), diğer Saltuklu mezar anıtlarıdır. 14. yüzyıldan kalma Cimcime
Sultan, Rabia Hatun ve Alibaba kümbetlerinin bulunduğu kentte Nene Hatun
Türbesi (1649) Osmanlı döneminde yapılmıştır. Osmanlı döneminde yapılan camiler
arasında Lalapaşa Camii (1562) ve Murat Paşa Camii (1573-1574), Türk oymacılık
sanatının seçkin örneklerini içerir. Osmanlılardan kalan diğer yapılar arasında
Gürcü Kapısı (17. yüzyıl başı), Boyahane (1620-1621), Caferiye (1645), Kurşunlu
(1770-1771), Pervizoğlu (1716), Dervişağa (1717), Gümrük (1717), Narmanlı
(1738), İbrahim Paşa (1748), Şeyhler (1766) camileri; Lalapaşa (16.yüzyıl),
Saray (1708) ve Pastırmacı hamamları (18.yüzyıl); Taşhan da denilen Rüstem Paşa
Kervansarayı (16.yüzyıl ortaları) sayılabilir. Erzurum’un kuzeydoğusunda
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı anısına dikilmiş şehrin kahramanca savunmasını
simgeleyen Aziziye Tabyası Anıtı (1952) ve kent içinde bir Atatürk Anıtı
bulunur.
ERZURUM
Yüzölçümü : 25.323 km2
Nüfusu : 937.389 (2000)
İlçe sayısı : 19
İl trafik kodu : 25
ERZURUM’UN İLÇELERİ
İlçe İlçe
Nüfusu
Merkez 389.619
Aşkale 35.554
Çat 26.057
Hınıs 49.892
Horasan 45.587
Ilıca 30.252
İspir 29.337
Karaçoban 29.503
Karayazı 35.414
Köprüköy 21.310
Narman 27.615
Oltu 39.537
Olur 10.871
Pasinler 44.663
Pazaryolu 9.653
Şenkaya 27.632
Tekman 34.640
Tortum 38.697
Uzundere 11.556
Toplam (2000): 937.389

|
|