'Her Şey' Hakkında Her Şey
SABAHATTİN ALİ, (1907 Eğridere/Gümülcine - 1948 Kırklareli dolayları), öykü, roman yazarı. Ortaöğrenimini Balıkesir ve İstanbul muallim mekteplerinde tamamladı (1926). Yozgat Ortaokulu’ndaki öğretmenliği sırasında Avrupa sınavlarında başarı göstererek Maarif Vekâleti hesabına Almanya’ya gönderildi (1928). İki yıl Potsdam ve Berlin’de okudu. Dönüşünde Aydın ve Konya ortaokullarında (1930-1932) Almanca öğretmenliği yaptı. Dönemin yöneticilerini hicveden basılmamış bir şiirinden ötürü bir yıl hüküm giydi. Konya ve Sinop cezaevlerinde (1932-1933) yatıp çıktıktan sonra bağışlanarak Ankara Ortaokulu ve Devlet Konservatuvarı Almanca öğretmenliğine atandı (1934-1944). Son görevinden bakanlık emrine alınınca İstanbul’da, Aziz Nesin ile birlikte, Markopaşa dergisini yayımladı. Dergide çıkan bir yazısından ötürü üç ay hapis cezası giydi. Bir süre nakliyecilik yaparak yaşamını sürdürdü. Bulgaristan sınırının Kırklareli dolaylarında öldürüldü. Irmak (Balıkesir, 1925-1926), Yedi Meşale (1928), Varlık (1934) dergilerinde çıkan ilk şiir ve öyküleriyle tanındı. Aydabir, Ağaç, Projektör, Oluş, Yedigün, Resimli Herşey (1935-1938), Yurt ve Dünya, Adımlar (1942-1943) dergilerinde yazdı. 1936-1943 yıllarında sürekli olarak çıkardığı öykü kitapları ve romanlarıyla dönemin ilgiyle izlenen sanatçıları arasına katıldı. Özellikle “Kağnı”da topladığı öykülerinde gözlemci gücü beliren Sabahattin Ali, kişiler, olay, sonuç bağlantılarını ustaca ortaya koyan, etkili betimleme gücüyle geleneksel anlatım biçimlerine zenginlikler katan bir kimlik kazandı. Daha çok, Anadolu ilçe ve köylerinden getirdiği konuları, son yazdıklarına kadar, bu genel özellikleriyle işlerken toplumsal gerçekçi akımın en etkili öykücüsü olarak kabul edildi. Yapıtları: “Dağlar ve Rüzgâr” (şiirler, 1934), “Değirmen” (öyküler, 1935), “Kağnı” (öyküler, 1936), “Ses” (öyküler, 1937), “Kuyucaklı Yusuf” (roman, 1937), “İçimizdeki Şeytan” (roman, 1940), “Kürk Mantolu Madonna” (roman, 1943), “Yeni Dünya” (öyküler, 1943), “Sırça Köşk” (masallar, öyküler, 1947). SABAHATTİN ALİ’NİN ESERİ KUYUCAKLI YUSUF Sabahattin Ali’nin romanı (1937). Babası ve anası, eşkıya baskınında öldürülen Yusuf’un çevresinde kasaba ortamının ve insanlarının anlatıldığı roman, toplumsal gerçekçi Türk edebiyatının ilk başarılı örneklerindendir. Romanda Yusuf’un kaymakam Selahattin Bey tarafından büyütülüşü, kasaba ortamına uyamayışı, eşraftan Hilmi Bey ve oğlu Şakir ile çatışması sergilenir. Odak olarak Yusuf ile kaymakamın kızı Muazzez’in aşkı alınan eserde, kasaba atmosferi içindeki çeşitli insanlar gerçekçi bir yaklaşımla betimlenir.
SABAHATTİN ALİ, (1907 Eğridere/Gümülcine - 1948 Kırklareli dolayları), öykü, roman yazarı. Ortaöğrenimini Balıkesir ve İstanbul muallim mekteplerinde tamamladı (1926). Yozgat Ortaokulu’ndaki öğretmenliği sırasında Avrupa sınavlarında başarı göstererek Maarif Vekâleti hesabına Almanya’ya gönderildi (1928). İki yıl Potsdam ve Berlin’de okudu. Dönüşünde Aydın ve Konya ortaokullarında (1930-1932) Almanca öğretmenliği yaptı. Dönemin yöneticilerini hicveden basılmamış bir şiirinden ötürü bir yıl hüküm giydi. Konya ve Sinop cezaevlerinde (1932-1933) yatıp çıktıktan sonra bağışlanarak Ankara Ortaokulu ve Devlet Konservatuvarı Almanca öğretmenliğine atandı (1934-1944). Son görevinden bakanlık emrine alınınca İstanbul’da, Aziz Nesin ile birlikte, Markopaşa dergisini yayımladı. Dergide çıkan bir yazısından ötürü üç ay hapis cezası giydi. Bir süre nakliyecilik yaparak yaşamını sürdürdü. Bulgaristan sınırının Kırklareli dolaylarında öldürüldü. Irmak (Balıkesir, 1925-1926), Yedi Meşale (1928), Varlık (1934) dergilerinde çıkan ilk şiir ve öyküleriyle tanındı. Aydabir, Ağaç, Projektör, Oluş, Yedigün, Resimli Herşey (1935-1938), Yurt ve Dünya, Adımlar (1942-1943) dergilerinde yazdı. 1936-1943 yıllarında sürekli olarak çıkardığı öykü kitapları ve romanlarıyla dönemin ilgiyle izlenen sanatçıları arasına katıldı. Özellikle “Kağnı”da topladığı öykülerinde gözlemci gücü beliren Sabahattin Ali, kişiler, olay, sonuç bağlantılarını ustaca ortaya koyan, etkili betimleme gücüyle geleneksel anlatım biçimlerine zenginlikler katan bir kimlik kazandı. Daha çok, Anadolu ilçe ve köylerinden getirdiği konuları, son yazdıklarına kadar, bu genel özellikleriyle işlerken toplumsal gerçekçi akımın en etkili öykücüsü olarak kabul edildi. Yapıtları: “Dağlar ve Rüzgâr” (şiirler, 1934), “Değirmen” (öyküler, 1935), “Kağnı” (öyküler, 1936), “Ses” (öyküler, 1937), “Kuyucaklı Yusuf” (roman, 1937), “İçimizdeki Şeytan” (roman, 1940), “Kürk Mantolu Madonna” (roman, 1943), “Yeni Dünya” (öyküler, 1943), “Sırça Köşk” (masallar, öyküler, 1947).
SABAHATTİN ALİ’NİN ESERİ
KUYUCAKLI YUSUF
Sabahattin Ali’nin romanı (1937). Babası ve anası, eşkıya baskınında öldürülen Yusuf’un çevresinde kasaba ortamının ve insanlarının anlatıldığı roman, toplumsal gerçekçi Türk edebiyatının ilk başarılı örneklerindendir. Romanda Yusuf’un kaymakam Selahattin Bey tarafından büyütülüşü, kasaba ortamına uyamayışı, eşraftan Hilmi Bey ve oğlu Şakir ile çatışması sergilenir. Odak olarak Yusuf ile kaymakamın kızı Muazzez’in aşkı alınan eserde, kasaba atmosferi içindeki çeşitli insanlar gerçekçi bir yaklaşımla betimlenir.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.