24 Mayıs 2012 Perşembe
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

FUZÛLÎ, (? - 1556 Kerbela), 16. yüzyıl Dîvan Edebiyatının Azerî Türkçesiyle yazan en güçlü şairidir. Kerbela, Bağdat ve Hille’de geçen yaşamıyla ilgili bilgiler kesinlik taşımamakla birlikte Bayat adlı Türkmen aşiretine bağlı bir aileden geldiği bilinmektedir. Bir eserinin ön sözünde, esas adının Mehmed olduğunu belirtir. Önce Bağdat ve yöresini işgal eden Şah İsmail’e, sonra aynı bölgeyi alan Kanunî Sultan Süleyman’a kasideler sunarak, onların ilgi ve “himmet”lerini kazanmıştır. Evkaftan günde dokuz akçe maaş bağlandığı, bu parayı alamadığı zaman yazdığı “Şikâyetnâme”sinden anlaşılmaktadır. Küçük yaşta Arapça, Farsça öğrenen Fuzûlî, bu dilde yazılmış edebî ürünleri incelemiş; ayrıca, tefsir, hadis, hikmet, hendese, mantık okumuştur. Ruhla beden ilişkilerini inceleyen “Sıhhat ve Maraz”, “Nereden geldik nereye gidiyoruz?” sorusuna yanıtlar arayan “Matla’ül İ’tikad”, Kerbelâ olayını anlatan “Hadîkatü’s Süedâ”, İslam toplumlarındaki iki tipin özelliklerini yansıtan “Rind ü Zâhid” adlı yapıtları ve mektupları, bilgi düzeyinin yüksekliğini gösterir. Fuzûlî, çok yönlü duyum dünyası içinde, çok yönlü bir şiir dünyası kurabildiği için şiirimize etkisi büyük olmuş; tekke ve dîvan şairleri, halk ozanları, anlatım gücünün getirdiği güzelliklerden yararlanmışlardır. Şiî mezhebine bağlı olduğu hâlde din dışı konuları, aşk temalarını, biçimsel oyun gösterilerinin uzağında kalarak işlemiştir. Şiirinin en belirgin özelliği, toplumsal değişimlerin ötesinde bir gerçeklik olarak yaşayan lirizmdir. Çoğu dîvan şairinin gazelinde beyit, temel öge hâline geldiği için, güzel beyitler gelişigüzel, rastlantıyla bulunmuş gibi dururken, Fuzûlî’nin gazellerinde beyitler, hem biçim hem içerik yönünden birbirinden kopmayan ögeler olarak göze çarpar. Hamdullah Hamdi’nin, Ali Şîr Nevaî’nin, Acem şairi Genceli Nizamî’nin mesnevîlerinden daha kalıcı olduğu kabul edilen “Leylâ vü Mecnun” mesnevîsi ve Türkçe Dîvan’ındaki şiirleri, klasik şiirimizin en üstün örnekleri arasında sayılır. Fuzûlî, manzum ve mensur olarak Türkçe, Farsça ve Arapça 13 dolayında eser vermiştir. Eserleri: Türkçe Dîvan : Fuzûlî’nin en tanınmış eseridir. Mensur bir ön sözle başlar. 40 kaside, 302 gazel ve diğer nazım şekilleriyle yazılmış şiirler yer alır. Tebriz, Bakû, Hive, Kahire, İstanbul ve Ankara’da yapılmış 50’den fazla baskısı vardır. Bunlardan bir kısmı eski harflerle, iki kez de Bakû’de Kiril harfleriyle basılmıştır. Farsça Dîvan : Türkçe Dîvandan daha hacimlidir. Dîvan’ın kasideler bölümünde Fuzûlî’nin, Hakânî, Molla Câmî ve Hüsrev’e nazire olarak yazdığı “Enisü’l-Kalb” adını verdiği uzun kasidesi yer alır. Fuzûlî, aynı kasideyi, Kanunî’nin Bağdat’ı fethinden önce İstanbul’a göndermiş, kasidenin Dîvan’dan ayrı olarak tercümesi yapılmıştır. Dîvan’daki gazeller, Türkçe gazellerin aynısı olup Farsça şiirler de en az Türkçe şiirler kadar kusursuz ve ahenklidir. 1962’de Hasibe Mazıoğlu tarafından tıpkı basımı yayımlanmış, ayrıca Ali Nihat Tarlan tarafından çevirisi yapılmıştır. Arapça Şiirler : Sadıkî tezkiresinde, Arapça bir Dîvan’ı olduğundan söz edilirse de ele geçmemiştir. Diğer kaynaklar, Arapça yazılmış 11 kaside ve 1 kıtası bulunduğundan bahsederler. Arapça şiirlerinin tek yazma nüshası Leningrad’daki Fuzûlî Külliyatı içerisindedir. Leylâ vü Mecnun : 1535’te yazımı tamamlanıp Bağdat Valisi Üveys Bey’e sunulmuştur. 3096 beyitten oluşan eser, Genceli Nizamî’nin aynı adlı kitabından alınmıştır. Yurt içinde ve dışındaki pek çok kütüphanede yazma nüshaları bulunmaktadır. Yeni harflerle yayımlanmış üç ayrı baskısı bulunmaktadır (Necmeddin Halil Onan, İst, 1956 - Hüseyin Kayan, İst. 1981 - Muhammed Nur Doğan, İst. 1996). Beng ü Bade : Şah İsmail’e sunulan Türkçe bir mesnevîdir. Beng (afyon, esrar) ile “bade”nin (içki, şarap) karşılıklı konuşma ve tartışmaları, eserin konusunu oluşturur; sonunda bu savaş, “bade”nin zaferiyle sonuçlanır. Şairin, gençlik yıllarına ait bir yapıt olduğu sanılmaktadır. 1955’te Kemal Edip Kürkçüoğlu tarafından yeni harflerle yayımlanmıştır. Sâkînâme (Heft Cam) : Farsça yazılmış kısa bir mesnevîdir (327 beyit). İçkiyle ve rindlikle ilgili bu eser; insanın, “insan-ı kâmil” olma yolunda aşk sırlarını elde edinceye kadar geçirdiği safhaları anlatır. Farsça dîvanla birlikte basımı yapılmıştır. Hadis-i Erbaîn Tercümesi (40 Hadis Çevirisi) : Nevaî’nin aynı adlı eserinin Türkçe çevirisidir. Kemal Edip Kürkçüoğlu tarafından 1951’de, Arapça hadisler ve Molla Câmî’nin çevirisiyle birlikte yayımlanmıştır. Hadîkatü’s-Süeda : Kerbelâ faciasını anlatan bu eser, İranlı Hüseyin Vâ’iz Kâşifî’nin “Ravzatü’ş-Şüheda” adlı eserinin çevirisidir. Mensur bir eser olup yer yer manzum parçalarla süslenmiştir. Özellikle Şiî Müslümanlarca çok okunan bir eserdir. Birçok yazma nüshası bulunmaktadır. Şeyma Güngör tarafından 1987’de dili sadeleştirilerek yeni harflerle basımı yapılmıştır. Türkçe Mektuplar : Fuzûlî’nin manzum-mensur karışık yazdığı ve edebî eser olarak kabul edilebilecek nitelikte Türkçe 5 mektubu vardır. Bunlar, Nişancı Celâlzade Mustafa Çelebi, Musul Beylerbeyi Ahmet Bey, Bağdat Valisi Ayas Paşa, Kadı Alâeddin (Bu 4 mektup, Abdülkadir Karahan tarafından 1948’de yayımlanmıştır) ve Şehzade Bayezid’e yazılmıştır (Hasibe Mazıoğlu tarafından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi dergisinde 1948’de yayımlanmıştır). Rind ü Zâhid : Farsça mensur bir eserdir. Baba Zâhid ile oğlu Rind arasında geçen konuşma ve tartışmalar eserin konusunu oluşturur. Tenkitli metni 1956’da Kemal Edip Kürkçüoğlu tarafından yayımlanmış, 1993’te Hüseyin Ayan tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Sıhhat ü Maraz : Farsça mensur bir eserdir. Leningrad’daki külliyat içinde ve Londra’daki bir nüshada eser, “Hüsn ü Aşk” adıyla geçer. 1940’ta Abdülbâki Gölpınarlı tarafından Türkçe çevirisi yapılıp yayınlanmıştır. Eserde ruh-beden ilişkisi tasavvufî bir görüşle anlatılır. Risale-i Muamma : 190 Farsça muammayı içeren mensur bir eserdir. Kemal Edip Kürkçüoğlu tarafından 40 Türkçe muamma eklenerek 1949’da yayımlanmıştır. Matlaü’l-İtikad : Arapça yazılmıştır. İnsanın bilgi edinerek kâinatın sırlarını öğrenip Tanrı’ya ulaşabileceğini anlatan mensur bir eserdir. Eserle ilgili çalışmalar, Hamit Araslı tarafından 1958’de Bakû’de yayımlanmıştır. Muhammed Tanci, Esat Coşan ve Kemal Işık tarafından 1962’de Türkçe çevirisi yapılmıştır. Enisü’l-Kalb: 134 beyitlik Farsça bir kasidedir. Bazı kasidelere nazire olarak kaleme alınmıştır. Türkçe çevirisiyle birlikte 1944’te Cafer Erkılıç tarafından yayımlanmıştır.

Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânundadur

Handa olsam ey perî gönlüm senün yanundadur

 

Işk derdiyle hoşem el çek ilâcumdan tabîb

Kılma dermân kim helâküm zehri dermânundadur

 

Çekme dâmen nâz idüp üftâdelerden vehm kıl

Göklere açılmasun eller ki dâmânundadur

 

Gözlerüm yaşın görüp şûr itme nefret kim bu hem

Ol nemekdendür ki la'l-i şekker-efşânundadur

 

Mest-i hâb-ı nâz ol cem' it dil-i sad-pâremi

Kim anun her pâresi bir nevk-i müjgânundadur

 

Bes ki hicrânundadur hâsiyyet-i kat'ı hayât

Ol hayât ehline hayrânem ki hicrânundadur

 

Ey Fuzûlî şem' veş mutlak açılmaz yanmadın

Tâblar kim sünbülinden rişte-i cânundadur

 

(Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün)

 

KAYNAK : Hasibe Mazıoğlu, Fuzûlî ve Türkçe Dîvânı'ndan Seçmeler, Ankara 1986, s.110

 

Gönül kuşunun yuvası senin dağınık saçlarındadır.

Ey peri! Nerde olsam gönlüm senin yanındadır.

 

Doktor! Aşk derdinden memnunum, bana ilâç yapmaktan vazgeç,

Derdime derman arama; çünkü ölümümün zehiri, senin ilâcındadır.

 

Naz edip düşkünlerden (âşıklardan) eteğini çekme.

Eteğine sarılan ellerin göklere açılmasından (bedduasından) kork.

 

Gözlerimin yaşını tuzlu görüp nefret etme.

Çünkü bu da senin şeker saçan ağzının tuzundandır.

 

Naz uykusuyla sarhoş ol da yüz parça olmuş gönlümü bir araya topla.

Çünkü onun her parçası bir kirpiğinin ucundadır.

 

Ayrılığında, hayatı sona erdirmek özelliği vardır (yani ayrılığın insanı öldürür).

Senin ayrılığında yaşayabilenlere hayranım.

 

Ey Fuzûlî! Sevgilinin sünbül gibi saçından dolayı canınınipliğindeki kıvrımlar mum gibi yanmadan kesinlikle açılmaz.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


31567 - unknown - 38.107.179.240