|

MARDİN, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin
doğusunda il. Kuzeyde Siirt, Batman ve Diyarbakır, batıda Şanlıurfa, doğuda
Şırnak, güneyde Suriye ve güneydoğu Irak ile sınırlanır. Yüzey Biçimleri:
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Dicle ve Fırat havzaları üzerinde yer alır. İlin
%52.6’sını engebelendiren kalker yapılı dağların büyük bölümü Toros Dağlarıyla
aynı dönemde oluşmuştur. İlin doğusunda uzanan Mardin Dağları, Hakkâri
Dağlarının ve Dicle Vadisi’nin batısındaki uzantılarıdır. Diyarbakır Havzası
ile Suriye Havzası arasında bir eşik oluşturan; bu nedenle Mardin Eşiği diye de
anılan bu geniş tabanlı ve doğu-batı doğrultulu sıranın bellibaşlı yükseltileri
Akdağ (2.608 metre), Bozdağ (2.581 metre) ve Şakşak Dağı’dır (2.237 metre). Kuzeydoğusunda Siirt sınırında yükselen Cudi Dağı (2.114 metre), Silopi Ovası’na egemen olup, Hakkâri Dağlarının bir koludur. Bu yükseltilerin dışında,
batıda Derik ilçesinin hemen doğusunda Mazıdağı (1.252 metre), Nusaybin ilçesinin kuzeyinde Bakok Dağı (1.254 metre), yine kuzeyde Siirt sınırında Softek Dağı yükselir. İlin % 22.8’ini kaplayan ve genelde Mardin Dağlarının 700-1.000 metre yükselti kuşağında sıralanan palotalar, kuzeyde Diyarbakır Havzası’na, güneyde Mardin,
Kızıltepe ve Nusaybin ovalarına doğru basamak basamak alçalır. Mardin il
alanının % 24,6’sını kaplayan ovaların belli başlıları, Cizre, Silopi,
Kızıltepe, Mardin, ve Nusaybin ovalarıdır. Mardin’in en önemli akarsuyu
Dicle’dir. Batman’ın güneyinde Cizre’ye dek Mardin-Siirt sınırı boyunca akan
Dicle’yi, Gümüş Çayı, Çaçak Deresi, Büyükdere, Cehennem Deresi, Savur Çayı
izler. Mardin il sınırları içindeki tek göl Buğur Baraj Gölü’dür. İklim
ve Bitki Örtüsü: Mardin’de güney çöllerinin etkisi altında kalan bir
karasal iklim tipi görülür. Bu nedenle kimi kesimlerinda yazlar çok sıcak, kuzey
kesimlerinde kışlar oldukça soğuk geçer. Yağış rejimi, Akdeniz tipidir. En çok
yağış aralık ve ocak aylarında düşer. En kurak aylar temmuz ve ağustostur.
Mardin, doğal bitki örtüsü yönünden hayli yoksuldur. Yalnız dağların
yamaçlarında ve akarsu boylarında meşe, dişbudak, söğüt ve çınar ağaçlarına
rastlanır. İlin geri kalan bölümleri bozkır görünümündedir. Ekonomi:
Büyük bölümü kırsal kesimde yaşayan il halkının temel geçim kaynağı tarımdır.
Yetiştirilen başlıca ürünler buğday, arpa, kırmızı mercimek, üzüm, kavun ve
karpuzdur. Azımsanmayacak miktarda pamuk, domates ve patlıcan da yetiştirilir.
İl topraklarında bitkisel üretimden olumlu sonuç alınması büyük ölçüde sulamaya
bağlıdır. Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) Aşağı Fırat Havzasındaki Mardin-Ceylanpınar
Sulaması ile Dicle Nehri Havzasındaki Cizre Projesi tamamlandığında bitkisel
üretimde önemli oranda verim artışı beklenmektedir. Hayvancılık önemli bir
gelir kaynağıdır. İlin güney kesimi, yaz aylarını Bitlis, Bingöl ve Siirt’teki
yaylalarda geçiren ve büyük sürüleri bulunan aşiretlerin kışlağıdır.
Yetiştirilen başlıca hayvanlar koyun, kıl keçisi ve Ankara keçisidir.
Mardin-Midyat Eşiğinin Midyat-Gerçüş-Savur üçgeni içinde sığır besiciliği
yaygındır. Ankara keçisi yetiştiriciliğine bağlı olarak halı, kilim, battaniye
ve şal dokumacılığı gelişmiştir. Sanayisi oldukça geri olan Mardin 1968’de
kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınmıştır. İldeki başlıca sanayi
kuruluşları çırçır, iplik, halı, yem, şarap, çimento, asbestli çimento, boru,
toz kireç ve mıcır fabrikalarıyla Etibank’ın Mazıdağı’ndaki Fosfat İşletmesi
Müessesesi’dir. Küçük sanayi işletmelerinde en çok dokumacılık, bakırcılık ve
kuyumculuk yapılır. Yöredeki başlıca yerel el sanatı, Midyat’a özgü geleneksel
gümüş işlemeciliğidir. Bağdat Demiryolu Nusaybin’de Suriye topraklarına geçer.
İlin güney kesimini boydan boya geçen önemli bir ticaret yolu, doğuda Habur
sınır kapısına ulaşır. Bundan başka Nusaybin ve Şenyurt’ta da (eskiden
Derbesiye) sınır kapıları vardır. Dicle’nin kıyısındaki Germiab Kaplıcası çevre
halkı tarafından değerlendirilir. Turistik Yerler: Mardin ve
yöresi: Kale Camii (14. yüzyıl başları), Hızır Camii (Akkoyunlu Camii);
Konak-Saray (Akkoyunlu Dönemi, 15 yüzyıl), Deyru’z Zafaran Manastırı (4.
yüzyıl), Meryem Ana Kilisesi, Mar Yakup Manastırı, Mar İzozoil Manastırı, Mar
Berhram Manastırı, Mar Mihail Kilisesi, Mar Behram-Kırklar Kilisesi, Eminüddin
Külliyesi (Artuklu Sultanı Necmeddin İlgazi ve kardeşi Eminüddün tarafından
yaptırılmıştır), Necmeddin Külliyesi (Necmeddin İlgazi, 1122), Ulu Cami
(Artukoğlu, 12. yüzyıl), Bab Es Sur (Melik Mahmud) Camii, Abdüllatif (Latifiye)
Camii, Mollahari (Süleyman Paşa) Camii, Şeyh Çabuk Camii, Hamit Camii, Şeyh
Mahmud Türki (Şeyh Ali) Camii (15. yüzyıl), Pamuk Camii (Şeyh Mehmed Dinari,
11. yüzyıl), Kuseyri Camii (1559-1560 yıllarında yapılmıştır), Reyhaniye Camii
(15. yüzyıl sonu veya 16. yüzyıl başlarında yapılmıştır), Arap (Azap) Camii,
Zairi (Şeyh Muhammed Ezzerrar) Camii (17 yüzyıl sonunda yapılmıştır), Hacı Ömer
(Halife) Camii; Hamza-i Kebir Zaviye ve Türbesi (Akkoyunlu Hamza Bey tarafından
1438-1439 yıllarında yaptırılmıştır), Cihangir Bey Zaviye ve Türbesi (Akkoyunlu
Cihangir Bey tarafından 15. yüzyıl başında yaptırılmıştır), Hamzai Sagir
Zaviyesi (1474-1475 yıllarında yapılmıştır), Şeyh Kasım Halveti Türbe ve
Mescidi, Şeyh Hamid Türbeleri (1880-1881), Hatuniye (Sitti Radviyye) Medresesi
(1176-1177 ve 1184-1185), Marufiye Medresesi (Beyt il Artuki veya Hacı Maruf
Medresesi, 12. yüzyıl), Şehidiye Medresesi (13. yüzyıl ilk yarısında yapılmıştır),
Melik Mansur Medresesi (Şeyh Aban, Şeyh Lıbben ve Haliliye Medresesi olarak da
bilinir, 13. yüzyıl sonu - 14. yüzyıl başında yapılmıştır), Altunboğa Medresesi
(Melik Mansur’un veziri Altunboğa tarafından, 13. yüzyıl sonu - 14. yüzyıl
başında yaptırılmıştır), Zinciriye Medresesi (1385); Kasımiye Medresesi
(Akkoyunlu Sultan Kasım tarafından 1457-1502 yılları arasında yapılmıştır), Şah
Sultan Hatun Medresesi (Akkoyunlu İbrahim Bey’in eşi Şah Sultan tarafından, 15.
yüzyıl sonu 16. yüzyıl başında yaptırılmıştır), Sanerkapı Medresesi,
Kervansaray (17. yüzyıl veya 18. yüzyıl), Kayseriyye (Bezestan), Revaklı Çarşı;
Radviyye Hamamı (11. yüzyıl sonu), Yeni Kapı Hamamı (13. yüzyıl), Ulu Cami
Hamamı (Artuklu Sultanı Melik Salih tarafından, 14. yüzyılın ilk yarısında
yaptırılmıştır), Emir Hamamı; Firdevs Köşk (Artuklu Sultanı Melik Salih
döneminde yapılmıştır), Mardin Müzesi (1945’te Zinciriye Medresesinde
açılmıştır). Kızıltepe ve yöresi: Ulu Cami (1204’te tamamlanmıştır), Harezm
Taceddin Mesud Medresesi, Kızıltepe (Dunaysır) Köprüsü (13. yüzyıl). Midyat ve
yöresi: Germiab Kaplıcası.
MARDİN (47)
Güneydoğu Anadolu’da, aynı adlı ilin merkezi. Nüfusu
108.340 (2000). Kara ve demiryoluyla ülkenin diğer bölgelerine bağlı olup
Ankara’dan 1.009 km, Diyarbakır’dan 96 km uzaklıktadır. Tarih: Mardin’in eski tarihine ilişkin bilgilere Hurriler’in yöreye gelip
yerleşmelerinden sonra (MÖ 30. yüzyıl) rastlanmaktadır. Ama şehrin adının ilk
biçimi olan “Maride”yi ilk kez MS 4. yüzyılda Latin tarihçi Ammianus
Marcellinus kullanmıştır. Maride, Bizans ağzında “Mardia”, Arap ağzındaysa
“Maridin” biçimlerini almıştır. MÖ 16. yüzyılda Asya’dan göç eden bazı Hintari
kavimler bölgedeki siyasal düzenin bozulmasına neden oldular. Hurriler’den
sonra Mitanni halkı, onların ardından da Asurlular’ın yönetimine geçen Mardin
ve yöresi, MÖ 6. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak Pers Kralı
II.Keyhüsrev’in, MÖ 331’de İskender’in, onun ölümü üzerine de komutanlarından
Seleukos’un egemenliği altına girdi. MÖ 2. yüzyılın ilk yarısında başgösteren
karışıklıklar sırasında Arami halkı, Abgar Beyliği’ni kurdu. Aynı yüzyılın
sonlarına doğru Mardin, Romalılarla Sasaniler arasındaki birçok çatışmaya sahne
oldu. MS 640’ta Araplar tarafından ele geçirilen kent, 11. yüzyılın sonlarında
Selçuklu devletine katıldı ve bir süre sonra da Artukoğulları’na bağlandı.
Sultan İsa (1376-1406) döneminde birkaç kez Timur ordularının saldırısına
uğrayan Mardin’i kısa bir süre Şah İsmail elinde tuttuysa da 1517’de Yavuz
Sultan Selim’e bırakmak zorunda kaldı. Osmanlı yönetimi burayı Diyarbakır
eyaletine bağlı bir sancak hâline getirdi. Bu tarihte şehrin toplam nüfusu,
43.000’in biraz üstünde bulunuyordu. Bunun 24.000 kadarı Müslüman, geri kalanı
Süryani, Yakubi, Nesturi, Keldani mezhebindendi. I.Dünya Savaşı başlarında
şehrin nüfusu 50.000 dolaylarına indi. Gerek savaş yıllarında gerekse Mondros
Mütarekesi döneminde Mardin fazla etkilenmemekle birlikte Musul’u işgal eden
(Kasım 1918) İngiliz kuvvetlerinin, özellikle de İngilizlerin Musul’daki
temsilcisi Binbaşı Nowill’in bazı kışkırtmaları, Ali Batı adlı bir aşiret
reisinin ayaklanmasına yol açtı. Birkaç ay süren karışıklıklar, ulusal
kuvvetlerin Ali Batı ile yandaşlarının birçoğunu öldürmeleri üzerine sona erdi.
1920 yılı başlarında Fransızlar Mardin’i denetimleri altına almayı denedilerse
de başarı sağlayamadılar. Cumhuriyet’in ilanından sonraki yönetsel düzenlemede,
Diyarbakır’dan ayrılarak il merkezi yapıldı. Güzel Sanatlar:
Süryaniliğin, Artukluların ve Akkoyunluların önemli merkezlerinden olan
Mardin’de, bu dönemlerden çeşitli yapılar bulunmaktadır. Deyrüzzaferan
Manastırı, 1932’ye değin Süryani Patrikliği’nin merkezi olmuştur. Yörede ayrıca
işlevlerini sürdüren kiliseler vardır. Artuklular yaptırdıkları medrese, imaret
ve hastanelerle yörede bilim ve kültürün gelişimine katkıda bulunmuşlardır.
Eminüttin Külliyesi, Necmettin İlgazi ile kardeşi Eminüttin tarafından inşa
ettirilmiştir (1108-1122). Necmettin İlgazi’nin yaptırdığı Necmettin
Külliyesi’nin (1122) beşik tonoz örtülü bir mekânı ve minarenin kare kaidesi
günümüze ulaşabilmiştir. Şehrin en önemli anıtı olan Ulu Cami’nin yapımıyla
ilgili yazıtlarda, minarede (1176), doğu cephesinde (1185) ve ahşap minberinde
(1367-1376) yazılıdır. Avlunun batı ve doğu köşelerindeki minarelerden yalnızca
kare kaideli, silindirik gövdeli, zengin bezemeli doğu minaresi sağlamdır
(1888’de onarıldı). Bu yapı Anadolu’daki çifte minareli camilerin ilk
örneklerindendir. 1362-1364 arasında inşa edilen Babessur ya da Malik Mahmut
Camii’nin ana mekânı ortası kubbeli, yanları beşik tonozludur. Abdüllatif ya da
Latifiye Camii (1371), doğudaki iki renkli taştan, dilimli kemerli, mukarnas,
çok kollu yıldız motifleriyle bezeli taçkapısıyla dikkati çeker. Minaresini
1845’te Musul Valisi Gürcü Mehmet Paşa ekletmiştir. Şehrin öteki camileri
arasında Şeyh Çabuk Camii (15. yüzyıl), tekke ya da zaviye olduğu sanılan Hamit
(Şeyhzebun) Camii (15. yüzyıl, 19. yüzyılda onarıldı), Şeyh Mahmut Türki (Şeyh
Ali) Camii (15. yüzyıl), selsebiliyle ilgi çeken Kuseyri Camii (1559-1560),
1540 tarihli vakfiyelerde adı geçen ve 19. yüzyılda onarılan Reyhaniye Camii,
16. yüzyılda yaptırıldığı sanılan Arap (Azap) Camii, Zairi Camii (17. yüzyıl),
Hacı Ömer (Halife) Camii (1724-1725) sayılabilir. Ayrıca şehirde Marufiye,
Şehidiye, Melik Mansur, Altunboğa, Kasımiye, Şah Sultan Hatun ve Savurkapı
medreseleri, bir kervansaray, Kayseriyye Çarşısı, Revaklı Çarşı, Firdevs Köşkü
ile birçok zaviye, mescit, hamam ve türbe vardır. 1945’te açılan Mardin
Müzesi’nde, çevrede bulunan arkeolojik ve etnografik eserler sergilenir.

MARDİN
Yüzölçümü : 8.806
km2
Nüfusu : 705.098
(2000)
İlçe sayısı : 10
İl trafik kodu : 47
MARDİN’İN İLÇELERİ
İlçe İlçe
Nüfusu
Merkez 108.340
Dargeçit 27.611
Derik 55.278
Kızıltepe 183.475
Mazıdağı 27.434
Midyat 128.085
Nusaybin 103.863
Ömerli 14.584
Savur 34.402
Yeşilli 22.026
Toplam (2000): 705.098
|
|