09 Ocak 2009 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 52.890 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

NÂMIK KEMÂL, (asıl adı Mehmed Kemâl’dir), (1840 Tekirdağ - 2 Aralık 1888 Sakız Adası), şair, yazar. Çocukluğu, büyükbabası Abdüllâtif Paşa’nın yanında, Rumeli ve Anadolu’nun çeşitli kentlerinde özel öğrenim görerek geçti. On sekiz yaşında İstanbul’a geldi. Tercüme Kalemi’ne girerek (1863) dönemin aydınlarıyla tanışma fırsatı buldu. İlk yazıları, Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlandı. Şinasi’nin Paris’e gitmesi üzerine, gazetenin yönetimini üstlendi (1865). Yazılarında Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin amaçladığı meşrutiyet ilkelerini işlediğinden, cemiyet üyelerinin sürgüne gönderilmeleri üzerine, Ziya Paşa ile birlikte Paris’e gitti. Oradan Londra’ya geçti. Londra’da “Hürriyet” (1868) gazetesini çıkardı. 1870’te İstanbul’a dönmesine izin verildi. 1872’de “İbret” gazetesini yayımladı; ancak bir yazısından dolayı, Gelibolu mutasarrıflığı verilerek, İstanbul’dan uzaklaştırıldı; sonra da azledildi. İstanbul’a dönünce, “Vatan yahut Silistre” oyununun Gedikpaşa Tiyatrosu’nda oynanışında yarattığı coşku hazmedilemeyerek Kıbrıs’a sürüldü (9 Nisan 1873). 38 ay, adadaki Magosa zindanında kaldı. I. Meşrutiyet’in ilan edilmesi üzerine İstanbul’a döndü. II. Abdülhamid döneminde Midilli (1877), önce sürgün, sonra mutasarrıf, Rodos (1884) ve son görev yeri Sakız (1887) Adası’na gönderildi. Burada sağlığı bozuldu ve yakalandığı zatürree hastalığından kurtulamayıp vefat etti. Cenazesi önce adadaki bir caminin haziresine defnedildiyse de daha sonra vasiyetine uyularak Gelibolu’ya nakledildi. Batı düşün ve sanat akımlarını izleyerek makale, eleştiri, şiir, tiyatro, roman türlerinde yenilikçi atılımların öncüsü olan Nâmık Kemâl, şiirlerinde, dîvan edebiyatı kurallarına karşı çıktı. Makalelerinde Osmanlı devlet düzenini eleştirdi ve yabancı devletlere borçlanma politikasını şiddetle yerdi. Şiire nazirelerle başladığı ilk yıllarda Leskofçalı Gâlib’in etkisinde kaldı. Şiirleri, dil ve kuruluş yönlerinden eski şiir beğenisinden kurtulamamasına karşılık çeşitli biçim, anlatım ve içerik yenilikleri gösterir. Romantizm akımının etkisindeki romanları da, şiir ve tiyatrolarında olduğu gibi, toplumu düzeltme ve eğitme amacı taşır. Özellikle “Hürriyet Kasidesi”nde, insan hürriyetinin doğuştan geldiğini savunur ve hürriyet duygusunun baskıyla, zulümle ortadan kaldırılamayacağı görüşüne yer verir. Mektupları, Feyziye Abdullah Tansel tarafından iki cilt hâlinde (1967, 1969, ilk cildinde İstanbul ve Magosa’dan yazılmış 213 mektup, ikinci cildinde İstanbul ve Midilli’den yazılmış 213 mektup yer alır), şiirleri de ilk kez Sadeddin Nüzhet Ergun tarafından (1933) yayımlanmıştır. Başlıca Eserleri: Roman : İntibah ya da Sergüzeşt-i Ali Bey (1876), Cezmi (1880) Oyun : Vatan yahut Silistre (1873), Zavallı Çocuk (1873), Âkif Bey (1874), Gülnihâl (1875), Celâleddin Harzemşah (1881), Karabelâ (1910). Tarih : Barika-i Zafer (1872), Devr-i İstilâ (1867), Kanije (1873), Silistre Muhasarası (1873), Osmanlı Tarihi Mukaddimesi (1888), daha sonra 1910-11 yıllarında 4 cilt ve 1971-74’te de günümüz harfleriyle 3 cilt olarak yayımlandı), Makalât-ı Siyasiye ve Edebiye (1911) Eleştiri : Tahrib-i Harâbât (1883), Tâkib (1883), Renan Müdafaanamesi (ölümünden sonra, 1908), Tâlim-i Edebiyat Üzerine Bir Risale (1950).

 

 

İşte âdû karşıda hâzır silâh

Arş yiğitler vatan imdâdına

Arş ileri arş bizimdir felâh

Arş yiğitler vatan imdâdına

 

Cümlemizin vâlidemizdir vatan

Herkesi lûtfuyla odur besleyen

Bastı âdû göğsüne biz sağ iken

Arş yiğitler vatan imdâdına

 

Şân-ı vatan hıfz-ı bilâd ü ibâd

Etmededir süngünüze istinâd

Milleti eyler misiniz nâ-murâd

Arş yiğitler vatan imdâdına

 

Rehberimiz gayret-i merdânedir

Her taşımız bir nice bin cânedir

Câne değil meyl bugün şânedir

Arş yiğitler vatan imdâdına

 

Yâre nişandır tenine erlerin

Mevt ise son rütbesidir askerin

Altı da bir üstü de birdir yerin

Arş yiğitler vatan imdâdına

 

(Müfte’ilün Müfte’ilün Fâ’ilün)

KAYNAK : Aydın Oy, Yüzyıllar Boyunca Tekirdağlı Şairler ve Yazarlar, Tekirdağ Valiliği Yayınları, İstanbul 1995, s.229.

 

 

İşte düşman karşıda, silâhlar (da) hazır.

Arş yiğitler, haydi vatanı kurtarmaya.

Arş, ileri arş, kurtuluş bizimdir.

Arş yiğitler, haydi vatanı kurtarmaya,

 

Vatan, hepimizin annesidir.

Herkesi sevgisiyle besleyen odur.

(Ne var ki) Biz sağ iken düşman onun göğsüne ayağını bastı.

(Onun için) arş yiğitler, haydi vatanı kurtarmaya.

 

Vatanın şan ve şerefi, beldelerinin ve oradaki inanmış insanlarının

korunması süngünüze dayanmaktadır.

Siz, milleti, muradına erememiş bir durumda bırakmak ister misiniz?

(Onun için) arş yiğitler, haydi vatanı kurtarmaya.

 

Kılavuzumuz mertçe gayretlerdir.

Her taşımız (onun uğrunda feda edilen bir nice bin cana bedeldir.

Bugünkü isteğimiz can değil, şandır.

(Onun için) arş yiğitler, haydi vatanı kurtarmaya.

 

(Savaşta alınan) yara, erlerin vücuduna nişandır (madalyadır).

Ölüm ise askerin son rütbesidir.

Yerin altı da, üstü de birdir.

(Öyle ise) Arş yiğitler, haydi vatanı kurtarmaya.

 

 

 

NÂMIK KEMÂL’İN ESERLERİ

 

İNTİBAH

Nâmık Kemâl’in romanı (1876). Romanda, mirasyedi bir genç olan Ali Bey’in, çok güzel, ama geçmişi kötü, hoppa Mahpeyker’e âşık oluşu, bu aşkın onu içki âlemlerine sürükleyişi, daha sonra oğlunu kurtarmak isteyen annesinin satın aldığı güzel ve iyi yürekli cariyeye, Dilaşub’a bağlanışı ve onunla evlenişi, terk edilen Mahpeyker’in intikam almak için kurduğu düzenler ve Dilaşub’un başına gelenler anlatılmaktadır. İntibah’ın ilk basımı 1876’da yapıldı. Çeşitli tarihsiz baskılarının yanı sıra Mustafa Nihat Özön tarafından önsöz ve notlarla (1944), sadeleştirilmiş olarak da Fazıl Yenisey tarafından yayımlandı (1963).

 

VATAN YAHUT SİLİSTRE

Nâmık Kemâl’in tiyatro oyunu (1873). Yazarın ilk tiyatro eseri ve oynanan tek oyunudur. Konusu Silistre Kalesi’nde geçer; kalenin düşmana karşı savunulması ve düşmanın püskürtülmesi sırasında geçen olaylar bir aşk hikâyesi etrafında anlatılır. Oyunda yurt sevgisi ve Türk askerinin düşman karşısındaki kahramanlıkları söz konusu edilmiştir. Eserin konusu kısaca şöyledir: İslâm Bey savaş çıkınca nişanlısı Zekiye ile vedalaşıp cepheye gider. Zekiye de erkek kılığına girerek gönüllüler arasına karışır. Silistre Kalesi Komutanı Sıtkı Bey çelimsiz bulduğu erkek kılığındaki Zekiye’yi geri göndermek isterse de yeni adıyla Âdem direnir. İslâm Bey ve Abdullah Çavuş ile gidip düşman cephaneliğini uçurur. Düşman geri çekildiğinde Âdem’in de Zekiye olduğu ortaya çıkar. Sıtkı Bey ise Zekiye’nin öldü sandığı babasıdır. İslâm Bey ile Zekiye’nin düğünleri zafer şenliği arasında yapılır. Oyunun ilk sahnelenişi sırasında (1 Nisan) halkın gösterdiği coşkunluk, İbret gazetesinin kapatılmasına ve içlerinde Nâmık Kemâl’in de bulunduğu bir grup yazarın sürülmesine yol açmıştır.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2009 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


36866 - unknown - 38.103.63.57