Meta
programlar
Olaylara tek bir açıdan değil de birçok açıdan değişik
insanların gözüyle bakabilmek yararlıdır. Meta program kategorileri değişik
bakış açılarını, bireysel kalıpları tanımada yol göstericidir.
Meta-programlar dünyayı deneyimlediğimiz bireysel
kalıplardır. Çevrede içeri alamayacağımız kadar çok bilgi vardır ve bu nedenle
de kişisel deneyim yoluyla uygun olanları sistemden içeri alırız. Örneğin bir
bardak suyun yarısını için. Bazı insanlar bardağın yarıya kadar dolu olduğunu,
bazıları da yarı boş olduğunu söyler. Bazı insanlar kesin olarak var olanı,
bazıları da eksik olanı görür. Meseleye her iki şekilde bakmanın da yararları
vardır. Çoğu insan bu iki şekilden birini tercih etme eğilimindedir.
Bir sürü meta-program kategorisi vardır. Kendi dilinizi ve
dünya görüşünüzü düşünmeye zaman ayırmak faydalı olur. Herhalde bazı şeyleri
yaparken tercihleriniz vardır. Bir durumda belirli bir şekilde davranırken, bir
başka durumda da farklı davranabilirsiniz.
İnsanları etkilemek için hangi dilin kullanılması
gerektiğini düşünürken aşağıdaki kategoriler geçerlidir. Aynı veya benzer dili
kullanırsanız, onların meta-programlarına uymuş olursunuz.

Her insan olayları kişisel deneyimleri ile değerlendirir
ve buna göre sonuçlar çıkarır.
Yaklaşmacı – Uzaklaşmacı kişiler
Yaklaşmacı kişiler hedeflerine başarı ile ulaşmalarından
güdülenir ve motive olurlar – ‘ulaşmak, elde etmek, sahip olmak, kazanmak,
almak’.
Uzaklaşmacı kişiler ise sorunları çözme veya sorunlardan
uzak durma yönünde motive olurlar – ‘uzak durmak, uzaklaşmak, çözmek, önlemek’.
Proaktif – Reaktif
Proaktif insanlar eylemi başlatır. Eylemle motive olurlar –
‘dene, yap, insiyatif kullan, şimdi, yapacağım, beklemeye ne gerek var?’
Reaktif insanlar geri durup anlamaya çalışır – ‘bir
düşünelim, düşün, yapsam mı, yapabilir miyim, açıklığa kavuşturmak lazım,
analiz gerekir’.
İçsel – Dışsal
İçsel insanlar standartlarını kendileri belirler ve karar
verir – ‘Memnunum, bir iyi yaptığım zaman mutlaka bilirim, buna ancak kendin
karar verebilirsin’.
Dışsal insanlar iyi yapıp yapmadıklarını anlamak için
başkalarının standartlarını kullanır – ‘Geri beslemeye ihtiyacım var, falanca
şöyle düşünüyor, ya bir gören olursa, müşterilerim memnun’.
Genelci – Spesifik
Genelci insanlar resmin tamamını görmeyi, genel bir bakışı,
büyük bilgi kütlelerini tercih eder – ‘Genelde, temel olarak, asıl konu,
kavram, önemli olan şu ki’.
Spesifikçi insanlar ayrıntılara özen gösterir ve adım adım
ilerler – ‘tam olarak, kesinlikle, özel olarak, hangi sırayla?’
Aynılık – Farklılık
Aynılık insanları, benzerliklere ve ortak çıkar alanlarına
odaklanır – ‘Temelde aynı, ortak noktamız bu, önceden olduğu gibi, bildiğiniz
gibi’.
Farklılık insanları değişiklik ve yenilikleri vurgular ve
farklı olanı seçip bulur – ‘yepyeni bir kavram, yeni bir yaklaşım, eşsiz bir
ürün, devrim niteliğinde’.
Karar alma – Duyuları kullanma
Bazı insanlar karar alır çünkü bu şekilde görmek doğru gelir
– ‘göster, durumu aydınlat, bakayım’.
Bazı insanlar karar alır çünkü bu şekilde duymak doğru gelir
– ‘söyle, tartışalım, kulağa hoş geliyor, diğerleri ne der?’
Bazı insanlar karar alır çünkü bu şekilde hissetmek doğru
gelir – ‘kendimi iyi hissetmemi sağlıyor, anlamı geliyor, öyle seziyorum, nasıl
olduğunu sorma biliyorum işte’.