Arama Motor:
'Her Şey' Hakkında Her Şey
MİKEN, (Mykenai de denir), Peloponnes Yarımadası’nın kuzeydoğusunda kurulmuş eski Yunan kenti. Efsanevî Kral Agamemnon’un yaşadığı yer olarak bilinen Miken’in nüfusunun artması ve zenginleşmesi, MÖ 1900’lerde Yunanlıların bölgeye yerleşmelerinden sonra oldu. MÖ 16.-12. yüzyıllar arasındaki dönemde Miken, en güçlü durumuna ulaştı. Batı Akdeniz’deki birçok kent ve Mısır ile ticaret ilişkileri kuruldu. MÖ 1200’de, Miken ve diğer Yunan kentleri, kim oldukları kesinlikle bilinemeyen istilacı güçler tarafından yakılıp yıkıldı. Helenistik Çağda kısa bir süre için yeniden canlanan Miken uygarlığı, Roma devrinde tümüyle ortadan kalktı. Miken’de, içinde kral sarayının bulunduğu bir kale ve kalenin çevresindeki yerleşim alanlarında kent halkı oturuyordu. İlk dönemde, krallar dikine yerleştirilmiş mezarlara (kuyu mezarları) gömülüyordu. Kimileri kayaları oyarak yapılmış olan bu mezarlarda, altın ve gümüş kupalar, mücevherler, bronz kabzalı hançerler, kılıçlar ve topraktan yapılmış çeşitli eşyalar bulundu. Bu kalıntıların çoğu, Atina Müzesi’nde sergilenmektedir. Son dönem kralları, tolos (arı peteği) adı verilen dokuz anıtmezara gömülmüşlerdi. Bunların en büyüğü Atreus Hazinesi olarak bilinen mezardır. Ünlü Aslanlı Kapı da, Miken uygarlığının kalıntıları arasındadır. Miken’deki ilk kazılara, 1876’da Heinrich Schliemann tarafından başlandı. Kazılar sonucu, Homeros’un destanlarının ve bunlara bağlı olarak gelişen Atreus ile ilgili Yunan efsanelerinin tarihî temelleri olduğu ortaya çıktı. Miken’de daha sonra Chrestos Tsountas (1886-1902) ve A.J.B. Wace (1920-1923) tarafından yeni kazılar yapıldı.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.