25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ya İstiklal Ya Ölüm! 

 

Bu kararın dayandığı en sağlıklı düşünüş ve mantık şuydu:

Temel ilke, Türk milletinin onurlu ve saygın bir millet olarak yaşamasıdır. Bu, ancak tam bağımsız olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar toplumlar karşısında uşak olmak durumundan öteye gidemez.

Yabancı bir devletin koruyuculuğunu ve  kollayıcılığını istemek, insanlık niteliğinden  yoksunluğu, güçsüzlüğü ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten de bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmeleri asla düşünülemez.

Halbuki, Türk’ün onuru, özgüveni ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet tutsak yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir!..

O halde, ya istiklâl ya ölüm!

İşte, gerçek kurtuluşu isteyenlerin parolası bu olacaktı.

Bir an için, bu kararın uygulanmasında başarısızlığa uğranılacağını düşünelim. Ne olacaktı? Tutsaklık!

Peki efendim. Diğer kararlara uymakla da sonuç bu olmayacak mıydı?

Şu farkla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan bir millet, insanlık onur ve şerefinin gereği olan  her türlü özveriye başvurduğunu düşünerek teselli bulur ve hiç kuşkusuz, esaret zincirini kendi elleriyle boynuna geçiren miskin, onursuz bir milletle karşılaştırınca dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.

Sonra, Osmanlı hânedan ve saltanatını sürdürmeye çalışmak, elbette Türk milletine karşı en büyük kötülüğü yapmaktı. Çünkü millet, her türlü fedakârlığı göze alarak bağımsızlığını sağlasa da, saltanat sürüp gittiği takdirde, bu istiklâle kazanılmış gözüyle bakılamazdı. Artık, vatan ve milletle hiçbir gönül ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve milletin bağımsızlığının ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulmasına nasıl göz yumulabilirdi?

Halifeliğin durumuna gelince, bilim ve tekniğin ışığa boğduğu gerçek uygarlık dünyasında gülünç sayılmaktan öte bir yanı kalmış mıydı?

Görülüyor ki, verdiğimiz kararı uygulamaya koyabilmek için henüz milletin alışmadığı sorunlara el atmak gerekiyordu. Ortaya atılmasında, kamuoyu bakımından büyük sakıncalar doğuracağı sanılan hususların dile getirilmesinde kaçınılmaz bir zorunluk vardı.

Osmanlı Hükûmeti’ne, Osmanlı padişahına ve Müslümanların halifesine başkaldırmak, bütün milleti ve orduyu ayaklandırmak gerekiyordu.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


62349 - unknown - 38.107.179.238