25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

ZİYA PAŞA, (asıl adı Abdülhamid Ziyaüddin), (1829 İstanbul - 17 Mayıs 1880 Adana), şair. Önce Kandilli’deki mahalle mektebi, ardından Süleymaniye’deki Mekteb-i Edebiye ve Beyazıt Rüştiyesi’ni bitirdi. Küçük yaşta Arapça ve Farsça öğrendi. 1845’te Sadaret Mektubi Kalemi’nde kâtip olarak çalışmaya başladı. Reşit Paşa’nın ilgilenmesiyle Mabeyn kâtipliği göreviyle saraya alındı (1855). Zaptiye Nezareti müsteşarlığı; Kıbrıs, Amasya ve Canik mutasarrıflığı, Bosna Bölgesi Müfettişliği, Meclis-i Vâlâ âzalığı görevlerinde bulundu. Bu arada Muhbir gazetesinde yazmaya başladı. Siyasî yazıları ile hükûmetin dış politikasını şiddetle eleştirdi. İkinci kez Kıbrıs mutasarrıflığına atandıysa da görevi kabul etmeyip istifa etti ve Nâmık Kemâl’le birlikte gizlice Paris’e kaçtı (1867). Daha sonra sultan Abdülaziz’in Paris ziyareti nedeniyle arkadaşlarıyla birlikte Londra’ya geçti. Londra’da Nâmık Kemâl’le birlikte çıkardıkları Hürriyet gazetesinde (1868) Abdülaziz’i eleştiren makaleler yazdı; yabancı sermayenin gümrük kapılarını aşarak girmesinin ülke ekonomisinde yaratacağı tehlikeleri belirtti. Devlet yönetiminin bozuk yönlerini göstererek meşrutiyet fikrini yaymaya çalıştı. Sadrazam Âli Paşa’nın ölümü üzerine (1871) affedilerek İstanbul’a döndü. İcra Cemiyeti reisliği, Şûra-yı Devlet üyeliği görevlerinde bulundu. I. Meşrutiyet’in ilanından sonra Namık Kemal’le birlikte Kanun-ı Esasi Encümeni’nde çalıştı. Maarif Müsteşarlığı; Suriye, Konya ve Adana valilikleri yaptı (1877-1880). Son görev yeri Adana’da, hastalığının nüksetmesi üzerine vefat etti ve Ulu Cami haziresine defnedildi. Divân şiirinin dil ve kuruluş özeliklerine bağlı kalmaktan kurtulamadığı halde öz yönünden değişik temalar işleyen Ziya Paşa, genellikle toplumsal sorunları; özgürlük, eşitlik, daha iyi bir yaşam gibi, kendisinden önce işlenmeyen konuları dile getirdi. “Terci-i Bend”i, bilgece duygu ve düşünceleriyle sosyopolitik şiirde ilk aşama sayıldı. “Harâbât” önsözündeyse, şiirin tarihî gelişimi üzerine yargılar ileri sürerek, yaşadığı döneme kadar gelen şairlerin değerlendirmesini yaptı. Makalelerinde, politik düşüncelerinin yanı sıra yazı dilinin sadeleştirilerek halkın anlayacağı bir dil hâline getirilmesini savundu. Eserleri: Eşâr-ı Ziya: 1881 yılında, ölümünden bir yıl sonra damadı Hamdi Paşa tarafından, Divân’ının düzenlenmesi amacıyla yola çıkılıp bu adla yayımlanan eser, daha sonra Süleyman Nazif tarafından yapılan bazı düzeltmeler ve ilâveler sonrası 1924 yılında “Külliyat-ı Ziya Paşa” adıyla yeniden basıldı. Şiirlerinin tamamı Önder Göçgün tarafından 1987 yılında yayımlanmıştır. Zafernâme: Ziya Paşa’nın, Paris’te bulunduğu yıllar Âli Paşa’yı yermek için kaleme aldığı bu eser, 66 beyitlik kaside, bu kasidenin tahmisi ve şerhi olmak üzere üç bölümdür. Eserin asıl önemi, Ziya Paşa’nın Sadrazam Âli Paşa’yı över gibi görünerek onu hicvetmesidir. Rüyâ: 1868’de Londra’da kaleme alınan bu kitap da, Bâbıâli ve özellikle Âli Paşa’yı yermek amacıyla, eski edebiyatın Hâb-nâme’leri tarzında yazılmıştır. Terci-i Bend: Ziya Paşa’nın, Avrupa’ya gitmeden önce 1859 yılında yazdığı divân tarzındaki bu şiir, her biri 10’ar beyitlik 12 bendden oluşmuştur. Evreni, insanı, dinî-tasavvufî bir görüşle Tanrı düşüncesi eşliğinde araştıran ve evrenin mükemmelliği karşısında çözülemeyen birçok şey nedeniyle insanın acizliğini vurgular. Terkib-i Bend : 1870 yılında İsviçre’de yazdığı bu şiir, Terci-i Bend’de olduğu gibi, her biri 10’ar beyitlik 12 bendden oluşur. Bağdatlı Ruhî’nin Terkib-i Bend’ine nazire olarak söylenmiştir. Bu eserde de temel olarak adalet kavramı eşliğinde dönemin toplumsal düzeni eleştirilmektedir. Terci-i Bend ve Terkib-i Bend, daha sonra pek çok kez ayrı kitap olarak yayımlanmıştır. Şiir ve İnşâ: Londra’da yayımlanan Hürriyet gazetesinin 7 Eylül 1868 tarihli 11. sayısında çıkan bir makaledir. Ziya Paşa, bu yazısında divân şiirini acımasız bir şekilde eleştirmekte ve halk şiirini göklere çıkararak halk edebiyatını gerçek edebiyatımız olarak kabul etmektedir. Ancak yedi yıl çıkardığı Harâbât adlı antolojisinin önsözünde, bu düşüncelerinin tamamen tersini savunmuştur. Harâbât: 1874 yılında kaleme alınan, Türk, Fars ve Arap edebiyatının seçkin örneklerinin bir araya getirildiği, Tanzimat sonrasının en kapsamlı antolojisi niteliğini taşıyan eser, 3 cilt hâlinde toplam 1227 sayfadan meydana gelmiştir. I. ciltte 22 şairin Türkçe, 38 şairin Farsça, 37 şairin Arapça kasidelerine yer verilmiş olup şairler mahlâslarına göre alfabetik olarak sıralanmıştır. II. cilt ise kaside ve mesnevî dışındaki diğer şiirlerini içerir. Antolojinin III. cildi ise seçme mesnevîleri ihtiva eder; bu ciltte 17’si Türkçe, 36’sı Farsça olmak üzere toplam 53 eserden örnekler bulunmaktadır. Bu antolojinin “mukaddime”si önemlidir. Ziya Paşa, burada 1868’de kaleme aldığı ve yeni edebiyat tarzını savunduğu “Şiir ve İnşâ” makalesindeki görüşlere zıt bir edebiyat anlayışı ile ortaya çıkar. Bu nedenle de Nâmık Kemâl’in Tahrib-i Harâbât ve Takip adlı eserlerindeki ağır eleştirilere hedef olmuştur. Endülüs Tarihi: (1863) Viardot’dan yapılan bu çeviriyi Ethem Paşa’nın kaldığı yerden Ziya Paşa tamamlamıştır. Kitap, ölümünden sonra 1882 yılında basılmıştır. Engizisyon Tarihi: (1882) Chéreul ile Lavallée’den çeviridir. 1886 yılında yayımlanmıştır. Verâset-i Saltanat-ı Seniyye Hakkında Mektup: (1868) Verâset Mektupları diye de bilinen bu iki mektup, Fuat Paşa’yı yermek amacıyla kaleme alınmıştır. Molière’den çeviri olan Arz-ı Hal (1868) ile Tartuffe yâhut Riyânın Encâmı (1881), adlı iki kitabından başka J.J. Rousseau’dan Emil ile Les Confession (Defter-i Âmal), Fenelon’dan Telemaque çevirileri de vardır. Muhbir ve Hürriyet’te yayımlanan pek çok makalesi bulunmaktadır.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


42614 - unknown - 38.107.179.237