|

NİĞDE, İç Anadolu Bölgesi’nin
orta Kızılırmak bölümünde il. En geniş kısmı İç Anadolu’da kalmakla beraber,
güney kesimi (Ulukışla ilçesi) Akdeniz Bölgesi’nin Orta Toroslar yöresine
girer. Kuzeybatıda Aksaray, kuzeyde Kırşehir, kuzeydoğuda Nevşehir, doğuda
Kayseri ve Adana, güneyde İçel ve batıda Konya illeriyle sınırlanır. Yüzey
Biçimleri: Büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak
bölümünde yer alır. Yüzey biçimlerini doğu ve güneydoğuda öbeklenen dağlar,
bunların arasında kalan genellikle kapalı havza özelliği taşıyan ovalar ve
platolar oluşturur. İlde yüzölçümü bakımından ağırlıklı yer biçimi platolardır.
Bunu ovalar ve dağlar izler. İlin % 29’unu engebelendiren dağların büyük
bölümü, Toros Dağ Sistemi’nin kollarıdır. Bunlardan Bolkar Dağları, Niğde’nin
güneyini engebelendirir. Dağ sırasının il sınırları içindeki en yüksek noktası
3.000 metreyi geçer. Niğde’nin güneydoğusunda uzanan kuzeydoğu-güneybatı
doğrultulu Aladağların il sınırları içindeki en yüksek tepesi Demirkazık
Tepesi’dir (3.756 metre). Bu iki sıra dışında ilin orta kesiminde 3 kütle
yükselir: Melendiz Dağı (2.898 metre), Büyük Hasan Dağı (3.268 metre) ve Küçük Hasan Dağı (3.069 metre). Kuzeydeki tek dağ ise, Ekecik Dağı’dır (2.137 metre). Niğde’nin % 41 gibi yarısına yakın bir bölümünü platolar kaplar. Bu platoların en
önemlilerinden olan 1.000-1.500 metre yükseltili Obruk Platosu, Tuz Gölü ile
Konya Ovası’nı ayırarak batıdan ile sokulur ve Aksaray ilçesine dek uzanır.
Kuzeyde ise, Kızılırmak Platosu’nun uzantıları geniş yer kaplar. Öteki
platolar, dağların çeşitli yükselti basamaklarında sıralanır. İlin % 30’unu
kaplayan ovalar, Niğde’nin en önemli tarım ve yerleşim alanlarıdır. Bunların
başlıcaları Aksaray, Misli, Bor ve Melendiz ovalarıdır. Niğde’de başlıca akarsu
ve göller: Karasu, Melendiz Çayı ve Ecemiş Suyu, Kartal, Okuz, Uyuz gölleri ve
Gebere, Mamasun, Gümüşler ve Akkaya baraj gölleridir. Ayrıca Tuz Gölü’nün 400
km2’lik bölümü, Niğde il sınırları içinde kalır. İklim ve Bitki Örtüsü:
Niğde’de karasal iklim egemendir. Bunun nedeni, ilin güneyini kaplayan dağların
deniz etkilerinin iç bölümlere ulaşmasını engellemesidir. Niğde’de yazlar sıcak
ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçer. İl, bitki örtüsü bakımından
yoksuldur. Bozkırlar önemli yer tutar. Meşe, kayın, karaçam ve kızılçam
ormanlarına yüksek kesimlerde ve dağ yamaçlarda rastlanır. Akarsu boylarında
söğüt, kavak gibi ağaç toplulukları görülür. Ekonomi: İl
ekonomisi tarıma dayalıdır. Geniş topraklarda yetiştirilen başlıca ürünler
şunlardır: Buğday, arpa, çavdar, fasulye, mercimek, şekerpancarı, patates,
elma, üzüm. Özellikle patates ve elma üretimi yoğundur. Hayvancılık önemli bir
gelir kaynağıdır. Beş yüz binden fazla koyun, ayrıca çok sayıda sığır, kıl
keçisi ve Ankara keçisi yetiştirilir. Canlı hayvan ticaret yaygındır. Gelişmiş
ulaşım olanaklarına sahiptir. Adana-Ankara karayolu, ilin güney kesiminden
geçer. Ankara, Kayseri ve Konya’yı Adana’ya bağlayan demiryolları Ulukışla
yakınlarında kavşak yapar. 1972-1980 arasında kalkınmada öncelikli iller
kapsamına alınan ilde ticarî etkinlik, tarım ürünlerine dayalıdır. Sanayi fazla
gelişmemiştir. Yeraltı kaynakları açısından oldukça zengindir. İl merkezi
yöresinde antmon, cıva ve volframit, Bor yöresinde tuğla ve kiremit hammaddesi,
Çamardı yöresinde kurşun-çinko ve demir, Ulukışla yöresinde kurşun-çinko,
demir, jips, altın ve gümüş içeren yataklar vardır. Başlıca şifalı su
kaynakları Çiftehan Kaplıcalarıdır. Turistik Yerler: Niğde ve
yöresi: İlk Tunç çağı yerleşmesi olan Tepecik Höyüğü, Göllüdağ Höyüğü (MÖ 8.
yüzyıla tarihlenen Geç Hitit yerleşmesi), Andaval Kilisesi ve Konaklı yeraltı
kenti, Eski Gümüşler Manastırı; Niğde Kalesi; Alaeddin Camii (1233’te Niğde
Sancakbeyi Zeyreddin Başara yaptırmıştır); Sungur Bey Camii ve Türbesi (1335’te
Sungur Ağa yaptırmıştır), Şah Mescidi (1413), Hanım Camii (1452), Dış Cami (16.
yüzyıl Osmanlı Dönemi yapısıdır), Paşa Camii (17 yüzyıl ikinci yarısında Murat
Paşa tarafından yaptırılmıştır), Hüdavend Hatun Kümbeti (1312’de İlhanlı Valisi
Sungur Ağa döneminde, IV. Kılıç Arslan’ın kızı Hüdavend Hatun yaptırmıştır),
Gündoğdu Türbesi (1344’de ölen Hakkı Besvap için yaptırılmıştır), Akmedrese
(1409’da Karamanoğlu-Alaeddin Ali Bey yaptırmıştır), Bedesten (16. yüzyılda
Sokullu Mehmed Paşa yaptırmış, 17 yüzyılda IV. Murad onartmıştır), Kocapınar Suyu
ve Çamuru, Ferhenk Müshil maden suyu, Çiftehan Kaplıcası, Ihlara Suları; Niğde
Müzesi. Bor ve yöresi: Pınarbaşı ve Köşkpınar’da Neolotik Dönem yerleşmeleri,
Keşlik Steli ve Gökbez Kaya Kabartması (Geç Hitit Dönemine aittir), Ulu Cami
(1410’da Karamanoğlu Alaeddin Bey yaptırmıştır), Sarı Camii (15. yüzyıl), Şeyh
İlyas Camii (16. yüzyıl); Kemerhisar İçmesi. Ulukışla ve yöresi: Zeyve Höyüğü
(kazılarda Hitit çağı ve Bizans Dönemi’ne uzanan yerleşmeler saptanmıştır),
Öküz Mehmed Paşa Hanı (cami, çarşı, hamam gibi ek yapılarla bütünleşmiş bir
külliye özelliğindedir. 17. yüzyılda Öküz Mehmed Paşa yaptırmıştır.
NİĞDE (51)
İç Anadolu’nun Orta Kızılırmak bölümünde, aynı adlı
ilin merkezi olan kent. Nüfusu 177.396 (2000). Ankara’dan 341 km uzaklıktadır. Tarih: Niğde kentinin kuzeyinde yapılan araştırmalarda Orta
Paleolitik Çağdan (yaklaşık 100-45 bin yıl önce) kaldığı anlaşılan obsidiyen
araçlar bulunmuştur. Neolitik Çağda (MÖ 8000-5500) yerleşim alanı olduğuna
ilişkin buluntulara rastlanmıştır. 17.-12. yüzyıllar arasında Hititlerin
egemenliğinde olan yöre, daha sonra Tabal Krallığı’na bağlandı. MÖ 8. yüzyıl
sonlarında başlayan Asur yönetimini MÖ 7. yüzyılda Kilikya, MÖ 6. yüzyılda Med
ve Pers eğemenliği izledi. MÖ 322’de Kapadokya Krallığı’na bağlanan yöre, bir
süre Pontus Krallığı tarafından yönetildikten sonra MS 17’de bütün Kapadokya
ile birlikte Roma topraklarına katıldı. Bizans döneminde Sasaniler ve daha
sonra Arapların eline geçtiyse de 10. yüzyılda yeniden Bizans’a bağlandı. 11.
yüzyılda Anadolu Selçuklularının yönetimindeydi; 1097’de Haçlıların saldırısına
uğradı. 13. yüzyılda İlhanlı egemenliğine girdikten sonra sırasıyla Eretna
Beyliği, Karamanlılar, Kadı Burhaneddin Devleti ve gene Karamanlıların
yönetiminde kaldı. Özellikle Alaeddin Keykubat zamanında büyük bir gelişmeye
sahne olan kent Selçuklu Devletinin önemli askerî üslerinden biri durumuna
geldi. Başta Alaeddin Camii, Sungurbey Camii, Hüdavend Kümbeti ya da Akmedrese
gibi pek çok sanat yapıtı bu dönemden kalmadır. 1398’de I. Bayezid (Yıldırım)
tarafından Osmanlı topraklarına katıldıysa da 1402’de Timur tarafından
Karmanlılara verildi. Karamanlı topraklarıyla birlikte 1466’da Osmanlı
Devleti’ne bağlandı. 16. yüzyılın ikincisi yarısına değin tarım ve ticaret
alanında oldukça parlak bir düzeye ulaşan Niğde sancağı 1574-1576 yıllarındaki
kıtlık, suhte ayaklanmaları, Emir Kethüda’nın zulümleri gibi olaylar nedeniyle
bazı karışıklıklara sahne oldu. 1584’te Sivas-Malatya yöresinde faaliyet
gösteren Celalî elebaşısı Kiziroğlu Mustafa, 1603’te yeni celalî
elebaşılarından Tavil Mehmet, Niğde’yi yağmalayıp halkı soydu. Bu tür olaylar
sonraki yıllarda da sürüp gitti. 1623’te Abaza Mehmet Paşa, 1648’de Gürcü
Abdünnebi ayaklanmaları sırasında kent büyük zarar gördü. 18. yüzyılda
Çapanoğulları ailesinin davranışları, gerek devlet, gerekse halk için sorun
yarattı. Ancak 19. yüzyılda Anadolu’nun olaysız geçen yerlerinden biri oldu;
komşu illerde zaman zaman başgösteren karışıklıklardan fazla etkilenmedi.
1908’e değin genellikle Konya iline bağlıyken, İkinci Meşrutiyet’ten sonra
bağımsız sancak, Cumhuriyet’in ilanından sonraki yeni düzenleme sırasında da il
merkezi hâlinde geldi (1924). Teali İslam Cemiyeti’nin yürüttüğü bazı
kışkırtıcı faaliyetler daşında, Niğde genellikle Kurtuluş Savaşı’na karşı tavır
almadığı gibi, Adana Kuvayı Milliyesi’ne de lojistik destek sağladı. 23 Nisan
1920’de toplanan ilk TBMM’ye Abidin Efendi, Hakkı Paşa (Sütekin), Mustafa Bey
(Soylu), Mustafa Hilmi Efendi (Soydan), Vehbi Bey (Çorakçı), Ata Bey (Atay)
katıldılar. Niğde gelişmesini, ulaşım bakımından elverişli konumuna ve
özellikle meyve üretimi bakımından önemli bir tarım alanının ticarî merkezi
oluşuna borçludur. 1950’ye kadar nüfusu 12.000 dolayında olan bir kasaba
görünümünde kalmıştır (1935’te 12.394, 1950’de 12.457). 1955’ten sonra yol
şebekesinin düzenlenmesine ve ekonomi alanındaki gelişmelere (ticarî meyve
üretiminin önem kazanması, Gümüşler ve Akkaya barajlarının yapımı ile sulamalı
tarım alanının genişlemesi, çimento fabrikasının kuruluşu) koşut olarak nüfusu
hızla arttı; Niğde, çevre ilçe ve illere demiryolu ve karayoluyla bağlıdır.
Konya, Adana demiryolu ilin güneyinde Ulukışla’dan geçer. Ulukışla’nın
batısında Kardeşgediği’nden ayrılan bir hat, Bor ve Niğde’den geçerek
Kayseri’ye ulaşır. Güzel Sanatlar: Kent çevresinde Yontmataş ve
Yenitaş dönemlerinden kalma obdisyenden yapılmış aletler ele geçti (Kayaardı
Tepesi, Çiftlik-Tepecik Höyüğü). Güllüdağ Höyüğü bir Geç Hitit yerleşmesidir.
Tepebağları Topraktepe Höyüğü’ndeyse Hellenistik ve Roma yerleşmelerine
rastlandı. Mahmut Akok’un Alaeddin Tepesi’nde yaptığı kazılarda (1963) Bizans
askerî yapıları, Selçuklu yapı ve seramikleri ortaya çıkarıldı. Yörede Antik
Çağ kalıntıları bulunmakla birlikte, Türk döneminden (özellikle Selçuklu,
İlhanlı, Eretnalılar ve Karamanoğulları dönemlerinden) önemli yapılar
bulunmaktadır. Kesin tarihi bilinmeyen Niğde kalesi, kayıtlara göre üç sıra
surla çevriliydi (günümüze yalnızca tepedeki iç kale kaldı). Albert Gabriel,
surların I. Alaeddin Keykubat I döneminde yapılmış olabileceğini, iç kalenin
ise daha eski bir yapı üzerine inşa edildiğini yazar. Kale, II. Mehmed (Fatih)
döneminde İshak Paşa tarafından onartıldı. İç kaledeki Kale ya da Rahmaniye
Camii 1747’de daha eski bir caminin yerinde yapılmıştı. Kalenin güneyindeki
Alaeddin Camii, Anadolu Selçuklularının ilk anıtlarından biri olması açısından
önemlidir; yapı I. Alaeddin Keykubat’ın valisi Zeynettin Beşare tarafından
yaptırılmıştır (1223). Mimarı Sıddık bin Mahmut ve Gazi bin Mahmut adlı iki
kardeştir. Kesme taştan yapı, mihrap duvarına koşut sahınlıdır. Mihrap duvarı
önündeki sahın üç kubbe, öteki bölümler tonoz örtülüdür. Mukarnaslı dört tonoz
bingiye oturan mihrap önü kubbesi Kamanlı ve Büyük Selçuklu geleneğini sürdürür.
Ana mekânın ortasında eski avlu geleneğini sürdüren bir kare mekân vardır.
Mihrap yıldızlar, geometrik geçmeler, mukarnaslar, rozetler, zincir ve örgü
motifleriyle bezelidir. Kalın, silindirik gövdeli minare sekizgen bir kaide
üzerinde yükselir. IV. Kılıç Arslan’ın kızı Hüdavend Hatun’a ait Hüdavend Hatun
Türbesi (1312) yoğun figürlü bezemeleriyle (aslan, panter, çift başlı kartal,
insan başları) dikkati çeker. Bunun yanındaki Gündoğdu Türbesi (16. yüzyıl).
kare planlı içten kubbe, dıştan piramit çatılı bir yapıdır. Taç kapısı
geometrik, bitkisel motifler ve örgü kuşağıyla çevrilidir. 1335-1336’da Sungur
Bey’in (ya da Sungur Ağa) Sungurbey Camii ve Türbesi, 18. yüzyılda geçirdiği
yangından sonra yenilenirken, kubbe ve çapraz tonozlar yerine ağaç direklere
oturan düz çatıyla örtülmüştür. Doğudaki çifte minareli taç kapısı, kıvrık
dallar arasında aslan, griffon başlarıyla süslüdür. Kuzeydeki kapı üzerinde de
çift başlı Selçuklu kartalı işlenmiştir. Güneydeki sekiz köşeli türbe piramit
çatılıdır. Karamanoğlu Alaeddin Bey’in yaptırdığı Akmedrese (1409) iki katlı
Anadolu medreselerinin önemli örneklerindendir. Kare planlı düz çatılı Şah
Mescidi 1413 tarihlidir. Alaeddin Tepesi’nin doğusundaki Hanım Camii (1452)
enine sahınlı, toprak damlı yalın bir yapıdır. Osmanlı dönemi anıtlarının ilk
örneklerinden biri de Ali Paşa’nın inşa ettirdiği ve oğlu Murat Paşa’nın
genişlettiği Paşa Camii’dir (15. yüzyıl.); yanında Ali Paşa ile Murat Paşa’nın
mezarları, bir çeşme ve hamam bulunmaktadır. 16. yüzyıldan kalan Dış Cami daha
büyük bir Osmanlı yapısıdır. Kubbeyle örtülü caminin Hoca Ebubekir’in eseri
olan sedef kakmalı minberi Sungur Bey Camii’nden getirilmiştir. 16. yüzyılda
inşa edildiği sanılan üç kapılı bedesten, üstü ürtülü bir yolun iki yanında yer
alan dükkânlardan oluşur, bir ara mezbaha ve askerî depo olarak kullanılmıştır.
NİĞDE
Yüzölçümü : 7.352 km2
Nüfusu : 348.081 (2000)
İlçe sayısı : 6
İl trafik kodu : 51
NİĞDE’NİN İLÇELERİ
İlçe İlçe
Nüfusu
Merkez 177.396
Altunhisar 22.284
Bor 63.020
Çamardı 20.302
Çiftlik 32.151
Ulukışla 32.928
Toplam (2000): 348.081

|
|