Gebeliğin
oluşması
40 haftalık bir macera olan gebeliğin oluşmasında birçok
faktör bir araya gelmektedir.
Normalde gebelik oluşması şu şekilde gerçekleşmektedir: Her
kadın ayda bir kez olmak üzere yumurtalıklarında bir follikül (yumurta
keseciği) geliştirir. Bu follikül yaklaşık iki adet kanamasının ortasına uyan
günlerde (örneğin 28 günde bir adet gören bir hanımda 14. gün) çatlayarak
içerisinden yumurta hücresi (oosit) açığa çıkarır. Bu oosit yumurtalık yolları
(tüpler) tarafından alınır. Aynı günlerde cinsel ilişki olduğu takdirde hazneye
boşalan spermlerin rahmi geçerek yumurtalık yollarına erişmiş olmaları halinde
tüplerde spermler tarafından döllenir. Daha sonraki yaklaşık 1 hafta
içerisinde ise döllenmiş yumurta embriyo adını alarak, bölünme safhalarını
geçirerek rahme gelir. Rahmin iç tabakası olan endometrium tabakası embriyonun
yerleşmesi için uygun olduğu takdirde buraya yerleşerek gebeliğin devamını
sağlar. Bu safhadan sonra oluşan gebeliğin yumurtanın atıldığı keseciğin corpus
luteum haline (sarı cisim) dönüşmesi ile buradan salgılanan progesteron
hormonun desteğine ihtiyacı olacaktır. Bu aşamaların herhangi birisinde
oluşacak bir aksaklıkta gebelik oluşamayacak veya devam edemeyecektir.
Çocuk arzusu ile hekime başvuran bir çiftin hekimine tam
olarak güvenmesi gerekmektedir.
Çoğu zaman utanılan ve anlatmaktan sıkıntı duyulan bu
konularda gerçek bilgiler ancak karşılıklı güven duygusu geliştikten sonra
ortaya konabilmektedir.
Bazı durumlarda eşlerinde birbirlerinden bazı sorunlarını
sakladıkları
ortaya çıkmaktadır.
Örneğin; kadının adetlerinin evlenene kadar normal
olduğunu ifade edip evlendikten sonra bozulduğunu ifade etmesi, daha önce
geçirilmiş ameliyatlarının olması
ya da erkeklerde de cinsel fonksiyon bozuklukları veya sperm
sayılarındaki düşüklükler gibi...
Kadınların bazı dönemlerde gebe kalması mümkün değildir.
Bu dönemler:
a-Henüz ilk adetini görmemiş kızlar yani ergenlik
dönemine girilmediği dönem:
Bu dönemde yumurtlama henüz olgunlaşma tamamlanmadığı için
yeteri kadar hormonal uyarı olmaması sebebi ile gelişmemektedir.
b- Yaşlılık (menopoz) dönemi: Cinsel olgunluk
çağındaki bir kadının gebe kalma şansı ortalama 30 yıl sürer. İlk adeti
müteakip yıllarda bazen henüz olgunlaşma tamamlanmadığı için her adette
yumurtlama olmayabilir. 40 yaşından sonra da aynı durum ortaya çıkabilir. 40
yaşın üzerinde gebe kalma oranları %5’lere düşmektedir. Yumurtlama oluşsa bile
yumurtanın kalitesinde düşüş söz konusudur. Bu dönemde uygun zamanda cinsel
ilişki olursa yine de gebe kalınabilir. Bazen bu yaşlarda oluşan adet
gecikmeleri menopoza girilmiş gibi değerlendirilir ancak gerçekte gebelik söz
konusu olabilir. Menopozda ise artık yumurtalıklar hormonlara cevap veremez
duruma gelirler. Dolayısıyla pratik olarak menopozda gebe kalınamaz diye
düşünülür. Ancak nadiren menopoz döneminde yumurtlama olmuş ve gebe kalmış
olgulara magazin sayfalarında rastlamak mümkündür.
c- Gebelikte normal koşullarda yumurtlama olmaz.
Nadir olgularda aynı adet dönemi içinde farklı günlerde
oluşan yumurtlamaya bağlı birbirinden farklı günlerde oluşmuş gebelik
görülebilir. Yine nadiren gebeliğin diğer aylarında yumurtlama olduğu takdirde
aynı gebelik süresi içinde birbirinden ay farklı olan gebelikler oluşabilir.
