25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Sibernetik ve hipnoz

 

Hipnozun anlaşılmasında sibernetiğin büyük etkisi görülmüştür. Pek çok noktanın aydınlığa kavuşması ancak böyle mümkün olmuştur.

 

Hipnoz hakkında sibernetik bakış noktasından hareketle ortaya konulacak yeni bir teorinin şimdiye kadar ileri sürülmüş bütün teorilerden daha çok sayıda olayı açıklayacağı kanısındayım. Ayrıca sibernetik şimdiye kadar ölçme olanaklarımızın dışında kalmış birçok alanda yaptığı gibi hipnoz alanında da ölçü olanakları ortaya çıkaracaktır. Şimdiye kadar denenmemiş böyle bir yolda yürümemize, sibernik ilminin olaylara bakış açısının olağanüstülüğü sebep olmaktadır. Sibernetik, Amerika’da Harvard Tıp okulunda bir gurup matematikçi, mühendis ve tıp mensubunun (Prof. Wiener, Dr. Rosenbleuth, Bigelow) ortak çalışmaları sonunda doğmuştur. İngiltere ve Fransa’da da aynı zamanda paralel çalışmalar yapılmış ve bugüne kadar aradan geçen bunca yılda bu konudaki çalışmalar bütün dünyaya yayılmıştır. Sibernetiğin konusu hakkında Prof. Wiener’in tarifi şöyledir: "Hayvanlarda ve makinelerde kontrol ve haberleşme." Bu olağan ifadeye olağanüstülük kazandıran etken sibernetiğin makine anlayışıdır. Sibernetiğin kastettiği makine; metalden, plastikten sözün kısası maddeden yapılmış çarkları, pistonları, volanları olan bir alet değildir. Sibernetik için bir virüs, bir hücre, bir amip, bir hayvan, bir insan, bir ticari şirket, bir kültür derneği, bir millet, Birleşmiş Milletler Teşkilatı veya Samanyolu veya bir başka galaksi veya bütün bunların dışında sadece teorik olarak var olabilen maddeden arınmış bir sistem makine olarak düşünülebilir. Böyle olunca Sibernetik yine kaide ve kanunları evrenin her noktası için geçerli olan termodinamiğe bir reaksiyon gibi görülebilir. Termodinamik nasıl evrenin adeta ölüm kanunlarını incelemişse, sibernetik de onun canlılık kanunlarını ortaya koymuştur. Termodinamiğin "entropi" anlamı karşısına "enformasyon teorisini" koyarak bir sistemin entropi miktarı ve enformasyon kıymetleri toplamının sıfır olduğunu göstererek canlılık denen şeyin dahi ölçülebilir bir nitelik olduğunu kabul etmiştir. Sibernetik bir sistemin canlılığı Prof. Dr. Ashby’nin ifadesi ile söylersek, "Dış alemin etkileri karşısında o sistemin kendi iç varlığını önceden belirli sınırlar dahilinde tutmaya uğraşmasından ibarettir".  Canlı varlığın kendi iç alemini önceden belirli sınırlar içinde tutabilmesi yani kendi homeostazisini koruyabilmesi iç varlığının üniteleri arasında ve bizzat ünitenin kendi içinde mevcut feed-back (neden sonuç arasındaki bağıntı) sistemlerinin enformasyon yolu ile ayarlanmasından ve bu suretle o sistemi alemin dış etkilerine adapte edecek yeni bir dengenin (equilibriumun) oluşmasından ibarettir. Bu sistem bir elektronik beyin, bir ulus, bir insan olabilir, ortaya konan kural daima aynıdır; sistemin "Her türlü ahval ve şerait altında vazifesi kendi istiklalini (Homeostasisini) kurtarmaktır". Feed-back neden ve sonuç arasında bir bağıntı demektir. Nedenin meydana getirdiği sonuç arzu edilen (veya önceden belirlenmiş) sınırlar içinde değilse; istenen sonuç elde edilene kadar nedeni ayarlamaya feed-back denir. Bu direkt veya endirekt yoldan sonucun, neden üzerinde etkin olması demektir. Şu halde sibernetik görüşe göre cansız maddeyi canlı kılan ek özellik, o maddenin ayrı ayrı cansız kısımları arasındaki feed-back bağıntısıdır ki, o maddenin belli bir sonucu oluşturmak üzere kendi kendisi üzerinde etkin olması sonucunu doğurur. Bu suretle canlılık kazanmış bir ünite meydana gelir. Bu, biyolojide bir DNA (Desoxyribonücleique acide) molekülü oluşumuna, mekanikte bir otomatik kumanda mekanizmasına, (örneğin kompresörü boşalınca çalışmaya ve dolunca durmaya sevk eden otomat) sosyolojide bir aileye karşılık gelir. Tabii daha gelişmiş canlıların oluşması bu üniteler arasında da yeni feed-backlerin kurulması ile yeni bir sonucun elde edilmesine bağlıdır. DNA’dan hücrenin, hücrelerden hayvanın veya insanın meydana gelmesi gibi.

 

Çağdaş bilim anlayışı sibernetik ile ilgili pek çok yaklaşım ortaya koymaktadır.

 

Termodinamiğin ikinci kanunu: Entropi

Fiziğin en temel kanunlarından biri olan "Termodinamiğin İkinci Kanunu", evrende kendi haline, doğal şartlara bırakılan tüm sistemlerin, zamanla doğru orantılı olarak düzensizliğe, dağınıklığa ve bozulmaya doğru gideceğini söyler. Canlı, cansız bütün herşey zaman içinde aşınır, bozulur, çürür, parçalanır ve dağılır. Bu, er ya da geç her varlığın karşılaşacağı mutlak sondur ve söz konusu kanuna göre bu kaçınılmaz sürecin geri dönüşü yoktur.

Örneğin bir arabayı çöle götürüp bırakır ve aylar sonra durumunu kontrol ederseniz, elbette ki onun eskisinden daha gelişmiş, daha bakımlı bir hale gelmesini bekleyemezsiniz. Aksine lastiklerinin patlamış, camlarının kırılmış, kaportasının paslanmış, motorunun çürümüş olduğunu görürsünüz. Aynı kaçınılmaz süreç canlı varlıklar için çok daha hızlı işler.

 

Termodinamiğin ikinci kanuna göre evrendeki herşey bozulmaya uğrar. Taze haldeki bir meyve zamanla mutlaka küflenir, çürür ve yok olur.

 

Prof. Dr. Ashby bu prensipten hareket ederek insan beyninin çok belirgin bir modelini yapmak için, birbirlerini ve kendi üzerlerinde feed-back bağıntıları ile etki ederek hareketli birer ibreyi belirli bir denge durumunda tutmayı amaç edinmiş dört üniteli bir elektronik cihaz meydana getirdi. Homeostat adını alan bu cihaz her türlü dış etki karşısında kendi canlılık şartı olan ibrelerine birer denge durumu bulmak amacını gerçekleştirmekte, hatta dış etkilerin şiddetlenmesi karşısında kendi yapısında bazı değişiklikler yaparak (kondansatör-direnç değerlerini değiştirerek) yeni karşılaştığı yabancı etkilere adapte olabilmektedir. 

Prof. Dr. Ashby her ünite için 25 çeşitli kondansatör-Prof. Dr. Ashby her ünite için 25 çeşitli kondansatör-direnç koyduğundan bu dört üniteli homeostat herhangi bir dış etken altında, örneğin ibrelerden birine herhangi bir şekilde etki eden bir dış kuvvet altında dahi denge durumunu sağlamak için 25x25x25x25 yani 390625 adaptasyon olanağını teker teker dener:

Ancak insan beyninin pek ilkel bir modeli olan homeostat dış alemin önüne koyduğu adaptasyon programını çözmek için çok büyük bir zaman harcar.

Yani problemi er geç çözdüğüne göre akıl bakımından elverişli bir makine olmakla beraber zeka bakımından çok eksiği vardır.

Çünkü zekanın ölçüsü bir problemin ne kadar zamanda çözüldüğüdür. Burada Zeka=Akıl/ Zaman olduğu bulunur. (İrtem, Ali. Sinir Sistemi Bakımından Demokrasi). Yazar bu makalesinde, soysal bir makinede sosyal bir programın çözülmesini incelediği için makalenin adını böyle koymuştur.

 

Bilim adamları insan beynini model alarak sibernetiğin alanına giren çeşitli elektronik cihazlar yapmaya çalışmışlardır. Ancak bunların hiçbiri insan beyninin mükemmelliğine ulaşamamaktadır.

 

Prof. Dr. Ashby’nin yaptığı hesaba göre, 100 üniteli bir homeostatın problemi çözmeyen her parameter değiştirmesi için bir saniye harcanırsa, 100 ibrenin hepsinin birden merkezi bir durumda bulunması için homeostatın (10 22) yıl gibi uzun bir zamana gereksinimi olacaktır. Oysa insan beynindeki yüz binlerce regülasyon sistemi, önüne konan probleme çok daha kısa bir zamanda adapte olabilmektedir.

İşte hipnoz konusunda sibernetik açıklamanın anahtarı, insan beyninin bu yeteneğinin açıklanmasında bulunmaktadır.

Yine Ali İrtem’den aldığımız bilgilere göre adaptasyon süresini kısaltmak için sinir sisteminin bulduğu çare şudur: Adaptasyon süresinin uzun olmasına neden olan faktör çok sayıdaki regülatör sistemleri arasındaki enformasyon alışverişinin fazlalığı olduğuna göre; bir defa adaptasyonu sağlanmış olan bağımsız regülasyon sistemlerinin arasındaki enformasyon alışverişini kesmek.

Adaptasyonun kısa zamanda sağlanması için Prof. Ashby’nin koyduğu genel prensip şudur: "Adaptasyonun sağlanması için ilgili olan regülasyon sistemlerinin birbirini tamamlaması fakat sistemlerin de bağımsız kalması gereklidir."

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


61664 - unknown - 38.107.179.237