25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

ÜLSER, karında epigastrium denilen bölgede duyulan ağrılara neden olan hastalıklarından biri. Tıpta ülser deyimi yara anlamında birçok yerde geçerse de ülkemizde ülser deyince mide ve onikiparmak bağırsağı yani duodenum ülserleri anlaşılır. Peptik ülser deyimi ise, sürekli sinir gerginliği içinde bulunan stresli kimselerde sebepsiz olarak (idiopatik) meydana gelen mide-bağırsak ülserleri ile ameliyatlardan sonra kesilen dokuların birleşme yerlerinde görülebilen tüm ülserleri kapsamaktadır. Duodenum ülserleri daha sık görülür ve % 70 oranında kronikleşir. İyileşemeyen mide ülserlerinin ise kanser olmaları ihtimali daha yüksek olduğundan ameliyat edilmeleri daha doğrudur. Bu ağrılar zaman zaman gelir, şiddetlenir ve hafifleyerek geçer. Ayrıca ülserin yerine göre de şikâyetler değişiktir. Duodenumda ülseri olan hasta, kahvaltıdan 1-2 saat sonra hafif bir ağrı duyar. Bu ağrı, öğle yemeğinden 1-2 saat sonra yeniden başlar. Yani ağrılar açlık ağrısı şeklindedir. Asit salgısı ile ağrılar başlamakta, az bir şey yemekle midenin asit salgısı nötralize olacağından da ağrı geçmektedir. Midesinde ülseri olan hastanın şikâyetleri ise sürekli gibidir. Yemek yemese bile asitten, mide salgısı devam ettiğinden 1-2 saat süren rahatlık dönemi görülmez. Hasta genellikle kusunca rahat eder. Bazen mide kanamasına bağlı olarak mide ülseri olanlarda ağızdan kan gelmesi (hematemez) gibi şikâyetler vardır veya duodenum ülserlilerde olduğu gibi dışkıda kan (melena) görülür. Peptik ülserde ağrılı dönem, hiç ilaç alınmasa bile birkaç hafta içinde gittikçe hafifleyerek kaybolur. Birkaç ay sessiz kaldıktan sonra tekrar, genellikle ilk ve sonbahar aylarında alevlenir. Tedavide perhizin önemi eskiden beri bilindiğinden, ülserlilere sık ve az yemeleri öğütlenmektedir. Gece ağrıları, ülserin şiddetlendiğini ve asit fazlalığını (hiperasidite) gösterir. Kahve, neskafe, çay, sigara, gazoz, alkollü ve kolalı içecekler, mide salgısını artırırlar. Ayrıca sirke, turşu, baharat, sucuk, pastırma gibi yiyecekler, kızartmalar, fındık fıstık gibi yemişler ülserlilere zararlıdır. Mide ve duodenum ülserlerinin teşhisi için röntgen çekilir. Filmde yaranın bulunduğu yerde kontrast madde olarak içirilen baryum sülfatın doldurduğu çukurluk, niş denilen bir çıkıntı şeklinde görülür. Halk arasında meyan kökü diye bilinen bitki kökünün kaynatılarak içilmesinin ülsere iyi geldiği denenmiş ve kullanılmıştır. Bugün, bu bitkinin etkili maddesinin yapay şekli olan karbenoksolon (Biogastron), mide mukozasının asit salgıdan korunması amacıyla kullanılmaktadır. 1998 yılı başlarında bilim adamları, “Helicobacter pylori” adlı bakterinin mide ülserine neden olduğunu, aynı bakterinin ülser aşısı yapımında da kullanılabileceğini; ayrıca Helicobacter pylori enfeksiyonu bulaşanların %20’sinde ülser oluştuğunu, bu enfeksiyonu kapanlarda mide kanseri riskinin yüksek olduğuna değinmişlerdir. Helicobacter’in daha çok, gelişmekte olan ülkeler ile geri kalmış ülkelerde görüldüğü ve yıkanmayan ellerin yanı sıra su ve yiyeceklerle bulaştığı, bu enfeksiyonu taşıyan veya bu hastalığı geçirmiş olanların bazılarında da gastrit kanserinin meydana geldiği, yine bilim adamlarınca belirtilmiştir.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


43174 - unknown - 38.107.179.239