|

ORHAN KEMAL, (asıl adı Mehmet Raşit
Öğütçü’dür), (1914 Ceyhan - 1970 Bulgaristan), öykü ve roman yazarı. Pamuk
fabrikalarında işçilik, dokumacılık, kâtiplik yaptı (1932-1937). Askerlik
görevindeyken Ceza Yasası’nın 94. maddesine aykırı hareketten 5 yıl hüküm giydi
(27 Ocak 1939). Bursa Cezaevi’nde yatarken Nazım Hikmet’le tanıştı; yazdığı ilk
şiirler Yedigün dergisinde yayımlandı (1939-1940). Sonra öyküye geçti. Yeni
Edebiyat (ilk öyküsü Balık, 1940), Yeni Ses, İkdam, Yürüyüş, Yurt ve Dünya,
Yığın, Gün, Genç Nesil, Varlık dergilerinde çıkan (1941-1950) öykülerinde,
içlerinde yaşadığı emekçileri en belirgin özellikleriyle kişileştirdi.
Eserlerinde küçük insanların güç koşullar altındaki sıkıntılı dünyalarını,
cezaevi hayatını, Çukurova işçilerini, kenar mahalleleri işledi. Kişilerinin iç
dünyalarını kendi dillerine uygun, ustaca kurulmuş diyaloglarla yansıttı.
Gerekli gördüğünde şive özellikleriyle konuşturduğu kişilerin belirgin ruhsal
durumlarını uzun çözümlemelere başvurmadan yansıtmasını bildi. Olgunluk dönemi
kabul edilen (1950-1960) yıllarında yayımladığı “72. Koğuş”, “Murtaza”,
“Bereketli Topraklar Üzerinde” romanları ile kendisini ve toplumcu gerçekçi
anlayışın kendisine kadarki örneklerini aştı. Ustaca çizimi, ince yergi havası
içinde yarattığı Bekçi Murtaza tipi, ünlü roman kahramanlarıyla
karşılaştırıldı. Başlıca yapıtları: Öykü: “Ekmek Kavgası” (1949), “Sarhoşlar”
(1951), “Çamaşırcının Kızı” (1952), “72. Koğuş” (1954), “Grev” (1954, 142.
maddeye aykırı görülerek yazarı hakkında kovuşturma açıldı, beraat etti), “Arka
Sokak” (1956), “Kardeş Payı” (1958 Sait Faik Öykü Armağanı, basımı 1957),
“Babil Kulesi” (1957), “Dünyada Harp Vardı” (1963), “İşsiz” (1966), “Önce
Ekmek” (1969 Sait Faik Öykü Armağanı, Türk Dil Kurumu Ödülü, basımı 1968).
Roman: “Baba Evi” (1949), “Avare Yıllar” (1950), “Murtaza” (1952), “Cemile”
(1952), “Bereketli Topraklar Üzerinde” (1954), “Suçlu” (1957), “Devlet Kuşu”
(1958, “Avare Mustafa” adıyla filme de alındı, 1961), “Vukuat Var” (1959),
“Gâvurun Kızı” (1959), “Küçücük” (1960), “Dünya Evi” (1960), “El Kızı” (1960;
1989’da TV dizisi oldu), “Hanımın Çiftliği” (1961; 1990’da TV dizisi oldu),
“Eskici ve Oğulları” (1962), “Gurbet Kuşları” (1962), “Sokakların Çocuğu”
(1963), “Mahalle Kavgası” (1963), “Kanlı Topraklar” (1963), “Bir Valiz Vardı”
(1965), “Müfettişler Müfettişi” (1966), “Yalan Dünya” (1966), “Evlerden Biri”
(1966), “Arkadaş Islıkları” (1968), “Sokaklardan Bir Kız” (1968), “Üç Kâğıtçı”
(1969) “Kötü Yol” (1969), “Kaçak” (1970). Oyun: “İspinozlar” (ilk oynanışı
1964, basımı 1965. Daha sonra “Yalova Kaymakamı” adıyla oynandı, 1968); iki
öyküsüyle iki romanını da sonradan oyunlaştırdı: “72. Koğuş” (basımı ve
oynanışı 1967. Bu oyunuyla o yıl Ankara Sanatseverler Derneği tarafından yılın
en iyi oyun yazarı seçildi), “Bekçi Murtaza” (oynandı), “Eskici Dükkânı”
(oynandı 1969), “Kardeş Payı” (oynandı 1970). İnceleme: “Senaryo Tekniği ve
Senaryoculuğumuzla İlgili Notlar” (1963). Anı: “Nazım Hikmet’le Üç Buçuk Yıl”
(1965). Ailesince düzenlenen Orhan Kemal Roman Armağanı 1971’den beri her ölüm
yıldönümünde verilmektedir.
ORHAN KEMAL’İN ESERLERİ
BEREKETLİ
TOPRAKLAR ÜZERİNDE
Orhan
Kemal’in romanı (1954). Romanda Orta Anadolu’nun bir köyünden çalışmak için
Çukurova’ya inen üç gurbetçinin öyküsü anlatılır. İflâhsızın Yusuf daha önce
Sıvas’ta çalışmıştır, ama Köse Hasan ve Pehlivan Ali ilk kez kente
inmektedirler. Hasan fabrika koşullarına ayak uyduramaz, hastalanır ve ölür.
Yusuf ile Ali ise fabrikadaki haksızlıklara başkaldırınca işten atılırlar.
İşsizlik, amelelik, kent hayatının yozlaşmışlığı Ali’yi de ölüme sürükler.
Mevsim sonu yalnız Yusuf köyüne döner. Gerçekçi Türk romanının belli başlı
örneklerinden olan “Bereketli Topraklar Üzerinde” romanı filme de alındı
(yönetmen, Erden Kıral). Film, Strasbourg Avrupa Filmleri Şenliği’nde Büyük
Ödül’ü, Fransa’da Nantes Uluslararası Film Şenliği’nde de iki özel ödül aldı.
MURTAZA
Orhan
Kemal’in romanı (1952). Yapıtta Yunanistan’ın Alasonya kasabasına yakın
köylerden birinden Türkiye’ye göçüp Çukurova’ya yerleşmiş Murtaza’nın öyküsü
anlatılır. Devletin verdiği toprağı ekip biçen, tavukçuluk yapan Murtaza,
sıtmaya yakalanınca güçten düşer, ailesini alıp kente yerleşir. İş bulamaz, bir
fabrikada kantarcılık ve mahalle bekçiliğinden sonra bulduğu bir çırçır
fabrikası gece kontrol yardımcılığına dört elle sarılır. Ama göreve bağlılığı,
en küçük bir kaytarmayı hoş görmeyen tutumuyla işçilerce sevilmeyecek, aynı
fabrikada çalışan küçük kızını işbaşında uyuyakalmış görünce hırsla yere
fırlatacak, ölümüne neden olacaktır. Yapıtta, Murtaza kişiliğiyle, görevine
bilinçsizce bağlı bir tip yaratmayı amaçlayan Orhan Kemal’in gerçekçi bir
tutumla Murtaza’nın çevresini de sergilediği görülür. Orhan Kemal romanı
genişleterek ikinci kere yazdı (1969), ayrıca tiyatroya uyguladı, ardından da
filmde alındı.
|
|