|

FAS, Kuzey Afrika’da devlet, kuzeyde Akdeniz, doğuda Cezayir, güneyde
Moritanya, batıda Atlantik Okyanusu ile çevrilidir. Yüzey Biçimleri:
Kuzey Afrika’nın en çeşitlilik gösteren ülkesidir. Güneybatı-kuzeydoğu yönünde
uzayan Anti-Atlas, Yüksek Atlas ve Orta Atlas dağları, ülkeyi Büyük Sahra’dan
ayırır. Yüksek Atlas’taki Toubkal doruğu (4.165 metre), aynı zamanda Kuzey Afrika’nın da en yüksek noktasıdır. Orta Atlas’ta en yüksek nokta
Ben Nasel’dir (3.554 metre). Kuzeyde kıyı boyunca uzanan Rif Dağları, Cebelitarık’ta
son bulur. Atlas Sıradağları boyunca yüksek yaylalar ve ırmak boylarında derin
koyaklar vardır. Kuzeybatıda Sebu, batıda Um-ur Rebia, güneyde Sous ve Dra
Irmakları, Atlasları bu tür koyaklarla yararak Atlas Okyanusu’na; Mûlûya
(Mevleviye) Irmağı ise Akdeniz’e dökülür. Atlas Sıradağları ile Atlas Okyanusu
arasında kalan batı kıyıları, yer yer daralıp genişleyen bir ova şerididir.
Orta Atlasların doğusunda Mûlûya Ovası ve daha sonra da 1.300 metreye ulaşan
bir yüksek yayla yer alır. Ülkenin en güney ucunda Büyük Sahra başlar. İklim
ve Bitki Örtüsü: Atlas Sıradağlarıyla batı rüzgârlarına kapanan Sahra
bölgesi yaz-kış sıcak ve kuraktır. Burası hemen hemen hiç yağış almaz. Fakat
okyanus kıyılarında ve özellikle kuzeybatı yöresinde kışlar serin ve yağışlı,
yazlar ılık ve kurak geçer. Yağışlar ekim-nisan ayları arasındadır. Akdeniz
kıyılarında yazları sıcak, kışları ılık ve az yağışlı bir Akdeniz iklimi
egemendir. Ülkede kar yağışı, ancak yükseltinin arttığı dağlık iç bölgelerde
görülür. Ülkenin sıcaklık ortalaması kış için 15°C, yaz için 29°C’tır. Ülke genelinde 200 mm olan yıllık yağış ortalaması kuzeyde 800 mm, güneyde 400 mm, Sahra’da ise 0 mm dolayındadır. Tipik bitki örtüsü, kıyılarda Akdeniz
makileri, yükseklerde meşe ve sedir ormanları, güneyde çöl bitkileri ve bodur
ağaççıklardır. Ekonomi: Ekonominin temeli olan tarım, geleneksel
basit araçlarla yapıldığı gibi sömürgeciliğin mirası olan modern teknik
araçlarla da yapılır. Faal nüfusun yüzde 47’si kırsal kesimlerde yaşar.
Ekilebilir alanlar sınırlı olduğundan (yüzölçümünün yüzde 19’u) köylülerin
yüzde 30’dan fazlasının toprağı yoktur. Tahıl (buğday, arpa) ekimi
ağırlıktadır. İç (şeker pancarı, şeker kamışı, pamuk) ve dış (sebze ve
turunçgiller) talebi karşılamak için özel ürünler yetiştirilir. Fas, dünyanın
3. turunçgiller ihracatçısıdır (turunçgillerin hemen hemen tamamı Avrupa’ya
ihraç edilir; dünyanın 1. turunçgiller üreticisi olan İspanya, Ortak Pazar’a
girdiği 1986’dan beri bu sektördeki en büyük rakibidir). Sulama gelişmektedir.
Hayvancılık, özellikle sığır ve koyun besiciliği, ulusal ihtiyacı karşılayacak
kadardır. Balıkçılık (özellikle sardalya) gittikçe gelişmektedir. Yeraltı
kaynakları bakımından son derece zengindir: demir, manganez, kurşun, çinko,
nikel ve özellikle fosfat (dünyanın 3. üreticisi ve 1. ihracatçısı), ama petrol
ve kömür ithal etmek zorundadır. Fazla gelişmemiş ve esas olarak Kazablanka’da
toplanmış olan sanayinin ağırlığını gıda (şeker, konserve) ve tekstil (pamuk ve
yapay elyaf) sanayileri oluşturur. Gelişme halindeki turizm ve göçmen işçilerin
ülkeye yolladığı döviz, ödemeler dengesinde temel bir yer tutar. İyi bir
donanıma sahip olan Kazablanka, Safi, Agadir ve Tanca limanları üzerinden dış
ticaret yapılan başlıca ülkeler Avrupa Topluluğu ülkeleri (Fransa, Almanya) ve
ABD’dir. İşsizlik (faal nüfusun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan işsizlerin
çoğunu 25 yaşın altındakiler oluşturur) ve eksik istihdam, toplumsal gerilim
kaynaklarıdır. 1983’ten beri IMF’nin yardımıyla uygulanmakta olan ekonomik
liberalleşme programı, bütçe açığının azaltılmasını ve ülkeye yabancı sermaye
çekilmesini sağlamıştır. Tarih: MÖ 3. yüzyılda Fas’ın kuzey
bölümünde Mağripliler ve güneyinde de şimdiki Berberilerin atası olan
Gaetuliler yaşıyorlardı. Mağriplilerin Moritanya Krallığı MS 40 yılında
Romalılar tarafından ilhak edildi. Ancak dağlıların baskısı sonucu Romalılar,
Lukkos’a kadar geri çekildi (285). Vandallar Roma egemenliğine son verdi.
683’te Müslüman Araplar Fas’ı istilaya başladılar ve Musa bin Nusayr (702-711)
zamanında Atlas Okyanusu’na kadar tüm ülkeyi fethettiler. 8. yüzyılda
İdrisîler, ilk Fas Devleti ile aynı adı taşıyan ünlü tarihî kenti kurdular.
Sırasıyla Endülüs Emevîleri, Fatımîler, Ziriler, Murabıtlar, Muvahhitler,
Merimiler, Sadi Şerifleri, Hasemi Şerifleri, Fas Devleti’ne egemen oldular.
Osmanlı Devleti 16. yüzyılın son yarısında Fas’ı egemenliği altına aldı. Ancak
uzun süre elinde tutamadı. 17. yüzyılda Fas’ın yüzölçümü 3.000.000 km2 ve nüfusu 9 milyondu.
Avrupa’da yalnız beş devlet, Fas devletinin nüfusundan fazla bir nüfusa
sahipti. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında Batı Afrika’daki tüm sömürgelerini
kaybeden Fas, 20. yüzyılın başlarında, batılı devletlerin bir rekabet alanı
oldu. Almanya, İspanya, ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve Rusya’nın katıldığı
1906 Algesiras Konferansı’nda, Fas üzerinde uluslararası bir koruma statüsü
kurulması düşünüldü. Ancak bu konuda özellikle Fransa ile Almanya anlaşamadı.
Bu konferanstan kısa bir süre sonra Fas, 1912’de resmen Fransa koruması altına
girdi. Kuzeyde Rif bölgesiyle güneyde İfni ve Tarfaya bölgeleri İspanya’nın
etki alanında kaldı. Bağımsızlık hareketleri iki dünya savaşı arasında başladı
ve II. Dünya Savaşı sırasında güçlendi. Fransızların zaman zaman aldığı sert
önlemlere rağmen Fas 1956’da bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlığı izleyen
yıllarda bugünkü siyasî sınırlar saptandı. Tanca, uluslararası liman
statüsünden çıkarılarak bir Fas kenti oldu. İspanyollar Septe ile daha doğuda,
Cezayir sınırı yakınında Melilla limanları dışında Rif bölgesinden ve güneydeki
İfni ve Tarfaya bölgesinden çekildiler. 1970’li yılların ortalarından
başlayarak bir sorun olmaya başlayan Batı Sahra Bölgesi’nin kuzey kesimi, 1975
yılında Fas tarafından işgal edildi. Bölgenin bağımsızlığı için savaşan Polisario
gerillaları ile Fas hükûmeti arasındaki çatışmalar yer yer sürdü ve 1979
yılında Fas, bölgenin tamamını işgal etti. Kasım 1980’de Batı Sahra’nın fosfat
bakımından zengin kesimini kapsayan bölgesi, 500 km uzunluğundaki bir savunma hattıyla Fas denetimine alındı. 1981’de Batı Sahra sorunu nedeniyle
yükselen askerî harcamaların yaşam düzeyini büyük ölçüde düşürdüğü ve temel
gıda maddelerinin fiyatlarının hızla arttığı gerekçesiyle, sosyalist sendika
CDT tarafından bir genel grev ilan edildi. Polis ve askerî birliklerle
işçilerin çatışmasına dönüşen genel grev sonucu, resmî olmayan rakamlara göre
637 kişi öldü, 4.000’den fazla kişi yaralandı. Haziran 1981’de Kral Hasan,
Sahra sorununu Afrika Birliği Örgütü ve Birleşmiş Milletler denetiminde
yapılacak “kontrollü bir referandumla” çözümlemeye hazır olduklarını bildirdi.
Aynı yılın Şubat ayında Fas, Afrika Birliği Örgütü’nün toplantısında 26 üyenin
Sahra Demokratik Cumhuriyeti’ni tanımasını protesto ederek, örgüt
toplantılarını boykot edeceğini açıkladı. 1982’de Sahra Demokratik
Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler’e kabul edilmesi, Fas için diplomatik
alanda bir yenilgi oldu. Kral Hasan 1986’da Arap Birliği başkanlığından
ayrıldı. Eylül 1991’de BM gözetiminde bir ateşkesi ve bölgenin kendi geleceğini
belirlemesi için bir referandum yapılmasını kabul etti. 1987’de GATT’a giren
ilk Mağrib ülkesi oldu. Ortadoğu’da barış sürecini hızlandırmak için çaba
harcayarak uluslararası sahnede önemli bir rol oynayan Fas, bunlara koşut
olarak 1991’de, 1973’ten beri hapiste olan siyasî tutukluların salıverilmesine
ve 1992’de gerçekleştirilen bir anayasa değişikliğiyle rejimin
demokratikleştirilmesi yolunda adımlar attı. 1997’de ilk kez olarak Temsilciler
Meclisi’nin tüm üyeleri genel oyla belirlendi. 1998’de Kral II. Hasan, sosyalist
muhalefet liderini başbakanlığa getirdi. 6 Eylül 1999’da ölen II. Hasan’ın
yerine oğlu Muhammed, VI. Muhammed adıyla tahta geçti. Birleşmiş Milletler’in
araştırmalarına göre, Fas’ta toplam nüfusun 2/3’ünü oluşturan yedi milyon kişi,
mutlak yoksulluk sınırından altında yaşamaktadır.
FAS
Resmî adı : Fas
Krallığı
Yüzölçümü : 710.850
km2
Nüfus : 31.564.000
(2005)
Başkent : Rabat
Resmî dil : Arapça
Din : İslam
(resmî)
Para birimi : Fas
Dirhemi (MAD)
|
|