09 Ocak 2009 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 52.890 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

NAPOLÉON I, (Napolyon I olarak tanınır; tam adı Napoléon Bonaparte’dır), (1769 Ajaccio/Korsika-1821 St. Helena), Fransız imparatoru. Askerî bir deha ve başarılı bir örgütleyici olarak bilinen Napoléon, 20 yıl boyunca Avrupa’ya egemen oldu. Kişiliği ve yaptığı işler, ölümünden sonra bile Fransız tarihini etkilemeye devam etti. Carlo Bonaparte adlı bir avukatın oğluydu. 10 yaşında, Brienne’deki askerî okula girdi. Daha sonra Paris’e giderek École Militaire’de öğrenim gördü. 16 yaşındayken teğmen olarak topçu birliklerine katıldı. Fransız Devrimi’ni destekledi ve İngiliz kuvvetlerinin Toulon’da bozguna uğratılması sırasındaki kararlılığıyla dikkati çekti (1793). 1795’te, Paul de Barras’ın yardımcısı olarak, Konvansiyon’a karşı harekete geçen kralcıları püskürttü. 1796’da Joséphine de Beauharnais ile evlendi. Fransa’nın İtalya Ordusu komutanı olarak Avusturya ve Piemonte Krallıklarını bozguna uğrattı ve Lodi’deki büyük zaferinden sonra (Mayıs 1796) Milano’ya girdi. Arcola ve Rivoli’de kazandığı zaferlerden sonra Venedik’i de işgal etti. Avusturya, 1797 Ekim ayında barış antlaşması yapmaya razı oldu (Campo Formio Antlaşması) ve Napoléon, Paris’e döndü. Ulusal bir kahraman olarak karşılanan Napoléon, Direktuvar yönetiminin korktuğu ve güvenmediği biri olmuştu. Napoléon, Fransa’nın o dönemdeki en tehlikeli düşmanı olan İngiltere’ye karşı doğrudan bir sefer düzenlemeyi reddederek; Mısır üzerine bir sefer düzenlemeye karar verdi. Böylelikle, Hindistan’daki İngiliz egemenliğini tehdit etmeyi planladı. 1798’de Memlûklere karşı kazandığı zafer, filosunun Amiral Nelson komutasındaki İngiliz donanması tarafından Ebukir Körfezi’nde bozguna uğratılmasıyla gölgelendi (1798). Suriye’ye doğru yoluna devam eden Napoléon, daha sonra Mısır’a geri dönmek zorunda kaldı. Fransız kuvvetlerinin İtalya’da aldığı yenilgileri duyan Napoléon, Paris’e gitti ve bir askerî darbeyle iktidardaki Direktuvar yönetimini devirdi (9 Kasım 1799). Böylece, Fransız tarihinde Konsüllük Devri olarak bilinen dönem başladı. Avusturya ile barış girişimleri sonuçsuz kalınca, Alpler üzerinden harekete geçirdiği bir orduyla Avusturyalıları Morengo’da yendi (1800). 1801 başlarında, Avusturya yeni bir barış antlaşması yapmayı kabul etti (Luneville Antlaşması). Bir yıl kadar sonra da İngiltere ile Amiens Antlaşması yapıldı. Bu arada Napoléon, Fransa içinde yeni idarî birimler kurmuş, yeni bir vergi sistemi oluşturmuştu. 1801’de Papa VII. Pius ile yapılan bir antlaşmayla da Fransa’nın Papalık ile ilişkileri düzenlendi. 1802’de yapılan bir halk oylaması sonucunda, Napoléon’a hayat boyu birinci konsül unvanı verildi. Daha büyük bir unvanın peşinde koşan Napoléon, birinci konsüllüğü yeterli görmedi ve 1804’te imparator ilan edilmesini sağladı. Taç giyme töreninde tacı, papanın elinden alarak kendi elleriyle başına koydu, aynı zamanda Joséphine’e de taç giydirdi. İngiltere, 1803’te Fransa’ya savaş ilan etti. Bu kez İngiltere, Avusturya, Rus ve İsveç’ten oluşan bir ittifakla karşı karşıya olan Napoléon, İngiltere’yi işgal etme planından vazgeçerek Austerlitz’de Avusturya ve Rusya ordularını bozguna uğrattı (1805). Sonunda Avusturya, kendisi için son derece ağır koşullar taşıyan Pressburg Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı. Avrupa’da bir egemenlik kurmak isteyen Napoléon, ailesinin üyelerine de çeşitli topraklar dağıttı. Napoli Krallığı’nı önce kardeşi Joseph Bonaparte’a (1806), daha sonra da Joachim Marat’ya verdi (1808). Kardeşlerinden Louis Bonaparte’ı Hollanda Krallığı’na (1806), Jerome Bonaparte’ı Westphalen (Vestfalya) Krallığı’na, kız kardeşi Elisa’yı da Toscana Düşesliği’ne getirdi (1809). Bu süreçte, Kutsal Roma İmparatorluğu ortadan kalktı. Napoléon’un oluşturduğu Ren Konfederasyonu (kendi himayesi altındaki Batı Alman prensleriyle oluşturulan bir birlik), Prusya ile yeni bir savaşa yol açtı. Bu savaş da Napoléon’un zaferiyle sonuçlandı. İngiltere’nin Avrupa ile olan ticarî ilişkilerini zayıflatmak amacıyla 1806’da Berlin Kararnamesi’ni yayınlayarak kıta ablukasını başlattı. İngiltere’nin buna karşı geliştirdiği önlemler daha etkin oldu. Amiral Nelson’un Trafalgar’da kazandığı zaferden sonra, deniz ticareti neredeyse tümüyle İngiltere’nin denetimindeydi. Portekiz’in Berlin Kararnamesi’ne uymayı reddetmesi üzerine, bu ülkenin işgal edilmesini emretti (1807). 1808’de Fransız orduları İspanya’yı işgal etti. Joséphine’in hiç çocuğu olmaması üzerine Napoléon ile evliliği iptal edildi ve Napoléon, Avusturya İmparatoru I. François’nın kızı Marie-Louise ile evlendi (1810). İlk büyük bozgununu, Rusya’ya karşı giriştiği Rusya Seferi’nde aldı (1812-1813). Müttefiklerinin, kendine bağlı devletlerin ve Fransız ordusunun birliklerinden oluşan büyük ordu, tümüyle yok edildi. Savaşta ölmeyen askerler de kış mevsiminin zor koşulları altında hastalık ve açlıktan öldüler. 1813’te İngiltere, Prusya, Rusya, İspanya ve İsveç kuvvetleri, Napoléon’u Leipzig’de büyük bir bozguna uğrattılar. 1814 Mayısında Napoléon ve müttefikleri koşulsuz teslim oldular. Napoléon, İtalya’nın kuzeybatı kıyılarındaki Elbe Adası’na sürgün edildi. Buradan kaçarak Fransa’ya döndü ve eski taraftarlarının desteğini yeniden sağladı. “100 Gün” olarak adlandırılan bu dönem, Watèrloo’da Wellington dükü komutasındaki Prusya ordusu karşısındaki bozgunla son buldu. ABD’ye kaçmayı planlayan Napoléon, bunu başaramadı ve İngilizlere teslim olmak zorunda kaldı. Bu kez de Batı Afrika kıyıları açığındaki St. Helena Adası’na gönderildi. Bu adada, mide kanserinden öldü. Ölümünden 21 yıl sonra Paris’e götürüldü ve Hotel des İnvalides’in kubbesi altındaki ünlü mezarına gömüldü. Napoléon’un imparatorluğu, Batı ve Orta Avrupa’nın çoğunu kaplıyor, Kuzey Denizi’nden Sicilya’ya dek uzanıyordu. İmparatorluğa komşu devletler ya kendi denetimi altındaydı ya da Fransa ile ittifak yapmışlardı. Dönemin büyük güçlerinden yalnızca İngiltere, Napoléon’a karşı direnebildi. Avrupa haritasını büyük ölçüde değiştiren Napoléon, ulusal devletlerin birleşmesinin yolunu açtı. Fransa’da birçok hakları kısıtlayan Napoléon, merkezî bir hükûmetin kurulmasını sağladı. Muhalefeti sert bir biçimde ezdi, basını ve tiyatroları sıkı bir biçimde denetledi. Buna karşın, gerçekleştirdiği idarî ve yasal reformlarla, liberalizmin yayılmasına katkıda bulundu. Eğitim sistemini yeniden düzenledi ve bilimin gelişmesini destekledi. Fransız Bankası’nı kurdu ve Légion d’Honneur nişanını koydu.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2009 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


36897 - unknown - 38.103.63.57