25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

ÜREMİ, kronik veya akut böbrek yetersizliği sonucu, böbreklerden atılması gereken bazı metabolizma artıklarının kanda birikmesi ile ortaya çıkan klinik tablo. Akut üremi, böbrek yetersizliği neticesinde birkaç gün içerisinde meydana gelir ve iki haftada en ağır dereceye ulaşır. Çoğunlukla tedavi ile veya kendi kendine iyileşen bu tablo, bazen ölümle sonuçlanabilir. Kronik üremi ise, kronik böbrek hastalıkları neticesinde oluşur. Tedavi ile iyileşmez. Sunî böbrek ile hemodiyaliz yapılmazsa veya hastaya böbrek nakli uygulanmazsa ölüm kaçınılmaz olur. Üremili şahıslar çok kere toprak rengindedirler. Kaşınma ve deri enfeksiyonları sık görülür. Hasta huzursuzdur ve kaslarında çekilmeler, irade dışı hareketler vardır. Son devrelerde ise sakin olan hastada kramplar başlayabilir. Hipertansiyon ve kalp yetersizliği sıktır. Ölüm sebeplerinden biri olan bu yetersizlik, birden gelişir. Sindirim sistemi belirtilerinin başında bulantı ve kusma gelir. Sebepsiz yere kusan hastalarda üre, kontrol edilmelidir. Üremili hastanın diğer bir belirtisi de nefes alıp verirken, derin asidoz solunumu yapması ve nefesinin aseton kokmasıdır. Laboratuvar bulgularına gelince, idrar günde 1 litreden az çıkar. Kanda üre ve kreatin yükselir. Kan asiditesi artar. Sodyum ve klor düşer, potasyum yükselir. İdrarda protein atılması litrede 1gramın altındadır. Hastanın diyetini ayarlarken protein kısıtlanmalı, kalorisi tam olarak verilmelidir. Çıkardığı idrar miktarıyla orantılı su verilmeli, vücutta su birikimi önlenmelidir. En çok dikkat edilmesi gereken husus, vücudun elektrolit dengesini korumak ve diyeti ona göre ayarlamaktır. Akut üremilerde, 2-3 günlük tehlikeli dönemi atlatabilmek için diyalize başvurmak gerekir. Kronik üremideyse diyalizin haftada bir ya da iki kere olmak şartıyla ömür boyu yapılması gerekir. Bu nedenle hemodiyaliz uygulanması gerekir. Suni böbrek denen bu aletler, çok pahalı ve merkezlerde bulunabilen aletlerdir. Hastanın evinde kullanılacak basitlikte aletlerin imal edilmiş olmasına rağmen yurdumuz için henüz her vakada düşünülecek bir tedavi vasıtası değildir. Canlıdan veya yeni ölen kimselerden alınarak yapılan böbrek nakli ise, artık oturmuş bir tedavi yöntemidir. Memleketimizde bu yöntem uygulanmaktadır. Son senelerde kullanılmaya başlanan ve doku reddini en az düzeye indiren, antilenfositik serum gibi ilaçlarla, nakledilen böbreklerin tutma şansı artmıştır. İkizler arasında yapılan nakillerde tutma şansı %90, kardeşler arasında %80, anne-babadan çocuğa %70 ve kadavradan %50’dir. Böbrek nakli için tek böbrek kullanılır. Nakledilen böbrek organizma tarafından reddedilirse vücuttan çıkarılır. Böbreksiz kalan hasta, yeniden diyalize yani sunî böbreğe bağlanır. Nakil için bir şans daha tanınır. Üremili hastalar için tek ümit yolu, bu metodun yaygınlaşması ve başarı olasılığının artmasıdır.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


43234 - unknown - 38.107.179.237