11 Şubat 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

VİRÜS, bulaşıcı hastalıklara yol açan çok küçük boyuttaki canlı varlık, mikroorganizma. Bugüne kadar saptanabilen 600 virüsten 300’ünün insanlarda hastalık yaptığı anlaşılmıştır. Virüsler, bakterileri tutan çok sıkı süzgeçlerden geçerler ve normal mikroskoplarla görülmezler. Virüslerin varlığı hakkında ilk kanıtlar 1898’de Löffler ve Frosch’un çalışmalarıyla ortaya çıktı. Daha sonraki yıllarda, ültrasantrifüj ve elektron mikroskobu yardımıyla virüslerin ayrılması ve görülmesi mümkün oldu. Virüslerin çapı, çeşitli kolodyum süzgeçleriyle ölçülebilir. Buna göre virüsler 10 ile 300 milimikron (milimetrenin milyonda biri) arasındadır. Sözgelimi, bakteriofajlar 10-50 milimikron, çocuk felci virüsü 15 milimikron, çiçek aşısı virüsü 175 milimikron ve uçuk virüsü 300 milimikrondur. Elektron mikroskobuyla yapılan incelemeler virüslerin tanecikler hâlinde olduğunu göstermektedir. Virüsler, diğer bakteriler gibi bilinen ortamlarda üremezler; üremeleri için canlı dokulara gereksinim vardır. Virüsler -20° C sıcaklığa dayanıklıdırlar; ancak az çok yüksek sıcaklıklara dayanamazlar. Doku kültürlerinde saf virüslerin büyük oranda üretilmesi, hem aşı yapımını kolaylaştırmış hem de virüslerin kimyasal ve fiziksel yapılarının incelenmesini sağlamıştır. Yapılan çalışmalar her virüsün, nükleik asit, protein ve yağdan oluşan tek tanecikler olduğunu ortaya koydu. Çekirdekteki nükleik asit, ribonükleik asit (RNA) ya da dezoksiribonükleik asit (DNA) zincirinden ibarettir. Bu nükleik asit zinciri, virüsün kalıtımsal niteliklerini içerir ve protein kabuğuyla korunur. Her virüs türünün proteini ayrı olduğundan protein tanımlanmasıyla kolaylıkla virüs tanımlanmasına geçilebilir. Ancak bu proteinler diğer hücrelerde olduğu gibi virüs tarafından üretilmez; virüs girdiği hücrelerden edindiği enzimlerle, aminoasitler gibi ham maddeleri kullanarak proteini oluşturur. Buradan, virüslerin ancak taşıyıcı bir hücre içinde asalak olarak yaşayabilecekleri ortaya çıkar. Virüs, yeni bir organizmaya girdiğinde taşıdığı kabuğu kaybederek, yeni hücredeki DNA ya da RNA zincirinin yerini alır ve metabolizmaya katılır. Bu şekilde içinde bulunduğu organizmaya az ya da çok zarar verir. Verdikleri zarar fazlaysa içinde bulundukları hücre ölür; bu arada virüs bu hücreden edindiği yeni kabukla bölünmelere uğrayarak yeni hücrelere doğru yayılır. Grip, kabakulak, kızamık, çiçek, nezle, sarıhumma gibi bulaşıcı (intani) hastalıkların etmeni bu çeşit virüslerdir. Kimi virüsler, içinde bulundukları hücrenin ölümüne sebep olmazlar, ancak bu hücreler virüsün nükleik kısmını içlerine alarak anormal bölünmelere uğrarlar ve urları (kanser) ortaya çıkarabilirler. Vücudun virüslere karşı ortaya çıkardığı koruyucu unsurlar (antikorlar) virüslerin kabuklarını etkileyerek yok olmalarını sağlar. Virüsler çeşitli hücrelerin yalnızca bazı dokularının protoplazmasında yaşayabilirler. Çiçek, afthumması, siğil, uçuk gibi hastalıkların virüsleri dışderi dokusunda; çocuk felci, kuduz, ansefalit gibi virüsler sinirdokularında yaşarlar. Kimi zaman dışderi virüsleri ikinci aşamada sinirdokularında yaşayacak özelliğe kavuşurlar ve sinir hastalıklarına yol açarlar. Virüs hastalıklarından korunmak için ölü virüslerden hazırlanan çeşitli aşılar başarılı olmuştur: Kuduz, çocuk felci, sarıhumma aşıları gibi.

 

VİRÜSLER

 

Virüsler basit yapılı mikroorganizmalardır. Sadece protein kılıf ve kalıtsal maddelerden oluşurlar. Virüslerin kalıtsal maddesi DNA veya RNA’dır. İkisi bir arada bulunmaz. DNA taşıyan virüslere DNA virüsleri, RNA içerenlere ise RNA virüsleri denir.

Virüslerde hücre zarı, çekirdek, sitoplazma ve organeller bulunmaz. Zorunlu hücre içi parazittirler. Beslenme ve büyüme gibi olayları gerçekleştiremezler. Solunum ve boşaltım gibi faaliyetleri yoktur. Virüsler hücre içinde canlı, hücre dışında ise cansız özellik gösterirler. Antibiyotiklerden etkilenmezler ve dış ortamda çoğalamazlar.

Çoğalmaları canlı hücre içerisinde gerçekleşir. Virüsün yönetici molekülü hücre içerisine girip DNA veya RNA’lar sayesinde kendini eşleyerek yeni virüsleri meydana getirir. Oluşan yeni virüsler hücreyi parçalayarak dışarı çıkarlar.

Virüslerin insan, bitki ve bakterilerin hücreleri içinde yaşarlar.İnsanlarda, kızamık, kızamıkçık, çocuk felci, çiçek, sarı humma, kabakulak, kuduz, aids, grip, nezle, suçiçeği….vb,hastalıklara neden olurlar.Bazı virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı aşılar gerçekleştirilmiştir. Bunlar; kuduz, çiçek, çocuk felci, sarı humma vb.dir.

Bir kısım hastalıklara karşı yapılan aşılar ise her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Örneğin; grip virüsünde olduğu gibi.

Virüsler türüne göre farklı şekillere sahiptir. Ancak tüm virüslerin ortak özelliği tek çeşit nükleik asit ve protein kılıftan oluşmalarıdır.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


41848 - unknown - 38.107.179.239