'Her Şey' Hakkında Her Şey
ERZURUMLU EMRAH, (? Erzurum - 1860 ? Niksar/Tokat), halk şairi. Erzurum’un Ilıca bucağına bağlı Tanbura Köyü’nde dünyaya geldi. Yaşamıyla ilgili kesin bilgi yoktur. Doğum ve ölüm tarihleri tartışmalıdır. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, doğum tarihinin 1814-1819 arası olabileceğini ileri sürerken Eflâtun Cem Güney, 1777-1784 arasındaki bir tarihi esas alır. Yaşamıyla ilgili bilgiler, halk arasındaki söylentilere ve şiirlerine dayalıdır. İlk gençlik yıllarında köyünden ayrılarak Erzurum’a gitmiş, orada medrese öğrenimi görüp nazım tekniğini öğrenmiştir. Bu durum, onun mısralarındaki dil ve sanat örneklerinden kolayca anlaşılır. Daha sonra, dönemin âşık tarzı gereği, çok yerler gezmiş; Trabzon, Kastamonu, Sivas, Tokat, Çankırı ve Niğde’de kalmış; bu arada Tokat’ta bulunduğu sırada Nakşibendî tarikatının Hâlidiyye koluna intisap etmiştir. Rivayete göre, altı ay kadar İstanbul’da kaldığı söylenirse de, eserlerinde buna ilişkin herhangi bir kayıt yoktur. Ömrünün son yıllarını geçirdiği Niksar’da vefat eden Emrah’ın ölüm tarihi, bazı kaynaklarda 1876 ya da 1854 olarak belirtilmişse de Cahit Öztelli, şairin ölümüne ilişkin olarak Tokatlı Nûri’nin düşürdüğü bir tarihten hareketle, ölüm yılının 1860 olduğunu ileri sürer. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Tokat’ın Niksar ilçesinde yaptırılan türbesi 3 Mayıs 1986’da açılmıştır. Aruz ve heceyle yazmasına karşın, aruzla yazdığı şiirler, gerek nazım tekniği, gerekse dil açısından yetersiz olduğundan bir sanat değeri taşımaz. Hece ölçüsüyle yazdığı tasavvufî şiirlerinde de belli bir düzeye erişememiş; ancak âşık tarzında yazdığı semai ve koşmalarında şair kimliğini ortaya koymuştur. İçten söyleyişi ve benzetmeleriyle özgün bir üslup oluşturur. Daha çok, yazgıya boyun eğiş, sitem, aşk, çaresizlik, özlem, ayrılık ve gurbet gibi temaları ele alır. Aşkı, doğaüstü bir inanca bağladığından kimi zaman doğaüstü simgelere ve güçlere yer verir. İsim benzerliği nedeniyle şiirleri, Ercişli Emrah’ınkilerle karıştırılmışsa da, son yıllarda yapılan çalışmalarla bu karışıklık büyük ölçüde giderilmiştir. Çok gezen bir âşık olduğundan, Tokatlı Nûri ve Tokatlı Gedâî gibi pek çok çırak yetiştiren Emrah, böylece bir âşık kolunun kurucusu olmuştur. Şiirlerinin çoğu, çırağı Tokatlı Nûri tarafından bir araya getirilmiş olup, bu yazmada Emrah’ın hece ve aruzla yazdığı 348 şiirine yer verilmiştir. Ayrıca aruzla yazdığı şiirler, Mehmed Abdülaziz Erzurumî tarafından derlenip 1916’da “Dîvan-ı Emrah” adıyla 56 sayfalık bir kitapçık hâlinde yayımlanmıştır. Gönül gurbet ele çıkma Ya gelinir ya gelinmez Her dilbere meyil verme Ya sevilir ya sevilmez Yürüktür bizim atımız Yardan atlattı zâtımız Gurbet ilde kıymatımız Ya bilinir ya bilinmez Bahçemizde nar ağacı Kimi tatlı kimi acı Gönüldeki dert ilâcı Ya bulunur ya bulunmaz Deryâlarda olur bahri Doldur da ver içem zehri Sunam gurbet elin kahrı Ya çekilir ya çekilmez Emrah der ki düştüm dile Bülbül figân eder güle Güzel sevmek bir sarp kale Ya alınır ya alınmaz KAYNAK : Orhan Ural, “Dost Elinden Gelen Turna” Erzurumlu Emrah, Hayatı-Şiirleri, İstanbul 1976, s.150.
ERZURUMLU EMRAH, (? Erzurum - 1860 ? Niksar/Tokat), halk şairi. Erzurum’un Ilıca bucağına bağlı Tanbura Köyü’nde dünyaya geldi. Yaşamıyla ilgili kesin bilgi yoktur. Doğum ve ölüm tarihleri tartışmalıdır. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, doğum tarihinin 1814-1819 arası olabileceğini ileri sürerken Eflâtun Cem Güney, 1777-1784 arasındaki bir tarihi esas alır. Yaşamıyla ilgili bilgiler, halk arasındaki söylentilere ve şiirlerine dayalıdır. İlk gençlik yıllarında köyünden ayrılarak Erzurum’a gitmiş, orada medrese öğrenimi görüp nazım tekniğini öğrenmiştir. Bu durum, onun mısralarındaki dil ve sanat örneklerinden kolayca anlaşılır. Daha sonra, dönemin âşık tarzı gereği, çok yerler gezmiş; Trabzon, Kastamonu, Sivas, Tokat, Çankırı ve Niğde’de kalmış; bu arada Tokat’ta bulunduğu sırada Nakşibendî tarikatının Hâlidiyye koluna intisap etmiştir. Rivayete göre, altı ay kadar İstanbul’da kaldığı söylenirse de, eserlerinde buna ilişkin herhangi bir kayıt yoktur. Ömrünün son yıllarını geçirdiği Niksar’da vefat eden Emrah’ın ölüm tarihi, bazı kaynaklarda 1876 ya da 1854 olarak belirtilmişse de Cahit Öztelli, şairin ölümüne ilişkin olarak Tokatlı Nûri’nin düşürdüğü bir tarihten hareketle, ölüm yılının 1860 olduğunu ileri sürer. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Tokat’ın Niksar ilçesinde yaptırılan türbesi 3 Mayıs 1986’da açılmıştır. Aruz ve heceyle yazmasına karşın, aruzla yazdığı şiirler, gerek nazım tekniği, gerekse dil açısından yetersiz olduğundan bir sanat değeri taşımaz. Hece ölçüsüyle yazdığı tasavvufî şiirlerinde de belli bir düzeye erişememiş; ancak âşık tarzında yazdığı semai ve koşmalarında şair kimliğini ortaya koymuştur. İçten söyleyişi ve benzetmeleriyle özgün bir üslup oluşturur. Daha çok, yazgıya boyun eğiş, sitem, aşk, çaresizlik, özlem, ayrılık ve gurbet gibi temaları ele alır. Aşkı, doğaüstü bir inanca bağladığından kimi zaman doğaüstü simgelere ve güçlere yer verir. İsim benzerliği nedeniyle şiirleri, Ercişli Emrah’ınkilerle karıştırılmışsa da, son yıllarda yapılan çalışmalarla bu karışıklık büyük ölçüde giderilmiştir. Çok gezen bir âşık olduğundan, Tokatlı Nûri ve Tokatlı Gedâî gibi pek çok çırak yetiştiren Emrah, böylece bir âşık kolunun kurucusu olmuştur. Şiirlerinin çoğu, çırağı Tokatlı Nûri tarafından bir araya getirilmiş olup, bu yazmada Emrah’ın hece ve aruzla yazdığı 348 şiirine yer verilmiştir. Ayrıca aruzla yazdığı şiirler, Mehmed Abdülaziz Erzurumî tarafından derlenip 1916’da “Dîvan-ı Emrah” adıyla 56 sayfalık bir kitapçık hâlinde yayımlanmıştır.
Gönül gurbet ele çıkma
Ya gelinir ya gelinmez
Her dilbere meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez
Yürüktür bizim atımız
Yardan atlattı zâtımız
Gurbet ilde kıymatımız
Ya bilinir ya bilinmez
Bahçemizde nar ağacı
Kimi tatlı kimi acı
Gönüldeki dert ilâcı
Ya bulunur ya bulunmaz
Deryâlarda olur bahri
Doldur da ver içem zehri
Sunam gurbet elin kahrı
Ya çekilir ya çekilmez
Emrah der ki düştüm dile
Bülbül figân eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır ya alınmaz
KAYNAK : Orhan Ural, “Dost Elinden Gelen Turna” Erzurumlu Emrah, Hayatı-Şiirleri, İstanbul 1976, s.150.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.