09 Ocak 2009 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 52.890 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

FRANSA, Batı Avrupa’da devlet. Kuzeybatıda Kuzey Denizi ve Manş Denizi, batıda Atlantik Okyanusu, güneybatıda İspanya, güneyde Akdeniz, güneydoğuda İtalya, doğuda İsviçre, kuzeydoğuda Almanya, Lüksemburg ve Belçika’yla çevrilidir. Yüzey Biçimleri: Doğu ve güney kesimleri engebeli olan Fransa’nın batı ve kuzey kesimi alçak bir ova ve plato görünümündedir. Bretagne’daki tek engebe olan d’Arree Dağları, 400 metreyi geçmez. Fransa-İtalya sınırında. Alpler üzerindeki Mont Blanc (4.810 metre) Tepesi, Avrupa’nın doruğudur. Güneydoğunun büyük bir bölümünü, inişli çıkışlı bir plato olan Massif Central kaplar. Çevresindeki düz alanların ortasında birden bire yükselen bu dağ kütlesinin en yüksek noktası 1.886 metreyi (Sancy Tepesi) geçmez. Massif Central, Rhone (ve bir ölçüde Seine) Irmağı vadisiyle Alp Dağları’ndan ayrılır. Cenevre gölünden güneye yönelen Alpler, Akdeniz’de son bulur. Alp Dağları üzerindeki en önemli doğal geçitler Küçük St. Bernard ile Fransa-İtalya sınırındaki Mont Cenis’dir. Alpler’in yanı sıra, İsviçre sınırındaki Juralar ve İspanya sınırındaki Pireneler, genç dağlar olarak ülkenin diğer yüksek bölgelerini oluşturur. Fransa’nın dört büyük akarsu düzenini Seine, Loire, Garonne ve Rhone Irmakları oluşturur. Seine (776 km) ve kolları (Yonne, Marne), Morvan tepelerinden doğar. Loire (1.006 km) Massif Central’den çıkar, kuzeybatıya doğru akarak Allier ile birleşir, Nantes’ı geçtikten sonra Biscay Körfezi’ne dökülür. Garonne (596 km), Pireneler’den çıkar, Massif Central’den inen kollarıyla (Tarn, Lot, vd) buluştuktan sonra, Bordeaux’da Gironde ağzıyla denize dökülür. Rhone Irmağı, İsviçre Alplerinden çıkar ve bir delta ile Akdeniz’e dökülür. İklim, Bitki Örtüsü ve Yaban Hayat: Fransa, Kuzeybatı Avrupa ve Akdeniz iklim bölgelerine girer. Denize olan yakınlıkları yüzünden kuzey ve batı bölgelerinde yazlar sıcak, kışlar ılıman geçer; yağış dağılımı düzenlidir. Doğuya doğru gidildikçe mevsimler arası sıcaklık farkı belirginleşir. Yazların sıcak geçtiği Strasbourg’da, ocak ayı ortalama sıcaklığı -1°C’dir. Güneye doğru yazlar daha sıcak ve yağışsız, kışlar daha ılık olur. Ancak güneyin belirgin özelliklerinden biri de mistral diye tanınan soğuk kuzey rüzgârıdır. Fransa topraklarında yerleşim çok eskilerde başladığı için doğal bitki örtüsü aşınmış, yabani hayvan yaşamı da ortadan kalkmıştır. Önceleri aşağılarda meşe, kayın ve dişbudaktan oluşan bir orman örtüsü, yüksek bölgelerde de kozalaklı ağaçlar bulunurdu. Akdeniz’e doğru inildikçe ormanların yerini fundalıklar alırdı. Şimdiki zeytin ağaçları ve bölgenin öteki tipik ağaçları sonradan dikilmiştir. Kuzey ve Orta Fransa’nın kavak ve diğer ağaçları için de aynı şey söylenebilir. Hayvan türleri eskiden çok çeşitliydi. Şimdi eski türlerden günümüze kalanlar arasında geyik ve karaca bulunur. Kurt ve bir zamanlar çokça avlanan yaban domuzu sayısı günümüzde oldukça azalmıştır. Ekonomi: Fransız ekonomisinin yapısı ilginç özellikler gösterir. Fransa’da tarım toprakları, ülke yüzölçümünün yüzde 60’ını kaplar ve kabataslak iki büyük bölgeye bölünür: Openfield (açık arazi) bölgeleri (Beauce) ve koruluk bölgeler (Bretagne). Tarımda makineleşme ve gübre kullanımıyla çok yüksek verim artışları sağlanır. Tahıl üretimi (ekili toprakların 2/3’ü), Fransa’yı dünyanın 3. buğday ihracatçısı durumuna getirmiştir; buğdaya, ekim alanları sürekli genişleyen yulaf, arpa ve mısır eklenir. Bağlar, önemli bir ihracat kalemi olan kaliteli şarap üretimine giderek daha fazla yönelmektedir. Patates her yerde yetiştirilir. Meyve ve taze sebze üretimi sürekli artmaktadır. Sanayi bitkileri arasında şekerpancarı, kolza ve tütün önemli yer tutar. Hayvancılık, değer bakımından, tarımsal üretimin yarısından fazlasına ulaşır; et ve bütün süt ürünleri ihraç edilir. Balıkçılık çok sayıda küçük limana dağılmıştır. Balıkçılığın gösterdiği ilerlemelere rağmen, hâlâ zanaat özelliği taşır (sardalye, ton, deniz kabukluları, morina). Sanayinin coğrafî dağılımı 19. yüzyıldan bu yana yavaş yavaş değişmekte olup kuzey, kuzeydoğu, Paris ve Lyon bölgeleri hâlâ büyük sanayi bölgeleridir. Geleneksel büyük sanayiler gerileme veya bunalım içindedir: özellikle kömür madenciliği, tekstil sanayii, demir-çelik ve tersaneler. 1992’de işsizlik oranı yüzde 12,2’ye çıkmıştır. Enerji kaynağı olarak petrol veya doğalgaz kullanan yeni sanayiler, ithalat merkezlerinde (Aşağı Sen, Berre-Fos Lagünü) ve dağıtım şebekelerinin kenarlarında (petrol ve doğalgaz boru hatları) kurulmaktadır. Bu enerji kaynaklarına sahip olmayan Fransa, petrol krizinden etkilenmiştir. Nord-Pas-de-Calais ve Lorraine’deki fazla kârlı olmayan maden yataklarının üretim açığını kapatmak için kömür, doğalgaz (Akitanya’daki Lacq doğalgaz yatağı tükenmek üzeredir) ve petrol ihtiyacının hemen hemen tamamını ithal etmek durumundadır. Hidroelektrik donanımı önemlidir, 1973 ve 1976 petrol krizlerinden sonra kurulan nükleer santrallar ülkede, ulusal elektrik üretiminin yüzde 75’inden fazlasını karşılar hâle gelmiştir. En önemli temel sanayi olan demir çelik, giderek Lorraine ve kuzeyden, ithalat merkezlerinin (Dunkerque ve Fos) yakınına kaymaktadır. Elektrik ihtiyacı çok yüksek olan ve Provence boksidiyle ithal cevherleri kullanan alüminyum sanayii, Alplere ve Pirenelerin eteklerine yerleşmiştir. Kimya sanayii (gübre, deterjan, ecza ürünleri, sunî elyaf, plastik, kauçuk, sentez ürünleri) başlangıçta kömür veya potas yataklarının (Alsace), petrol rafinerilerinin veya Lyon gibi enerji ve ham madde ihtiyacı karşılanan kentlerin yakınına kurulmuştur. Bazı sektörlerde (gemi inşa) gerileyen dönüşüm metalürjisi, diğer sektörlerde (otomotiv, elektrikli aletler) gelişmektedir. Paris bölgesine ve güneybatıya yerleşmiş olan havacılık sanayii, Avrupa’da birincidir. Tekstil sanayii, Üçüncü Dünya ülkelerinin rekabeti karşısında pazarların daralması sorunuyla karşı karşıyadır. Gıda sanayileri iyice gelişmiş olmakla birlikte, hâlâ önemli bir büyüme potansiyeline sahiptir. Fransa, dünyanın en ileri donatımlarından birine sahip olduğu elektronik ve bilişimde önemli bir sınaî atılım gerçekleştirmiştir. Taşımacılık hızlı bir gelişme içindedir. Demiryolu şebekesi sürekli modernleştirilmektedir. Yüksek hızlı tren 1981’de çalışmaya başlamıştır. Yolcu trafiği önemlidir; buna karşılık yük trafiğinin ağırlığı karayollarına kaymaktadır. Yoğun ve bakımlı karayolu şebekesi, otoyolların yaygınlaşmasına (6.290 km) rağmen, artan özel araba sayısı ve ağır yük miktarı karşısında bazen yetersiz kalır. Su yolu şebekesi, kuzey ve kuzeydoğu bölgeleriyle sınırlıdır; su yollarının gabarisi çoğunlukla yetersizdir ve çok sayıda alavere havuzu vardır. Tropikal gıda ürünleri, turfanda sebze ve meyve, ham madde, özellikle de enerji ürünleri, ham madde ve donanımı için gerekli sanayi ürünlerini ithal eder. Ülkenin başlıca limanları Marsilya, Le Havre, Dunkerque, Nantes-Saint-Nazaire, Rouen ve Bordeaux’dur. Fransa’nın Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’na ve ardından AET’ye girmesinden, dolayısıyla da diğer üye ülkelerle arasındaki gümrük duvarlarının kalkmasından sonra bazı sektörlerdeki (özellikle tarım) karar gücü sınırlanmıştır. Bu nedenle Fransız işletmeleri, güçlü bir rekabetle başetmek zorundadır. Tarih: MÖ 1. yüzyılda Roma istilasından önceki döneme ait Fransa ile ilgili pek az bilgi vardır. O zamanlar (Galya) adıyla anılan bu ülkelerde Keltler ile şimdiki Gaskonya’nın Baskları otururdu. Bununla birlikte Galya kabileleri içinde Cermen asıllı olanlar da vardı. 500 yıl süren Roma yönetiminde ülkeye, 1. yüzyılda Hristiyanlık girdi ve hızla yayıldı. 5. yüzyıl başlarında Cermen boyları Roma dünyasını istilaya başladıkları sırada Galya, Hristiyan, Latin, kalabalık nüfuslu, zengin ve yüksek düzeyde uygar bir ülke durumuna geldi. Galya’ya ilk olarak gelen Cermen boyları arasında Vizigotlar, Franklar ve Burgondlar vardı. 486’da önderleri Clovis’in yönetimindeki Franklar ülkeye egemen oldular. Clovis, Merovenj Hanedanı’nı kurdu. 8. yüzyılda Galya, Arap istilasına uğradığı sırada, 732’de Charles Martel, Frankları bir araya toplayarak İspanya Araplarını kesin yenilgiye uğrattı. 800 yılında taç giyen Karolenj Hanedanı’ndan Charlemagne, büyük fetihlere girişerek topraklarını genişletti. Ölümünden sonra imparatorluk çocukları arasında bölündü. 843 Verdun Antlaşması’yla Batı Frank Kralı II. Charles, Doğu Frank Kralı Alman II. Ludwig ve Orta Frank Kralı I. Lothar kendi topraklarını ayırdılar. Bu parçalanışta en batıda kalan bölüm, bugünkü Fransa’yı oluşturdu. Fransa’nın ayrı bir krallık olarak varlığı genellikle bu tarihten itibaren kabul edilir. Karolenjlerin son devirleri kargaşa içinde geçti. Île-de-France (Paris bölgesi) dükaları 987’de “Fransa kralı” oldular. Böylece Capet Hanedanı’nın, 900 yıl sürecek olan egemenliği başladı. 12. ve 13. yüzyıllarda Fransa, Haçlı Savaşlarında büyük rol oynadı. 1328 yılından sonra Capet Hanedanı’nın Valois denen kolu ülkeye egemen oldu. Bu dönem Yüzyıl Savaşları adı verilen ve İngiltere ile yapılan bitmek tükenmek bilmez savaşlarla dolu geçti. İngilizler bir ara hemen tüm Fransa’yı işgal etti. Yeni Çağa girerken, Fransa, İngilizlerden temizlendi. 16. yüzyılda I. François devrinde Rönesans hareketi başladı. François, 1589’dan başlayarak Capet Hanedanı’nın Bourbon’daki Fransa tacını ele geçirdi. Fransa, İspanya ve Almanya ile beraberken önemli Hristiyan devleti durumuna geldi. XIV. Louis’nin saltanatı oldukça uzun sürdü (1643-1715). Bu dönemde Fransa, İspanya’yı da geride bırakarak Avrupa’nın Osmanlı Devleti dışında, en güçlü devleti oldu. 18. yüzyılda İngiltere’nin olağanüstü gelişmesi ve Yediyıl Savaşları’na son veren 1763 Paris Antlaşması, Fransa için yıkım oldu. Krallığın azalan nüfuzu, ülkenin perişanlığı, halkın sefaleti ve sonrası 1789’da Fransız Devrimi oldu. Üç yıl sonra, 1792’de hanedan iktidardan uzaklaştırılıp I. Cumhuriyet ilan edildi. Devrime cephe alan Avrupa devletleri ile yapılan savaşlarda başarı kazanan Napoléon Bonaparte, “Birinci Konsül” sıfatıyla Fransa Cumhuriyeti’nin devlet başkanıyken, 1804’te kendini imparatoru ilan etti. İngiltere ve Osmanlı Devleti dışında, tüm Avrupa’yı işgal eden Napoléon sonunda yenildi, 1815 Viyana Antlaşması ile Fransa eski sınırlarına itildi ve Capet-Bourbon Hanedanı yeniden iktidara geldi. 1830 Devrimi’nde X. Charles devrildi. 1848 Devrimi’nde II. Cumhuriyet kurulduysa da Louis Napoléon, 1852’de kendini III. Napoléon unvanıyla imparator ilan etti. 1870-1871 Prusya-Fransa Savaşı’ndan yenilmiş olarak çıkan Fransızlar 1870’te III. Cumhuriyet’i ilan ettiler. III. Cumhuriyet, 1940’ta Nazi Alman ordularının işgaliyle sona erdi. Bu işgale rağmen, Fransız ordusunun bir bölümü, aynı yıl İngiltere’ye geçerek General de Gaulle’ün komutası altında İngilizlerin yanında savaşı sürdürdü. Fransa’nın Alman işgali dışında kalan bölümünde, geniş yetkilerle yeni bir hükûmet kuran (Vichy Hükûmeti) Pétain, iktidarda kaldığı 1940-1944 döneminde, giderek Almanlar ile işbirliği içine girdi. Bu sırada Fransa’da Alman istilâsına karşı kurulan güçlü bir direniş hareketi giderek güçlendi (Conseil National de Resistance). General de Gaulle 1942’de bağlaşıklarıyla birlikte Cezayir’e çıktı ve orada “Millî Kurtuluş Fransız Komitesi”ni kurdu (1943). Bu komite, 1944’te “Geçici Fransız Cumhuriyeti Hükûmeti” hâline geldi. 1944’te başlayan Normandiya çıkarması, doğuda Sovyetler Birliği karşısında bozguna uğrayan Nazilerin sonunu belirledi. Alman yönetimi 8 Mayıs 1945’te ateşkes istemek zorunda kaldı. Siyasî partilerle anlaşamayan De Gaulle, 1946’da istifa etti. Yerine F. Gouin geçti. İkinci kurucu meclisin hazırladığı anayasa 1946’da yapılan bir halk oylaması sonucu IV. Cumhuriyet’in anayasası olarak kabul edildi. 1947’de Vincent Auriol cumhurbaşkanı seçildi. Marshall yardımından da yararlanarak Fransa’yı ekonomik ve malî çıkmazdan kurtarmaya çalışan IV. Cumhuriyet yönetimleri bazı olumlu önlemler alabildiler. Fakat IV. Cumhuriyet döneminin en önemli sorunu, hükûmetlerin, kolonilerin zorunlu tasfiyesi nedeniyle sürekli olarak tehlikeli bir tutarsızlık içinde olmalarıydı. Fransa özellikle Çinhindi Savaşı’nda (1945-1954) ve Kuzey Afrika (Tunus, Fas ve özellikle Cezayir’de) bağımsızlık hareketleri karşısında başarısızlığa uğradı. Hükûmetlere ve başkana daha geniş yetkiler veren yeni bir anayasayı halk oylamasından geçiren De Gaulle, 1958’de kurduğu V. Cumhuriyet’in ilk cumhurbaşkanı oldu (21 Aralık 1958). Evian Antlaşmaları ile Cezayir’in bağımsızlığı tanındı (1962). 19 Aralık 1965’te General de Gaulle, halk oyu ile tekrar cumhurbaşkanı seçildi. Mayıs 1968’de başlayan öğrenci hareketleri bütün Fransa’ya yayıldı. De Gaulle meclisi feshetti. 20-30 Haziran ve 7 Temmuzdaki seçimleri, De Gaullecüler kazandı. Anayasa’da bazı değişiklikler öngören tasarı 27 Nisan 1969’da yapılan referandumda reddedilince 28 Nisan 1969’da De Gaulle başkanlık görevinden istifa etti. Boher, geçici olarak başkan seçildi. 15 Haziran 1969’da yapılan başkanlık seçimlerinde, Georges Pompidou başkan oldu. Pompidou’nun 1974’te ölmesi üzerine yapılan başkanlık seçimlerini Valéry Giscard d’Estaing kazandı. Bu dönemde Fransa ekonomisi oldukça önemli sarsıntılar geçirdi; işsizlik arttı, hükûmet, kemerleri sıkma politikası uyguladı. 10 Mayıs 1981’de, oyların % 51,75’ini alan François Mitterrand devlet başkanı oldu. 1981 Mayıs ayında parlamentoyu fesheden Mitterrand, aynı yılın haziran ayında yapılan parlamento seçimlerine kadar, ülkeyi geçici bir kabineyle yönetti. Seçimlerde çoğunluğu elde eden Fransız Sosyalist Partisi, Fransız Komünist Partisi’yle bir koalisyon hükûmeti oluşturdu. Pierre Mauney başkanlığında kurulan yeni hükûmet, özel bankalarla önde gelen bazı sanayi kuruluşlarını devletleştirdi. İşçilerin lehine ücret düzenlemeleri yaptı. Ancak ekonomiyi düzeltmede çok başarılı olamayan hükûmet, ihracat gelirlerinin düşmesi üzerine 1982’de devalüasyona giderek ücret ve fiyatları geçici olarak dondurdu. Mitterrand 1984’te komünist bakanları hükûmetten uzaklaştırdı ve Komünist Parti ile ittifaka son verdi. Başbakanlığa Laurent Fabius getirilerek ekonomide liberalizme belirli bir dönüş yapıldı. Enflasyon oranı düşmesine karşılık, işsizlik ve dış borçlar sorun olmaya devam etti. 1986’da yapılan Ulusal Meclis ve Senato seçimlerinde sağ partiler az farkla çoğunluğu ele geçirdi. Başbakanlık görevini Chirac üstlendi. Mayıs 1988’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların %54,7’sini alan Mitterrand kazandı; yedi yıllık ikinci dönem için yeniden bu görevi üstlendi. Haziran 1988 seçimlerinde Sosyalist Parti çoğunluğu ele geçirdi ve Michel Rochard başbakanlığa getirildi. 1990’da Rocard’ın yerini Edith Cresson aldıysa da 1992’de Sosyalist Parti’nin uğradığı ağır yenilgi üzerine o da yerini Pierre Bérégovoy’a bıraktı. 1993’te istifa eden Bérégovoy’ın ardından genel seçimlerde Sosyalist Parti bozguna uğradı. Mart 1993’te Mitterand, Cumhuriyet İçin Birlik Partisi’nden Edeuard Balladur’u başbakanlığa atadı. Mitterand’ın süresi dolunca Mayıs 1995’te yapılan cumhurbaşkanı seçimlerini Cumhuriyet İçin Birlik Partisi’nde Jacques Chirac kazandı; aynı partiden Alain Juppe ise başbakanlığa atandı.

FRANSA

Resmî adı                :  Fransa Cumhuriyeti

Yüzölçümü             :  543.965 km2

Nüfus                     :  60.711.000 (2005)

Başkent                  :  Paris

Resmî dil                 :  Fransızca

Din                         :  % 76,4 Katolik, % 3,7 diğer Hristiyanlar, % 3 Müslüman

Para birimi               :  Euro

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2009 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


31570 - unknown - 38.103.63.57