|

ÖMER
SEYFETTİN, (1884 Gönen - 1920 İstanbul), Ortaöğrenimini İstanbul Baytar Rüştiyesi
ve Edirne Askerî İdadîsi’nde (1900), yükseköğrenimini Mekteb-i Harbiye’de
tamamladı (1903). Balkan Savaşı’nın çıkması üzerine orduya katıldı (1912).
Savaştan sonra İstanbul Kabataş Sultanisi’nde edebiyat ve felsefe öğretmenliği
(1914), Darülfünun’da Tetkik-i Lisaniye Encümen Üyeliği yaptı (1918). Mecmua-i
Edebiye’de çıkan (14 Şubat 1900) şiiriyle edebiyat dünyasına giren Ömer
Seyfettin, Türk edebiyatında, hikâyeci olarak tanınır. Sebat ve Serbest İzmir
(1903), Aşiyan, Kadın, Bahçe, Rumeli, Piyano (1908-1910), Türk Yurdu (1913),
Yeni Mecmua (1917), Vakit, Türk Dünyası, Akşam (1918-1920), dergi ve
gazetelerinde yazdı. Genç Kalemler’in ikinci dizisinin ilk sayısında (11 Nisan
1911) çıkan “Yeni Lisan” makalesi büyük tartışmalara yol açtı. Yeni dil
görüşüne bağlı kaldı. Yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına
bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği, Türk düzyazısının gelişme aşamasında büyük
dönüşümler yarattı. “Tabiî lisan, konuşulan lisandır” ilkesi üzerinde inatla
durarak öykülerinde yalın bir anlatım kurdu. Edebiyat-ı Cedide ve Fecr-i
Âti’nin özentici dil beğenisine karşı çıktı. Ziya Gökalp ve Ali Canip (Yöntem)
ile birlikte Genç Kalemler hareketinin en güçlü temsilcilerinden biri oldu.
Öykülerinde özgünlüğü, çevresindeki insanların kişiliklerinde aradı. 1938’den
günümüze kadar birkaç kez basılan yapıtlarının ilkini Şerif Hulusi ve daha
sonra Tahir Alangu basıma hazırladı. Bilgi Yayınevi, sanatçının yapıtlarını
“Ömer Seyfettin Bütün Eserleri” dizisinde 16 kitapta topladı: “Efruz Bey” “Eski
Kahramanlar, “Bomba”, “Harem”, “Yüksek Ökçeler”, “Yüz Akı”, “Yalnız Efe”,
“Falaka”, “Aşk Dalgası”, “Beyaz Lâle”, “Gizli Mabet”, “Doğduğum Yer”, “Dil
Konusunda Yazılar”, “Sanat ve Edebiyat Yazıları”, “Olup Bitenler-Toplumsal
Yazılar”, “Türklük Üzerine Yazılar”.
|
|