|

ORDU, Karadeniz Bölgesi’nin Doğu
ve Orta Karadeniz bölümlerinde yer alan il. Kuzeyde Karadeniz’e açılır. Doğuda
Giresun, batıda Samsun, güneyde Sivas ve Tokat illeriyle sınırlanır. Yüzey
Biçimleri: Karadeniz Bölgesi’nin orta kesiminde yer alan Ordu’nun büyük
bölümü dağlıktır. İl alanının %80’inden fazlasını Canik Dağları ve Giresun
Dağları engebelendirir. Karadeniz’e paralel uzanan Canik Dağları’nın yükseltisi
2.000 metreyi geçmez. Yüksekliği batıdan doğuya doğru giderek azalan sıranın
başlıca yükseltileri, Deveci Dağı (1.907 metre) ve Killik Tepe’dir (1.546 metre). Güneydoğudan İl’e sokulan Giresun Dağları’nın Ordu sınırları içindeki en
yüksek tepeleri Karagölbaşı Dağı (3.039 metre) ve Tepe’dir (2.736 metre). Ordu kentinin eteklerinde kurulduğu Boztepe ise, 450 metre yüksekliktedir. İl alanın %16’sını kaplayan platolar, Canik Dağları ile Karagölbaşı
Dağı’nın yamaçlarında sıralanırlar. Bunların başlıcaları, Çambaşı Yaylası, Keyf
Alanı Yaylası, Perşembe Yaylası’dır. İldeki doğal yapı, ova oluşumuna uygun değildir.
Bu nedenle ovalar, il alanının ancak %1’ini kaplar. Bu ovalar kıyıda, özellikle
akarsu ağızlarında yer alır. İldeki akarsuların tümü Karadeniz’e dökülür.
Başlıcaları Melef Armağı, Bülbül Deresi, Civil Deresi’dir. Bu üç akarsuyun
dışında Ordu’da, irili ufaklı birçok dere vardır. İlde büyük göl yoktur. En
önemlileri, Gaga Gölü, Ulugöl ve Karagölbaşı Dağı’nın doruğundaki Karagöl
Krater Gölü’dür. İklim ve Bitki Örtüsü: iki iklim tipinin
özellikleri görülür. Kıyı kesiminde Karadeniz iklimi egemendir. Her mevsim bol
yağışlı, yazların ılık, kışların serin geçtiği bu iklimin etkileri Canik
Dağları’nın güneyinde son bulur ve bu kesimde karasal iklim görülür. Doğal
bitki örtüsünün oluşumunda iklimin etkisi çok fazladır. İlde ormanlar, kıyıdan
1.200-1.300 metre yükselti kuşağına dek geniş yayılma alanları bulur. Orman
altı bitki örtüsü bodur Akdeniz bitkilerinden oluşur. Ekonomi: İl
halkı geçimini başta fındık olmak üzere genellikle tarım ve tarıma dayalı
ticaret ve sanayiden sağlar. 1997 verilerine göre Türkiye fındık üretiminde
Ordu ilinin payı yüzde 30’u bulmaktaydı. Yetiştirilen başlıca ürünler fındık
başta olmak üzere mısır ve patatestir. Elma, lahana, buğday ve armut üretimi de
azımsanmayacak düzeydedir. İlde ayrıca az miktarda çeşitli sebze yanı sıra kiraz,
ceviz, dut, üzüm, incir, soya ve çay da yetiştirilir. Çok sayıda sığır beslenen
ilde koyun besiciliği genellikle yaylacılık yöntemine dayanır. Yaylalarda
yaygın olarak arıcılık da yapılır. Balıkçılık, kıyı halkı için önemli bir gelir
kaynağıdır. Avlanan balıklar çeşitli tesislerde işlenir, yurt dışına satılır ya
da yurt içinde pazarlanır. İlin pek gelişmemiş olan sanayisi genellikle tarıma
dayalıdır. Başlıca sanayi kuruluşları fındık kırma, fındıklı ürünler, un, deniz
ürünleri, orman ürünleri, soya yağı, çimento, tuğla ve kiremit, tel ve çivi
fabrikalarıdır. Yeraltı kaynakları açısından oldukça zengin sayılan ilin Fatsa
yöresinde bentonit, Gölköy yöresinde kurşun-çinko-bakır ve demir, Mesudiye
yöresinde traverten, Perşembe yöresinde demir, Ulubey yöresinde manganez ve
kaolin, Ünye yöresinde demir içeren cevher yatakları vardır. İlin başlıca
mesire alanları Çınar Suyu ve Küçükkertil orman içi dinlenme yerleri ile
Çambaşı Yaylası ve Ünye Çamlığı’dır. Karadeniz kıyısında bazı doğal plajlar
bulunur. Turistik Yerler: Ordu ve yöresi: Eskipazar kalıntıları,
bir cami ve iki hamamdan oluşur (18. yüzyılda cami ve Küçük Hamam, 16. yüzyılda
Büyük Hamam yapılmıştır), İbrahim Paşa Camii (Orta Camii [Daha önce İbrahim
Paşa’nın yaptırdığı ahşap caminin yerine, Mahmud Paşa, Salih Ağa ve Ali Ağa
tarafından, 1800’de yapılmıştır]), Hamidiye Camii (Hükûmet Camii 1891’de
Kaymakam Cordanzade Mir Mehmed Ali Bey yaptırmıştır), Yalı Camii (Aziziye
Camii, (1883’te yanan, ilk haliyle ahşap olan binayı, 1894-1895’te Kadızade
Hacı Hasan Efendi tekrar yaptırmıştır), Selimiye Camii (1926’da yapımına
başlanmış 1956’da açılmıştır); Mustafa Bey Çeşmesi (1815), Konstantin Çeşmesi,
Yusuf Ağa Çeşmesi (1832); Soğuksu Çeşmesi (1842), Çürüksulu Ali Paşa Çeşmesi
(1911), ilin mesire yerleri: Boztepe, Çambaşı Yaylası, Perşembe Yaylası,
Ulugöl, Elmalıgöl’dür. Akkuş ve yöresi: Küçükkertil mesiresi, Eşemen ve
Gökçeben içmeleri. Fatsa ve yöresi: İnönü Mağarası, Cıngırt Mağarası, Yasun
Burnu’ndaki Çaka ve Efirli plajları. Gölköy ve yöresi: Çermik Suyu. Mesudiye ve
yöresi: Mesudiye Kaplıcası (İskefsir Köyü). Ünye ve yöresi: Acısu İçmesi,
Tekkiraz Suyu.
ORDU (52)
Karadeniz kıyısında, Doğu ve Orta Karadeniz
bölümleri sınırında, aynı adlı ilin merkezi olan kent. Nüfusu 150.586 (2000).
Ankara’dan 584 km uzaklıktadır. Tarih: Yöre MÖ 17. yüzyılda
Kaşkaların, yurduydu. Varlıklarını MÖ 8. yüzyıla değin sürdürdüler. Kaşkaların
Hitit başkenti Hattuşaş’a (Boğazköy), hatta Asur sınırına kadar akınlar
düzenlediği bilinmektedir. Kuzeybatıda bugünkü Bozukkale yakınında ve Karadeniz
kıyısında, Sinop’tan gelen Miletli göçmenlerce “Kotyora” adıyla (MÖ 8. yüzyıl)
kent kuruldu. Bütün Karadeniz kıyısında ticaret ve deniz ulaşımına egemen olan
Miletliler yörenin kıyı kesiminde ticaret kolonileri kurdular. Med ve Pers
egemenliklerini de yaşayan kent, daha sonra güneydoğuda, kıyıdan yaklaşık 10 km içerde bulunan Eskipazar Köyü’nün yerinde Türkler tarafından “Bayramlı” adıyla (19. yüzyıl
başları) yeniden kuruldu. Zamanla gelişen kasabaya Türkler bugünkü adını
vermeden çok önce, kent sırasıyla Büyük İskender’in (MÖ 334), Pontus Kralı
Mithridates döneminde (MÖ 132-63) Romalıların, Roma İmparatorluğu’nun ikiye
bölünmesi üzerine (MS 395) payına düştüğü Bizans Devleti’nin, Malazgirt
Savaşı’ndan (1071) sonra bir süre Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın, ardından
Danişmendlilerin (1142-1171), Danişmendliler Beyliği’ni ortadan kaldıran
Anadolu Selçuklularının (1171-1190), yeniden Bizanslıların (1190-1204) egemenliğinde
kaldı. Dördüncü Haçlı Seferi sırasında İstanbul’dan kaçan Bizans İmparatoru
Aleksios Komnenos, Karadeniz kıyılarında Trabzon Rum İmparatorluğu’nu kurdu
(1204). Böylece bu devletin sınırları içine alınan Ordu, Trabzon Rum
İmparatorluğu’nu ortadan kaldıran Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilerek
Osmanlı topraklarına katıldı (1461). Osmanlı yönetiminde kent, Trabzon, Canik
(Samsun) ve bağlı olduğu Şebinkarahisar Sancağı’yla birlikte önce Erzincan
Eyaleti’ne (1520), sonra yine Şebinkarahisar’la birlikte Erzurum’a (1560),
ardından da Trabzon’a (1647) bağlandı. Tanzimat’tan sonra yeniden yapılan
yönetsel düzenlemede Trabzon vilâyetinin bir kasabası, 1871’de ilçe merkezi
oldu. Hızla gelişen Ordu, 1883 yangınında bir gün içinde baştan başa yandı. Ancak,
elbirliği yapan halkının büyük çabaları ile yeniden bayındırlaştırıldı. Buraya
yerleştirilen (1886) Rusya’dan kaçan Kafkasyalı göçmenler de Ordu’nun
gelişimine katkıda bulundular. Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan (1918) sonra,
yabancı işgaline uğramadıysa da kentte Rum (Pontus) çetelerinin eylemleri
oldukça tedirginlik yarattı. 1919’da kurulan Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
ve bu kuruluşun Ordu kolu, Rum etkinliklerinin etkisiz hale getirilmesinde
önemli rol oynadı. Cumhuriyet’ten sonra aynı adla oluşturulan ilin merkezi oldu
(1924). Bugünkü Ordu kentinin temeli, 10 km kadar içerdeki Bayramlı (Eskipazar) Köyü halkının kıyıda bir iskeleye duyduğu gereksinimi karşılamak üzere
atıldı. İskele yeri olarak da, Melet vadisini izleyerek iç kesimlerden gelen
yolun denize ulaştığı ve Boztepe’nin (560 metre) kuzeybatı fırtınalarına karşı koruduğu Kiraz Limanı kıyısı seçildi. Şehrin çekirdeği burada Bülbül Deresi’nin
kıyıda yaptığı küçük alüvyal delta üzerinde, çarşı ve camiden oluşan küçük bir
iskele mahallesi olarak doğdu. Bunu elverişli konumun ve büyük ticarî önem
kazanan fındık üretiminin yol açtığı hızlı bir gelişme izledi: Şehir batıya,
Boztepe eteklerine, geriye ve kıyı boyunca kuzeybatıya doğru genişledi ve
önemli bir yerel ticaret merkezi hâline geldi. 1883’te büyük zarara neden olan
yangına karşın kent hızla kalabalıklaştı. Kurtuluş Savaşı sırasındaki
karışıklıklar ve azınlıkların ayrılması nedeniyle nüfus kaybetti ve 1950’li
yıllara kadar 10.000 dolayında durakladı (1935’te 10.115, 1945’te 10.346,
1950’de 11.668 nüf.); bu dönemi giderek hızlanan bir artış izledi; 1960’ta iki
katına (20.029), 1970’te 38.483’e, 1980’de 52.785’e; 1990’da 100.000’e çıktı.
Doğu Karadeniz bölgesinin Trabzon’dan sonra ikinci kalabalık kenti hâline gelen
Ordu günümüzde, Doğu Karadeniz kıyılarının en güzel, en çağdaş şehirlerinden,
fındık üretimi ve ticaretinin en büyük merkezlerinden biridir. Güzel
Sanatlar: Ordu’da tarihî değeri olan anıt azdır. İbrahim Paşa’nın
yaptırdığı ahşap caminin yerine Tayyar Mahmut Paşa, Salih Ağa ve Ali Ağa’nın
inşa ettirdiği İbrahim Paşa veya Orta Camii (1800), yalın bir örnektir; mihrabı
empire (ampir) üsluptadır. Kaymakam Mir Mehmet Bey’in yaptırdığı (1891) ve
Hükûmet Camii diye de bilinen Hamidiye Camii ile Aziziye ya da Yalı Camii
(1894-1895) kentteki diğer anıtlardır. Ayrıca 19. yüzyıldan kalma çeşmeler
vardır.
ORDU
Yüzölçümü : 5.952 km2
Nüfusu : 887.765 (2000)
İlçe sayısı : 19
İl trafik kodu : 52
ORDU’NUN İLÇELERİ
İlçe İlçe
Nüfusu
Merkez 150.586
Akkuş 49.799
Aybastı 31.071
Çamaş 13.650
Çatalpınar 23.192
Çaybaşı 15.372
Fatsa 120.774
Gölköy 66.491
Gülyalı 10.566
Gürgentepe 36.860
İkizce 30.362
Kabadüz 11.049
Kabataş 20.644
Korgan 41.628
Kumru 44.307
Mesudiye 28.551
Perşembe 37.512
Ulubey 29.227
Ünye 126.124
Toplam (2000): 887.765
|
|